Julie Anne Peters

Julie Anne Peters

7.9/10
65 Kişi
·
116
Okunma
·
3
Beğeni
·
339
Gösterim
Adı:
Julie Anne Peters
Unvan:
Roman Yazarı
Doğum:
ABD - New York ,, 16 Ocak 1952
Julie Anne Peters, New York Jamestown'da doğdu. O beş yaşındayken, ailesi Colorado içindeki Denver banliyölerine taşındı. Lisedeyken ebeveynleri boşandı. Üç kardeşi var : Erkek kardeşi John ve iki küçük kız kardeşi Jeanne ile Susan.

Genç yetişkin kurguları sıklıkla lezbiyen karakterlere ve LGBT sorunlarını çözmeye önem verir. Yazmaktan emekliye ayrıldığını duyurdu ve Lies My Girlfriend Told Me (Kız Arkadaşımın Bana Söylediği Yalanlar) onun son romanı olacak. Şimdi tam zamanlı Colorado Okuma Topluluğu için çalışıyor.
"Ama bunun için ruhunu satardın, değil mi? Bir günlüğüne güzel hissetmek için."
İntihar edenlere yardım.. zamanınız geldiyse.. korkutmaz yada caydırmaz..kendi hayatınızı sonlandırmak hakkınızdır..
Gözlerimi kapatınca görebiliyorum. Küvetin dibinde uzanmışım, saçlarım suda dalgalanıyor. Hayatımda ilk kez, güzelim.
Benim içimde neler olduğunu kimse öğrenmedi. Acıların beni nasıl yiyip bitirdiğini. Kimse beni kurtarmadı ya da savunmadı.
İnsaları dış görünüşleriyle yargılamanın da bir zorbalık olduğunu en net biçimde anlatan bir kitap...
Okurken zorlandım çünkü kitapta yapılan hatalara gerçek hayatta belki bizlerde ortağızdır.
Her bireyin okuması gereken bir kitap. Örneğin bir ebeveyin neden okumalı; çocuğuyla arasında öyle bir güven duygusu oluşturmayı öğrenebilmeli ki çocuk ailesinin onu koruyacağına ve inanacağına güvenerek yaşadıklarını kolaylıkla anlatabilsin...
Ve son olarak kitapta geçen bir alıntıyla bitireyim: "HİÇ KİMSENİN, TEKRAR EDİYORUM HİÇ KİMSENİN BİR İNSANI BU KADAR ÜZMEYE HAKKI YOKTUR." (SF:25)
Kitap bıkmış, tükenmiş, umudunu kaybetmiş bir genç kızın intihara giden yolunu işliyor. Açıkçası kendimi yerine koyduğumda asla haksız olmadığını sık sık gördüm. İnsanların dış görünüşü yüzünden böyle ayrımcı, dışlayıcı ve zorba olması çok acı.
İntihar çözüm değildir.
Pes etmeyin.
Kitap gençler için gibi görünüyor ama bence ebeveynlerin de kesinlikle okuması gerekiyor. Çünkü onların empati kurması daha zor. Daelyn'in hikayesi bir şeyleri görmelerini sağlayabilir belki.
Güzel bir kitaptı. Ancak psikolojik baskı çok vardı. Yani okurken canımı sıkan yerleri çok oldu. Psikolojimin az da olsa bozulduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Zorbalikla ilgili yazılmış bir kitap. Okurken çoğu zaman üzüldüm. Ancak intiharın bir çözüm yolu olmadığını anlatıyor. Belki de birçok insan için yardımcı olabilecek bir kitap. Okunmasında yarar var.
Çocukluğundan beri herkes tarafından dışlanan ve zorbalığa uğrayan ve belki de ailesi tarafından bile tam sevilmemiş Daelyn Rice hikayesi..
Birkaç kez intahara teşebbüs etsede her seferinde başarısız olmuştur. .
.
Yaşamaktan, hayatından insanlardan hatta kendinden bile nefret etmiş insanlardan tamamen ümidini kesmiş kimseye ailesine bile güvenemez olmuştur.
Tekrar intihara karar verdiğinde internette “Işığın İçinden” adlı intihar etmek isteyen insanların bulunduğu bir platforma hemen kayıt olur.
Bu şekilde 23 günlük geri sayım başlamış olur.
İntihara karar vermesinin ardından okul çıkışlarında onunla konuşmaya çalışan Santana ile tanışıyoruz. Ben Santana’yı çok sevdim. .
.
Daleyn’la kimse arkadaş olmadı, onu kimse sevmedi,
herkes ondan nefret etti.
Daelyn artık kendi ölümünün günlerini sayıyor.
Tek suçu o ezik şişko ve işe yaramaz. .
.
Kitap çok güzeldi.
Karakterleri ve iç dünyalarındaki çöküntüyü çok güzel anlatmış.
İntihar konulu bir kitap olmasına rağmen çok akıcı ve sürükleyiciydi. .
.
Ama kitabın sonu açık uçlu bitti ve aklımda biraz soru işaretler kaldı.
Bu da güzel bir meraklanma oluyor.
Son bize kalmış gibi..
.
.
.
Bu ay @slytherinlibrary @yoldasimizkitaplar Üçümüz okuduk ve beraber okuyup kitap hakkında konulmak Harika oldu.
Empati kurmayı bilmeyen insanların, çocukları ile arasında güven duygusu eksikliği yaşayan ebeveynlerin kesinlikle okuması gereken bir kitap.
Bu kitabı okurken çoğu kez kitaptaki karakterlere kızdım. Daelyn'e annesi ve babasına çevresindeki karşısındaki kişinin ne hisettiğini önemsemeyen gaddar insanlara çok sinirlendim. Aslında bu kitapta Daelyn'e kızmaya hakkım dahi yok ama... Neyse eğer ki bu kitabı okursanız ne demek istediğimi gayet net bir şekilde anlayacağınıza adım gibi eminim...
Ağır psikoloji-dram içeren bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. Okumanıza değecek bir kitap. Yani en azından ben öyle düşünüyorum...
Kitabı bir günde bitirdim bilmiyorum belki de bunun nedeni akıcı bir dille yazılmış olmasıdır belki de kitapta kendimi görmemden. Bunların hepsini yaşadım diyemem ama bende çoğunu yaşamış birisi olarak söylüyorum, çocukluğumdan beri arkadaş edinmede sorunlarım olmuştur her zaman itilen kakılan dışlanan taraftım. Dalga geçildim. Darp edildim. Ama hiçbir zaman intihar kadar ciddi düşünnedim kendime kalıcı bir zarar vermedim vermem o yaşımda çünkü yaşadığın sürece devam edecek şeylerden birisi de insanların nefreti ve neden kendi şanslarımı tüketeyim ki onlar için. Daha kötüleri de olacak ama bu pes edeceğim de anlamına gelmiyor. Daha büyük dertler olduğunu düşünerek küçük görmeliyim dertlerimizi başka türlü küçülmez. Ve birde şu var o çocuk yaşamak isteyip ölmek zorundayken kızın yaptığı çocukça geliyor peki "Ölümü deli gibi isteyip ölememek mi daha acıdır ölmek istemeyip ölüme mahkum olmak mı?" Ve son olarak burada sen bunu okurken ben ölmüş olacağım başlığına yalışır bir şey göremedim çünkü kitap biri okuyor gibi yazılmış değil herhangi birine bir not da bırakılmamış ve sonu da belirsiz bu şekilde olunca tutarsız bir son olduğunu düşünüyorum. Sonuçta öldüğünden emin değiliz belkide bir kaza oldu ölmedi ya da mucize oldu ve her şey değişti nereden bileceğiz ki? Sonu tatmin etmese de güzel olduğunu düşünüyorum.
Daelyn Rice insanlara güvenmek ister. Fiziksel özellikleri nedeniyle alay edilen, kandırılan ve hor görülen biridir. Etrafındaki insanların bu davranışları yüzünden sürekli intihar girişimlerinde bulunmuştur. Sürekli zorbalıklara maruz kalmıştır. Ailesi bile okula gitmek istemediği halde okula göndermiştir. Anlatımı sade ve sürükleyici bir kitaptı. Kitabın sevmediğim yanı ise sonu çok hızlı geçilmişti ve belirsizdi.
Çok sevdiğiniz bir yakınınızı intihardan kaybettiğinizde bu kitabı okumak zorlaşıyor. Elbette ki herkesin farklı bir derdi, sorunu var..Ama insan merak ediyor neden diye? Cevapsız sorular beynimi fare gibi kemirirken kendimi böyle kitaplar okurken buluyorum. Böyle kitaplarda cevap arıyorum. Bunda beklediğimden fazlasını buldum şimdiye kadar...
Kitabı sindire sindire, anlayarak okumaya çalışıyorum. Bazen öyle cümleler oluyor ki donup kalıyor insan...
Yazarın yaptığı ölüm şekilleri ve etkili-likleri listesi...acı puanlaması...normal bir insan için de okumasi bu kadar zor olabilir mi acaba?? İntiharı çevresinde yaşamamış bir insan için de sayfaları çevirmek bu kadar zor mu acaba?...
Okuyorum ama bitmesini istemiyorum. Duyduklarıma göre mutlu sonla biten bir kitap değil, sanırım öyle olmasını da istemezdim. Öyle olsaydı kendi acılarını dindiren insanlara saygısızlık olmaz mıydı..."depresyondan kurtulmak bu kadar kolay" der gibi...Acı olsa da gerçek bu. Yazarın nasıl yazdığını bilmiyorum, bence böyle cümleler kurmak, karakterin yaşadıklarını yaşamadan mümkün değil. Yine de arka kapakta gülen bir resmi var değil mi? Gülen bir resmi.... Bu kitabı yazdığı için minnettarım..
Vaay bee gerçekten harikaydı yazar duyguyu çok iyi aktardı bir günde bitirdim.Ne dene bilirki sanırım kendime gelmem çok uzun sürecek. Dram temasının hakını veriyor.
Herhalde farklı bir beklenti içinde olduğum için çok sevememiş olabilirim.Çok bayıldığımı söyleyemeyeceğim.Bu kesinlikle yazarın anlatım şeklinden kaynaklanıyor.Psikolojik baskı fazlasıyla baş gösteriyordu.O kadar boğucu,depresif bir anlatımı vardı ki kitabı okurken resmen boğuldum demek yanlış olmaz herhalde.Bu yüzden de okumam uzun sürdü.

Yine de insanların acımasızlığı,zorbalığı,kimsenin yaşadıklarını umursamayışı çok güzel dile getirildiğini düşünüyorum.Bunları yaşayan milyonlarca insan var.Kitaptaki baş karakterimiz de bunlardan biri ve hissettikleri,düşündükleri insanı etkiliyor.Şahsen ben etkilendim.Güzel ve anlamlı cümleler fazlaydı ve hepsinin altı çizili.

Ben fazla sevemedim lakin merak ediyorsanız bir bakın derim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Julie Anne Peters
Unvan:
Roman Yazarı
Doğum:
ABD - New York ,, 16 Ocak 1952
Julie Anne Peters, New York Jamestown'da doğdu. O beş yaşındayken, ailesi Colorado içindeki Denver banliyölerine taşındı. Lisedeyken ebeveynleri boşandı. Üç kardeşi var : Erkek kardeşi John ve iki küçük kız kardeşi Jeanne ile Susan.

Genç yetişkin kurguları sıklıkla lezbiyen karakterlere ve LGBT sorunlarını çözmeye önem verir. Yazmaktan emekliye ayrıldığını duyurdu ve Lies My Girlfriend Told Me (Kız Arkadaşımın Bana Söylediği Yalanlar) onun son romanı olacak. Şimdi tam zamanlı Colorado Okuma Topluluğu için çalışıyor.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 116 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 52 okur okuyacak.