Kafka Okur

Kafka Okur

Dergi
8.8/10
1.547 Kişi
·
5.744
Okunma
·
97
Beğeni
·
1.000
Gösterim
Şiirlerin içinden çıkıp gelen kadınlar vardır.
Öpse şiir, saçını dağıtsa mısra, gülse kıta olur.
"Kitap okumanın zararları da var elbette;
kitap bittiği zaman hayata geri dönüyor
ve mecburen yaşamaya devam ediyorsun."
Kafka Okur
Sayfa 52 - Kaan Murat Yanık - Uzakların Şarkısı
Kendini ifade edebilen, düşündüğünü açıklama cesareti göstetebilen ve "ben bu dayatmayı kabul etmiyorum" diyen kadınlara "GÜÇLÜ KADIN" denir. Onlar, hem hayran hem korkan gözlerle izlenir.
"Çocuklar geleceğimizin güvencesi, yaşama sevincimizdir. Bugünün çocuğunu, yarının büyüğü olarak yetiştirmek hepimizin insanlık görevidir. "

Mustafa Kemal Atatürk
Sonra "İşin mi çocuğun mu?" çıkmazına sokularak bir seçim yapmaya zorlanır ve seçimi ne olursa olsun fütursuzca yargılanır.

Çalışsa kendisine surekli çocugunun ona ne kadar muhtaç olduğu hatırlatılır, çocuğuna bakmayı tercih etse yaşıtlarının hangi kariyerin
doruklarında olduğundan bahsedilir.

Neticede gelinen nokta hep aynıdır; kadın üzülür ve içine döner.
Daha küçük bir çocukken "Kız çocuğu şunu yapmaz, ayıptır, gü­nahtır, çok konuşmaz, sesli gülmez vs" diyerek büyütülür kadın.
Daha tazecik beynine işlenir içinden geldiği gibi davranmaması gerektiği. Öyle ki, hayatı öğrenmek üzere oynadığı oyunlara bile müdahale edilir.
Günümüzün en popüler, en çok okunan ve en çok satan, ismini ve sloganı olan "...ben edebiyattan ibaretim" sözünü Franz Kafka'dan alan Kafkaokur'un ilk sayısında Franz Kafka'yı kapak ve konu edinmesine şaşırmadık tabi.
Peki nerden geliyor bu Kafka aşkı? Tabiki derginin editörü ve kurucusu Gökhan Demir'den. Gökhan Demir dergiden önce blogunda Kafka üzerine yazılar, makaleler ve incelemeler paylaşan bir Kafka sevdalısı.
Derginin bu ilk sayısında da temel olarak Kafka üzerine başta Gökhan Demir olmak üzere yazan yazarlar güzel bir sayı ile edebiyat dünyasına giriş yapmış diyebiliriz. Özellikle Gökhan Demir'in Kafka üzerine yazdığı yazılar, Kafka okumak ve anlamak üzerine yol gösterici ve açıklayıcı olmuş. Dergi yazarlarının şiir ve öyküleri de bulunuyor 64 sayfalık dergide. Özellikle Doğa Durmaz'ın Whiskas sonrası Suikast öyküsü çok hoşuma gitti.
Ayrıca bu dergi benim baştan sona hiçbir yazı, cümle atlamadan okuduğum ilk dergi oldu devamı gelir umarım. Çünkü Cemil Meriç'in de dediği gibi Dergi hür tefekkürün kalesidir.
Evimin yanması sebebiyle giden binden fazla kitap ve biriktirdiğim dergilerimden sonra , dergi okumaya küsmüştüm. Kafkaokur bu inadımı kırmamı sağlayıp takip ettiğim ilk dergi. Gittikçe daha da güzelleşeceğine inanıyorum.
Arkadaş, Audrey Hepburn hayranı ve ben de sinema dünyasındaki ününü biliyorum. Güzelliğini de biliyoruz. 23.sayıyı bu yüzden almıştık. İlk kez Kafkaokur alışımız Audrey'in güzelliği sayesinde oldu. 24'ü de yine bir arkadaş vesilesiyle okumuş oldum. Ben inadına bu dergiye para vermem; şeffaf dosya mı, naylon mu ne diyorlar, çıkaracaksınız onun içinden. Vardır sanırım herkesin bir takıntısı...

Nazan Bekiroğlu'lu sayfalar güzeldi. Anlaşılan kendisi öyle bir yazardır ki, hakkında bahsetmek dahi ismi geçen sayfalara "ruh" katmış. Yoksa ki "ceset" gibi bir dergi. Oysa düzeni, özeniyle tam notluk bir dergi olduğu itiraf edilmeli. Kaan Murat Yanık'ın yazısını görünce çok sevindim. İzdiham'dan biliyorum ve emindim ki ne yazmışsa güzeldir. İnanın bu sayıda okuyacağınız en güzel ve akılda kalıcı yazı bu - "Kokunun İzi".

Nazan Hanım kendisiyle yapılan röpartajda "sanatkarca huzursuzluklarım" diye ifade kullanmış. Eleştirmek istiyorum. Huzur yerine hüzün olmalı. 'Huzur' varsa, 'huzursuzluk' yoktur. Var varsa, yok yoktur örneği gibi. Huzursuzluk, huzuru keşfedene kadar izafi olarak kullanılan - eğer duygusal bir durumdan bahsediyorsak- bir anlayıştır. Huzur bir kez "ele geçince" (doğrusu o biz ele geçirir, fetheder) bir daha çıkmaz. Bu yüzden huzura kavuşmuş kişi için huzursuzluk diye bir anlayış ortadan kalkar. Buradan hareketle anlıyorum ki Nazan Bekiroğlu ya huzuru keşfedememiştir ya da huzurla hüzünü ayıramamıştır. Sanat ve sanatkar(ca) anlayışları yanına 'hüzün' daha yakışır ve uygun olan kelime... Bitti.
Sanırım artık bu dergiyi almayacağım. Bu sondu.
Son 5 - 6 sayıdır şans veriyorum kendimce ama verdiğim paranın ziyan olduğunu düşünüyorum.
İlk sayıdan itibaren dergiyi didik didik okuyan, yazarlarının her birinin sosyal medya hesaplarını inceleyen, begendigi alıntıları deftere tek tek yazan biri olarak bir kaç çift laf söyleme hakkı buluyorum kendimde.
Nerede ilk sayılar nerede son sayılar. Tabi ki bir başlangıç yükseliş ve bunun nihayetinde düşüş olacaktır. Çok satan (en çok) bir dergi olmasına rağmen incelediğim bir çok dergiden daha vahim durumda olduğunu görüyorum.
Gittikçe de ergenlesen bir dergi. Hatta genç yazarlarımız sanki her sayıda aynı şeyleri değiştirip değiştirip yazıyor.
İnanın tek sevdiğim tarafı illüstrasyonlar.
Gençlere okumayı sevdiriyor olabilirsin, ancak artık bana hitap etmiyorsun sevgili Kafkaokur.
Elveda.
https://hizliresim.com/DyJ02o

Nilgün Marmara ..
Derginin kapak sayfasında güzelliğiyle bizleri karşılıyor..

Çok söze gerek yok aslında .. Dergiyi ilk kez bu sayısıyla tanıdım.. Dolu, her sayfası hazine değerinde ..
Ve bizlere birkaç hediyesi var derginin .. 3 kitap ayracı tatlı mı tatlı.. Ve bir tane de "değerli gördüğünüz " kişiye göndermek isteyeceğiniz bir kartpostal ..
Nilgün Marmara'yı yakından tanımak için bile değer dergiyi almak ..
Kafka Okur Dergisi bir süredir dikkatimi çekiyordu ancak elim dergiyi satın almaya hiç gitmemişti. Dergi okuyacağıma kitap okurum diye bakıyordum olaya tamamen. Ancak ne kadar büyük bir yanılgıymış bu! Belki de okuduğum çoğu kitaptan daha zevk alarak okudum. Tam bir edebi şölendi. Nilgün Marmara, öyküler, şarkı önerileri, film önerileri, röportajlar, aforizmalar... Derginin içerisinde yok yoktu.. Söylemeden geçemeyeceğim Intihar Eden Yazarlar kısmını ayrıca büyük bir ilgiyle okudum. Genel olarak dergiyi çok beğendim dolu dolu on numara bir dergi olmuş bence. Bir sonraki sayıyı heyecanla bekliyor olacağım.
İlk defa alıp okudum bu dergiyi. Beğendim de; içeriğini, yazılarını, yazarlarını. Ayrıca güzel ayraçlar da vardı derginin yanında, galiba en çok bu hoşuma gitti :) Ayraç severim.
Sadece dergiyi alıp okula gittiğimde insanların dergiden bir haber olması beni üzdü açıkçası. Bir de yetmezmiş gibi espri yaptılar..yani umarım espriydi. "Sen Kafka mı okuyorsun?"
Ahhh...öldürün beni, öldürün de bitsin şu çilem..
Kafka Okur'dan en güzel sürpriz!

Beni biraz olsun tanıyan bilir Audrey Hepburn’e duyduğum hayranlık ötesi sevgiyi. Yıllar önce varlığı sadece birkaç yerde gördüğüm fotoğraftan ibaretken, farklı insanlar tarafından kendisine benzetildiğimde “Kimmiş yahu bu kadın?” diyerek kendisini ve hayatını araştırdığım Audrey yıllar içerisinde tüm filmlerini izlediğim, hayatımda bulunduğum her yerde benden çok onun varlığının hissedildiği bir ikon haline dönüştü. Benzetilmeyi bir kenara bıraktım, biraz andırıyor bile olmak dünyanın en mutlu insanlarından biri haline getirdi beni bu hayranlıktan sonra. Ölümden sonra bir buluşma olacaksa eğer, yanına koşacağım bir varlık oldu kendisi.

Zerafet kelimesinin somut hali Audrey, tavırları, mimikleri, masum ifadesi, sempatikliği ve asaleti ile konusunun kişiyi tam anlamıyla içine alamadığı filmlerde bile zamanın nasıl geçtiğini anlayamadığımız şekilde akıp gitmesine sebep olacak büyüleyici bir karaktere sahip. Onu izlemek bir rüyaya kapılıp gidiyormuşsunuz hissi uyandırıyor. Sadece dış görünüşüyle değil, aynı zamanda insan sevgisiyle de ön plana çıkan Audrey Hepburn, yıllarını UNICEF’e adayan biri olarak yardımseverliğiyle de gözümde mükemmelin de ötesindedir.

Severek takip ettiğim Kafka Okur bu sayısında Audrey’i konu alarak bana en güzel yılbaşı hediyesini sundu. Onun büyüsüne kapılmışken çevirdiğim sayfalar arasında sinemada Woody Allen, film incelemesinde Charlie Chaplin’in Modern Zamanlar’ına yer verilmesi de bu sayısını iyice taçlandırdı. Küçük şeylerin büyük mutluluğunu yaşadım tertemiz bir yıla girerken.

Audrey Hepburn’un daha önce filmini izlememiş olanlar için: http://unutulmazfilmler.co/...day-roma-tatili.html

Filmi uzun iş, üç dakikalık hipnoz yeter diyenler için: https://youtu.be/ZlsxC9rmqYA
Acının not defteri gibi karşımıza çıkan şiiri yaşam şekli olarak benimsemiş Didem Madak bu sayı da kapak konusu. Yazarın hayatı ve şiirlerini konu alan 11 sayfalık bir ziyafet sizleri bekliyor olacak. Dergiyi hiç almamış okumamış olanlar ama şiir hastası olanlar için hatta şiiri hiç sevmeyenler için bile mutlaka okunması gereken bir yazı. Yeşil yeşil insanın içini açıyor ama okuduğunuz yazılar içinizi acıtıyor. Madak'ın o müthiş hikayesi her zaman umut dolu olmasa da hayatın her devresinde şiirle nefes alıp vermiş bir şair çıkarıyor karşınıza. Nefessiz okudum bazı yerlerini döndüm tekrar okudum. Daha önce şairin iki kitabını okuyup hayran kalmıştım. Kendisine acemi şair diyen hiç bir düzeltme yapmadan dosyalarını gönderen bu müthiş kadının hikayesini mutlaka ama mutlaka okuyun. Dergi zaten dopdolu olduğu için elinizden akıp gidecektir. Son olarak Ailenize bile Madak'ın hikayesi okuması için bence ısrar edin o kadar hayatın içinden.. Sağlıcakla..
Not: Bu bir incelemeden ziyade Nazan Bekiroğlu güzellemesidir.

Uzun zamandır edebiyat dergileri almayı bırakmıştım, aylar önce aldıklarımı da zar zor okuyordum ama bu ayki Kafka Okur'da Nazan hocayı görünce hemen koştum aldım, çarçabuk okudum. Yani öyle çok hayranım ki bu hanımefendiye; dergideki fotoğraflarına bile dakikalarca bakıp zarifliğine, duruluğuna inanamıyorum. Cümlelerinin büyüsünü tebessümünde görüyorum sanki. Bu sayı sayesinde de kendisi hakkında çok güzel yeni şeyler öğrendim, hakkında hazırlanan dosyaya ek olarak bir de röportaj var ve ikisini de çok beğendim, zevkle okudum. Nazan Bekiroğlu'na ufacık da olsa ilgisi olan kim varsa kaçırmamalı bu sayıyı.

Dediğim gibi uzun zamandır almıyordum dergiyi, epey değişiklik olmuş; gerek sayfa düzenlerinde, gerek yazılarda, gerek tarzında. Yazıların da birkaçı dışında hepsi çok güzeldi, özellikle Ezgi Ayvalı'nın "Körebe" isimli anlatısı kesinlikle okunmaya ve üzerine düşünmeye değer diye düşünüyorum.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 97 okur beğendi.
  • 5.744 okur okudu.
  • 204 okur okuyor.
  • 1.116 okur okuyacak.
  • 33 okur yarım bıraktı.