Giriş Yap

Irvin D. Yalom

Yazar
8.9
20bin Kişi
Tam adı
Irvin David Yalom
Unvan
Amerikalı Psikiyatrist, Yazar ve Eğitimci
Doğum
Washington, Amerika Birleşik Devletleri, 13 Haziran 1931
Yaşamı
Yahudi asıllı Amerikalı psikanalist, psikiyatrist, psikoterapist ve yazar. Profesör unvanına sahip olan Yalom, Standford Üniversitesi'nden emekliye ayrılmış olup, alanında oldukça zengin bir yapıya sahip, bilimsel kitapların ve romanların sahibidir. Yalom, varoluşçu psikoterapinin en önemli yaşayan temsilcilerinden biridir. Aynı zamanda Uluslararası Sigmund Freud – Psikoterapi 2009 ödülünün de sahibidir. Washington, DC'de dünyaya gelen Yalom'un Yahudi kökenli ailesi, I. Dünya Savaşı'nın bitmesinden kısa bir süre sonra Polonya sınırlarına yakın bir Rus kasabası olan Celtz'ten ABD'ye göç etmiştir. ABD'nin en etkili psikanalistlerinden biri olarak kabul edilen Yalom'un, kendine akıl hocası olarak kabul ettiği kişi Jerome D. Frank'dı. Yalom, psikanalistler içinde sürekli olarak kritize edilen psikanalizin geliştirilmesinde öncülük yapmış ve aynı zamanda psikanalizdeki uzun ama etkileyici yeni rehabilitasyon yöntemleriyle insanın psikolojik rahatsızlıklarını yeniden ve daha iyi anlamayı sağlarken, uyguladığı yöntemlere has içeriklerle dolu yazdığı romanlar onun edebiyat dünyasında da yer edinmesine yardımcı olmuştur. Irvin David Yalom, toplum bilimci ve yazar Marily Yalom ile evlidir. Bu evlilikten dört çocukları olmuştur. Kaliforniya, Palo Alto'da yaşamaktadır. Yazdıklarında kullandığı genel metafor psikanalitiktir ve felsefeyle de iç içedir. Grup terapilerinde uyguladığı varoluşçu yöntem, klasik bir yöntem olsa da Yalom, bunun günümüz psikanalizinde deforme olmasını engelleyen çok daha sonuç alıcı bulgularla devam ettirmiştir.

İncelemeler

Tümünü Gör
432 syf.
·
22 günde
·
Beğendi
·
Puan vermedi
Tek kelime ile efsanevi bir kitap. Kitap yalnızca okuması gereken bir kitap değil anlaşılması gereken bir kitap. Çok geç bitirdiğim nadir kitaplardan biri çünkü o kadar derin ki tekrar tekrar okumak gerekiyor bazen söylenen tek bir Kelime üzerinde saatlerce düşünebiliyor insan. Bu herkes okuyabilir ama önemli olan kitabı okuduktan sonra hala aynı kalıyor muyuz kalmıyor muyuz kendi adıma söyleyeyim çok farklı bakış açıları kazandım. Nietzche: Henüz iki kitabı yayımlanmış, kimsenin tanımadığı bir filozof. Yalnızlığı seçmiş. Acılarıyla barışmış. İhaneti tatmış. Tek sahip olduğu şey, valizi ve kafasında tasarladığı kitaplar. Karısı, toplumsal görevleri ve vatanı yok. İnzivayı seviyor. Tanrı'yı öldürmüş. "Ümit kötülüklerin en kötüsüdür çünkü işkenceyi uzatır" diyor. Daha sonra, "Kendi alevlerinizde yanmaya hazır olmalısınız: Önce kül olmadan kendinizi nasıl yenebilirsiniz?" diyecektir. Bu kitabın arka kapağından Nietzsche'yi anlatan bir kesit. Aslında Nietzsche kitaplarını pek okumadım hatta hiç okumadım desem yeridir ama bu kitap Nietzsche'nin kitaptaki fikirleri o kadar etkileyici ki onu tanımak için bence muazzam bir seçim olacaktır. Roman olmasının yanında edebi anlatımı, felsefik, psikolojik ve tarihi içeriğiyle de dolu dolu bir eser. Aslında doktor Breur'un asıl amacı Nietzsche'yi iyiletirmek ama kitabın ortalarına doğru roller değişiyor Nietzsche Breur'un doktoru oluyor günden güne birbirlerine açılan bu iki deha kendi sorunlarına o kadar felsefik çözümler buluyorlar ki aralarındaki felsefik konuşmalar inanılmaz zevk verici kesinlikle şiddetle tavsiye ediyorum aşırı ama aşırı güzel bir kitap keyifli okumalar dilerim KİTAPLA KALIN (ʘᴗʘ✿)
·
9 yorumun tümünü gör
Reklam
381 syf.
·
8 günde
·
9/10 puan
Seanslar
Irvin D. Yalom
, varoluşçu psikoterapinin yaşayan temsilcilerinden biridir.2009 da
Sigmund Freud
ödülü sahibidir.Yahudidir.Kitaplarının satış rakamlarından dolayı zengin bir yazardır.Eşi de
Marilyn Yalom
dir.O da kendisi gibi toplumbilimci bir yazardır.
Nietzsche Ağladığında
kitabı 1992 yılında yazılmıştır.Yazarın en çok satan kitabıdır.Ülkemizde tek basan Ayrıntı Yayınları dır.1882 yılını anlatmaktadır.Anlatılan yer ise Viyana dır.Kurgusaldır.Anlatılan hikayenin büyük çoğunluğu sallamasyondur yani.Limerence diye geçer.Limerence kısaca başka bir kişiye saplantılı bir biçimde karşılıklı ilişki isteme ruh halidir.Yani istemsiz yoğun arzu,ilgi hali.Kitap kısaca bu kafa yapısında ilerler. Lou Salamo gerçek bir kişidir.Hatta sosyal medyada elinde kamçılı önde
Friedrich Nietzsche
nin olduğu fotoğrafı google ladığınızda karşınıza kitaptada geçen o görsel gelmektedir.Alman
Friedrich Nietzsche
nin kötü ve kimse tarafından çözülemeyen bir hastalığının olduğunu ve bununda gelecek bilim adına çözülmesinin elzem olduğunu doktor Breuer e mektup şeklinde yazar.Doktor Breuer, histeri tedavisi gören bir hastayı tedavi etmesi,
Friedrich Nietzsche
nin migreninin düzelmesi için alması gereken bir tedaviye dönüşüyor.
Sigmund Freud
ise doktorun yanında yer alarak ikili birbirlerine yardımcı olur.Bu esnada ünlü kitap
Böyle Söyledi Zerdüşt
kitabının da nasıl yazıldığını bizlere anlatıyor yazar. Breuer, yasak ilişkiden yeni çıkmıştır.Ama genç güzel Salome nin yasak aşk hikayesi doktorun ilgisini çeker ve yardım teklifini kabul eder.Nietzsche ketumdur, özel hayatına girmeyi ve doktora anlatmayı sevmiyordur.Yardımı sevmez ve gururunu 2.plana atmaz biridir.Aynı zamanda da intihara meyillidir.Nietzsche, Salome ye aşıktır. 2007 de filmi de çekilmiştir.Lou rolünü Viking dizisinden tanıdığımız Katheryn Winnick oynamaktadır. Kitapta çok fazla özlü söz var.Kitabı okurken hangi birini paylaşacağıma saşırdım.Özellikle sohbetler çok iyiydi.Yazarımız,
Friedrich Nietzsche
,
Sigmund Freud
gibi önemli isimleri kitaba eklemiş.Kurgusal bir hikaye yazmış tamam ama çok güzelde özümsemiş.Sohbetler çok kaliteli sevdim.Çoğu zaman kurgunun içine gerçek gibi daldım.Aşk, yalnızlık, romantizm, psikolojik bazı unsurlar çok güzel yansıtılmış.Genel anlamda hoşuma gitti.Kısa bir hayatın parçasını anlatıyormuş gibi geldi bana.Özellikle gizli olması gereken psikolojik seanslarının içeriğini ve içsel düşüncelerini okurken çok zevk aldım.Sanki gerçekten bilmemem gereken birşeyleri duyuyor gibi hissettim.Sonu daha iyi bitebilirdi. Lou Salome ile ilgili şunları söylemekte fayda var.Maldiwa ile yaşarken onun arkadaşı Paul ile aşk yaşar ama evlilik teklifini kabul etmez.Daha sonra
Friedrich Nietzsche
yi kendine aşık eder ve kadınlardan düşman olmasını sağlar.Rilke ile aşk yaşar ama Andreas ile evlenir.
Rainer Maria Rilke
nın
Lev Tolstoy
ile tanışmasını sağlar.Rilke ile aşkı devam ederkende
Sigmund Freud
ile de gizli aşk yaşamaya devam etti.Bu onun gerçek hikayesidir.
Lou Andreas-Salomé,
15 tane roman sahibi bir kadındır.Brezilya dizisi tadında bir hayatı olmuştur. Kitaba puanım 9.
·
3 yorumun tümünü gör
432 syf.
·
21 günde
Kendisini seven her insan bu kitabı okusun.
Kitabı yirmi bir günde bitirdiğimi görünce ben de kitabı süründürdüğümü düşündüm ama işin aslı kitabın beni süründürmesi ve süründüre süründüre kendini okutmasıydı. Her sayfasında kırk beş dakika düşündürüp üstüste sigara yaktıran kitaplara zor rastlayınca tadını çıkarıp yavaşça sömürmek istedim. Arada beynimin error verdiği zamanlarda da bu kitabın arasına iki kitap alarak kendime gelmeye çalıştım, işe de yaradı. Bazı yazarlar vardır, külliyatları vardır, okul gibidir o yazarlar ve o okullara başlamadan önce hazırlık olarak araştırılıp bilgi edinilmelidir ki, okuyunca daha iyi anlayın ve kavrayın diye. Mesela Dostoyevski okumaya başlayacağım zaman kronolojik sıralamasını öğrendikten sonra bir başka yazar Edward Hallett CARR'ın yazdığı ''DOSTOYEVSKİ'' biyografisini okudum. Gerçi akademisyenlerin işine yarayacak çok derin ve detaylı bir kitaptı ama olsun alacağımı almıştım. He, Dosto okumaya başladın mı diye soracak olursanız, hayır başlamadım :) aslında İNSANCIKLAR kitabına başlamıştım ki, beni bu kitaptan daha yoğun düşüncelere, iki dakikada bir sayfa okuyup tüm gün düşünmeye sevk ettiğini anlar anlamaz ''böyle entelektüelliğin ıstırabını!'' diyerek kendisini bir süre daha erteledim ve kendisiyle bir ilişkiye hazır olmadığımı anladım. Elbet bir gün. Irvin YALOM'u ve bu kitabı da sitede çok görürdüm ama görmemezlikten gelirdim. Çünkü en az Dosto kadar, üstelik adı zor, kendi zor, adı karışık, kendi karışık Nietzsche ile de yüzleşmeye hazır olmadığımı biliyordum ama bir yerden kendisiyle flörte başlamam lazımdı. Yine bir yazara-filozofa hazırlık için harika bir seçim yaptığımı düşünüyorum. Ve bu arada ilk kitabını okuduğum YALOM'a da hayran kalmamak mümkün değil. Yarı kurgu yarı gerçek bu romanda kişiler ve olaylar hayal ürünü değil, kişiler gerçek, olayların bazıları hayal ürünü ki yazar sonda notlar bölümünde çok güzel belirtmiş bunu. YALOM'un Nietzsche'yi sanki Nietzsche'nin babasıymış gibi anlatmasına, eserlerine ve düşüncelerine bu kadar hakim olmasına gıpta ile baktım. Yazar zaten yazardan önce Psikiyatrist, psikoterapist bir Doktor. Tıp fakültesinden ziyade Nietzsche'den de çok başarılı bir şekilde mezun olmuş. Gelelim beni sürüm sürüm süründüren kitaba. Yok, kimsenin bedduası değil sürünmem, kişisel tercihimdi, sevinmeyin :) roman karakterlerinin (Freud, Brauer, Bertha, Mathilda, Lou Salome cadısının, diğer karakterlerin ve assolist Nietzsche'nin) hepsinin gerçek karakterler olduğu 18.yy'da yaşadığı ama yazarın da üstün yarı kurgu ve gerçeklikle sentezlediği ve benim her zamanki gibi yine geç kaldığım bir kitap. Hakikat güneşine ne kadar uzun süre bakabilir, hakikatin ne kadarına dayanabilirsiniz? Varoluşun kan davalısı zaman-yaşlanma ve ölüm üçgeninde hapsolmuşsanız nasıl beraat edebilirsiniz? Hepimiz aslında bu üçgenin içinde yaşadığımız hayattan zaman zaman sıkılır radikal kararlar almayı düşünürüz. Çoğunlukla alamayız ama en azından düşünürüz. Radikal kararsızlıkların bana göre en büyük nedeni alınan kararlardan asla geri dönülememesidir. Ve içine tıkılıp kaldığımız o üçgende zaman-yaşlanma ve ölüm korkularını her seferinde birlikte yaşadığımız insanlara kakalarız. Aile, eş, sevgili, arkadaş... mutlaka bir suçlu ararız ama yanlış yerde ararız. Bu üçgen içinde birlikte olduğumuz insanları özgürlüğümüze ipotek koyan ipotekçiler gibi görür, suçlar ve onlardan kurtulmak için radikal kararlar almayı düşünürüz. Ne yaman bir yanılgıymış meğer. Düşmanı başka yerde aramak tam olarak zaman-yaşlanma ve ölüm düşmanını görmediğimiz, görsek de onlarla başedemediğimiz içindir. Günah keçileri seçer, kurbanlar yaratırız. Şimdi size desem ki, hayatınız ile ilgili hatta hayatınızın en önemli kararını alacaksınız. Sonu iyi mi olur, kötü mü olur bilinmez. Zaten iyi yada kötü bir sonuçtur. Bu bedeli ödemeye hazırsanız o karaları alır, uygularsınız, ne çıkarsa bahtınıza. Ama her tercih de bir vazgeçiştir aynı zamanda. Aldığınız radikal karar sonrasında kazandıklarınız kaybettiklerinize değecek mi değmeyecek midir asıl mesele. Bu kararı almak için yapacağınız ilk şey eyleme geçmektir. İşte bu eyleme geçmek için insan, ömrünün belki de yarısından fazlasını kararsızlık cehenneminde geçirir. Belli bir yaşın üzerine geldiği zaman bu radikal kararı uygulasa ne yazar, uygulamasa ne yazar? ''yeniden başlamak için çok yaşlıyım'' Şebnem Ferah'ın ''SİL BAŞTAN'' şarkısı belli bir yaş üzeri için yasaklanmalı bence arkadaşlar. Müzikte sahteciliktir bu :) Peki şimdi yine size desem ki, hayatınızla ilgili hatta hayatınızın en önemli kararını almak için hiçbir eyleme geçmeyeceksiniz, bir şeylerden vazgeçmeyeceksiniz ve hiçbir şey kaybetmeyeceksiniz. Size aldığınız kararın sonrasında neler olacağı izletilecek, hissettirilecek, yaşattırılacak. Beğenirseniz kararı alacaksınız, beğenmezseniz hayatınıza olduğu yerden devam edeceksiniz? Nasıl? PATRON ÇILDIRDI! Güzel kampanya değil mi? Peki bu nasıl olacak? Psikanalizde kullanılan 18.yy'da kullanılmaya başlayan ve günümüzde çok daha etkili ama aynı zamanda dolandırıcıların sermayesi olan HİPNOTİZMA yolu ile. Kampanyanın adı bu, HİPNOZ! Ümitsizlik hastalığına yakalanan iki insan, biri ünlü bir Doktor BRAUER diğeri genç filozof Nietzsche. Bu kitap, hastasına hasta olan bir Doktor ile hastasına Doktor olan ümitsizlik hastalığına yakalanmış iki naçar ve kafası karışığın kafaları pırıl pırıl açan hikayesidir. Varoluş, psikoterapi, felsefe. Çağlayanlar gibi aktığım hayat uçurumumda akış yönümü değiştirecek ender kitaplardan biridir. Radikal kararlar almayı düşünenlere, neden doğdum diyenlere, zaman-yaşlanma-ölüm korkusu olan biçarelere, ümitsizlere, dertli gönüllere, kısaca HERKESE çare olabilecek ilaç gibi, hipnoz gibi bir kitap. Kendisini seven okusun. Teşekkürler :)
·
13 yorumun tümünü gör
Reklam
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.48