Jeffery Deaver

Jeffery Deaver

Yazar
8.1/10
138 Kişi
·
328
Okunma
·
12
Beğeni
·
1.201
Gösterim
Adı:
Jeffery Deaver
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Glen Ellyn, İllinois , ABD, 6 Mayıs 1950
ABD'li gizem-suç öyküsü yazarıdır. Önce bir muhabir sonrasında ise avukat olarak çalışmıştır. Kemik Koleksiyoncusu (The Bone Collector) ve Bir Bakirenin Mezarı adlı romanları filme uyarlandı. 14 başarılı gerilim romanının yazarı olan Jeffery Deaver'ın kitapları on iki dile çevirldi. Hukukçu olan Deaver, 1990'dan beri tüm vaktini yazarlığa ayırdığı için hukuk mesleğini bırakmıştır.
Yarılan derinin üzeri kabuk bağlar ve iyileşir ama hep bir yara izi kalır.Zamanla acıyan yer uyuşur.Fakat derinin şekli değişmiştir bir kere.
Küçücük çarklar tıkladığı sürece ölü sayılır an;ancak saat durduğunda canlanır zaman.
Neden yıkımın yolunu izlersin?
Eskinin bir parçasısın! Yaptıklarından pişmanlık duyarmısın?
Kendini eski kültürden, eski geleneklerden, eski alışkanlıklardan ve eski fikirlerden arındırmalısın! Yıkılmış değerlerini fırlatıp atmalısın.
Isteklerin ve düşüncelerin yanlış!
Jeffery Deaver
Sayfa 112 - Epsilon Yayınevi
Babam saatler zamanı öldürürler demişti. Zaman demişti, küçük çarkların tik taklarından oluşup kaldıkça ölmüş demektir; ancak saatler durursa zaman canlanır.

William Faulkner
"Meseleye onlar açısından bakacak olursak, kurbanlar için ölüm sonsuza kadar sürer, diyebiliriz."
26 yazarın yazdığı bir kitap ve her yazarın kendine özgü farklı yazım şeklinin olduğunu bu kitapta çok daha iyi anlıyorsunuz. Usta yazarlar ve süper hikaye ama daldan dala atlar gibiydi. 26 yazar olduğu söylenmese belki de farketmeyecektik farklı tonları bilemiyorum. Genel olarak ortalamanın üstünde diyebilirim
Gayet sürükleyici. Olaylar insanı sadece düşündürmekle kalmıyor aynı zamanda zihninde canlandırmayada zorluyor. Ve hayalet denen o adam çok sinir bozucu. Resmen kitabi okurken tribe girdim bi an paçayı yırtacak sandım ama yırtmadı. Fazla spoiler vermeyim. Okumanızı tavsiye ederim. Gerçekten çok hoş bir polisiye roman.
Puanım aslında 5'ti ancak gelirinin bağış olarak kullanılacak olması takdire değer.

26 yazar bir araya gelip, bir kitabı nasıl yazabilir ki? Kitabın kapağını ilk gördüğümde ve sonrasında bu soru zihnime takıldı ve okuyup görmek istedim. İki yazarın bile ortak kitap çıkarması bana hep şaşırtıcı gelmiştir, bir kitap sadece bir yazara ve onun düşünce dünyasına ait gibi hissederim hep.

"İnsanın hayatta yalnızca tek bir şansı olurdu ve kendisine sunulan bu şansa dört elle sarılması gerekirdi."

Kitabı dışı ile yargılayacak olursak, kitaptan etkileyici bir polisiye çıkabileceğini düşünmüyordum ama yazarların arasında kitaplarını severek okuduğum kişiler de olunca merakım arttı. Her yazar ayrı bir bölüm yazmış ve hepsi bir araya gelince hikaye de kopukluk olmuyor, bu yönden takdire değer bir iş çıkmış. Özele inecek olursak;

"Her şeyden uzaklaşmak ve olanları unutmak için çok çaba sarf ettim ama aslında hiçbir zaman unutmuyorsunuz, sadece yaralarınızın üzerini bir doku kaplıyor ve hayatınıza devam ediyorsunuz."

Kitabın konusu ve ilerleyişi fena değildi, her karakterin penceresinden olayı okumak ve çeşitli açılardan bakmak kitaba yakışmıştı. Kitabın sonuna kadar da bir gizem hakimdi, bu da sizi hikayenin içinde tutmak için iyi bir sebep. Ancak kitapta her şey ortalama seviyede idi, cinayet ve plan güzel ama şaşırtıcı olmaktan yoksun, yazar üslupları ise birbirinden farklı olduğu için bölüm geçişleri ya da aynı karakteri farklı yazarlardan okumak kitaptaki bütünlüğü zedeliyor.

"Hayattaki hiçbir şey basit değildir."

Genel olarak değerlendirecek olursam, ben 26 yazarın çalışmasından daha iyi bir sonuç beklerdim, bir polisiye roman olarak tatmin edici bulmadım. Ancak konu bütünlüğünün sağlanması ve kitabın akıcı bir şekilde yazılmış olması da sıkılmadan bitirmenizi sağlıyor. Kitaba kötü diyemesem de iyi diyemem, okusanız da okumasanız da bir şey kaybetmeyeceğiniz kitaplardan. Şuna da değinmek isterim ki, kitabın (yazarlara ödenen para dışında) gelirin Lösemi & Lenfoma Vakfı'na bağışlanacak olmasından çok hoşlandım.
Boynundan aşağısı felçli, suç uzmanı, Lincoln Rhyme ve sevgilisi Amelia Sachs ın cinayet mahallerinde buldukları ipuçları zeki katilin yakalanmasını sağlaya bilecek mi? Bulmacalarını bir araya getirip olayı çözebilecekler mi? Gerilimin düşmediği bir kitap sonu ile sizi şaşırtacak,okumanızı tavsiye ederim.
Deha olan bir katil ve zekası ile onu avlamaya çalışan bir dedektif.Kedi fare oyununda aklınıza gelmeyecek tuzaklar ve ip uçları bırakılsa da katil hep bir adım önde...Müthiş bir kurgu soluksuz okudum.Tavsiye ederim...
3 kişi bir araya gelip aynı konu hakkında düzgün bir şekilde derdini anlatamazken, polisiye dünyasının en başarılı 26 ismi bir araya gelerek, devamlılık konusunda gerçekten çok başarılı bir kitap ortaya çıkartıyor. "uyum" dedikleri bu olsa gerek.
Süper bir kitap. Polisiye okuyanlar mutlak okumalı. Kriminal alanda baya detaylı bir kitap. Çok ince düşünülerek yazılmış ve 10 puanı kesinlikle hak ediyor :)
Severek okudum. 26 yazardan Bi hikaye. Adalet eninde sonunda yerini bulur.

Rosemary. Kocası için kendinden vazgeçen bir kadın. Kocası müzede çalışan bir hırsız. Tabloları çalarak yüksek paralara satıyor. Ve bir gün ortadan kayboluyor. Aradan zaman geçer ve ölü bulunur. Tüm işaretler Rosemary'i katil olarak gösterir ve idama mahkum olur.

Devamını kitaptan okuyunuz. ️ tavsiye edilir.
Hep tek yazardan okumaya alışmışızdır. Kalemini de sevdiysek, diğerlerini de alır okuruz. Bu kez 26 yazarın ortak çalışmasını elimizde tutuyoruz. Hem de en çok satanların yazarları.

"Geç kalmış bir adalet zulümdür." Ancak burada bir zulümden dahi söz edemiyoruz. Bir sanat müzesinde karı koca çalışan çiftin evliliği yolunda gitmiyordur. Buna rağmen eşi yaşanılanlara katlanmaktadır. Çünkü 2 çocukları var. Müzedeki bir davette kocasını yine bir başka kadınla gördükten sonra gözü dönen Rosemary, herkesin ortasında Thomas'a bağırır ve çeker gider. Kocası da peşinden. Bir süre sonra demir giyotin içinde bir ceset bulunur. Yurtdışından müzeye iade edilen bu parçanın içerisine nasıl girdiği bilinmez. İşin gizemli yanı Thomas'tan bilgi alınamıyordur. Rosemary ise çoktan kocasını boşanmayı düşünmüştür.

İşin içindeki dedektif ise ortada bir yanlışlığın olduğunu söyler, hatta bir gazeteci de baskıya taşır bunu. Ancak yargıç ve jüri yargıya varmışlardır ve ceza onlarca adildir. 10 yıl sonraya bir vasiyet bırakır maktül. Ve müzede bir anma töreni yapılır. İşler bundan sonra daha da karmaşıklaşır. Ve o dedektif bu kez yine başroldedir. Sona doğru iyice tırmanışa geçiyor okuma hızı. Peki katilin göz göre gelmesi neyi değiştirecektir? 10 yıldır herkes vicdanını susturmayı bilmiştir. Peki işin iç yüzü gerçekte neydi?

Son bölümleri yazan yazarlar benim de sevdiklerimden. Dolayısıyla kendimi yitirdiğim bölümler de onlarınki oldu. Güzel, akıcı ve keyifliydi
Tam anlamıyla hayal kırıklığı. İsminden mi aldanıp okumaya başladım bilmiyorum ama baladığımı da genelde bitirmek gibi bir huyum var. Hollywood'un ne kadar klişesi varsa bu kitapta toplanmış. Kurgu vasat, edebi herhangi birşey beklemeyin. Sadece akıcı. Bunun yerine Cehennem Silahı serisinden herhangi birini de açıp seyredebilirsiniz. Tekrar bile olsa sıkmaz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Jeffery Deaver
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Glen Ellyn, İllinois , ABD, 6 Mayıs 1950
ABD'li gizem-suç öyküsü yazarıdır. Önce bir muhabir sonrasında ise avukat olarak çalışmıştır. Kemik Koleksiyoncusu (The Bone Collector) ve Bir Bakirenin Mezarı adlı romanları filme uyarlandı. 14 başarılı gerilim romanının yazarı olan Jeffery Deaver'ın kitapları on iki dile çevirldi. Hukukçu olan Deaver, 1990'dan beri tüm vaktini yazarlığa ayırdığı için hukuk mesleğini bırakmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 12 okur beğendi.
  • 328 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 193 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları