J. Mario Simmel

J. Mario Simmel

Yazar
8.3/10
69 Kişi
·
140
Okunma
·
9
Beğeni
·
2310
Gösterim
Adı:
J. Mario Simmel
Tam adı:
Johannes Mario Simmel
Unvan:
Avusturyalı Yazar
Doğum:
Viyana, Avusturya, 7 Nisan 1924
Ölüm:
Luzern, İsviçre, 1 Ocak 2009
Johannes Mario Simmel, (d. 7 Nisan 1924, Viyana - ö. 1 Ocak 2009, Luzern), Avusturyalı yazardır.
Viyana'da doğmuş, Avusturya ve İngiltere'de büyümüştür. Eğitimi kimya mühendisliği üzerine tamamlamıştır. 1943 yılından itibaren II. Dünya Savaşı'nın sonuna demek araştırmacı olarak çalışmıştır. II. Dünya Savaşı'nın bitişinden sonra, Amerikan askeri hükümeti adına çevirmen olarak çalışmış ve Viyana'da yayım yapan "Welt am Abend" gazetesinde incelemeler ve hikâyeler yayımlamıştır. 1950'lerin başında, "Munich illustrated Quick in Europe and America" için muhabir olarak çalişmaya başlamıştır.
Johannes Mario Simmel, çok sayıda roman ve senaryo yazmıştır.Yazarın ilk başarısı 1960 yılında yayımlanan 'Es muss nicht immer Kavier sein'isimli romandır.Yazarın kitapları dünya çapında milyonlarca adet satılmıştır.Romanlarının pekçoğu 1960 ve 1970 yıllarında filme çekilmiştir. İçerisinde Award of Excellence of the Society of Writers of United Nations, ödülünün de bulunduğu çok sayıda ödül kazanmıştır.
"Babam her zaman şöyle der: Fakir olan insanlar da vardır, zengin olanlarda. Ve durumları iyi olanlar, durumları kötü olanlara kendiliklerinden yardım etmezlerse hepimizin sonu kötü olur."
J. Mario Simmel
Sayfa 28 - Kelebek Yayınları
"Benim babam çok akıllıdır. Ve daima gerçeğin zafere ulaşması için herkesin çalışması gerektiğini söyler."
J. Mario Simmel
Sayfa 21 - Kelebek Yayınları
"Öğrenmeniz gereken en önemli şey bu: Hepimizin birbirine ait olduğumuz, karşılıklı yardımlaşmamız ve güvenmemiz gerektiği. Tabii her şeyin daha iyi olmasını istiyorsak."
J. Mario Simmel
Sayfa 106 - Kelebek Yayınları
"Beni dinle Maria diye söze başladı. Biz seni sevdiğimiz için sana yardım ediyoruz. Anlıyormusun? Seni sevdiğimiz ve sana haksızlık yapıldığı için. Paran olmuş, ya da olmamış bu hiç önemli değil. Çünkü paranın olmaması senin suçun değil. Nasıl ki bazı insanlar paraları olduğu için suçlular, bu da böyle. Doğru olan, insanın daima başkalarının yardımına koşmaya hazır olması. Ve aklıbaşında her insan da buna hazırdır. Bizler de aklı başında insanlar olmak istediğimiz için sana yardım etmeye hazırız hepsi bu."
J. Mario Simmel
Sayfa 68 - Kelebek Yayınları
Kötüler ve kötülere karşı çıkan iyiler vardı! Benim bütün ömrüm bu iyi ve kötü insanlarla geçti.Onlara karşı çıktım, onları sevdim.
Gelgelelim, aşk adını verdiğimiz bu en ölümlü âfete, bu en müthiş salgına, bu en korkunç vebaya karşı törebilim, töre ve ceza ne yapsın?
152 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Öncelikle kitap hakkındaki incelememe yazarın kitabın arka kapağına yazmış olduğu düşüncesinden başlamak istiyorum. "Lütfen bana inanın sevgili çocukklar. İnanın ki savaş, ama her savaş insanlığa utanç veren bir olaydır. Savaşları başlatanlarda dünyanın en aşağılık ve en çirkin insanlarıdır. Çünkü milyonlarca insana korkunç acılar çektiren savaşları başlatanları tarih asla bağışlamayacaktır. Sizlerin ve sizin çocuklarınızın böylesine bir savaşı yaşamayacağınızı dileyelim. Neden savaşmak zorunda kalasınız değil mi? Ama ne yazık ki hala bir savaşa başlayan ya da başlamış olan insanlar var. Ve de olacak. Öyleyse savaşları önleyebilecek insanların var olması gerkeli. Sizlerin, büyüdüğünüzde elele vererek yeni bir savaşın çıkmasını engelleyeceğinize emin olabilseydim sonsuz mutlu olurdum."

Olay örgüsü ikinci dünya savaşından sonra geçer. Maria adlı kız çocuğunun savaş sonrası yaşadığı koşulların okul arkadaşlarının sevgi, paylaşım ve beraberlik ile nasıl üstesinden gelindiğine ve çocukların da aslında büyüklere verilecek derslerle nasıl daha iyi birer birey olduğuna şahit olacaksınız.
410 syf.
·9/10
Kitap okumayı bana öğreten ilk bu kitaptır.. Bu kitap ile okuma dünyasına adım attım.. Yaşım o zaman 15'ti.. Beni çok etkilemişti.. Halen bu kitabın ben de yarattığı o harika duyguyu hatırlayabiliyorum.. Mutlaka okunması gereken bir kitap..
556 syf.
·28 günde
-SPOILER-

Robert Holden; 40 yaşlarında, İkinci Dünya Savaşı sırasında evinden çok uzaklarda savaşmış, kendini aldatan karısını öldürdüğü için hapse girip çıkmış bir adamdır. Julius Brummer adında zengin bir adamın yanında şoförlük yapmaya başlar. İşe başladığı gün kendini birtakım olayların ortasında bulur.

Bay Brummer'in karısı Nina Brummer, Holden işe başladığı gün intihar etmiştir. Nina Brummer tıpkı Holden'in öldürdüğü karısına benzemektedir. Zamanla Nina'ya aşık olan Holden, kendisini Bay Brummer'in karanlık bazı olaylarının ortasında da bulur.

Holden hem Nina'ya olan aşkı , hem de patronunun etrafındaki insanlara karşı yaptığı kötülükler için bir plan yapar. Plana göre ikinci bir benlik yaratarak Bay Brummer'i öldürecektir. Holden planını uygulayıp, patronunu öldürebilecek midir?

-SPOILER-

İyi sayılabilecek bir kurguya sahip polisiye roman. Çiğdem Bozdoğan'ın çevirisi de oldukça başarılı.
512 syf.
·Beğendi·8/10
J. Mario Simmel bir gün öyle biriyle karşılaşır ki, işte o karşılaşma bu muhteşem kitabı yazmasına yol açar…
Bu kişi aynı zamanda romanın kahramanıdır.
Pek çok ismi ve yeteneğiyle Hem eğlenceli, hem de çok akıllıdır.
2. Dünya savaşı sırasında İngiliz, Fransız ve Almanların gizli servisleri adına çalışan usta bir casus…

Şaşırtıcı ve sürükleyici… Bir de sıradışı elbette!
Neden mi sıradışı?

Çünkü bu casusumuz, serüven dolu ilginç yaşantısının dışınnda, aynı zamanda usta bir aşçı, hatta bir gastronomdur. Kitabı okurken bir yandan da not almayı sakın unutmayın; zira kitap bittiğinde zengin ve de leziz bir yemek kitabınız olacak.
574 syf.
·Beğendi·10/10
Hayatınızda şu an olduğunuz kişiye baktığınız da pek çok şeye sahip olmanıza rağmen kendinizden nefret ettiğiniz oldu mu hiç ? Peki ölümden döndüğünüz sırada size yeni biri olma fırsatı verilse güzel olmaz mıydı ? Bir insanın kendinden kaçış öyküsüdür bu .
Beni çok etkileyen kitaplardan biridir . Üniversiteye hazırlanırken herkes deli gibi test çözdüğü sırada ben bu kitabın sonuna geleyim diye elimden düşürmüyordum . Sonra acı bir şekilde kitabın 100 sayfasının eksik olduğunu fark ettim . Bugün bile kitabın sonunu öğrenmedim . Ama ben mutlu bittiğini varsayıyorum . Böylesi daha güzel .
556 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Dikkat spoiler içerir.
Robert Holden, karısı Mirgit'i onu aldattığı için öldürmüş ve dokuz sene hapis yattıktan sonra dışarı çıkmıştır. İş arar ve Julius Maria Brummer'in şoförü olur. Ancak işe başladığı gün Julius'un eşi Nina Brummer'in intihara teşebbüs ettiğini öğrenir. Bir gün patronu ile Doğu Almanya'ya gider ve dönüşte patronu tutuklanır. Onu kurtaracak belgeler Holden'dedir ve onu kurtarır. Ama bu arada eski karısına çok benzeyen Nina'ya aşık olmuştur ve Julius'un nasıl bir adam olduğunu anlamıştır. Tabi Julius ve avukatı Zorn da elini kolunu bağlamıştır. Zamanında Julius'un söylediği ikinci benlik fikrinden yola çıkar. Kendisine çok benzeyen biri Julius'u öldürecekmiş gibi hareket etmektedir. Bu arada Mickey adındaki bir çocuk araba ile ezilir. Sorgu yargıcı doktor Lofting, polisler bu işi araştırır. Bu arada Brummer, Elfin, Schwertfeger adındaki dedektifleri tutmuştur. Brummer Baden-Baden'de öldürülür. Katili kendini ihbar ettiği için herkes Holden zanneder. Acaba katil gerçekten de Holden midir? Holden ile Nina mutlu olabilecek midir? Holden hapisten kurtulabilecek midir? Soluksuz okunan bir roman.
410 syf.
·10 günde·6/10
Kitabın kapak baskılarının tarzı ve kullandıkları görsellerin bana 70'lerin foto-romanlarını anımsatması nedeniyle epeyce bir süre kütüphanemde beklediğini itiraf etmeliyim. Yoğun koşturmacalı bir dönemde, ağır bir kitaba başlamak istemediğimden aldım elime. Dilinin sadeliği ve kurgusu kolay okunabilir bir kitap olmasına vesile olmuş. Ayrıca böyle bir kitapta karşıma çıkmasını ummayacağım kadar güzel, tarihi detaylar ve araştırmaya sevk eden bilgi ve tasvirler de var kitapta. Bütün bunları aşk temalı bir kitapta işleyip bu konulara ilgi duymayan insanlara bile hitap edebilmesi takdire şayandır benim nazarımda. Türkiye'de otuzu aşkın kitabı yayımlanmış. Dolayısıyla başka kitaplarını da biraz araştırıp okuyabilirim diye düşünüyorum. Yazarın genel yaklaşımı okuru fazla zorlamamak gibi görünüyor, nitekim Ahmet Arpad'a "Bir kitap kolay okunuyorsa yazılması mutlaka zor olmuştur." demiş. Bu kitap özelinde ifade etmeliyim ki: her şeyi dozunda keyif veren, ancak tam da Simmel tarzı (araştırmalarım sonucu eğlendirmeyi ve keyif vermeyi severken aynı zamanda düşündüren bir tarz!) bir "hüzün" hissiyle kapatıyorsunuz kitabın kapağını.
522 syf.
·Beğendi·10/10
Değişen dünyada ülkeler arka arkaya silahlanma yarışına girerken en güçlü silah hala atom bombası mı ? Düşmanı yok etmenin daha sinsi yoları varken neden hükümetler atom bombasıyla dünyayı ayağa kaldırsın ? Sizler bir avuç bilim adamısınız . Kanser üzerine araştırmalar yaptığınızı sanarken aslında silah geliştirdiğinizin farkında değilseniz ve yine farkında olmadan tüm dünyayı mahvedecek bir şey bulup bu da yetmiyormuş gibi siz olacakları önceden görüp kendi hükümetinize bile söylemek istemezken olanları , içinizden hainler çıksa ve düşman sayılabilecek ülkeleri bu konu da bilgilendirseler nasıl olur ? Bunca insan içinde siz kime güveneceksiniz ? Kendi içinizde bile daima size ihanet etmeye hazır , sizi dinlemeyen bir tarafınız varken neyi tartışıyoruz ..
Mario Sİmmel dünya meselelerine uzak kalmayan ileri görüşlü bir yazar . Dünya bu gidişle biyolojik savaşa gitmiyor mu zaten ? Bu kitabında bahsettiği genetik üzerine çalışan kurumların çoğu gerçekte olan ve sadece adı değiştirilmiş yerler . Okurken gerçekten böyle bir gün gelir mi demekten kendinizi alamıyosunuz . Ve o gün gelirse bırakın devletleri insan bile kalmayacak yer yüzünde .Her zamanki gibi muhteşemdi . Kalın da olsa bir seferde bitirilebilecek harika bir kitap yazmış gene . Seviyorum bu adamı .
çok tavsiye edildiği için çok merak ettim. kitabın nasıl birşey olduğunu ve okumak çok istiyorun harika bir yazarın elinden yazıldığı için çok heyecanlıyım okuyacağım için.

Yazarın biyografisi

Adı:
J. Mario Simmel
Tam adı:
Johannes Mario Simmel
Unvan:
Avusturyalı Yazar
Doğum:
Viyana, Avusturya, 7 Nisan 1924
Ölüm:
Luzern, İsviçre, 1 Ocak 2009
Johannes Mario Simmel, (d. 7 Nisan 1924, Viyana - ö. 1 Ocak 2009, Luzern), Avusturyalı yazardır.
Viyana'da doğmuş, Avusturya ve İngiltere'de büyümüştür. Eğitimi kimya mühendisliği üzerine tamamlamıştır. 1943 yılından itibaren II. Dünya Savaşı'nın sonuna demek araştırmacı olarak çalışmıştır. II. Dünya Savaşı'nın bitişinden sonra, Amerikan askeri hükümeti adına çevirmen olarak çalışmış ve Viyana'da yayım yapan "Welt am Abend" gazetesinde incelemeler ve hikâyeler yayımlamıştır. 1950'lerin başında, "Munich illustrated Quick in Europe and America" için muhabir olarak çalişmaya başlamıştır.
Johannes Mario Simmel, çok sayıda roman ve senaryo yazmıştır.Yazarın ilk başarısı 1960 yılında yayımlanan 'Es muss nicht immer Kavier sein'isimli romandır.Yazarın kitapları dünya çapında milyonlarca adet satılmıştır.Romanlarının pekçoğu 1960 ve 1970 yıllarında filme çekilmiştir. İçerisinde Award of Excellence of the Society of Writers of United Nations, ödülünün de bulunduğu çok sayıda ödül kazanmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 140 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 117 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.