Juan Carlos Onetti

Juan Carlos Onetti

6.8/10
5 Kişi
·
16
Okunma
·
0
Beğeni
·
306
Gösterim
Adı:
Juan Carlos Onetti
Unvan:
Uruguaylı Roman ve Öykü Yazarı
Doğum:
Montevideo, Uruguay, 1 Temmuz 1909
Ölüm:
Madrid, İspanya, 30 Mayıs 1994
La vida breve (1950; Kısa Bir Yaşam) adlı romanıyla tanınmış Uruguaylı roman ve öykü yazarı. 1963'te Uruguay'ın ulusal edebiyat ödülünü kazanmıştır.

Bir süre Buenos Aires'te üniversiteye devam edip çeşitli işlerde çalıştıktan sonra yazarlığa yöneldi. Yayımlanan ilk yapıtı olan El pozo (1939; Kuyu) adı novellada, kent yaşamının karmaşası içinde kimseyle iletişim kuramayan bir adamın amaçsız yaşamı çevresinde, 1930'larda Uruguay toplumunda yaşanan bürokratikleşmeyi ve yozlaşmayı anlattı. El pozo'dan başlayarak tüm romanlarında, çağdaş kent yaşamının karamsar dünyasında hayal peşinde koşarken düş kırıklığına uğramış insanların varoluş kaygılarını anlattı.

1943'te Buenos Aires'e yerleşti ve 1955'e değin orada yaşadı; Reuters haber ajansında ve çeşitli yayın organlarında muhabir olarak çalıştı. 1939 ile 1974 arasında Marcha dergisinin yazıişleri müdürlüğünü yaptı. Tierra de nadie (1942; Hiç Kimsenin Ülkesi) adlı romanında hiçbir manevi anlam taşımayan kent yaşamını nihilist bir bakışla ele aldı. Birçok yapıtının geçtiği efsanevi Santa María kentini ilk kez La vida breve'de yarattı. Bu romanında, geçmişte kalmış bir düzeni ve huzuru yeniden bulmaya çalışırken bir başkasının kimliğinde yaşadığını düşleyen bir kahramanı konu alıyordu. Bunu 1951'de, 1940'larda yazılmış öykülerini içeren Un sueño realizado y otros cuentos (Gerçekleşmiş Bir Düş ve Başka Öyküler) izledi.

Onetti 1955'te Montevideo'ya döndü ve iki yıl sonra kentteki belediye kütüphanelerinin müdürlüğüne atandı. El astillero (1961; Tersane) önceki yapıtlarındaki temaları işleyerek Uruguay'ın siyasal ve ekonomik karmaşasını eleştirdi ve gene bürokrasiye saldırdı. Juntacadaveres'de (1964; Cesetlerin Çiftleşmesi) ise masumluğun yok oluşunu ve fahişeliği ele aldı.

Onetti'nin Obras Completas'ı (Bütün Yapıtları) 1970'te yayımlandı. Sonraki yapıtları arasında La muerte y la niña (1973; Ölüm ve Küçük Kız) adlı romanı, Cuentos Completos (1974; Bütün Öyküleri) ve Tiempo de abrazar (1974; İzlenecek Zaman) adlı romanı yer alır. 1939-68 arasında bazı yazarlar ve siyaset adamları üzerine yazdığı makaleleri 1975'te Réquiem por Faulkner (1975; Faulkner'a Ağıt) adlı kitapta toplanmıştır.

1974'ün başında Uruguay'da bazı meslektaşlarıyla birlikte askeri yönetim tarafından siyasal muhalif olarak tutuklandı ve birkaç ay sonra serbest bırakıldı. Karısıyla birlikte Madrid'e sürgüne gitti. Burada da yazarlığa devam eden Onetti, 1979'da Dejemos hablar al viento adlı yeni bir roman yayımladı. 1994'te İspanya'da yaşamını kaybetti ve burada defnedildi.
Hayatta süprizler yoktur, haklısınız; en azından gerçek insanlar için.
Juan Carlos Onetti
Sayfa 99 - Alef
Hayatta süprizler yoktur, bilirsiniz. Bizi şaşırtan şeyler, tam da hayatın anlamını doğrulayan şeylerdir.
Juan Carlos Onetti
Sayfa 99 - Alef
Öyle bir an gelir ki, önemsiz, anlamsız bir olay bizi uyarmaya, her şeyi olduğu gibi görmeye zorlar.
Juan Carlos Onetti
Sayfa 160 - Alef
Olmak üzere olan şeyin daha önce olmasını yeğlerdi, bu kadar ileri gidilmeden; bu zorluğu atlatmasını sağlayacak başka bir karar almış olmayı yeğlerdi.
Fakat seçim şansı tanımıyorlar ki hiç, insan herşey olup bitikten sonra anlıyor başta seçim yapılabileceğini.
Juan Carlos Onetti
Sayfa 78 - Alef
.. hayatın da yaptıklarımızdan ibaret olmadığını düşünüyoruz. Fakat bu bir yalan; hayat tam da bu: hepimizin bildiği ve gördüğü.
"İnançsız olmak böyle bir şey tam anlamıyla; korkunç bir kararlılıkla asla kendine yalan söylemeyeceğine dair kendi başına yavaş yavaş kurduğu bir inanç eksikliği. Bu inançsızlığın içinde, fazla zorlanmadan bastırılmış bir umutsuzluk, doğallıkla, saflıkla sınırlandırılmış, sadece ürettiği ve beslendiği nedene yönelik bir şey vardı; çoktan alıştığı, ezbere bildiği bir çaresizlik. İyileşmenin imkansız olduğuna inanmıyor değil, ama bu iyileşmenin anlamına, yüceliğine inanmıyordu."
Uruguay’lı yazar olan Onetti, E. Galeano’nun oldukça önemsediği yazarlar arasında. Her iki yazarın yaşam (gazeteci olmaları ve sürgün edilmeleri) benzerlikleri dikkat çekici.
Onetti, Buenos Aires’te dolaşırken terk edilmiş bir tersane görüyor ve bu tersanede çalışan birini. İşte O yer ve O kişi Onetti’yi öyle çok etkiliyor ki, bu kitabı, Larsen’nin öyküsünü yazmaya başlıyor.(Kitabın sonunda yazarla ilgili bilgi verilmiş.)
Onetti’nin dilimize ilk çevirisinin yapıldığı ‘Tersane’ kitabı incelenmesi öyle kolay bir kitap olmadı benim için..
Ana karakter Larsen, yıllar önce sürgün edilmişken, batmak üzere olan bir tersaneye genel müdürü olarak geri dönüyor. ve işte bu başlangıç aslında Larsen’nin bildiği/bilmezden geldiği bir son oluyor.
İnsanın yaşarken büründüğü tüm ruh hallerini etraflıca betimlemelerle anlattığı bu kitap, aynı zamanda tüm gerçekliğe karşın insanın kendi kendisinin aldatmasını imgesel bir dille vurguluyor.
Kitabın ben de en ilgi çekici yanı ise merak uyandırması; ya da okuyucu da bir giz bırakması..(Larsen’in geçmişiyle ilgili yaşananlar bilinmemekte)
Ben de Kitabın yorucu bir tarafı da oldu, oldukça yoğun betimlemeler ve fazlasıyla uzun cümleler..
Nihayetin de ‘Tersane’ insan üzerine yazılmış güzel bir eser..
Kitapla Kalın
@birkutukitapcom 'un bu ayki teması "uzaklar" dı ve bu kitapta, kahramanın yaşamından uzakta olmasının yanı sıra hayatının anlatımının da uzaktan olduğunu görüyoruz. Kahramanın öyküsünü uzaklardan, başka zihinlerden okuyoruz. Bitmesini hiç istemedim. O küçük sayfiye kasabasında o adamla ve diğerleriyle birlikte hep yaşamak istedim. Ayrıca yazarın anlatım tekniğini de çok sevdim. Harikaydı, harika
Gelelim kitabın konusuna. Hayatının son günlerini hastalığından kurtulmak için bir kasabada geçirmek zorunda kalır adam. Sevdiklerinden ve sevdiği yaşamdan uzakta, insanlara mesafeli yaşamaya başlamaktadır. Önceki yaşantısıyla tek bağı mektuplardır. Kimseyle konuşup sohbet etmediğinden adamın yaşamının yanı sıra biraz da dedikodular geliyor kulağımıza. Acaba konuşanlar haklı mı? Adam esasen kim? Etrafındakiler kim? Sevdikleri kim? Adama ne olacak? Hepsi bu güzel eserin kelimeler denizinde sizi bekliyor.
"Bir kutu kitap " ın Mayıs ayında gönderdiği kitap. İnce bir kitap ama içindeki cümleler bana ağır ve uzun geldi. Çok sade bir anlatım yok. Konu da çok ilgi çekici gelmedi. Ama yine de okurken sıkıntıdan patladım gibi bir durum da yok.
Yazar sanki kitapta gerekli gördüğü şeyleri anlatmış ve gerisi çok da mühim değil demiş. Kitabı uzun tutmak gibi bir çabaya hiç girmemiş. Mesela kitapta bahsedilen adam hasta. Ama yazar hastalığının ne olduğunu söylememiş. Ben merak ettim açıkçası :)
Neyse okumayı düşünenler olursa konusu, hasta olan bir adamın tedavi görmek için evinden uzakta bir kasabadaki otele gelip yerleşmesiyle o kasaba halkının onunla alakalı yaptığı konuşmalar (dedikodular). Bence konu bu. İçerisinde derin anlamlar olabilir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Juan Carlos Onetti
Unvan:
Uruguaylı Roman ve Öykü Yazarı
Doğum:
Montevideo, Uruguay, 1 Temmuz 1909
Ölüm:
Madrid, İspanya, 30 Mayıs 1994
La vida breve (1950; Kısa Bir Yaşam) adlı romanıyla tanınmış Uruguaylı roman ve öykü yazarı. 1963'te Uruguay'ın ulusal edebiyat ödülünü kazanmıştır.

Bir süre Buenos Aires'te üniversiteye devam edip çeşitli işlerde çalıştıktan sonra yazarlığa yöneldi. Yayımlanan ilk yapıtı olan El pozo (1939; Kuyu) adı novellada, kent yaşamının karmaşası içinde kimseyle iletişim kuramayan bir adamın amaçsız yaşamı çevresinde, 1930'larda Uruguay toplumunda yaşanan bürokratikleşmeyi ve yozlaşmayı anlattı. El pozo'dan başlayarak tüm romanlarında, çağdaş kent yaşamının karamsar dünyasında hayal peşinde koşarken düş kırıklığına uğramış insanların varoluş kaygılarını anlattı.

1943'te Buenos Aires'e yerleşti ve 1955'e değin orada yaşadı; Reuters haber ajansında ve çeşitli yayın organlarında muhabir olarak çalıştı. 1939 ile 1974 arasında Marcha dergisinin yazıişleri müdürlüğünü yaptı. Tierra de nadie (1942; Hiç Kimsenin Ülkesi) adlı romanında hiçbir manevi anlam taşımayan kent yaşamını nihilist bir bakışla ele aldı. Birçok yapıtının geçtiği efsanevi Santa María kentini ilk kez La vida breve'de yarattı. Bu romanında, geçmişte kalmış bir düzeni ve huzuru yeniden bulmaya çalışırken bir başkasının kimliğinde yaşadığını düşleyen bir kahramanı konu alıyordu. Bunu 1951'de, 1940'larda yazılmış öykülerini içeren Un sueño realizado y otros cuentos (Gerçekleşmiş Bir Düş ve Başka Öyküler) izledi.

Onetti 1955'te Montevideo'ya döndü ve iki yıl sonra kentteki belediye kütüphanelerinin müdürlüğüne atandı. El astillero (1961; Tersane) önceki yapıtlarındaki temaları işleyerek Uruguay'ın siyasal ve ekonomik karmaşasını eleştirdi ve gene bürokrasiye saldırdı. Juntacadaveres'de (1964; Cesetlerin Çiftleşmesi) ise masumluğun yok oluşunu ve fahişeliği ele aldı.

Onetti'nin Obras Completas'ı (Bütün Yapıtları) 1970'te yayımlandı. Sonraki yapıtları arasında La muerte y la niña (1973; Ölüm ve Küçük Kız) adlı romanı, Cuentos Completos (1974; Bütün Öyküleri) ve Tiempo de abrazar (1974; İzlenecek Zaman) adlı romanı yer alır. 1939-68 arasında bazı yazarlar ve siyaset adamları üzerine yazdığı makaleleri 1975'te Réquiem por Faulkner (1975; Faulkner'a Ağıt) adlı kitapta toplanmıştır.

1974'ün başında Uruguay'da bazı meslektaşlarıyla birlikte askeri yönetim tarafından siyasal muhalif olarak tutuklandı ve birkaç ay sonra serbest bırakıldı. Karısıyla birlikte Madrid'e sürgüne gitti. Burada da yazarlığa devam eden Onetti, 1979'da Dejemos hablar al viento adlı yeni bir roman yayımladı. 1994'te İspanya'da yaşamını kaybetti ve burada defnedildi.

Yazar istatistikleri

  • 16 okur okudu.
  • 25 okur okuyacak.