Kashif Ahmed Shehzade

Kashif Ahmed Shehzade

8.8/10
6 Kişi
·
10
Okunma
·
0
Beğeni
·
90
Gösterim
Adı:
Kashif Ahmed Shehzade
Unvan:
Yazar
Elçi kendi hayatında Kuran’ın hakkında hüküm vermediği konularda kendi fikirlerine, alışkanlıklarına ve içinde bulunduğu toplumun genel öğretilerine göre davranmış olabilir. Ancak bunlar onun bireysel tercihleridir. Dini bir anlam taşımazlar. Bu yüzden elçi insanlara bu seçimlerini aşılamaya çalışmamıştır.

Allah Kuran’da insanlardan sadece Kuran’a uymalarını istemiştir.
Allah’ın yasası, Evren’de doğa kanunları olarak vücut bulur. Aynı yasa, insan hayatında da bulunur ve orada Allah’ın öğüt ve emirlerine dayanır. Nitekim, Muhammed peygamber, Allah’ın, insan hayatı üzerindeki hükmünün ancak Allah’ın Kitap’ı olan Kuran’daki öğüt ve emirlerle sağlanacağını şu ayetlerde geçen ifadesi ile onaylamıştır:

“Allah size Kitap’ı ayrıntılı kılınmış bir halde indirmişken, Allah’ın dışında bir hüküm koyucu mu arayayım?” (6:114)
Kuran’a bakınca şunu görmekteyiz ki Allah’a ve elçisine itaat iki ayrı kavram değildir. Bu yüzden “Allah’a uymak için Kuran’a, elçiye uymak için ise Kuran dısında başka kitaplara uymalı” görüşü hatalıdır. Kuran ayetlerinin gösterdiği gibi, “Allah ve elçisi” tek bir hukuk ve itaat kaynağına karşılık gelir. Tevbe Suresinde Allah, elçisi aracılığıyla, müşrikler hakkında bir açıklama yapmaktadır:

“Bu, aynı zamanda, Allah ve elçisinden tüm halka, büyük hac günü yayımlanmış bir duyurudur: Allah putperestlerden uzaktır, elçisi de... Tövbe ederseniz sizin için daha iyidir. Dönerseniz, bilin ki siz Allah’ı aciz bırakamazsınız. İnkarcılara acı bir azabı müjdele.” (9:3)

Bu ayetteki duyum insanlara elçi tarafından ulaştırılmıştır ancak ayette bu duyurunun “Allah’ tan ve elçisinden” geldiği ifade edilmektedir. Şurası açıktır ki elçi müşriklere, Allah'ın bu duyurusu dışında bir duyuru yapmamaktadır. Yukarıda bahsedilen duyuru . Allah tarafından hazırlanmış ve elçisi tarafından insanlara ulaştırılmıştır. Bu duyurunun “Allah ve Elçisi'nden geldiğinin söylenmesi gösteriyor ki Allah ve elçisi iki ayrı kural kaynağı değildir. Allah tüm kutsal kuralların kaynağıdır ancak Allah bu kuralları herkese tek tek anlatmayı tercih etmemiş, bir elçi seçerek kutsal mesajını insanlara onun aracılığıyla ulaştırmıştır.
Araf Suresinde peygamber yeni bir vahiy ile gelmediği zaman, inanmayanların ona şu şekilde eleştiride bulunduğunu görüyoruz:

“Onlara bir ayet getirmediğinde, “Onu da şuradan buradan derleseydin ya!’ diye konuşurlar.” (7:203)

Bu ayet açıkça gösteriyor ki peygamberin sıradan konuşmaları ilahi değildir. Eğer peygamberin her söylediği Allah’tan bir vahiy olsaydı, Allah “Onlara bir ayet getirmediğinde...” demezdi. Peygamberin ağzından çıkan her söz Allah’tan bir vahiy olsaydı, inanmayanlar, peygamberin günlük hayatta ağzından çıkanlar ile Allah’tan gelen vahyi birbirinden ayırt edemezlerdi ve yeni bir ayet getirmediği için peygamberi eleştiremezlerdi. Yukarıdaki ayet gösteriyor ki peygamber insanlara vahiy olarak sadece Kuran ayetlerini getirmektedir. Ayetin devamı bu gerçeği daha da açık kılıyor.

“De ki: 'Ben sadece Rabbimden bana vahiy edilene uyuyorum. Bu, Rabbinizden gelen gönül gözleridir, doğruya kılavuzdur, iman eden bir toplum için rahmettir. Kuran okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki, size rahmet edilsin.” (7:203-204)
Kur’an Müslümanlığı diye bir sapıklık çıkmış(!)

Ne kadar acıdır ki İslam dininde böyle bir söylem vardır ve yine ne kadar acıdır ki Allah’ın dininde Allah’ın sözleri yeterli görülmez ve Allah’ın sözlerinin yanına yeni yeni sözler koyulur ve hacılar, hocalar, şeyhler ile evliyâlar kutsal kabul edilir. Kim suçludur ki bu durumda? Kurnazlığa çalışan aklını kullanıp, aklını kabul etmeye adamışları kandıran bu evliyâ, hacı hoca takımı mı, yoksa Kur’an’daki onlarca aklınızı kullanın, düşünün ayetini görmeyip aklını sadece kabul etmek için kullanan kendilerini bu hacı hoca takımının altında gören Müslümanlar mı? Tabii ki ikisi de suçlu. Hamdi Kalyoncu ‘nun dediği kadar basit aslında. Bir kişi sizi eğer ki dünyalık bir şey için dolandırıyorsa bu sadece o dolandırıcı kişinin suçudur ama ahiretinizde dolandırıyorsa bu sadece o kişinin suçu değil, ona inananın da suçudur ( #19760071 ).

Kur’an değiştirilemedi, ekleme veya çıkartma yapılamadı, e ne olacak böyle bir durumda? Tabii ki de farklı kaynaklar dinin içine empoze edilecek ve Kur’an da anlaşılamaz, O’nu anlamak için özel bilgiler, yetenekler vs. gerekir denilecek ve din de birçok şekilde deformasyona uğrayacak. Bunun için kullanılan en belirgin yöntem de şüphesiz Muhammed Peygamber’e söylediği diye kaynaklara geçen hadislerdir, yani Türkçesi sözlerdir. Kimse burada Peygamber dinde söz söyleyemez, onu saf dışı bırakalım, peygambersiz bir Müslümanlık yani bu manaya gelen Kur’an Müslümanlığı savunucusu olalım manasında hareket etmemektedir. İnsanları böyle bir şeye çağırmamaktadır. Tek denilen ise Muhammed Peygamber’in asla ve asla Kur’an’a ters düşen manada konuşmayacağıdır. Unutmayalım bu hadis kitaplarının yazıldığı dönem peygamberin ölümünden ortalama 200 – 300 sene sonrasıdır, bu dönemde ise öyle bir fitne dönemleri olmuştur ki peygamberin torunları öldürülmüş, eşi Aişe ile Ali bu dönem içinde savaşmış hatta sonradan Müslüman olmasına rağmen sonuçta uzun senelerce peygamberin en büyük düşmanlığını yapan Ebu Süfyan’ın soyunun yönetimindeki devletin altında olduğu zamandır.

Bu başarılı kitap da bunları bilmeyen, bilse de düşünüp bu konular ile birbirine bağlamayan kişilerin yaptığı en bilindik savunmalara, en genel iddialara cevap verir nitelikte. Verdiği cevapların en büyük güzelliği ise sadece Kur’an’dan ayetler olması ve ayetler arası kısa kısa yorumların olması. Yani kitap hiçbir şekilde sizi falanca hocaya yönlendirmiyor, filanca şeyhin eserlerini okumanızı istemiyor. Bir Müslümanı Allah’ın kitabı olan Kur’an’a yöneltiyor, Kur’an oku diyor çünkü ilk ayeti de “oku” Kur’an’ın, Kur’an oku diyor çünkü yanlış olarak savunsan da peygamber dini konularda sadece Kur’an’a göre hareket ederdi diyor, Kur’an oku diyor ve bunlar neticesinde de dinin kaynağı olarak Kur’an yeterlidir diyor.

Ama bunları demesi gerekiyor muydu? Ne yazık ki gerekiyor…
Bu kitaba ilk inceleme benden. O yüzden uzun uzun yazıcam ki sizde okuma isteği uyandırsın. Bu tarz kitaplar ilahiyat bölümünü ilgilendiriyor falan diyip kapağına bile bakmayanlar olduğu gibi Kuran tek başına nasıl yetsin canım hadisler icmalar ne olacak diyenlerde bu tarz kitaplardan kaçıyor.Düşüncelerinizin değişmesinden korkuyorsanız düşündüklerinize yeteri kadar inanmıyorsunuz demektir. Hadisleri yazdırmayan bir peygamber ve 4 halife döneminde yakılan hadisler.. Peki neden? Kuran eksik bir kitapsa tamamlayıcısı hadisler ve Peygamberin sünnetiyse neden Kuranda 'Kuranda biz hiçbir şeyi eksik bırakmadık' diye ayet var. Allahın sözünden üstün söz mü bulduk. Peygamberin görevi neydi? Her söylediği vahiy kaynaklımıydı? Size milyonlarca soru sorabilirim bu konu hakkında. Ve şimdi bu soruları ayetlerle tek tek açıklayanı bir kitap karşımızda. Kitabın PDF versiyonu internette mevcut ben hatta PDF okudum. İddialar ve iddiaların çürütülmesi şeklinde ilerliyor kitap. Yazar birçok soru işaretimi giderdi diyebilirim. Fakat. Bazen devede tüy ararcasına ayetlerde kanıt aramış kılı kırk yarmış yazar. İddiaların altındaki ayetleri okumak ve gerisini akıl vicdan ve imana bırakmak en iyisi. Çünkü yazar dediğim gibi bazen zorlamış. Genel olarak çok faydalı bir eser. Tüm müslümanların okuması gereken bir eser. Bize, KURAN YETER diyenlere, peygamberi ve sünnetini inkar ediyorsunuz iftirasını atanlar bizi gerçekten çok yanlış anlıyor ve büyük bir günah işliyor. Bazılarına göre kafir oldum bazılarına göre yahudi. Bu mudur? Sizin inandığınız müslümanlık bu mu yani? Ben gidip cilt cilt hadis kitapları almadım risaleleri ezberleyip kuranı geri plana atmadım, ibnul arabi okumadım diye, sen hocamısın da bileceksin, yaşın kaç daha senin, senin aklın ermez bu işlere diyip kestirip attılar. Bu sorgulama sürecinde çok yardımcı olan müslümanlar, saygıyla fikirlerimi dinleyenler de oldu. Hocasız müslüman olunmaz. İllaki bir tarikata cemaate bağlı olman lazım diyenler de vardı. Bunu oku kuran okumuş sayılırsın dediler. 4444 tane tefriciye oku her istediğin gerçekleşir dediler. Biz insanlar hep böyle değil miyiz? Birde müslüman kimliğimizle sağdan soldan hacıdan hocadan duyduklarımızı sağ sola bağırarak savunmamız.. OKU! ilk emre uyalım bari. OKUYALIM, KURANI,HAKİKATİ. ..''Çünkü sen sadece okuman gerektiğini düşündüğün şeyleri okuyorsun.Sadece sana öğretilmiş sorulara cevap arıyor sadece sana verilen cevaplarla iktifa ediyorsun.Sana böyle öğretilmiş; bunun dışına çıkmak aklına bile gelmiyor.Birilerinin, bir şeyleri her zaman senden daha iyi bildiğine eminsin.O birileri bir şeyler söylese de bir kanaat oluştursam diye adeta ağızlarının içine bakıyorsun. Onlar bir şey söylemeden sana bir soru sorulacak diye ödün kopuyor bazen, suspus oluyorsun.Ama birisinin daha önce verdiği cevap hazırsa onu verebileceğin her soruya balıklama atlıyor, can siparane savunuyorsun dağarcığındakileri.''-SİNAN CANAN Son olarak ben de risale okudum okuyorumda hatta hadisleri okumaya devam ediyorum bunlar Allaha yaklaştıran kuranı okumaya teşvik eden eserler.Eserlerde bir sorun yok zaten, sorun bizde. Bu kitapları ilahlaştırıp kuranı 2. plana atan bizlerde sorun.Kimse kusura bakmasın ramazanda okuyup anlamadığımız arapça kuran ve yarı türkçe yarı arapça ağır tefsirleri okuyarak İslamı anlayamayız. Allah bu kuranı arapça okuyacaksınız demedi. Bu kuran arapça indi dedi. Bilenler tecvidiyle daha güzel okuyabilir, arapça bilenler daha fazla lezzet alabilir ama kusura bakmayın o kuran raflardan inmedikçe, arapça okunup bir şey anlama gayesi değilde sevap kazanma gayesi oldukça, sonra gidip bir takım velilerin yazdığı eserlerden faydalandıkça biz adam olmayız. İslamın bize değil bizim islama ihtiyacımız var. Karşıt görüşleri soruları olanlar buraya yazmasın, ben hoca hacı değilim okuyup araştırın arkadaşlar, ben de insanım benimde hatalarım olabilir. Allah hayırlı ilim versin. İyi okumalar..

Yazarın biyografisi

Adı:
Kashif Ahmed Shehzade
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 10 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 1 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.