1000Kitap Logosu
Resim
Jean-Louis Fournier

Jean-Louis Fournier

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.5
1.771 Kişi
4.093
Okunma
217
Beğeni
9,4bin
Gösterim
Unvan
Fransız Yazar, Komedyen, Yönetmen
Doğum
Fransa, 1938
Yaşamı
Jean-Louis Fournier 1938 yılında Arras’ta doğdu. Yazarlığının yanı sıra televizyon programları da hazırladı. Fransız yazar ve komedyen; doktor olan babası Paul Leander Emile Fournier'nin 2009 yılında vefat edişinin ardından yazdığı "Asla Öldürmedi Kimseyi Benim Babam" isimli otobiyografik kitabıyla 2008 Prix Femina ödülü kazanmıştır.
104 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
uzun ince bir yoldayım.. gidiyorum gündüz gece..
Ben küçük bir kasabada büyüdüm. Küçüktü belki evet ama otuz yıl geçse de komşuluklar ile kurulan bağların hiç kopmadığı komşuannelerin bol olduğu hiiiç unutulmadığı sımsıcak bir kasabaydı. Yok hayır, kitabın büyüdüğüm kasaba ile hiç alâkası yok. Ama komşuannem ile var. Bunları yazarken bile hâlâ ağlıyorum ki kitabı okurken asla engel olamadım gözyaşlarıma. Komşuannemin iki oğlu bir kızı vardı ama İsmail Abi bize hep farklı gelirdi. Farklıydı. İki geri giderdi, durur, bir ileri.. Hiç konuşmazdı meselâ, çişim geldi demezdi.. diyemezdi.. Çocuk merakına yenildim sordum komşuanneye " İsmail Abi diğer abiler gibi değil dedi o diğerleri gibi değil ".. Özel bir çocuk çok özel.. Anlayamadım baştan ama sustum gözlerinde ki kederi gördüm.. "Ben oğluma son nefesine kadar bakarım" diyordu anneme, hiç "off" demem "hiç yorulmam, o benim meleğim " diyordu. Kulak misafiri oldum hepsine ama sağır olup duymasaydım keşke. "Benim" diyordu, " tek korkum ya ondan önce ölürsem." Öldü... Oğlundan önce öldü komşuannem. Anne olmasaydım bu kadar iyi anlayamazdım biliyorum. Ama yine de hissettiklerini asla hissedemeğimi de biliyorum. Onun sahip olduğu meleğine sahip olmadığım için bilemem, anlayamam.. Anne baba olmak evet muazzam bir duygu lakin zor. Öte yandan " diğerleri gibi olmayan " çok özel çocuklara sahip anne baba olmak çok çok daha zor. Ve bizler toplum olarak ne yaşadıklarını anlayamadığımız gibi zor olan hayatlarını; bakışlarımızla, sorularımızla, onlardan hızla kaçışlarımızla, sanki onlar uzaylıymış gibi davranışlarımızla, on kat, yüz kat, bin kat daha da zorlaştırıyoruz.. Evet, sevgide değil belki ama saygı da mecburuz !...
Okuyacaklarıma Ekle
116 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
"Artık dulum. 12 Kasım günü Sylvie öldü. Çok üzücü. Bu sene, indirimli satışlara birlikte gidemeyeceğiz." Jean Louis Fournier bu kez de 40 yıllık eşi Sylvie'nin ölümünün ardından yaşadıkları, hissettikleri, kurmaya çalıştığı yeni ve Sylviesiz hayatıyla huzurlarınızda. Dul, yazarın adeta bir iç döküşü, yas tutuşu belki de kendini teselli edişi. Bunu yaparken her zamanki muzip tavrını takınmaktan da geri durmamış tabii. Kitap boyunca hakim olan hüzün bulutlarını bazen bir anda dağıtıveren, tam siz ağlamaya koyulmuşken sizi gülümsetmeyi de beceren bir yazar Fournier. "Kırmızı manton uzun bir süre portmantoda durdu. Önünden her geçişimde burnumu gömüp kokunu almaya çalışırdım." İnsan sevdiklerini kaybedince en çok kokusunu mu özler acaba? Ya da ona ait bir eşya mıdır onu en çok hatırlatan. "Ne zaman sana ait bir şey görsem fena halde üzülüyorum, özellikle el çantanı gördüğümde. Eve her girdiğimde ve onu antredeki bir sandalyenin üstünde gördüğümde, senin evde olduğunu anlar, rahatlardım. Artık çantan hep orada ama sen yoksun." Dul benim Fournier'den okuduğum beşinci kitap oldu. Tek Yalnız Ben Değilim ile tesadüfen tanışmıştık sonra birbirimizi bırakamadık. 1938 doğumlu Fournier daha ne kadar yazar bilmem ama o yazdıkça ben okumaya devam ederim. Hâlâ bir Fournier kitabı okumamış olanlara da şiddetle tavsiye ederim. Kitabı okurken aklıma gelen şu Şükrü Erbaş dizelerini de yazmadan geçmeyeyim. "Ayrılık nasıl bir yalnızlık Hatice İnsan sevdiğinin ağlamasını özler mi?" "Yarımı benden aldılar, en güzel yarımı." diyor Jean Louis Fournier'de. İşte giden ister Sylvie ister Hatice olsun sevdiğini kaybetmek, yalnız kalmak bu hayatta yaşanacak en büyük zorluk galiba. Neyse bu kadar duygusallık yeter. Herkes sevdikleriyle uzun yıllar mutlu mesut yaşasın. Dul olmak da bir taraf için kaçınılmaz sonuçta :))
Dul
8.8/10 · 1.104 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
84 syf.
·
1 günde
·
Puan vermedi
Bir arkadaşımın tavsiyesi ile bundan önce yazarın
Nereye Gidiyoruz Baba?
kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. O kitapta, özet geçersem, engelli çocukları ile kendi arasındaki bağ, aynı zamanda sıcak veyahut soğuk iletişimleri de kaleme alınmıştı. Bir baba olarak kendini hem evlatlarının hem de kendi gözünden sergiliyordu. İncelemesini yaptığım kitapta ise küçük ayrıntılarla yetişkin
Jean-Louis Fournier
tarafından imâları dikkate almazsak, bir çocuk tarafından babasının anlatımına şahit oluyoruz. Baba karakterimiz bir doktor. Fournier onu yorgun, bıkkın, içki düşkünü, ailesine karşı bağlılığı olmayan, sorumluluklarından arınmış biri olarak tasvir etmiş. Ama aynı zamanda küçük çocuğun gözünden babasını kurtarıcı, kahraman, insanları - en çok da hastalarını seven bir doktor olarak görüyoruz. Ne de olsa anlatım bir çocuğun dilinden olduğu için her şeye duygusal açıdan yaklaşılması normal, ama olaylara okuyucu bireyler olarak yaklaştığımızda babanın aslında pek de, hatta hiç iyi biri olmadığını farkediyoruz. Aşağıdaki alıntıdan da bu kanıya varmak çok kolay: #164352796 Ve Fournier'in kendisinin de bazen bunu kabullendiği ama nedenini anlamadığı anlardan bir tanesi: #164346165 Bu kitapla
Nereye Gidiyoruz Baba?
kitabı arasında bağ kurmaya çalışıyorum. Aslında ilk bakışta epey yakın tarafları var: umursamaz baba, hiçbir şeyin farkına varmayan çocuklar, tipik aynı karılar ve s.. Ama derine indiğimizde ikinci umursamaz babanın şekil almış karakterinde kendi babasından esintiler olduğunun ve bunun arkasına saklandığının şahiti oluyoruz, oysa ki ikisi arasında tek bir benzerlik bile yok. Tabii ki yazarın babasını sadece kendi anlatımından yorumlarsak.
Jean-Louis Fournier
benim için özel bir yazar. Şimdilik sadece iki kitabını okumama rağmen onunla kendi aramda, kendi hislerimde çok benzerlikler yakalıyorum. Hepimiz kitap yazamasak da yazanları alternatif olarak seçebiliyoruz. Okumanızı tavsiye ederim. Fakat bazı kişilerin anlamsız bulduğuna, bundan sonra da böyle olacağına eminim. Bunun için kınayamam. Çünkü bu iki kitap farklı. Sadece anlayanlar içindir. Yaşayanlar içindir. Kendi ile bağlantı kurabilenler içindir. Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim!
Nereye Gidiyoruz Baba?
incelemem: #147840222
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.