Jose Eduardo Agualusa

Jose Eduardo Agualusa

Yazar
7.1/10
75 Kişi
·
167
Okunma
·
3
Beğeni
·
301
Gösterim
Adı:
Jose Eduardo Agualusa
Unvan:
Angolalı Yazar
Doğum:
13 Aralık 1960
Angolalı yazar. Aralarında yedi ülkede bestseller olan Creole'nin de bulundugu yedi kitap yayımlamıştır. Bukalemunlar Kitabı 2007 yılında 'Bağımsız Yabancı Roman Ödülü'nü kazanmıştır.
13 Aralık 1960 (56 yaşında), Haumbo, Portuguese Angola
Pəncərə arxasındakı hər şey məni qorxudur, - içəri soxulan külək , özü ilə gətirdiyi səslər. Ağcaqanadlar və adını belə bilmədiyim minlərlə həşəratlar... Çaya düşən quş kimi burada hər şey mənə yaddır. Küçədən, ya da televizordan qulağıma gələn insan səslərini anlamıram.
Bəzən işıq belə mənə qeyri -adi gəlir.
Həddən artıq gurdur.
Göydəki rənglər çox kəskindir. Təmiz səmada bu rəngləri görə bilməzsiniz.
Çöldəki insanlardansa pişiyim daha doğmadır...
272 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10
Benim için karmaşık başlayan sonrasında çözülen ve en sona geldiğimde ise hayran kaldığım bir kitap oldu ‘unutmanın genel teorisi’.
Angola bağımsızlığı öncesi kardeşine taşınan Ludo’nun,30 yıl boyunca ördüğü duvarın ardına yuva kurmasını anlatıyor yazar.Ama bundan daha da fazlası var.Yolları akıl almaz bir şekilde kesişen karakterler,altı çizilecek pek çok satır..Ludo’nun karalamaları ise ‘neden kabuğunu kıramadığını-kırmadığını’ açıklıyor.
Şu cümlelerde olduğu gibi:
“Onun varlığı her ne kadar bizim sınırlı algımızın çok ötesinde olsa da Tanrı’ya inanmak,kibirli insanlığa inanmaktan daha kolay geliyordu.Uzun yıllar boyunca sırf tembellikten,kendimi inançlı biri kabul ettim.
Tanrı’ya inanmanın yolunun insanlığa inanmaktan geçtiğini son yıllarda anladım.
İnsanlığın olmadığı yerde Tanrı da yok.
Tanrı’ya da insanlığa da inanmamayı sürdürüyorum.”
Ve okuduğum en can acıtıcı cümlelerden biri de bu kitabın içindeydi:
“..annemin kollarından uzakta nasıl çocuk olabilirim?”
272 syf.
·9/10
Unutmanın Genel Teorisi ‘sen bu kitabı seversin' diyen bir arkadaşım sayesinde, editörünün de övgüleri ile elime ulaşır ulaşmaz başladığım ve bittiğinde kendimi boşlukta bulduğum kitap.

Angola'nın bağımsızlık mücadelesi verdiği dönemlerde Ludo kapısının önüne bir duvar örer ve kendisini dört duvarın içine hapseder. Otuz yılı aşkın bir süreyi terasta yetiştirdiklerini yiyerek, kitapları ve eşyaları yakarak, yaşadıklarını önce defterlere sonra da duvarlara yazarak geçirir. Bu süreçte de en yakın arkadaşı Fantasma'dır. Köpeği. Ama işlerin kendisi için nahoş bir hal aldığı bir gün mutfak tezgahında bir kola ve ekmek görür. Sorgulamadan bunları yiyen Ludo ertesi gün daha fazlası ile karşılaşır ve en nihayetinde karşısına bu yiyeceklerin kaynağı olan insan çıkar. Sabalu. Ve Sabalu ile Ludo'nun hikayesini okurken buna paralel olarak bir sürü faklı hikayeyi de okuruz.

Başlarda kitaba adapte olmakta zorlandım. Farklı bir kültür, bilmediğim bir bağımsızlık mücadelesi derken bi baktım yazarın o harika anlatımı sayesinde kendimi kaptırmış gidiyorum. Birbirinden farklı hayatlar, öyle ustalıkla iç içe geçmiş öyle güzel bir araya getirilmiş ki kitap bittiğinde hazmetmem biraz zaman aldı. Bölüm bölüm başka hayatları anlatıp bir yerde birleşeceğinin ipuçlarını verirken bu hikayeleri böylesine güzel bir şekilde bir araya getirmesine insan gıpta ediyor.

Yıllar boyunca süren bir çatışmanın içinden çıkıyor Ludo'nun öyküsü. Sayfalar hüzün dolu fakat her şeye rağmen yaşama arzusunu da görüyoruz o sayfalarda. Her karakterin hikayesi kendi içinde bir hüzün ve bir yaşam barındırıyordu. Yazarın bayıldığım anlatımı sayesinde sayfalardaki bu hüzün bana fazlasıyla geçti diyebilirim. Bir sürü an içime işlese de sanırım içime en çok işleyen anlardan birisi Ludo ile maymun arasında yaşananlardı.

Ludo'nun kendisini böyle bir yalnızlığa mahkum etmesinin sebebi de içime oturdu desem yeridir çünkü kitap bu noktada günümüz problemlerinden birine de ustalıkla değiniyordu.

Ve kitabın en etkileyici yanlarından birisi de Ludo'nun gerçek olması. Yazar Ludo'nun günlüklerinden yola çıkarak onun etrafına farklı hikayeler örerek böyle bir kitap ortaya çıkarmış ve bu roman 2017 Uluslararası Dublin Edebiyat Ödülü’ne layık görülmüş.

Farklı ve doyurucu bir şeyler okumak isterseniz bu kitap tavsiyemdir.
240 syf.
·2 günde·7/10
Esas adamımız Felix, işadamlarına, bakanlara, generallere başka bir deyişle geleceği zaten güvence altında olan insanlara yepyeni geçmişler satarak hayatını kazanıyor. Biz bu hikayeleri evcil hayvanının ağzından ,gekosundan, dinliyoruz. Bir çeşit kertenkele.
Okurken bir an önce bitireyim ve inceleme yazayım diye heyecan duyduğum kitaplardan biri değil. Özgün konusuna ya da almış olduğu “Bağımsız Yabancı Roman” ödülüne aldanıp büyük beklentiler içine girmemeniz için yazıyorum desem daha doğru olur. Tamamen negatif yorumlarda bulunup haksızlık etmek de olmaz, deriiiin derin diyalogları aklımda yer etti. Yine de ben, karakterler arası bağlatıyı pek kuramadığımdan kendimi kaptıramadım. Sıradaki okurlara zihin açıklığı diliyorum =)
272 syf.
·4 günde·8/10
Anqola dəyişir, müstəqilliyini qazanır, əvvəlcə yüksələn kommunizm səsləri, sonra kapitalizmin hökmranlığı, iğtişaşlar, polisdən qaçanlar, insan varlığının heçə sayılması... Bizdən xeyli uzaqda olan ölkədə baş verən hadisələrin nəqli heç də yad gəlmir. Bütün bu xaousun baş verdiyi zamanda Ludu evin qapısına divar hörərək özünü xarici aləmdən ayırıb və yad insanlardan qorunur. Romanın bu hissəsindən sonrakı hadisələr sanki Daniel Defonun "Robinzon Kruzo" əsərini xatırladır. Robinzon Kruzonun təbiət qüvvələrinə qarşı mübarizə əzmi, iradə möhkəmliyi, dözümlülüyü, yaradıcı əməyini eynilə Lududa da görürük. Aclıq insana nələr etdirmir ki? Əminəm, romanı oxuyan oxucular bu suala mütləq gələcəklər...
Yazının devamı: https://www.ceylanmumoglu.com/...ualuza-kas-unudaydim
Bu kadar ödül almış bir kitap.. Neden sıkıldığımı bilmiyorum ama 40 olmadan bıraktım. Nadiren yarım bıraktığım kitap vardır. Bu da onlardan oldu maalesef
272 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Efendim yine işlerden dolayı geç bitirdiğim bir kitapla karşınızdayım Dünya edebiyatına ait kitapları seviyorum. Bu sefer Portekiz edebiyatına dair okudum. Başlık çok dikkat çekici olsada, içerik başlık kadar çekici değildi lâkin ben kitabı beğendim. Portekiz'de yaşanan Karanfil Devrimi ve ardından Angola'nın bağımsızlığı ilan edilirken, bir kadının kendini yaşadığı olaylar neticesinde eve kapattığı ve onun etrafında -eklemeli- olayları anlatan bir kitaptı. Farklı kişilerin konuya eklenmesi benim hoşuma gitti. Her bölümde başka insanları tanıyorsunuz. Ve sonunda o kişiler birleşiyor mu tabii ki bu konu hakkında bilgi vermeyeceğim Roman kahramanın başına gelenler hayli üzücüydü. Kitap çok şahane diyemiyorum fakat kötü de değildi. Bunu özellikle belirtiyorum ki, dönüp de bana söylenmeyin Ben uzun zaman diliminde kesik kesik okuduğum için yorumunu çok iyi yapamadığımı düşünüyorum. Belki siz okuyunca hakkını verirsiniz
272 syf.
Çok ilginç bir romanla daha karşı karşıyayız, dili çok basit akıp gidiyor...Angola'nın bağımsızlık için mücadele ettiği yıllar, travma sahibi bir kadının kendini yaşadığı eve 30 yıl boyunca hapsi, yaşanılan her olayın her şahsın romanın sonunda birbirine bağlanması, karma:) ben sevdim hem kahramanımız Ludo'yu hem de yazar Jose Eduardo Agualusa'nın kalemini... Mutlu okumalar herkes.
240 syf.
·2/10
Bitti !!!

Kitapkurdu bir albino Felix Ventura, güzel bir kadın, gizemli bir yabancı ve esprili tarzda konuşan ve bize bu kitabı anlatan kertenkele...

Felix Ventura sıradışı bir ticaret yapar; o bir bellek satıcısıdır. Geçmişinden memnun olmayan kişilere yeni geçmişler satar. Kertenkelenin ağzından anlatılıyor kitap.

Hayatımda okuduğum en değişik kitap diyebilirdim ama diyemiyorum onun yerine en manasız kitap diyebilirim. Gerçekten tek kelime bile anlamadığım boşuna zaman harcadığım bir kitaptı malesef. Tavsiye etmiyorum. 2/10
272 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
“İyi bir hikayesi olan neredeyse kraldır”
Ludo’ nun ise iyi bir kötü hikayesi var. Kitap oldukça akıcı ve zaman müsaitse bitirilmeden sonlandırılmayacak akıcılıkta. Son zamanlarda okuduğum iyi kitaplardan.
240 syf.
Kitap güzel bir tanıtım yazısı ile sunuluyor. Fakat çevirinin azizligine mi uğramış yoksa orijinal hali böyle mi pek bilmeden olumsuz yargıda bulunacağım. Kitabın başı çok karışık hikayeyi anlatan kim kahraman kimler onlar anlaşılmıyor. Ayrıca kahramanların yaşadığı olayların kahramanları nasıl etkiledigi pek verilememiş. Geçmiş satıcılığı ile sahte evrakci kitap hangisini anlatıyor belli değil. Angola doğumlu birinin kitabını okumak istiyorsanız bir de Borgesi beğeniyorsanız zevkli bir okuma olabilir sizin icin.

Yazarın biyografisi

Adı:
Jose Eduardo Agualusa
Unvan:
Angolalı Yazar
Doğum:
13 Aralık 1960
Angolalı yazar. Aralarında yedi ülkede bestseller olan Creole'nin de bulundugu yedi kitap yayımlamıştır. Bukalemunlar Kitabı 2007 yılında 'Bağımsız Yabancı Roman Ödülü'nü kazanmıştır.
13 Aralık 1960 (56 yaşında), Haumbo, Portuguese Angola

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 167 okur okudu.
  • 11 okur okuyor.
  • 208 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.