Kayahan Demir

Kayahan Demir

6.5/10
37 Kişi
·
69
Okunma
·
5
Beğeni
·
857
Gösterim
Adı:
Kayahan Demir
Unvan:
Türk Öğretmen, Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, Ocak 1988
Ocak 1988’de İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik-Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümlerinden mezuniyetini aldı. Aynı sene aynı üniversitenin “Pedagojik Formasyon” sertifikasına da sahip oldu. 2010 yılında “Vakıflar Genel Müdürlüğü”nün düzenlediği “İstanbul” konulu kompozisyon yarışmasında derece almış olup, 2011 yılında İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Yazılı ve Görsel Sanatlar Kulübü’nü kurmuştur. “Çağdaş Esaret Kampı” isimli kitabı 2012 senesinde, “Korku Kampı” isimli kitabı ise 2013 senesinde yayımlandı. Deneme ve “Fantastik-Korku-Gerilim” türlerinde yazdığı çeşitli yazı ve kısa hikâyeleri, çeşitli e-dergi ve edebiyat dergilerinde yayınlanmıştır. Yazdığı bilimsel çocuk kitaplarının yanı sıra, “Yazarlık” ve “Senaryo ve Film Yapımı” üzerine çeşitli kurumlardan da eğitim almış olup, bazı öykülerini uzun metrajlı film senaryosu haline getirmiştir. Halen çalışmalarına devam eden yazar, çeşitli eğitim kurumlarında öğretmenlik yapmakta ve yaşamını İstanbul’da idame ettirmektedir.
Uyumak istiyordum. Sadece uyumak. Uyumak ve hiçbir şey düşünmemek... En azından şimdilik...
Kayahan Demir
Sayfa 83 - Carpe Diem Kitap
Bazı insanlar yalnız kalmaya mahkûmdur. Ne yaparlarsa yapsınlar bu gerçeği değiştiremezler.
Kayahan Demir
Sayfa 149 - Carpe Diem Kitap
Ama şuna da inanıyordum ki insanoğlunun gözünü hırs bürüdü mü yapamayacağı şey yoktur.
Kayahan Demir
Sayfa 99 - Carpe Diem Kitap
Çok çalışan insanların daha mutlu olduklarına inanmışımdır hep. Daha doğrusu çok çalışan biri tasalanmaya vakit bulamaz.
Kayahan Demir
Sayfa 39 - Carpe Diem Kitap
Kitap ismini, içeriğinde olan radyo programından alıyor. Radyo programı sunucusu olmak isteyen bir üniversiteli genç, arkadaşının ona bulduğu staj yerine gidiyor ve olaylar başlıyor. Her geceki programda başında esrarengiz bir olay geçmiş kişi konuk oluyor ve gencin belirlediği fon müzik eşliğinde anlatmaya başlıyor.

Kitap açıkçası hiç de ürkütücü gelmedi. Bence daha çarpıcı şeyler yazılabilirdi. Hemen herkesten duyabileceğimiz ve artık benim için eskimiş olan tarzlarda öyküler vardı içerisinde. Sıradan bir kitap okurmuş gibi hissettim. Bir gerilim romanından etkilenmezsek neden bu kategoriye girer ki?

Benim için Korku-gerilim kitabına girmeyen, dili basit, betimlemeleri az bir kitap oldu. Tek artısı, 256 sayfayı okurken kitabın çabuk akması oldu.

Onun dışında Korku-gerilim okumak isteyenlere tavsiye etmiyorum.

Ama ben çok korkarım, basit şeyler benim korkmam için yeterli diyorsanız tavsiye edebilirim.

Seçim sizlere kalmış.
Yine tesadüfen elime geçen bir kitap. Aslında bu tarz kitapları okumayı pek sevmiyorum belki de okumadığım ve korktuğum için şu an pek bilmiyorum. Filmleri de izlemem zaten. Sonra etkisinden çıkamıyorum.
Kitapta anlatılanlar beni baya bir etkisi altına aldı okurken ama kitabın kapağını kapattığımda kısmen de olsa etkisinden çıkabildim. Farklı bir hikayesi vardı size burda spoiler vermeyeceğim. Merak eden tanıtım bültenini okuyabilir. Kitap farklı bir hikayenin dışında farklı olarak bazı sayfalarda QR kodlar bulunuyordu. Tabi korkudan izleyemedim ama olsun kitap çok güzeldi.
Bugün yine kitapların arasında kendimi kaybettim ve yazarın başka bir kitabı buldum. ^_^ Okumak için can atıyorum :))
Bunları yazarken kitapta anlatılanlar gözümün önüne geliyor bu gece de uyku yok bana maalesef. :(((
Keyifli okumalar dilerim.
Dikkat spoiler içerir.
İstanbul Üniversitesi Astronomi bölümü öğrencilerinden 25 kişilik bir ekip Urfa'ya doğru yola çıkarlar. Burada eski Harran Üniversitesi yakınlarında çadır kuracak ve gözlem yapacaktır. Bu ekipten Mete, Mustafa, Günay ve Mehtap ekipten kaçar ve harabe bir eve girerler. Söylentiye göre bu evin yanında sadece akşamları görünen bir mezarlık vardır ve adı da Kefensizler Mezarlığı'dır. Mete bir günlük bulur ve okumaya başlar. Nurgül adında bir eşi, Ayhan ve Gökhan adında iki oğlu olan bu adamın bu evde ve mezarlıkta yaşadıklarını okurken kanları çekilir. Ayhan'ın ölümü ve mezarlıkta kefen gömerek edilen dilekler... Ancak olayı bilen hala bir kaç kişi vardır. Acaba Mete ve arkadaşları tehlikede midir? Erkan Hoca onları bulduğunda ne olacaktır? Gökhan Ayhan'ı diriltmek için geri mi dönmüştür? Keyifle okunan bir roman. Ayrıca kitap sayfalarında QR kodları ile korkunç videoları izlemek mümkün.
Dikkat spoiler içerir.
Merih Tufan, karısının öldüğü trafik kazasından sonra beyninde hasar oluşan ve elleri titrediği için mesleğini yapamayacak bir ressamdır. Bir gün evde otururken bir olan görür ve yeteneğini geri kazanmak için bir kursa gider. Kursun yetkilisi ressama bir kaç CD ve Ölüm Şifresi adında bir kitap verir. Merih CD'deki resimlere baktıkça elinin titremesi geçer ve yeniden resim yapmaya başlayarak baya meşhur olur. Ancak bunun bir de bedeli olacaktır. Geceleri kabuslar görmeye başlar. Ayrıca uykusunda çizdiği bazı resimlerde bazı insanların ölümünü çizmekte ve resimdeki tarihte o insanlar gerçekten ölmektedir. Bu işi araştıran Merih arkadaşları Deniz ve Merthan sayesinde subluminal mesajlar, kriptoloji ve 25. Kare kavramlarını öğrenir ve başındaki belanın boyutunu farkeder. Kendisi bir ceset ressamıdır ve okuduğu kitap aslında kendi hayatıdır. Eda da bu yeteneğe sahip olduğu için ölürken kendisine bu yeteneği verip kazayı kasıtlı yapmıştır. Kişinin bu yeteneği sevdiği birine vermesi ve öyle ölmesi gerekmektedir. Bu yüzden ressamın intihar girişimleri sonuçsuz kalmıştır. Acaba Merih ne yapacaktır? Yeteneğini kime devredecektir? Ya da ölmemeyi mi tercih edecektir? Keyifle okunan bir roman.
Kitap cok guzel hatta korku var .en begendigim kitap bu zaten bende bunu ariyordum fakat kitapda cok korku yerler var okumanizi tavsiye edebilirim lutfen bu kitabi okuyun ve takip edin
Gerçekten çok güzel. Tabiki korku ve gerilim kitapları okumayı sevenler için muazzam bir kitap. Ben bu kitabı arkadaşımdan aldım ve iyi ki almışım. SÜPER!!!
Güzel bir kitap şimdi okumaya başlayacağım biraz inceledim korkuç görülüyor ama okumadan bilemeyiz. Sizde okumaya başlaya bilirsiniz kefensizler mezarlığı
Nasıl biteceğini en başında anladığınız kitaplar vardır ya bu kitap da onlardan biri. Agatha Christie ve Sherlock hayranı olarak bu tarz kitapları okumayı, okurken zihnimi canlı tutup kitabın beni içine çekmesini, tahmin yürütmeyi severim. Ancak ilk 50 sayfada sonunu tahmin edebilmek kitabı okurken heyecan vermedi. Bir de anlatım tarzı ve kullanılan dil sanki çocuk kitabı okuyormuşum izlenimini verdi. Kötü bir kitap değil, boş zamanınız varsa okuyarak değerlendirebilirsiniz.
Kayahan Demir'den okuduğum ilk kitaptı. Sayfalarının siyah olması bende çok büyük heves oluşturmuştu fakat sayfaları siyahtan çok gri renkte. İnternetten araştırmalarım sonucu bâyâ(!?) korkunç hikayeler barındıran bir kitap olduğunu görmüştüm. Hikayeler oldukça masalımsıydı. Gece okumama rağmen hiçbir etkisi de olmadı. 13 yaşından büyüklere tavsiye edebileceğim bir kitap olmadı. Yani yaş sınırı açısından düşük bir kitap. Kitabı yarım bırakmak olmaz diyerek hemen okuyayım da bitsin mantığıyla okudum ve bitirdim. Kitap 12 hikayeden oluşuyor ve hatırladığım kadarıyla "Etli Çökelez" hikayesi gerçek bir olaydan kurgulanmıştı. Önerebileceğim bir kitap olmadı..
Ölüm Şifresini kitap fuarından almıştım ve hiç bilmediğim bir yazar olduğundan sürekli okumak için erteliyordum ama arkadaşlarım da "Oku çok güzel"dediklerinden dolayı "Okuyayım bari"dedim.İyi ki başlamışım hiç pişman değilim ve korku gerilim türündeki en sevdiğim kitap diyebilirim.Kitabı okuduktan sonra bir müddet kendinize gelemiyorsunuz.Ben kitabı çok beğendim sizin de beğeneceğinizi düşünüyorum, bence bir şans verebilirsiniz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Kayahan Demir
Unvan:
Türk Öğretmen, Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, Ocak 1988
Ocak 1988’de İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik-Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümlerinden mezuniyetini aldı. Aynı sene aynı üniversitenin “Pedagojik Formasyon” sertifikasına da sahip oldu. 2010 yılında “Vakıflar Genel Müdürlüğü”nün düzenlediği “İstanbul” konulu kompozisyon yarışmasında derece almış olup, 2011 yılında İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Yazılı ve Görsel Sanatlar Kulübü’nü kurmuştur. “Çağdaş Esaret Kampı” isimli kitabı 2012 senesinde, “Korku Kampı” isimli kitabı ise 2013 senesinde yayımlandı. Deneme ve “Fantastik-Korku-Gerilim” türlerinde yazdığı çeşitli yazı ve kısa hikâyeleri, çeşitli e-dergi ve edebiyat dergilerinde yayınlanmıştır. Yazdığı bilimsel çocuk kitaplarının yanı sıra, “Yazarlık” ve “Senaryo ve Film Yapımı” üzerine çeşitli kurumlardan da eğitim almış olup, bazı öykülerini uzun metrajlı film senaryosu haline getirmiştir. Halen çalışmalarına devam eden yazar, çeşitli eğitim kurumlarında öğretmenlik yapmakta ve yaşamını İstanbul’da idame ettirmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 69 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 50 okur okuyacak.