Karl Ove Knausgaard

Karl Ove Knausgaard

Yazar
7.9/10
151 Kişi
·
366
Okunma
·
38
Beğeni
·
3501
Gösterim
Adı:
Karl Ove Knausgaard
Unvan:
Norveçli Yazar
Doğum:
Oslo, Norveç, 6 Aralık 1968
Norveç Oslo'da doğmuş olan yazar Karl Ove Knausgaard, tüm dünyada edebi bir sarsıntı yaratan Kavgam adlı 6 kitaptan oluşan romanlar serisi ile tanınmaktadır. Kavgam'ın ilk kitabı 2009'da basıldıktan hemen sonra beş milyon nüfuslu Norveçte büyük bir sansasyon yaratarak yarım milyonluk bir satış hacmine ulaşmıştır. Serinin etkileri dalga dalga yayılarak Amerika ve Avrupa'yı derinden sarsmıştır. Kavgam kısa bir süre içinde 22 dile çevrilmiş ve Knausgaard'ı dünyanın en sıradışı edebiyat fenomeni haline getirmiştir. Yazar şu an İsveç Österlen'de yine bir yazar olan eşi Linda Boström Knausgaard ve 4 çocuğu ile birlikte yaşamaktadır.
"...bana huzur veren tek şey değişik yerleri, değişik zamanları, değişik kişileriyle kitaplardı, burada ben hiç kimseydim ve hiç kimse ben değildi."
(...) zira biçim edebiyatın ön koşuludur. Bu edebiyatın tek yasasıdır: Her şey biçime boyun eğmelidir. Yazının herhangi bir öğesi biçimden daha güçlüyse, örneğin stil, olay örgüsü, tema gibi öğelerden herhangi biri kontrolü ele geçirirse, sonuç zayıf olur. Stil bakımından kuvvetli yazarların böylesine sık kötü kitaplar yazması bu yüzdendir. Sağlam temaları olan yazarların da böylesine sık kötü kitaplar yazması bu yüzdendir. Edebiyatın açığa çıkabilmesi için tema ve stilin kudretinin parçalanması gerekir. İşte bu parçalanıştır "yazmak” dediğimiz şey. Yazmak yaratmaktan ziyade yıkmakla ilgilidir.
492 syf.
·7/10
Sosyal medyada tanıtımı çok fazla yapılan bir kitap şu sıralar. Ve okurları da beğenilerini abartılı cümlelerle ifade ediyor. Bu durum insanda bir merak uyandırıyor.

Mekanına uğramadan edemediğim, sohbeti hoş, birikimi aydınlatıcı bir büyüğüme bu kitabın çok popülerleştiğini, bu durumun bende bir önyargıya sebep olduğunu ama içini de çok merak ettiğimi söylediğimde cevabı şaşırtıcı şekilde olumlu oldu. Bana yaşadığım müddetçe bu kitabın ismini duyacağımı söyledi. Ben de başucu kitaplarımın arasına girmeyecek olsa bile hakkında bir fikrimin olması gerektiğini düşünüp aldım.

Kitaba gelirsek;
Okumam üç gün sürdü. Ancak çok fazla zaman ayıramamıştım ben. Dili ve yapısı hızlı okumaya imkan veriyor.

Knausgaard, gençliğinde tutmaya başladığı günlüklerinin de yardımıyla hayatını kaleme almış. Altı ciltlik koca bir kitabın devamına dair merak uyandırmak için hemen ilk kitapta yer yer çocukluğundan, gençliğinden, şimdi'den ve üstelik yazma anından bahsetmiş.

Diyelim çocukluğuna ait bir kesiti anlatıyor, kritik bir noktada şimdi'ye atlıyor. O boşluğun diğer ciltlerde tamamlanacağına dair bir inanç oluşuyor okurda da. Aklına geldiği gibi yazdığını düşünmüyorum, zira hayatını yazarken bir plan üzerinde gitmesi gerek. Yazar sadece kronolojiyi bozarak anlatımı zenginleştirmiş.

Eser, hepimizin yaşadığı sıradan hayatın anlatısı. Kendinizden çok fazla şey bulabiliyorsunuz. Yazarı bazen dürüstlüğü için kutluyor bazen de bu kadar detayın eninde sonunda kurguyla ortaya dökülebileceğini düşünüp sahtekarlıkla suçlayabiliyorsunuz. Ama her yazar bir derecede sahtekar değil midir.. Hatta sahtekarlığı ölçüsünde de başarılı.. :)

Kavgam'ın edebi değeri ciltler tamamlandığında ortaya çıkacak. Şimdiden bir şey söylemek güç. Üstelik zaman geçtikçe ispat edecek bunu.
Kim bilir, ileride dönemin klasiklerinden sayılırsa onu doğduğu zamanlarda okumanın bizler için bir ayrıcalık olduğunu da söyleyebiliriz.
Keyifli okumalar.
568 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Kavgam dan sonra, "Aşık Bir Adam"'da bitti. Karl Ove ile tanışmış olmak benim için gerçekten büyük bir keyif. İlk kitabını yanlış hatırlamıyorsam 8 ay önce bitirdim. Ne oluyor dedim kendi kendime. Yaptığı sadece kendi hayatını anlatmakken, uzun uzun paragraflarda beni bağlayan neydi. İskandinav kültürünü ve coğrafyasını sevdiğimi biliyorum. Çoğunlukla soğuk, kapalı, karlı ya da yağışlı ya da o görünümde buz gibi ülkeler silsilesi. Aynı şekilde insanlarında görünümü aynı. Oldum olası yazları değil, kış aylarını; kapalı, yağışlı ve karlı havaları seviyorum. Kendime daha yakın hissediyorum. Yazar olsaydım kitaplarımı sadece kışın yazardım. Yazın elimi bile sürmezdim. Bu havaların bana verdiği keyif kesinlikle bambaşka.

Aşık Bir Adam biterken Karl Ove diyor ki; umursamamak yedi ölümcül günahtan biri, belki de en büyüğü.. Yaşama karşı en büyük günah olarak görüyor. Ama kendisi bunu tam merkezinde yaşıyor. Katlanmak zorunda olduğu şeylere katlanıyor ama onun dışındaki her şeyi olması gerektiği gibi, buz gibi yaşamında hapsediyor.

İlk kitapta babasının ölümü üzerine, ikinci kitapta ise eşi Linda ile tanışma evresi ve ona olan aşkından yaptıklarını ya da yapmadıklarını, yapmak zorunda kaldıklarını ve yapmak istemediklerini net olarak anlatıyor.

Aslında hayatında en çok istediği şeyler; yazmak, sürekli yazmak, kahve içmek, kitap okumak, bilinçli olarak sarhoş olmak. Kendi içinde bambaşka olmasına karşın, kalabalık ortamda tam bir hayalet. Konuşmamak için kendisine iş yaratan, sırf konuşmamak için sürekli sofraya bir şeyler getiren, güzel yemekler yapan bir aile babası. Misafirleri en iyi şekilde ağırlıyor.

Röportajları veya bir yerlerde konuşmayı sevmiyor. Bunları tam bir aptallık olarak görüyor. Fotoğraf çektirmek ise işkence. Çok yapay.

Kitaplarının satması umurunda bile değil. O sadece kendisi için yazıyor.

Üçüncü ve dördüncü kitap, kitaplıkta okunmayı bekliyor. Hızlı bir şekilde onları tüketmek istemiyorum. Karl Ove bağımlılık yapıyor. Okudukça okuyasın geliyor ve onunla birlikte o anları yeniden yaşıyormuş hissi yaratıyor.

Bir çok noktada birleşiyorum onunla. 3 çocuğu da olsa, eşi de olsa, kitap yazmak zorunda da olsa, hayatının tamamen tek bir odak noktası olmasını kabullenmiyor. Eğer kitap yazmak için zaman bulamıyor ise Linda dan ayrılmak ona daha cazip geliyor. Hayatını kısıtlamayı değil, özgürlüğü seviyor. Asla lüks peşinde değil. Öyle bir yaşam sunmamış kendisine. Olduğu gibi bir adam Karl Ove...

Kitabı önermek için çok şey anlatmak gerek. Çoğu insan Karl Ove ile aynı düşünemez. Hikaye belki değişik gelir ama tam olmaz. Tam olmayınca da o kitap okunmaz.

Kitabı ya da kitapları okuyabilmek için;

*Farklı bir çok görüşe açık olmak gerekiyor,
*Onun fikirlerine katılmamıza gerek yok, yaşamış olduklarınızı, yaşamış oldukları ile önünüze çıkarıyor. Buna hazır olmalısınız,
*Hayata olan bakış açınızı sorgulamanıza neden olacaktır. Ona yakın bir düşünce veya yaşam sürüyorsanız, bir yandan da kendi hayatınızın farklı bir versiyonunu okumak gibi gelecektir,
*Başkalarının fikirlerinin hiç bir öneminin olmadığını size hikayesi ile anlatıyor,
*Bir çok yazar ve kitaptan bahsediyor,

Bu detaylar uzar gider..

Tek yapmanız gereken kendiniz olmak.. Yaptıklarımız ya da yapmadıklarımızla yüzleşmemiz kaçınılmaz bir sondur. Hatırlamak istemediğimiz şeyler, beynimizin bir köşesinde hala saklıdır. Kaçamayız.

Kabullendikten sonra, hayattan keyif almanın bir çok yolunu bulabiliriz..

Yalnız olmak dünyanın en kötü hissi değildir...

Karl Ove der ki; Kalp için hayat basittir: Atabildiği kadar atar, sonra durur.

Hayatın en kısa ve anlamlı tanımı sanırım.

Yaşadığımız her an, aslında son andır

O yüzden A'nı yaşamalıyız..

Nietzsche ne demiştir; Ölümün en güzel yanı, bir daha ölümün olmamasıdır...
458 syf.
·12 günde·8/10
Norveçli yazar Knausgaard,6 ciltlik serisinin 3. kitabını da okudum. İlk kitabı Kavgam da,çocukluğunun bir kısmını, babasıyla olan ilişkisini ve onun ölümünü, ilk evliliğini ve ailesini anlatıyor.2. kitap Aşık Bir Adam da ise, yeni ailesini, Linda’ya olan aşkını, çocuklarını, onlara bakmaya çalışmasını, arkadaşlıklarını ve bu arada yazmaya çalışma sürecini anlatıyor. Knausgaard’ın en büyük sorunu yalnızlık, herkes zaman zaman yalnız kalmak ister ama kendini gerçekten yalnız hisseden bir adam. Yalnız kalamadığı zamanlarda fazlasıyla sinirli biri olup, sırf yalnız kalabilmek için sahip olduğu ne varsa elinin tersiyle itebilecek ve sonunu da düşünemeyecek yapıda biri.
3. kitabı Çocukluk Adası’nda ise ortaokula kadar olan süreci anlatıyor. Aşık Bir Adamı okurken ne kadar yalnız olduğunu aslında bunu kendininde istediğini farketmiştim. Bunun sebepleri bu kitabında daha anlaşılır oldu. Karl Ove’un babası disiplinli, düzenli, fazlasıyla sinirli bir adam. Her fırsatta çocuklarına bağırmayı, dövmeyi ihmal etmiyor. Mesela, sofraya oturduklarında sırtları dik ve sadece elleri hareket ediyor, evin içinde koşmak, babalarının izni olmadan televizyon izlemek, karnı acıksa dahi mutfaktan bir şey alıp yemek yasak ve daha bir sürü yasaklar var . Evin içindeki bu hapsolmuşluk hissi dışarı çıktığında özgürlüğe dönüşüyor. Dağlarda, ormanlarda yeni şeyler keşfetmeye çalışıyor, ufak yaramazlıklar yapmaya çalışsa da korkusu ağır basıyor. Karl Ove, büyüdükçe diğerlerinden farklı bir çocuk oluyor, her şeyi ben bilirim havalarında gezmeye başlayınca yavaş yavaş dışlanıyor ve bu süreç onun daha çok içine kapanmasına neden oluyor. Aktif olmaya ,arkadaşlarıyla spora da gitse ,aklına gelenleri söyleyerek dürüstlük yaptığını düşündükçe ve insanları kırdıkça, onlarda onu daha çok kırmaya başlıyor.
Okurken çok üzüldüm, evet aile yapısı bizlere uymuyor ama bir babanın bu kadar gaddar olması ,bir çocuğun büyümesini nasıl etkilediğini ,o insanın gözünden okuyunca daha çok üzülmeme sebep oldu. Bu seriyi okudukça, bu kadar yalın bir şekilde çevresindekiler hakkındaki düşüncelerini paylaşması hem korkutucu hem de heyecan verici. Benim severek okuduğum bir seri, tavsiye ederim.
256 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Spoi içerir.Doğmamış çocuğuna mektuplar var ve daha sonrasında çocuğu doğunca da mektupları yazmaya devam ediyor.Felsefe ile mektuplar bir arada.Akıcı ve keyifli bir kitap.Sorgulatırken, farklı bir bakış açısı da katıyor.Tavsiye ederim.Keyifli okumalar.
376 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
“Ad kişinin tüm kimliğini içeren bir torba veya bavul gibi.Öldüğümüzde,kişiliğimize ilişkin tüm duyguları ve düşünceleri içeren bu bavuldan bir şey kalmıyor geri”
.
Sonbahar,kış,ilkbahar,yaz. Sınıf panosunda,yanyana dizilmiş afişleri hatırlayın.Sonbaharda yerlerdeki yaprakları toplayan çocukların,kışta soba üzerindeki kestanelerin,karla kaplı tepelerin gösterildiği..Knausgaard da bu döngüyü anlatıyor aslında, afişlere değil sayfalara döküyor içindekileri.
.
Ellisine yaklaşmış bir adamın dördüncü çocuğunu beklemesiyle başlamıştı sonbahar. O adam biraz şaşkındı,korkusu da vardı elbet.Kışın soğukluğuydu belki içindeki.Bahara gelince yeşeren doğaya tutundu,ağaçları geri kalan pek çok şeyden ilginç buluyordu mesela.Sonra yaz geldi. Beklediği çocuğu iki yaşında oldu bile,yazmaya devam etti,gördü ve gördüklerinin bir parçası da oldu o adam..
Knausgaard,huş ağaçlarını anlattı,salyangozları,yuva’yı,dondurmayı..
Knausgaard bir döngüyü anlattı,hepimizin hayatlarındaki gündelik telaş ve gündelik duruluşları.Gelgitleri,büyük fırtınaları,endişeleri de.
Yazdan sonra sonbahar yine gelecek.Yeşilliğinde dinlendiği ağaçların yaprakları binbir renge bürünecek.
O yine eskiyi anımsayıp yine de yeni zamanın içinde kalmayı başaracak.
.
Buruk bir okumaydı Yaz. Size hiç ağırlık vermeyen,aksine varlığından mutluluk duyduğunuz bir misafiri uğurlamak gibi.
376 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Dörtlemeyi bitirmek istemememe rağmen bitti.Yaz yağmurlarından,kampa,ağaçlardan fıskiyelere birçok şey var.Keyifle okuduğum;bana çok şey katan ve gelseydi tekrardan sevdiren bir seri oldu.Tavsiye ederim.Keyifli okumalar.
568 syf.
·43 günde·Puan vermedi
Karl Ove Knausgaard’ın bütün dünyada çok okunan ve çok tartışılan Kavgam serisinin ikinci kitabı Âşık Bir Adam’ın yorumuyla geldim. Öncelikle serinin kitaplarını ve okunma sırasını yazayım:

Kavgam serisinin okunma sırası:
1. Kavgam
2. Âşık Bir Adam
3. Çocukluk Adası
4. Karanlıkta Dans
5. Bahar Yağmurları
6. Çevrilmedi

Yazar hayatını bu altı kitapta tüm çıplaklığıyla anlatmış. Hani otobiyografi kitaplarında yazar acaba ne kadar dürüst, ne kadar şeffaf diye düşünürüz ya, Karl Ove olabileceği kadar açık. Hatta bazen kendimi yazarın karısı, annesi, dostu vb. yerine koyuyorum da kendi ve benim hakkımda bu kadar açık olmasını istemezdim sanırım.

Âşık Bir Adam’da yazar karısıyla olan ilişkilerini anlatmış. Aşk hikâyelerini okumayı sevdiğim için bu kitabı ilk kitaptan daha çok sevdim ama bazen ben bu kitabı niye okuyorum duygusu yaşamadım değil. Yazarın hayatını öğrenmesem de olur diye düşündüm ama elimde serinin ilk üç kitabı olduğu için hepsini okumaya kadar verdim. Seriye devam edip etmemeye üçüncü kitaptan sonra karar vereceğim.

Yazarın hayranlarının da çok olduğunu ekleyerek seri hakkındaki yorumu size bırakıyorum. Eğer risk almak istemezseniz kitabı kütüphaneden ya da bir arkadaşınızdan ödünç alarak okuyabilirsiniz. Severseniz devamını getirirsiniz.

https://suleuzundere.blogspot.com/...rd-ask-bir-adam.html
492 syf.
·Beğendi·9/10
Bu Kavgam başka Kavgam, bu Karl Ove'ın Kavgası.

İskandinav ülkelerini hep sevmişimdir. Her zaman gitme isteği vardır içimde. Bir çok İskandinav yapımı dizi ve film seyrettim, hala da seyrediyorum. Çoğu gizem, gerilim ve polisiye. Ve harika yapımlara imza atıyorlar. Ülkelerin soğukluğu, sürekli kapalı ve grimsi atmosferi beni hep kendine çekiyor. İlk defa iskandinavya kültüründen, Norveçli bir yazarın kitabını okudum. Okurken kitabın içindeydim, kitapta aklımın içindeydi.

Kitap ile ilgili çok fazla şey yazmayacağım. Beni cezbeden yorumlarıydı. Rastgele önüme çıkmıştı.. Normalde yorumlara bakarak kitap aldığınızda hüsran olur. Ama tam tersi oldu. Çalkantılı hayat hikayesinin bir bölümünü okudum. Zira bunun haricinde üç kitap daha var.. Kitabı açtığınızda toplamda 4 sayfa kitap ile ilgili yorum var.. Dünyanın en çok okunan gazetelerinin, dergilerinin, eleştirmenlerinin yazıları..

Karl Ove'ın Kavgası, aslında hepimizin gündelik hayatında yaşadığı kavgalar. Tek farkı, bunu dürüstçe dile getirebilmiş olmasıdır.

Mutlaka okuyunuz, iyi okumalar..
Bu kitap benim için iyi bir deneyim olacak. Tahmin ediyorum ki her sayfasını okuduğumda diğer sayfalarını okuma hissine kapılacağım. Heyecanlıyım... Edebiyat Dünyasında farklı bir pencereden bakacağım. Harika olacak.
492 syf.
·Beğendi·9/10
"Kavgam" Karl Ove Knausgaard'ın biyografisi olan bu kitap 6 cilt olarak yayımlanmıştır.Birinci ciltin çevirisi yapılan Kavgam sıkılmadan okuduğum bir kitaptir,gerek kurgusu gerekse betimlemelerde ki yeteneğiyle kesinlikle okunması gereken bir edebi eserdir.İkinci ciltini sabırsızlıkla bekliyorum...

Yazarın biyografisi

Adı:
Karl Ove Knausgaard
Unvan:
Norveçli Yazar
Doğum:
Oslo, Norveç, 6 Aralık 1968
Norveç Oslo'da doğmuş olan yazar Karl Ove Knausgaard, tüm dünyada edebi bir sarsıntı yaratan Kavgam adlı 6 kitaptan oluşan romanlar serisi ile tanınmaktadır. Kavgam'ın ilk kitabı 2009'da basıldıktan hemen sonra beş milyon nüfuslu Norveçte büyük bir sansasyon yaratarak yarım milyonluk bir satış hacmine ulaşmıştır. Serinin etkileri dalga dalga yayılarak Amerika ve Avrupa'yı derinden sarsmıştır. Kavgam kısa bir süre içinde 22 dile çevrilmiş ve Knausgaard'ı dünyanın en sıradışı edebiyat fenomeni haline getirmiştir. Yazar şu an İsveç Österlen'de yine bir yazar olan eşi Linda Boström Knausgaard ve 4 çocuğu ile birlikte yaşamaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 38 okur beğendi.
  • 366 okur okudu.
  • 21 okur okuyor.
  • 351 okur okuyacak.
  • 19 okur yarım bıraktı.