Karl Ove Knausgaard

Karl Ove Knausgaard

7.8/10
72 Kişi
·
147
Okunma
·
24
Beğeni
·
2.269
Gösterim
Adı:
Karl Ove Knausgaard
Unvan:
Norveçli Yazar
Doğum:
Oslo, Norveç, 6 Aralık 1968
Norveç Oslo'da doğmuş olan yazar Karl Ove Knausgaard, tüm dünyada edebi bir sarsıntı yaratan Kavgam adlı 6 kitaptan oluşan romanlar serisi ile tanınmaktadır. Kavgam'ın ilk kitabı 2009'da basıldıktan hemen sonra beş milyon nüfuslu Norveçte büyük bir sansasyon yaratarak yarım milyonluk bir satış hacmine ulaşmıştır. Serinin etkileri dalga dalga yayılarak Amerika ve Avrupa'yı derinden sarsmıştır. Kavgam kısa bir süre içinde 22 dile çevrilmiş ve Knausgaard'ı dünyanın en sıradışı edebiyat fenomeni haline getirmiştir. Yazar şu an İsveç Österlen'de yine bir yazar olan eşi Linda Boström Knausgaard ve 4 çocuğu ile birlikte yaşamaktadır.
Odalarda hissettiğim ve beni tedirgin eden şey ölümdü, ölüm derken hayatın sona erme sinden bahsetmiyorum; tıpkı bir taşta, bir bardak suda, bir kitap ta olduğu gibi hayatın eksik olmasından bahsediyorum.
"...bana huzur veren tek şey değişik yerleri, değişik zamanları, değişik kişileriyle kitaplardı, burada ben hiç kimseydim ve hiç kimse ben değildi."
"...eşit olmayan koşullarda doğarız ve hayatın getirdikleri bizi daha eşit kılar. "
Kendimi dünyadan daha büyükmüşüm gibi hissediyordum, her şey sanki içimdeymiş, sanki hedefleyecek başka şey kalmamış gibiydi. İnsanlık küçüktü, tarih küçük, yeryüzü küçük, sonsuz olduğu söylenen evren bile küçüktü. Ben hepsinden büyüktüm. Müthiş bir duyguydu bu, ama beni amaçsız bırakıyordu, çünkü en önemli şey, olacaklara, yapacakla rıma duyduğum istekti; yapmakta ya da yapmış olduklarıma değil.
Mutluluk sanki başka bir yerdeydi, yaptıklarımızda değil, onları birlikte yaptığımız kişilerdeydi.
Evde tek başımayken her odanın kendine has bir karakteri olur du, bana karşı doğrudan bir düşmanlıkları olmamakla birlikte misafirperver de sayılmazlardı.
Önce sıcaklık ve empati ve özlem, sonra sesi büzülüp yanı başıma sokulmak istiyormuş gibi küçük bir şeye dönüştü. Benim sesim mesafe doluydu. Bana yakınlaşmıştı, ve buna ihtiyacım vardı, ama ben ona yakınlaşmadım, yapamadım.
Sosyal medyada tanıtımı çok fazla yapılan bir kitap şu sıralar. Ve okurları da beğenilerini abartılı cümlelerle ifade ediyor. Bu durum insanda bir merak uyandırıyor.

Mekanına uğramadan edemediğim, sohbeti hoş, birikimi aydınlatıcı bir büyüğüme bu kitabın çok popülerleştiğini, bu durumun bende bir önyargıya sebep olduğunu ama içini de çok merak ettiğimi söylediğimde cevabı şaşırtıcı şekilde olumlu oldu. Bana yaşadığım müddetçe bu kitabın ismini duyacağımı söyledi. Ben de başucu kitaplarımın arasına girmeyecek olsa bile hakkında bir fikrimin olması gerektiğini düşünüp aldım.

Kitaba gelirsek;
Okumam üç gün sürdü. Ancak çok fazla zaman ayıramamıştım ben. Dili ve yapısı hızlı okumaya imkan veriyor.

Knausgaard, gençliğinde tutmaya başladığı günlüklerinin de yardımıyla hayatını kaleme almış. Altı ciltlik koca bir kitabın devamına dair merak uyandırmak için hemen ilk kitapta yer yer çocukluğundan, gençliğinden, şimdi'den ve üstelik yazma anından bahsetmiş.

Diyelim çocukluğuna ait bir kesiti anlatıyor, kritik bir noktada şimdi'ye atlıyor. O boşluğun diğer ciltlerde tamamlanacağına dair bir inanç oluşuyor okurda da. Aklına geldiği gibi yazdığını düşünmüyorum, zira hayatını yazarken bir plan üzerinde gitmesi gerek. Yazar sadece kronolojiyi bozarak anlatımı zenginleştirmiş.

Eser, hepimizin yaşadığı sıradan hayatın anlatısı. Kendinizden çok fazla şey bulabiliyorsunuz. Yazarı bazen dürüstlüğü için kutluyor bazen de bu kadar detayın eninde sonunda kurguyla ortaya dökülebileceğini düşünüp sahtekarlıkla suçlayabiliyorsunuz. Ama her yazar bir derecede sahtekar değil midir.. Hatta sahtekarlığı ölçüsünde de başarılı.. :)

Kavgam'ın edebi değeri ciltler tamamlandığında ortaya çıkacak. Şimdiden bir şey söylemek güç. Üstelik zaman geçtikçe ispat edecek bunu.
Kim bilir, ileride dönemin klasiklerinden sayılırsa onu doğduğu zamanlarda okumanın bizler için bir ayrıcalık olduğunu da söyleyebiliriz.
Keyifli okumalar.
Kavgam dan sonra, "Aşık Bir Adam"'da bitti. Karl Ove ile tanışmış olmak benim için gerçekten büyük bir keyif. İlk kitabını yanlış hatırlamıyorsam 8 ay önce bitirdim. Ne oluyor dedim kendi kendime. Yaptığı sadece kendi hayatını anlatmakken, uzun uzun paragraflarda beni bağlayan neydi. İskandinav kültürünü ve coğrafyasını sevdiğimi biliyorum. Çoğunlukla soğuk, kapalı, karlı ya da yağışlı ya da o görünümde buz gibi ülkeler silsilesi. Aynı şekilde insanlarında görünümü aynı. Oldum olası yazları değil, kış aylarını; kapalı, yağışlı ve karlı havaları seviyorum. Kendime daha yakın hissediyorum. Yazar olsaydım kitaplarımı sadece kışın yazardım. Yazın elimi bile sürmezdim. Bu havaların bana verdiği keyif kesinlikle bambaşka.

Aşık Bir Adam biterken Karl Ove diyor ki; umursamamak yedi ölümcül günahtan biri, belki de en büyüğü.. Yaşama karşı en büyük günah olarak görüyor. Ama kendisi bunu tam merkezinde yaşıyor. Katlanmak zorunda olduğu şeylere katlanıyor ama onun dışındaki her şeyi olması gerektiği gibi, buz gibi yaşamında hapsediyor.

İlk kitapta babasının ölümü üzerine, ikinci kitapta ise eşi Linda ile tanışma evresi ve ona olan aşkından yaptıklarını ya da yapmadıklarını, yapmak zorunda kaldıklarını ve yapmak istemediklerini net olarak anlatıyor.

Aslında hayatında en çok istediği şeyler; yazmak, sürekli yazmak, kahve içmek, kitap okumak, bilinçli olarak sarhoş olmak. Kendi içinde bambaşka olmasına karşın, kalabalık ortamda tam bir hayalet. Konuşmamak için kendisine iş yaratan, sırf konuşmamak için sürekli sofraya bir şeyler getiren, güzel yemekler yapan bir aile babası. Misafirleri en iyi şekilde ağırlıyor.

Röportajları veya bir yerlerde konuşmayı sevmiyor. Bunları tam bir aptallık olarak görüyor. Fotoğraf çektirmek ise işkence. Çok yapay.

Kitaplarının satması umurunda bile değil. O sadece kendisi için yazıyor.

Üçüncü ve dördüncü kitap, kitaplıkta okunmayı bekliyor. Hızlı bir şekilde onları tüketmek istemiyorum. Karl Ove bağımlılık yapıyor. Okudukça okuyasın geliyor ve onunla birlikte o anları yeniden yaşıyormuş hissi yaratıyor.

Bir çok noktada birleşiyorum onunla. 3 çocuğu da olsa, eşi de olsa, kitap yazmak zorunda da olsa, hayatının tamamen tek bir odak noktası olmasını kabullenmiyor. Eğer kitap yazmak için zaman bulamıyor ise Linda dan ayrılmak ona daha cazip geliyor. Hayatını kısıtlamayı değil, özgürlüğü seviyor. Asla lüks peşinde değil. Öyle bir yaşam sunmamış kendisine. Olduğu gibi bir adam Karl Ove...

Kitabı önermek için çok şey anlatmak gerek. Çoğu insan Karl Ove ile aynı düşünemez. Hikaye belki değişik gelir ama tam olmaz. Tam olmayınca da o kitap okunmaz.

Kitabı ya da kitapları okuyabilmek için;

*Farklı bir çok görüşe açık olmak gerekiyor,
*Onun fikirlerine katılmamıza gerek yok, yaşamış olduklarınızı, yaşamış oldukları ile önünüze çıkarıyor. Buna hazır olmalısınız,
*Hayata olan bakış açınızı sorgulamanıza neden olacaktır. Ona yakın bir düşünce veya yaşam sürüyorsanız, bir yandan da kendi hayatınızın farklı bir versiyonunu okumak gibi gelecektir,
*Başkalarının fikirlerinin hiç bir öneminin olmadığını size hikayesi ile anlatıyor,
*Bir çok yazar ve kitaptan bahsediyor,

Bu detaylar uzar gider..

Tek yapmanız gereken kendiniz olmak.. Yaptıklarımız ya da yapmadıklarımızla yüzleşmemiz kaçınılmaz bir sondur. Hatırlamak istemediğimiz şeyler, beynimizin bir köşesinde hala saklıdır. Kaçamayız.

Kabullendikten sonra, hayattan keyif almanın bir çok yolunu bulabiliriz..

Yalnız olmak dünyanın en kötü hissi değildir...

Karl Ove der ki; Kalp için hayat basittir: Atabildiği kadar atar, sonra durur.

Hayatın en kısa ve anlamlı tanımı sanırım.

Yaşadığımız her an, aslında son andır

O yüzden A'nı yaşamalıyız..

Nietzsche ne demiştir; Ölümün en güzel yanı, bir daha ölümün olmamasıdır...
Norveçli yazar Knausgaard,6 ciltlik serisinin 3. kitabını da okudum. İlk kitabı Kavgam da,çocukluğunun bir kısmını, babasıyla olan ilişkisini ve onun ölümünü, ilk evliliğini ve ailesini anlatıyor.2. kitap Aşık Bir Adam da ise, yeni ailesini, Linda’ya olan aşkını, çocuklarını, onlara bakmaya çalışmasını, arkadaşlıklarını ve bu arada yazmaya çalışma sürecini anlatıyor. Knausgaard’ın en büyük sorunu yalnızlık, herkes zaman zaman yalnız kalmak ister ama kendini gerçekten yalnız hisseden bir adam. Yalnız kalamadığı zamanlarda fazlasıyla sinirli biri olup, sırf yalnız kalabilmek için sahip olduğu ne varsa elinin tersiyle itebilecek ve sonunu da düşünemeyecek yapıda biri.
3. kitabı Çocukluk Adası’nda ise ortaokula kadar olan süreci anlatıyor. Aşık Bir Adamı okurken ne kadar yalnız olduğunu aslında bunu kendininde istediğini farketmiştim. Bunun sebepleri bu kitabında daha anlaşılır oldu. Karl Ove’un babası disiplinli, düzenli, fazlasıyla sinirli bir adam. Her fırsatta çocuklarına bağırmayı, dövmeyi ihmal etmiyor. Mesela, sofraya oturduklarında sırtları dik ve sadece elleri hareket ediyor, evin içinde koşmak, babalarının izni olmadan televizyon izlemek, karnı acıksa dahi mutfaktan bir şey alıp yemek yasak ve daha bir sürü yasaklar var . Evin içindeki bu hapsolmuşluk hissi dışarı çıktığında özgürlüğe dönüşüyor. Dağlarda, ormanlarda yeni şeyler keşfetmeye çalışıyor, ufak yaramazlıklar yapmaya çalışsa da korkusu ağır basıyor. Karl Ove, büyüdükçe diğerlerinden farklı bir çocuk oluyor, her şeyi ben bilirim havalarında gezmeye başlayınca yavaş yavaş dışlanıyor ve bu süreç onun daha çok içine kapanmasına neden oluyor. Aktif olmaya ,arkadaşlarıyla spora da gitse ,aklına gelenleri söyleyerek dürüstlük yaptığını düşündükçe ve insanları kırdıkça, onlarda onu daha çok kırmaya başlıyor.
Okurken çok üzüldüm, evet aile yapısı bizlere uymuyor ama bir babanın bu kadar gaddar olması ,bir çocuğun büyümesini nasıl etkilediğini ,o insanın gözünden okuyunca daha çok üzülmeme sebep oldu. Bu seriyi okudukça, bu kadar yalın bir şekilde çevresindekiler hakkındaki düşüncelerini paylaşması hem korkutucu hem de heyecan verici. Benim severek okuduğum bir seri, tavsiye ederim.
Bu kitap benim için iyi bir deneyim olacak. Tahmin ediyorum ki her sayfasını okuduğumda diğer sayfalarını okuma hissine kapılacağım. Heyecanlıyım... Edebiyat Dünyasında farklı bir pencereden bakacağım. Harika olacak.
"Kavgam" Karl Ove Knausgaard'ın biyografisi olan bu kitap 6 cilt olarak yayımlanmıştır.Birinci ciltin çevirisi yapılan Kavgam sıkılmadan okuduğum bir kitaptir,gerek kurgusu gerekse betimlemelerde ki yeteneğiyle kesinlikle okunması gereken bir edebi eserdir.İkinci ciltini sabırsızlıkla bekliyorum...
Bu Kavgam başka Kavgam, bu Karl Ove'ın Kavgası.

İskandinav ülkelerini hep sevmişimdir. Her zaman gitme isteği vardır içimde. Bir çok İskandinav yapımı dizi ve film seyrettim, hala da seyrediyorum. Çoğu gizem, gerilim ve polisiye. Ve harika yapımlara imza atıyorlar. Ülkelerin soğukluğu, sürekli kapalı ve grimsi atmosferi beni hep kendine çekiyor. İlk defa iskandinavya kültüründen, Norveçli bir yazarın kitabını okudum. Okurken kitabın içindeydim, kitapta aklımın içindeydi.

Kitap ile ilgili çok fazla şey yazmayacağım. Beni cezbeden yorumlarıydı. Rastgele önüme çıkmıştı.. Normalde yorumlara bakarak kitap aldığınızda hüsran olur. Ama tam tersi oldu. Çalkantılı hayat hikayesinin bir bölümünü okudum. Zira bunun haricinde üç kitap daha var.. Kitabı açtığınızda toplamda 4 sayfa kitap ile ilgili yorum var.. Dünyanın en çok okunan gazetelerinin, dergilerinin, eleştirmenlerinin yazıları..

Karl Ove'ın Kavgası, aslında hepimizin gündelik hayatında yaşadığı kavgalar. Tek farkı, bunu dürüstçe dile getirebilmiş olmasıdır.

Mutlaka okuyunuz, iyi okumalar..
Çok merak ettiğim kitaplardan biriydi. Methini çok duymuştum.

Seride 6 kitap var ve birbirlerinden bağımsız da okunabiliyorlar bildiğim kadarıyla.

Bu yazarı böyle tepeye çıkaran şey adamın açıksözlülüğü diye düşünüyorum ben. Hiçbir şeye, ne akrabalarına, ne komşularına, ne abisine, ne babasına acımamış. Ne düşündüyse ne yaşadıysa yazmış.

He öyle ha deyince bitirebileceğiniz bir kitap değil. Bir noktada sıkıldım ben anlatılanlardan. Çünkü günlük rutinini de anlatıyor, gördüğü rüyayı da anlatıyor, sıradan bir diyaloğu da anlatıyor. O yüzden nereye varacak bunun sonu diyebilirsiniz. Ya da anlattıklarına anlam veremeyebilirsiniz. Hal böyle olunca her okura hitap etmeyecektir.

Bir de en sonda bir nokta var, açıklamamış. Yani merak ettim be sevgili yazar! Her şeyi anlattın da niye o konuyu gizemli bıraktın ki?!
Hayatımda bu derece kötü bir kitap görmedim. Kitabı aldığım dönemde D&R raflarında en çok satanlarda 3. sıradaydı. Bu sıralamanın tamamen ekonomik sebeplerle oluşturulduğunu biliyorum. Sadece farklı bir soluk arayışında olduğum için aldım. Tam bir hayal kırıklığı... Kitaplara kutsallık atfetmem. Kötü olana iyi demek, bunu alıp okuyacak insana saygısızlık olur. Kitap okumaktan soğutur... Uzun süre Dostoyevski eserlerini ilaç niyetine okudum kurtuldum çok şükür.
6 ciltlik serinin 3.kitabı olan Çocukluk Adası, diğer iki kitaba göre (Kavgam, Aşık Bir Adam) daha çok beğendiğim kitap oldu. Çocuk gözünden anlatılan kitapları sevmiş olmam da bunda etken olabilir (gorki-çocukluğum, harper lee-bülbülü öldürmek vs gibi) Karl Ove, belli bir zaman aralığında yazdığı zaman daha başarılı oluyor bence. Aşık Bir Adam bu yüzden biraz sıkmıştı açıkcası. Ancak yazarın şaşırtıcı derecede cesur anlatımı yine bu kitapta da beni en çok etkileyen şeydi. Monokl diğer kitapları çevirdikçe bu seriyi elbette okumaya devam edeceğim. Şiddetle tavsiye ettiğim bir seri değil şimdilik ancak ortalamanın üstünde ve diğer çoğu sıradan kitaba göre gayet de okunabilir. Keyifli okumalar.
Beklentilerim daha yüksekti, dürüst açık yalın bir anlatım ama bazı bölümleri eksik kalmıştı. Örneğin ilk gençliği anlattığı bölüm sonuçlanmadan , hayatının başka bir evresinden devam ediyordu.

Yazarın biyografisi

Adı:
Karl Ove Knausgaard
Unvan:
Norveçli Yazar
Doğum:
Oslo, Norveç, 6 Aralık 1968
Norveç Oslo'da doğmuş olan yazar Karl Ove Knausgaard, tüm dünyada edebi bir sarsıntı yaratan Kavgam adlı 6 kitaptan oluşan romanlar serisi ile tanınmaktadır. Kavgam'ın ilk kitabı 2009'da basıldıktan hemen sonra beş milyon nüfuslu Norveçte büyük bir sansasyon yaratarak yarım milyonluk bir satış hacmine ulaşmıştır. Serinin etkileri dalga dalga yayılarak Amerika ve Avrupa'yı derinden sarsmıştır. Kavgam kısa bir süre içinde 22 dile çevrilmiş ve Knausgaard'ı dünyanın en sıradışı edebiyat fenomeni haline getirmiştir. Yazar şu an İsveç Österlen'de yine bir yazar olan eşi Linda Boström Knausgaard ve 4 çocuğu ile birlikte yaşamaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 24 okur beğendi.
  • 147 okur okudu.
  • 17 okur okuyor.
  • 136 okur okuyacak.
  • 7 okur yarım bıraktı.