Giriş Yap

Jean-Louis Fournier

Yazar
8.5
2.088 Kişi
Unvan
Fransız Yazar, Komedyen, Yönetmen
Doğum
Fransa, 1938
Yaşamı
Jean-Louis Fournier 1938 yılında Arras’ta doğdu. Yazarlığının yanı sıra televizyon programları da hazırladı. Fransız yazar ve komedyen; doktor olan babası Paul Leander Emile Fournier'nin 2009 yılında vefat edişinin ardından yazdığı "Asla Öldürmedi Kimseyi Benim Babam" isimli otobiyografik kitabıyla 2008 Prix Femina ödülü kazanmıştır.
104 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
uzun ince bir yoldayım.. gidiyorum gündüz gece..
Ben küçük bir kasabada büyüdüm. Küçüktü belki evet ama otuz yıl geçse de komşuluklar ile kurulan bağların hiç kopmadığı komşuannelerin bol olduğu hiiiç unutulmadığı sımsıcak bir kasabaydı. Yok hayır, kitabın büyüdüğüm kasaba ile hiç alâkası yok. Ama komşuannem ile var. Bunları yazarken bile hâlâ ağlıyorum ki kitabı okurken asla engel olamadım gözyaşlarıma. Komşuannemin iki oğlu bir kızı vardı ama İsmail Abi bize hep farklı gelirdi. Farklıydı. İki geri giderdi, durur, bir ileri.. Hiç konuşmazdı meselâ, çişim geldi demezdi.. diyemezdi.. Çocuk merakına yenildim sordum komşuanneye " İsmail Abi diğer abiler gibi değil dedi o diğerleri gibi değil ".. Özel bir çocuk çok özel.. Anlayamadım baştan ama sustum gözlerinde ki kederi gördüm.. "Ben oğluma son nefesine kadar bakarım" diyordu anneme, hiç "off" demem "hiç yorulmam, o benim meleğim " diyordu. Kulak misafiri oldum hepsine ama sağır olup duymasaydım keşke. "Benim" diyordu, " tek korkum ya ondan önce ölürsem." Öldü... Oğlundan önce öldü komşuannem. Anne olmasaydım bu kadar iyi anlayamazdım biliyorum. Ama yine de hissettiklerini asla hissedemeğimi de biliyorum. Onun sahip olduğu meleğine sahip olmadığım için bilemem, anlayamam.. Anne baba olmak evet muazzam bir duygu lakin zor. Öte yandan " diğerleri gibi olmayan " çok özel çocuklara sahip anne baba olmak çok çok daha zor. Ve bizler toplum olarak ne yaşadıklarını anlayamadığımız gibi zor olan hayatlarını; bakışlarımızla, sorularımızla, onlardan hızla kaçışlarımızla, sanki onlar uzaylıymış gibi davranışlarımızla, on kat, yüz kat, bin kat daha da zorlaştırıyoruz.. Evet, sevgide değil belki ama saygı da mecburuz !...
·
5 yorumun tümünü gör
Reklam
116 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
"Artık dulum. 12 Kasım günü Sylvie öldü. Çok üzücü. Bu sene, indirimli satışlara birlikte gidemeyeceğiz." Jean Louis Fournier bu kez de 40 yıllık eşi Sylvie'nin ölümünün ardından yaşadıkları, hissettikleri, kurmaya çalıştığı yeni ve Sylviesiz hayatıyla huzurlarınızda. Dul, yazarın adeta bir iç döküşü, yas tutuşu belki de kendini teselli edişi. Bunu yaparken her zamanki muzip tavrını takınmaktan da geri durmamış tabii. Kitap boyunca hakim olan hüzün bulutlarını bazen bir anda dağıtıveren, tam siz ağlamaya koyulmuşken sizi gülümsetmeyi de beceren bir yazar Fournier. "Kırmızı manton uzun bir süre portmantoda durdu. Önünden her geçişimde burnumu gömüp kokunu almaya çalışırdım." İnsan sevdiklerini kaybedince en çok kokusunu mu özler acaba? Ya da ona ait bir eşya mıdır onu en çok hatırlatan. "Ne zaman sana ait bir şey görsem fena halde üzülüyorum, özellikle el çantanı gördüğümde. Eve her girdiğimde ve onu antredeki bir sandalyenin üstünde gördüğümde, senin evde olduğunu anlar, rahatlardım. Artık çantan hep orada ama sen yoksun." Dul benim Fournier'den okuduğum beşinci kitap oldu. Tek Yalnız Ben Değilim ile tesadüfen tanışmıştık sonra birbirimizi bırakamadık. 1938 doğumlu Fournier daha ne kadar yazar bilmem ama o yazdıkça ben okumaya devam ederim. Hâlâ bir Fournier kitabı okumamış olanlara da şiddetle tavsiye ederim. Kitabı okurken aklıma gelen şu Şükrü Erbaş dizelerini de yazmadan geçmeyeyim. "Ayrılık nasıl bir yalnızlık Hatice İnsan sevdiğinin ağlamasını özler mi?" "Yarımı benden aldılar, en güzel yarımı." diyor Jean Louis Fournier'de. İşte giden ister Sylvie ister Hatice olsun sevdiğini kaybetmek, yalnız kalmak bu hayatta yaşanacak en büyük zorluk galiba. Neyse bu kadar duygusallık yeter. Herkes sevdikleriyle uzun yıllar mutlu mesut yaşasın. Dul olmak da bir taraf için kaçınılmaz sonuçta :))
Dul
8.8/10 · 1.304 okunma
·
104 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
Ahh Fournier. Tek Yalnız Ben Değilim' de beni anlattığın yalnızlığınla vurmuştun, bu kez de engelli iki çocuk sahibi bir babanın hayatı ile vurdun. Üzdün, içimi acıttın, gözlerimi yaşarttın alacağın olsun. Mathieu ve Thomas'ın senin çocukların olduğunu öğrendiğimde ise senin için bir kez daha üzüldüm. Kolay bir hayat olmamış hayatın mesleği komedyenlik olan biri için. Eğer ebeveynseniz bilirsiniz ki bu hayatta insana verilen en büyük ödül sağlıklı bir çocuğa sahip olmaktır. Ama bazen hayat bazılarımız için bir sınav oluyor adeta bir sınanma yeri. Bu sınavların, sınanmanın belki de en büyüğü bir anne baba için engelli bir çocuğa sahip olmak. Nereye Gidiyoruz Baba? bir değil peşpeşe doğan iki engelli çocuğa sahip bir ailenin babasının gözünden yazılmış bir anlatı. Her iki çocukları Mathieu ve Thomas hem fiziksel hem de zihinsel engelli olarak dünyaya gelince Fournier ailesi ardı ardına iki büyük yıkım yaşar. Henüz ilk bebeğin zorlukları ile baş etmeye çalışırken gelen yeni bebek haberi önce sevince ardından onunda ağabeyi gibi engelli olacağı anlaşılınca büyük bir trajediye neden olur. Bu gerçekle yaşamak hiç kolay değildir ve tüm hayat artık bu iki özel çocuk etrafında şekillenmek zorundadır. Onları iyi etmeye çalışırken ailenin yaşadıkları ve duygu durumları ise hiç kolay değildir. Jean-Louis Fournier Nereye Gidiyoruz Baba? ile 2008 yılında Prix Femina ödülünü kazanır. Yazarın komedyen olmasının üslubuna kattığı kara mizah kullanımı böylesine zor bir konuda yazılan bir kitabı okurkerken bile zaman zaman dudaklarınızın bükülmesine neden olabiliyor. " size yine de bir kitap hediye edeceğim. Sizin için yazdığım kitabı. Unutulmamanız için, engelli kartı üzerinde sadece bir fotoğraf olarak kalmamanız için." Yazar kitapta, hiçbir zaman dile getiremediklerini, çektiği acıları anlatırken kendi ile de bir hesaplaşmaya giriyor. "Çok iyi bir baba olmadım. Çoğu kez size katlanamıyorum, sizi sevmek zordu. Size peygamber sabrı göstermek gerekiyordu, ben de peygamber değilim." Sen iyi babasın Fournier. Sıradışı ve özel iki çocuğun babası. Paylaştığın deneyimlerin her ne kadar üzücü, can yakıcı olsa da her bir cümlen adeta bir mesaj niteliğinde. Bu ironik anlatıyla buluşmanızı ve Fournier'le mutlaka tanışmanızı tavsiye ederim. Ben sıradaki kitapları ile Fournier okumalarını devam edeceğim. Keyifli okumalar herkese...
·
1 yorumun tümünü gör
224 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
Bu son kitapla, Son Siyah Saçım ve İhtiyar Delikanlılara Öğütler ile Jean Louis Fournier ile olan birlikteliğimize son noktayı koymuş oluyoruz. Güzel bir yolculuktu onunla çıktığımız. İlk karşılaşmamız bir tesadüftü,
Tek Yalnız Ben Değilim
ile başladı birlikteliğimiz sonrasında diğer kitaplarla devam etti. Son Siyah Saçım ile de son noktayı koyduk. Fournier Son Siyah Saçım'la bu kez de bizleri büyümek için sabırsızlandığımız, önümüzde koca bir yaşam olduğunu, hatta akreple yelkovanın çok yavaş hareket ettiğini düşündüğümüz yaşlardan kırışıklıkların yayıldığı, kahverengi lekelerin büyüdüğü, cildimizin gevşeyip sarktığı yaşlara götürüyor. Altmışlı yaşlarına gelmiş ihtiyar bir delikanlının deneyimlediklerini ve hissettiklerini iyi ve kötü yanlarıyla, kendine özgü kara mizah tarzıyla anlatıyor. Kitabın adı her ne kadar İhtiyar Delikanlılara Bazı Öğütler alt başlığını taşısa da cinsiyet farkı gözetmeksizin kitaptaki öğütlerden ve deneyimlerden herkes kendince bir ders çıkarabilir. Ben kendi adıma çok dersler çıkardığımı söylemeliyim. :)) Zaten yazarın kadın okuyucusunun daha çok olduğu da aşikar.:)) Fournier'in dilimize cevrilen tüm kitaplarını okumuş biri olarak, kitaplarının hepsinde hayatının bir dönemine ait deneyimlerini aktardığını, çocukluğundan itibaren acısıyla tatlısıyla yaşadıklarını okuyucusuyla paylaştığını hatta Fournier'in kitaplarının aslında onun adeta okuruna bir iç döküşü olduğunu söyleyebilirim. Böyle olunca da her yaştan okuyucuya hitap etmeyi de çok güzel başaran bir yazar kendisi. Ben kitaplarının hepsini büyük keyifle okudum. Her bir kitap duygusuyla bana çok geçen, hissederek okuduğum kitaplar oldu. Yollarımız kesiştiği için çok mutlu olduğum bir yazar oldu Jean Louis Fournier benim için. Bence herkesin mutlaka okuması gereken bir kalem. Zaten bir kitabını okuduğunuzda diğerlerini de okumak isteyeceğiniz garanti.:)) Evet Jean iyi ki yazmışsın tüm bunları, seni tanımak ve okumak güzeldi. Son sözü yine sana bırakarak noktayı koyalım birlikte; "İnsanın soluğu azaldıkça üflenecek mum sayısı artıyor" "Ölümden sonra hayat var mı? Kesin olan şey şu ki, hayattan sonra ölüm var." Keyifle okunsun.
·
Reklam
104 syf.
·
2 günde
Benim küçük kuşlarım!
Anormal bir çocuğun pek de eğlenceli bir hayatı yoktur. Her şey en başından kötü başlar. Gözlerini ilk açtığında, beşiğinin üzerine eğilmiş, ona bakan iki mahvolmuş yüz görür. Baba ve Anne. Şunu düşünmektedirler: 'Bunu biz mi yaptık?' Pek de gururlu değildirler. Bazen sorumluluğu birbirlerine atarak ağız dalaşına girerler. Soyağaçlarında bir yerlerde saklanmış alkolk bir büyük büyükbaba ya da yaşlı bir amca arar bulurlar. Bazen de ayrılırlar." ________ Küçük kuşlarım, hayatımın en önemli anlarını oluşturan şeyleri asla bilemeyecek olmanızı düşünmek beni üzüyor. Dünyanın bir tek kişinin etrafında döndüğü, sadece bu bir tek kişi için var olduğumuz, ayak seslerini, konuşmasını duydu­ğumuzda titrediğimiz, onu gördüğümüzde elden ayaktan kesil­diğimiz o olağanüstü anları. Sarılırken onu incitmekten korktu­ğumuz, onu öperken yanıp tutuştuğumuz ve etrafımızdaki dün­ yanın bulanıklaştığı anları. Tepeden tırnağa sizi saran, altüst eden, taşınmadan, elektrik çarpmasından ya da infazdan daha beter olan bu zevkli ürper­meyi asla tadamayacaksınız. Sizi darmadağın eder, hayatınızı altüst eder, sizi aklınızı kaçıracağınız ve buz keseceğiniz bir gir­dabın içine sürükler. İçinizi kıpır kıpır ettirir, yüzünüzü yakar, kızarmanıza neden olur, tüylerinizi diken diken eder, kekeletti­rir, ağzınıza geleni söylemenize yol açar, sizi güldürüp ağlatır. Çünkü ne yazık ki, benim küçük kuşlarım, siz birinci tekil şahısta ve şimdiki zamanın haber kipinde, birinci grup fiillerden "sevmek"i asla kullanamayacaksınız. _________ Öyle görünüyor ki, bir gün üçümüz buluşacağız. Birbirimizi tanıyacak mıyız? Nasıl olacaksınız? Ne giyiyor olacaksınız? Ben sizi hep tulumlarınızla hatırlıyorum, belki de üç parça bir kıyafet giyiyor olacaksınız ya da melekler gibi be­ yazlar içinde mi olacaksınız? Belki de ciddi görünmek için bıyı­ğınız ya da sakalınız olacak. Değişmiş olacak mısınız, büyümüş olacak mısınız? Beni tanıyacak mısınız? Çok kötü bir halde yanınıza gele­bilirim. Hala engelli olup olmadığınızı sormaya cesaret edemeye­ceğim ... Cennette de engelliler var mı? Belki de diğerleri gibi ol­muş olacaksınız? _____ Farklı iki erkek evladı olan babanın hiç bir zaman okuma yapamayacakları çocukları Mathieu ve Thomas' okuyamayacakları ama onları sonsuza sabitleyen güzel bir hediyedir bu kitap.. "Size yine de bir kitap hediye edeceğim. Sizin için yazdığım kitabı. Unutulmamanız için, engelli kartı üzerinde sadece bir fotoğraf olarak kalmamanız için." Jean Louis Fournier in komedyen olmasının üslûbuna kattığı etkiyi fark edeceğiniz zaman zaman dudaklarınızın bükülebileceği ironik tadı olan bir anlatı "Nereye Gidiyoruz Baba" Kısa, etkileyici, küçük küçük pasajlardan oluşan bu kitabın farkındalık yaratmak, farkında olmak için okunabilecek en güzel eserlerden olduğunu söylemek isterim. Kitabın konusu tanıdık gelebilir, ancak duygusu çok farklı.. *** Benim çocuklarımın yaşı yok. Mathieu'nün yaşı yok, Tho­mas da yüz yaşlarında olmalı. Onlar iki küçük, kambur ihtiyar. Artık akılları yerinde değil ama hala tatlı ve sevecenler. Yazarın üslûbunu, hissetirdiklerini sevdim. Tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerim.
1 yorumun tümünü gör
2
40
400 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42