Jean de La Fontaine

Jean de La Fontaine

Yazar
8.4/10
354 Kişi
·
2.176
Okunma
·
106
Beğeni
·
5,2bin
Gösterim
Adı:
Jean de La Fontaine
Unvan:
Fransız Şair ve Yazar
Doğum:
Château-Thierry, Fransa, 8 Temmuz 1621
Ölüm:
Paris, Fransa, 13 Nisan 1695
Yazdığı fabl eserleri ile tanınmıştır. Varlıklı bir ailenin çocuğuydu. Paris'te kolejde okudu. Hukuk tahsili yaptı. Papaz yetiştirilmek istendi. Lisede kiliseden ayrıldı. Okul hayatında başarılı bir öğrenci olamadı. Gençliğinde baba mesleği olan orman ve su kanalları işleriyle uğraştı. Çeşitli memurluklarda bulunmuş, düzensiz bir hayat yaşamıştır.

1673 senesinde Madam de la Sablière'nin himayesine girerek burada ilim adamları, felsefeciler ve yazarlarla tanıştı. İlk masallarını burada yazdı. Çağdaşları, La Fontaine'i bir masal yazarı olarak görüyorlardı. Hâlbuki La Fontaine, yazdığı masallarda Dede Korkut masallarındaki uslupla hayvanlara ahlaki karakterler vererek onların şahıslarında bazı insan karakterlerini tenkit etmiş, bir ahlak dersi vermiştir. Buna edebiyatta teşhis ve intak sanatı denir. La Fontaine'in bu hususiyeti çok geç fark edilmiştir. Eserlerinde sadelik ve açıklık görülür. Konuşma şeklinde akıcı şiirleri, hayvanlar üzerinde tenkitleri, incitmeden iğneleme usulleri ile Fransız edebiyatına büyük eserler kazandırmıştır.

La Fontaine masallarındaki konular, şark klasiklerinden alınmadır. La Fontaine'den çok önceleri yazılmış Beydeba'nın Kelile ve Dimne eserindeki hikâyelerin 18 tanesi, bu Fransız edebiyatçısı tarafından şiir şeklinde tekrarlanmıştır. Masalları çoğunlukla herkesin anlayabileceği bir şekilde yazılmıştır. La Fontaine'in canlı, hızlı, incelik ve nükte dolu bir anlatımı vardır. Kişilerini hemen daima hayvanlar arasından seçerse de bazen insanları, bilhassa köylüleri de olaylara karıştırır. Sık sık bahsettiği hayvanlar aslan, kurt, tilki, eşek ve horozdur.

La Fontaine, kötüyü göstererek iyinin ne olduğunu anlatmaya çalışmıştır. Ancak şiirlerini okuyan çocuklarda herhangi bir açıklama yapılmazsa tam ters etkinin hasıl olduğu da bir gerçektir.

Masalları toplam olarak 238 adet olup, 12 kitapta toplanmıştır. 1668'de basılan ilk altı kitabında 124 masal vardır ve bunlar birinci cildi meydana getirir. İkinci cilt 1678'de basılan beş kitaptır. En son 1694'de bastırdığı üçüncü cilt ise tek kitaptan ibarettir.

La Fontaine, roman ve piyes de yazmıştır. Nakaratlı uzunca şiirleri ve şiirli mektupları vardır. Hadım, Gülünç Macera, Floransalı, Büyük Maşrapa, Köy Sevdaları komedi türündeki eserlerindendir. Contes (Kont) isminde şiirli hikâyeler eserinden dolayı Fransız Akademisine kabul edildi.13 Nisan 1695'te Paris'te öldü.

Eserleri birçok dile tercüme edilmiştir.
Şu sözümü hiç unutma,
Kaptırdığın peynire değer:
Her dalkavuk çıkarı için över,
Yüzüne güler, peynirini yer.
Jean de La Fontaine
Sayfa 10 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Konuşmaya geldi mi,
Sarayda akıl ögreten bol;
İş yapmaya geldi mi,
Tek kişi ara da bul.
Jean de La Fontaine
Sayfa 55 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Her şey konuşur burada, balıklar bile.
Bütün söyledikleri bizleredir ama:
İnsandır eğittiğim hayvanlar yoluyla.
Jean de La Fontaine
Sayfa 8 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
536 syf.
·10/10 puan
Öncelikle bana bu değerli kitabı hediye eden değerli insan, başpiskopos Murat Ç ye teşekkür ederim. İnsanların çocukluğunu hatırlatan bir hediye alması çok güzel duygular yaşatıyor.

Geçen yılın ekim ayında başladığım kitabı anca bitirebildim. Yine 10 yaşında bir çocuk oldum ve bu güzel masalları tekrar okudum. İnsan çocukluğuna dönerek sıkıntı stresten arınıyormuş meğer. Ve de çocukluğumuzda öğrendiğimiz ancak gündelik hayatımıza pek uygulayamadığımız dersler çıkarmamızı sağlıyor. Dersleri çocukken çıkarmışız ama uygulamayı unutmuşuz. Hayat kılavuzu olarak sadece bu masalları kullansak bile daha yaşanılır daha insancıl bir dünyamız olabilirdi.

Genç fare yaşlı kediyi atlatırım der ama başarılı olamaz. Rakibi küçük görmemek lazım.

Hasta geyiğe gelen ziyaretçileri hasta geyiğin yiyeceklerini bitirmiş. Hasta geyik hastalıktan değil ama açlıktan ölmüş.

Anne kerevit kızına eğri yürüme doğru yürü dermiş. Kız kerevit annesine, ben senin kızınım senden farklı yürüyemem demiş.
79 syf.
·1/10 puan
Bu bilindiği üzere bir masal.
Herkesçe masum bulunan çocukların okuması için yazılmış bir masal(güya).
Okumayan yoktur zaten ama artık bu masalın çocuklara okutulmaması gerekiyor.
Masalda güya insana bolca çalışması öğretiliyor tamam belki çalışkan olmak öğretiliyor olabilir ama aynı zamanda karıncanın ağustos böceğine karşı tutumu cimriliği ve bencilliği öğretiyor.
Bu ve bu tür masalla çocuklarımıza küçük yaşta bencilliği öğretiyor.
Kendi edebiyatımızda onlarca güzel masal bulunurken bu masalın artık çocuklarımıza okutulmaması gerektiğini düşünüyorum.
568 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
La Fontaine yaşadığı çağda da sonrasında da ya çok sevilen ya da çok nefret edilen biri olmuştur. Masalları için, kimi onu bir melek kimi de çocukları yoldan çıkaran şeytan olarak görür. Tarihte La Fontaine kadar hem sevilen hem de nefret edilen çok az insan olsa gerek.
Kişisel yaşamında kimseye boyun eğmemiş, hep özgürlükten yana olmayı seçmiş olan La Fontaine, öncelikle şair olarak adlandırılmaktadır. Çünkü fabl türü masallarında dil kıvraklığı, kısa ve öz anlatma gücü ve yerinde kullandığı sözcükler onu Fransa’nın en büyük şairleri arasında konumlandırır.
La Fontaine’in masalları, konu çok bilindik olsa da bizi sıkmaz. Masallarında mitolojiden, halk ve hayvan hikayelerinden yararlanan La Fontaine, masallarını şiirsel bir dille akıcı ve anlaşılır olarak yazmıştır.
Masalları, hayvanlar aracılığıyla anlattığı geniş bir insanlık komedyasının sahneleridir yalnızca. Her sahne insanlık olarak bizleri, gerçekliğimizle yüzleştirme amacı güder.
Masallar; şiirsel bir zevkle yazılmasının yanı sıra bizlere kendi gerçekliğimizi hayvanlar aracılığıyla daha etkili bir şekilde aktardığından kesinlikle okunmaya değer bir eser olarak ele alınmalıdır…
16 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Kendini Suda Gören Geyik; Fransız şair ve fabl yazarı La Fontaine’in bir masalı. Fontaine bu masalında boynuzlarına hayran olup bacaklarını çok sıska bulup beğenmeyen bir geyiğin başına geleni anlatmaktadır.
La Fontaine bu masalında, biz insanların kendimizde olanların kıymetini bilmemiz gerektiğini, güzel ve hoş olandan ziyade faydalı olanı benimsememiz gerektiği mesajını vermektedir.
Olur da tam tersini yapar isek başımıza olmadık şeyler gelecektir, tıpkı masaldaki geyik gibi…
16 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Kurt ile Köpek; Fransız şair ve fabl yazarı La Fontaine’in özgürlüğün her şeye değer olduğunu çok güzel anlatan ve oldukça anlamlı masalı.
Bir yandan özgürlüğüne düşkün ancak sürekli açlık çeken bir kurt ile diğer yandan karnı tok gezen ama tutsaklık ve köleliğe razı olmuş bir köpeğin masalı. Köpek karnının doymasına karşılık boynuna tasma takılmasına ve sahibinin her istediğini yapmasına razı olurken, kurt buna kesinlikle karşı çıkar. O özgür olmak için doğmuştur. Varsın karnı aç olsun ama özgürlüğü elinden alınmasın.
Kurt ile Köpek masalı insanoğlunun yeryüzünde var olduğu andan itibaren ortaya çıkan özgürlük ve köleliği işlemektedir. Günümüzdeki en büyük erdemlerden biri de kabul edilen özgürlük daima onurlu bir davranış olarak benimsenmiştir. Buna karşılık karnı doysun diye köpeklik edenler ise hep kınanmıştır.
79 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Ağustos Böceği ile Karınca; Fransız şair ve fabl yazarı La Fontaine’in çalışmak ve eğlenmek üzerine yazdığı masalıdır. Nazım Hikmet’in çevirisiyle okuduğumuz bu masalda karınca ve ağustos böceğine bir başka gözle, Nazım’ın gözüyle bakılmaktadır.
Masalda, karınca yaz boyunca çalışan, ağustos böceği de şarkı söyleyen zamanının büyük çoğunluğunu yaz mevsiminin tadını çıkarandır. Yaz bitip kış geldiğinde, karınca kışa hazırlık yapmış, ambarını yiyecekle doldurmuştur. Ağustos böceği ise kışa hazırlık yapmadığından ve artık geç de olduğundan tek çare olarak karıncadan yardım ister. Karınca ise buna şiddetle karşı çıkar. Şimdiye kadar çalıp söylediniz şimdi de oynayın diyerek ağustos böceğini kovar.
Ancak Nazım bu masalı farklı yorumlar. Çalışkanlık örneği olarak gördüğümüz karıncayı bencil, kibirli ve yaşamdan tat almasını bilmeyen biri olarak yorumlar. Bütün bir yaz boyunca ağustos böceğinin söylemiş olduğu şarkılara kulağını tıkayıp durmadan çalışan biridir ona göre. Ağustos böceği de sadece kendi için değil başkaları için de şarkı söyler.
Nazım, bu masalda, aksine ağustos böceğinin tarafını tutar ama biraz da kızar. Çünkü bütün bir yaz boyunca şarkı söyleyip yüreğinin sesini dinlediğinden değil gidip karıncanın kapısını çalıp yüreğinin gücünü kaybettiğinden…
80 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Kurbağa ile Fare; Fransız şair ve fabl yazar La Fontaine’in kötülük eden kötülük bulur konulu masalı.
Bu masalda, kötü niyetli bir kurbağanın dostu fareyi kandırarak yemeye çalışması sonucu, bu kötülüğünün sonucunda kendisinin de bir atmacaya yem olması anlatılmaktadır.
Başkalarının yüzüne karşı dost görünüp onlar için kötülük tasarlayanlar, bu kötülüklerinin cezasını mutlaka çekmektedirler.
16 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Sinek ve Karınca; Fransız şair ve fabl yazarı La Fontaine’in böbürlenme ve kibir üzerine yazmış olduğu masalı. Masalda bir sinek ile bir karıncanın karşılıklı atışmaları anlatılmıştır. Sinek, kibirli ve böbürlenerek kendini karıncadan üstün gören bir tutumla karıncayı küçük görür. Kendisinin tanrılar ve krallarla aynı yerlerde yaşadığını ve onların sahip olduğu bütün ayrıcalıklara sahip olduğunu anlatır. Karınca ise sineğin övünmesinin boşuna olduğunu, sahip olduğunu düşündüğü her şeyin onun olmadığını; asıl zenginliğin çalışmada ve gerçekçi olmakta olduğunun üzerinde önemle durur.
Sinek gerçekleri çarpıtıp böbürlenirken; karınca gerçeklerin farkında ve çalışmayı önemli bir erdem saymaktadır bu masalda.
16 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Güvercin ile Karınca; Fransız şair ve fabl yazarı La Fontaine’in karşılıklı yardımı anlatan masalı.
Masalda bir güvercin bir derede su içerken, suya düşmüş bir karınca görür. Karıncanın sudan kurtulması için yardım eder ve karınca kurtulur. Sonrasında güvercini görüp avlamak isteyen kötü niyetli birini karınca tam zamanında topuğundan ısırır. Bu acıyla bağırmasıyla güvercin vurulmaktan kurtulur.
Bu masaldan anlıyoruz ki yardımın küçüğü büyüğü olmaz. Her zaman karşılık beklemeden yardıma muhtaç olanlara yardım etmeliyiz. Ne zaman ve nerede bu yardımların karşılığını alacağımızdan şüphemiz olmasın…

Yazarın biyografisi

Adı:
Jean de La Fontaine
Unvan:
Fransız Şair ve Yazar
Doğum:
Château-Thierry, Fransa, 8 Temmuz 1621
Ölüm:
Paris, Fransa, 13 Nisan 1695
Yazdığı fabl eserleri ile tanınmıştır. Varlıklı bir ailenin çocuğuydu. Paris'te kolejde okudu. Hukuk tahsili yaptı. Papaz yetiştirilmek istendi. Lisede kiliseden ayrıldı. Okul hayatında başarılı bir öğrenci olamadı. Gençliğinde baba mesleği olan orman ve su kanalları işleriyle uğraştı. Çeşitli memurluklarda bulunmuş, düzensiz bir hayat yaşamıştır.

1673 senesinde Madam de la Sablière'nin himayesine girerek burada ilim adamları, felsefeciler ve yazarlarla tanıştı. İlk masallarını burada yazdı. Çağdaşları, La Fontaine'i bir masal yazarı olarak görüyorlardı. Hâlbuki La Fontaine, yazdığı masallarda Dede Korkut masallarındaki uslupla hayvanlara ahlaki karakterler vererek onların şahıslarında bazı insan karakterlerini tenkit etmiş, bir ahlak dersi vermiştir. Buna edebiyatta teşhis ve intak sanatı denir. La Fontaine'in bu hususiyeti çok geç fark edilmiştir. Eserlerinde sadelik ve açıklık görülür. Konuşma şeklinde akıcı şiirleri, hayvanlar üzerinde tenkitleri, incitmeden iğneleme usulleri ile Fransız edebiyatına büyük eserler kazandırmıştır.

La Fontaine masallarındaki konular, şark klasiklerinden alınmadır. La Fontaine'den çok önceleri yazılmış Beydeba'nın Kelile ve Dimne eserindeki hikâyelerin 18 tanesi, bu Fransız edebiyatçısı tarafından şiir şeklinde tekrarlanmıştır. Masalları çoğunlukla herkesin anlayabileceği bir şekilde yazılmıştır. La Fontaine'in canlı, hızlı, incelik ve nükte dolu bir anlatımı vardır. Kişilerini hemen daima hayvanlar arasından seçerse de bazen insanları, bilhassa köylüleri de olaylara karıştırır. Sık sık bahsettiği hayvanlar aslan, kurt, tilki, eşek ve horozdur.

La Fontaine, kötüyü göstererek iyinin ne olduğunu anlatmaya çalışmıştır. Ancak şiirlerini okuyan çocuklarda herhangi bir açıklama yapılmazsa tam ters etkinin hasıl olduğu da bir gerçektir.

Masalları toplam olarak 238 adet olup, 12 kitapta toplanmıştır. 1668'de basılan ilk altı kitabında 124 masal vardır ve bunlar birinci cildi meydana getirir. İkinci cilt 1678'de basılan beş kitaptır. En son 1694'de bastırdığı üçüncü cilt ise tek kitaptan ibarettir.

La Fontaine, roman ve piyes de yazmıştır. Nakaratlı uzunca şiirleri ve şiirli mektupları vardır. Hadım, Gülünç Macera, Floransalı, Büyük Maşrapa, Köy Sevdaları komedi türündeki eserlerindendir. Contes (Kont) isminde şiirli hikâyeler eserinden dolayı Fransız Akademisine kabul edildi.13 Nisan 1695'te Paris'te öldü.

Eserleri birçok dile tercüme edilmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 106 okur beğendi.
  • 2.176 okur okudu.
  • 33 okur okuyor.
  • 405 okur okuyacak.
  • 6 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları