1000Kitap Logosu
Karen M. McManus

Karen M. McManus

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.1
1.047 Kişi
2.190
Okunma
54
Beğeni
1.977
Gösterim
320 syf.
Sadece Ölüler Sır Tutabilir.
Merhabalar. Bugün size “Sadece Ölüler Sır Tutabilir” adlı kitaptan bahsetmek istiyorum. Konusundan başlamam gerekirse; birkaç sebepten ötürü rehabilitasyon merkezinde kalmaya başlayan anneleri yüzünden, hiç gitmedikleri memleketlerine dönen ikiz kardeşlerin o kasabadaki gizemlerle karşılaşmaları ve kendilerini olayların içinde bulmaları diyebilirim. Konusu için bunu yeterli görmeyebilenler olabilir, fakat ben hep polisiye veya gizem içeren kitapların konularını tam olarak öğrenmeme taraftarıyım, bir şekilde gizemlerinin azaldığını düşünüyorum. Kitap başlangıcından beri akıp gidiyor, fazlasıyla sürükleyici ve okuyasınız geliyor sürekli. Özellikle son 150 sayfada sürekli bir şaşkınlık ve kaos içerisindeydim. Yazarın yazımı, olayları birbirine bağlaması olsun, bence gayet başarılıydı. Çevirinin de başarılı olduğunu düşünüyorum. Yazarın okuduğum ikinci kitabıydı, diğer kitaplarının çevrilmesini de dört gözle bekliyorum ve bu yazarın çıkan tüm kitaplarını gözüm kapalı bir şekilde alabilirim. İlk kitabını da sevmiştim, ama bu kitabını daha çok sevdim. Normalde birkaç kişi ağzından yazılan kitapları pek sevmem ama bu yazarın kitaplarında beni rahatsız etmiyor. Buna değinmeden geçmek istemiyorum: kitabın son cümlesi. Tam her şey bitti, sinirim geçti derken o cümleyi okuduktan sonra kitabı rahat bir şekilde kapatamadım. O kadar sinirim bozuldu ki... Zaten sonu da beklemediğim bir şekilde bitti, asla böyle bir şeye ihtimal vermemiştim. Bir ara okudukça sinirden kuduruyordum. Her neyse, arada kafa dağıtmak için böyle kitaplar okumak iyi geliyor. İçinde gençlik, aşk, gizem barındıran bir genç kurgu arıyorsanız bu kitabı kesinlikle öneririm.
Sadece Ölüler Sır Tutabilir
Okuyacaklarıma Ekle
2
26
352 syf.
·
Puan vermedi
kitapyorumu 5/5 ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️ 10/10 ⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️ “Bazı insanlar fazla ileri gidiyorlar,” dedi. “Had diye bir şey var. İnsanlar hadlerini bilmeli.” Birimiz Ölmek Üzere, Birimiz Yalan Söylüyor serisinin ikinci kitabı ama kitabın tamamen bağımsız okunabileceğini düşünüyorum. Çünkü ilk kitapta yaşanan olayları yazar ufak ufak yazarak zaten neler olduğundan bahsediyor. O yüzden ‘ilk kitapta ne oluyor ya anlamadım’ demiyoruz hiç. Tüm olay tamamen farklı karakterler ve farklı bir konu üzerinden yürüyor. Ben şahsen ikinci kitabı çook daha fazla sevdim diyerek sözü alıyor ve konusunu anlatarak başlıyorum. Phoebe, Maeve ve Knox kitabın esas karakterleri ve biz kitabı kahraman bakış açısıyla üçünün gözünden de okuyoruz. Üçü de aynı liseye -Bayview lisesi- gidiyorlar. Bir gün telefonlarına kim olduğu belirsiz birinden doğruluk ya da cesaret oyunu oynamaları için bir mesaj geliyor. Cesareti seçmezlerse eğer korkunç bir sırları açığa çıkacak. İlk olarak Phoebe’nin sırrı açığa çıkıyor ve tüm kaosu başlatan ve ilk domino taşının düşmesine sebep olan olayların başlangıcı da böylece gerçekleşmeye başlıyor. Ardından her şey korkunç bir şekilde ilerliyor… Birimiz Ölmek Üzere benim gözümde genç yetişkin, gizem ve polisiye türündeki en iyi kitaplardan biri. Ben Ashley Elston aşığı bir okur olduğum için, yazarların yazım tarzlarını birbirine inanılmaz benzetiyorum ki düşünün Karen çok daha fazla tanınan ve sevilen bir yazar yurtdışında. Bu türü çok iyi yazabilen, merak unsuru akıcılık ve olayları birleştirme açısından beni memnun edebilen neredeyse hiç yazar yok diyebilirim. O yüzden bu kitabı ben sevdiysem bence herkes sever. Şimdi gelelim karakterlere: Phoebe’ye ve ailesine kanım asla ısınmadı o yüzden üçlü arasından en az sevdiğim karakter Phoebe oldu. Ailede yaşanan tek bir kaybın aileyi bu duruma getirmesini kabul etmiyorum. Parasal açıdan kötü bir durumda olabilirler ama bu kadar birbirine bağlı bir ailenin maneviyat hissini bu derece kaybetmesi bana çok uzak geldi. Kendimle bağdaştıramadım. Maeve’i ise çook sevdim. En sevdiğim karakter oydu. Luis’le aralarında geçen flörtleşmeyi okumak yaşanan bir ton olay varken kitapta nefes almak gibiydi. Knox’a ise nötrüm. Ne sevdim ne sevmedim ama düşüncelerini okumak gerçekten keyifliydi. O yüzden hakkınla ikinci en sevdiğim karakter oldun sevgili Knox. Lafı çok uzatmaya gerek yok bence artık. Gönülden tavsiyemdir. +18 öğe bulunmuyor asla gönül rahatlığı ile alıp okuyabilirsiniz. ️
Birimiz Ölmek Üzere
Okuyacaklarıma Ekle
37
352 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
2021'nin favorilerine beklemediğim bir kitap daha katıldı. Bu Bizim Hikâyemiz'i önceden okumuştum ama kitap bana istediğim etkiyi vermemişti. Benzer konusu olduğu için de Birimiz Yalan Söylüyor'a daha az beklentiyle başladım. Ama o kadar güzel yanılttı ki, o kadar yani... Benim seri kitapları tercih etmekteki en büyük nedenim karakterlerin bize daha iyi işlenmesi. Hiçbir gelişimi ya da hikâyesi olmayan karakterleri sevmiyorum ve çoğu da yazılırken kasıntı duran tiplemelere dönüyor zaten. Ama bu kitapta her bir karakter o kadar güzel işlenmiş ki okurken keşke seri olsaydı dedim. Konusunu; cezaya kalan, birbirleriyle çok da yakın olmayan beş öğrencinin, okulun sevilmeyen ve dedikodu sayfasını yöneterek insanların yaptıklarını ifşa eden Simon'ın nasıl yapıldığı anlaşılmadığı bir şekilde öldürülmesiyle suçun diğer dört öğrencinin üzerine kalması diye özetleyebiliriz. Ama kitap bu şekilde özetlenebilecek ya da klasik bir gizem kitabı, hadi sırları çözelim diyerek okunabilecek bir kitap değil. Karakterlerin hikâyeleri sayesinde bir sürü noktaya parmak basılıyor ve mesaj veriliyor. Özellikle Cooper'ın sahnelerinde o sıkışmışlığı ve bastırılmışlığı yazarın çok güzel hissettirdiğini düşünüyorum. Belki de bu yüzden kitap boyunca favori sahnem Cooper'ın malum sırrı ortaya çıktıktan sonra insanların onunla yemekhanede dalga geçtiği sırada; Nate'in ilk defa yemekhaneye gelerek Cooper'ı savunması, Bronwyn'in dikkatleri tamamen Cooper'dan çekmek için -çaktırmayın gaza geldiği için- Nate'i öpmesi, Addy'nin Cooper'ı masaya getirmesi ve Luis'in de diğerleri gibi Cooper'ı satmayıp onların yanına gelerek oturdukları yer oldu. Katilin kim olduğu konusuna gelirsek, evet kim olduğu sizi şaşırtıyor. Ama benim bu kadar şaşırma sebebim özellikle bir yerde yakaladığımı sandığım ipuçları ile kendimi katilin kim olduğunu bulduğuma dair inandırmam oldu... Baya inanmıştım o kişinin çıkacağına, çıkmadığı için katilin kim olduğundan çok kim olmadığına şaşırdım desek daha doğru olur yani.
Birimiz Yalan Söylüyor
Okuyacaklarıma Ekle
18