Karen M. McManus

Karen M. McManus

Yazar
7.9/10
339 Kişi
·
704
Okunma
·
13
Beğeni
·
669
Gösterim
Adı:
Karen M. McManus
Unvan:
Roman Yazarı
352 syf.
·6 günde·Beğendi·7/10
Kitap başında biraz sıkılsamda sonraki sayfalarda karekterler beni içine çekti. Özellikle kitabın cümleleri ben de Acaba ne olacak ? Diye düşündürdü. Ki merak varsa sonuna kadar hevesli bir şekilde okudum. Okumanızı tavsiye ediyorum. Karen M. McManus
352 syf.
·1 günde·7/10
Merhaba arkadaşlar .Bu benim bu platformdaki ılk incelemem olduğu için genelde hangi kriterlere göre kitabı değerelendirdiğimi zaman zaman açıklamaya da çalışacağım. Kitaba bugün başladım bugün bitirdim. Ama bu benim için genelde normal bir okuma alışkanlığı olduğu için kitap gerçekten sürükleyici miydi değil miydi sorusuna cevap vermeyeceğim. Bundan sonraki incelemelerimde de kitabın sürükleyici olmasından çok sürükleyiciliği eksik bulursam bu durumu belirteceğim. Olay cezaya kalan , tamamen farklı sosyal çevrelere sahip 5 öğrenciden bir tanesinin - Simon Kelleher'in- ölümüyle başlıyor . Simon dışında kalan bu 4 kişi olayları belirli sıralarda kendi bakış açılarıyla bize anlatıyor ki bu da hiç zorlanmadan olayın içine dahil olmanız bazı yerlerde empati kurmanız konusunda size rahatlık sağlıyor .Belki ondan olsa gerek ben karakterleri sempatik buldum .Olay örgüsüne geleceksek iyidi daha karmaşıklaştırılabilirdi belki . Ilerleyen zamanlarda Simon'un ölümü arkasındaki gerçeği tahmin edebildim fakat sebepleri kendimce yetersiz buldum. Kitabı özelikle gençlik dizileri,filmleri romanları seven okurlara tavsiye ederim.
Şunu da belirtmek isterim ki kitabı okumaya başladığım andan itibaren sürekli aklıma bu aralar netflixte popüleritesini koruyan gençlik dizileri geldi (ölmem için 13 sebep ,riverdale bknz.) Iyi okumalar dilerim
352 syf.
·Puan vermedi
Beş öğrenci, çantalarında nereden geldiği belli olmayan telefonların bulunmasıyla cezaya kalırlar. Çalışkan öğrenci, balo prensesi, sabıkalı öğrenci, beyzbol oyuncusu ve okuldaki dedikoduları paylaşıp herkesin gizli işlerini ortaya çıkaran bu yüzden de sevilmeyen bir öğrenci. Cezaya kaldıkları o gün dedikodu sayfasının sahibi olan Simon, öldü. Geriye şüpheli olan dört öğrenci kaldı...

Birimiz Yalan Söylüyor, okurken keyif aldığım bir kitap oldu. Yazarın, karakterleri ve olayı iyi kurguladığını düşünüyorum. Ama maalesef bir olay dışında her şey beklediğim gibi oldu. Yine de şaşırdığım kısımlar oldu fakat bu bölümler çok azdı.

Okurken keyif alacağınızı düşündüğüm, sıkılmadan okuyacağınız bir kitap:)
352 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Bir solukta okuduğum bu kitap, son zamanlarda okuduğum en güzel kitaplardandı gerçekten. Üstelik yazarın ilk kitabı!
Birbirlerini daha önce yakından tanımamış beş öğrenci, bir gün cezaya kalırlar. İçlerinden "Dedikodu Kazanı" uygulamasını yazan Simon ceza sırasında gizemli bir şekilde ölür. Daha önce dedikodu sayfasında isimleri geçmeyen diğer dört öğrenci bu olayda kurban mıdır, yoksa suçlamaları gerçekten hak ediyorlar mıdır?
Karakterlerin hepsini ayrı ayrı sevdim, bağrıma bastım. Kitap karakterlerin ağzından yazılmış; ama pek eşit davranmamış. Genelde Bronwyn Rojas'ın bölümlerini okuyoruz. Ama karakterler birbirini güzel dengelemişti. Aralarındaki uyum, okurken güzel bir his verdi.
Kitaptaki gizem, kafa patlatacak kadar değil; ama kitap boyunca da var. Sonu, baştan beri tahmin ettiğim şekildeydi; ama sürekli kafamda soru işareti vardı. Yani gizemi korumayı başarmış yazar.
Özellikle son yetmiş sayfa, benim gözümde bu kitabın puanını arttırdı. O ne güzel bir sondu, o ne güzel kitabı ayağa kaldırmaktı.
Kitap 300 küsur sayfa olmasına rağmen genelde boştu sayfalar ve okurken gözü yormayan bir yazı stili vardı. Bak bu en önem verdiğim şeylerden biri.
Kitap gerçekten çok güzeldi, uzun bir zaman öneririm ben bu kitabı
352 syf.
·9/10
Kitaba başladığımda karakterleri tanımadığım için yavaş ilerledi.Fakat maksimum 50-60 sayfa sonra kitap öyle bir ilerledi ki sonunu öğrenmek için elimden bırakmadan okudum.
Kitapta "Bu ne alaka?" diye düşünülen herşey,kitabın sonunda çok garip bir şekilde birbirine bağlı çıkıyor.Anlayacağınız bu kitapta detaylar bir hayli önemli.
Ayrıca,kitabın sonunu tahmin etmek oldukça güç.Kesin denilen şeyler yanlış çıkıyor,olaylar karışıyor,herşey birbirine giriyor...
Kısaca özetlemem gerekir ise kitap gayet akıcı ve güzel.Eğer sizde merak uyandıracak ama aynı zamanda sizi eğlendirecek bir kitap arıyorsanız bu kitabı tercih edebilirsiniz.
Umarım yardımcı olabilmişimdir,iyi okumalar...
352 syf.
·Puan vermedi
Kitap aşırı güzel. Çok iyi tasarlanmış. Simon’un trafik kazasını kasıtlı yaptırdığı kitabı iyice sürükleyici kılmış. Ve bence en güzel kılan özellik de ceza sınıfına kalanların sakladığı sırlar ve katilin beklenmedik çıkması. Nate ve Browny aşkı da kitaba renk katmış.
352 syf.
·5 günde·7/10
Kitap; Bayview lisesinde okuyan 5 öğrencinin (Nate, Simon, Cooper, Addy ve Bronwyn) ceza sınıfına kalması ve Simon'un garip bi şekilde ölmesiyle başlıyor. Diğer dört öğrencinin dilinden okunan kitapta bazı beğenmediğim bölümler oldu ve sonunu da az çok tahmin ettim. Beklentimin altında kaldı diyebilirim.
Belki ben tıbbi gerilim romanları sevdiğim içindir. Polisiye-Gençlik türü sevenler okuyabilirler.


"Herkesin sırları vardır öyle değil mi?"
352 syf.
·Beğendi·6/10
Kitap bir gizem üzerine kurulu. Bir okulda çantasından nereden geldiği bilinmeyen telefonlar çıkan beş öğrenci cezaya kalır. Ceza sırasında aralarından biri ölür. Ve geri kalan dört öğrenci cinayet zanlısı olarak soruşturulmaya başlar. Kitabın konusunu kısaca bu şekilde anlatabilirim. Öncelikle kitap zanlı dört öğrencinin ağzından anlatılıyor. Bu da hikayeyi bütün zanlıların ağzından dinleyip yorumlayabilme şansını veriyor bize. Evet, kitabı dört kişinin ağzından okuyoruz ve hepsinin kendine göre ölen kişi yani Simon'ı öldürmesi için sebepleri olduğunu görüyoruz. Kitap bir polisiye roman olduğu için sonunda şaşırmamız gerekiyordu. Ama ben hiç şaşırmadım. Evet yazar şaşırtıcı bir şey yapmaya çalışmış belli ama becerememiş. Kitabı okuduysanız beni anlarsınız zaten. Kitabı okurken bir polisiye kitabı olduğundan, ortada bir gizem olduğundan olabilecek bütün sonuçları düşünüyorsun -Simon'ın nasıl öldüğünü- ve açıkçası kitabı okurken kitabın sonu benim en başta aklıma gelmişti. Yazar kitabı evirmiş çevirmiş sonunu çok basit bir son yapmış. Hani kitap öyle bir şekilde gidiyor ki ne olabilir yani diyorsun. Ben kitabın sonunu tahmin etmekten yakında şizofren oluyordum. Artık aklıma şizofrenik şeyler gelmeye başlamıştı yani o derece abartmış yazar. Yani böyle bir konu daha az sayfada bitirilebilirmiş. Ama tavsiye eder miyim? Yine de bir okuyun derim belki siz beğenirsiniz :)
352 syf.
·Beğendi·9/10
Kitap gerçekten iyi kurgulanmıştı ve karakterlerin ağzından kitabı okumak ise karakterlere fazla bağlanmama yol açtı. En sevdiğim karakter ise Bronwyn oldu nedense. Daha kitap başlar başlamaz ısındım ve katilin o çıkmasını hiç istemedim. Nate de beğendiğim bir karakter oldu. Simon için ise gerçekten üzüldüm. Ölmesini istemezdim. Ama o ölmeseydi kitabın yazılmasının amacı kalmazdı. Yazarın dili çok akıcıydı, kitap kendini çok hızlı okuttu. Sonuna kadar beğenerek okuduğum bir kitap oldu.

Yazarın biyografisi

Adı:
Karen M. McManus
Unvan:
Roman Yazarı

Yazar istatistikleri

  • 13 okur beğendi.
  • 704 okur okudu.
  • 26 okur okuyor.
  • 340 okur okuyacak.
  • 14 okur yarım bıraktı.