Kayuş Çalıkman Gavrilof

Kayuş Çalıkman Gavrilof

Çevirmen
6.7/10
3 Kişi
·
14
Okunma
·
0
Beğeni
·
3
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
320 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Öncelikle şunu ifade edeyim ki bu kitap, bir anı kitabı. Yazarın gördüklerini tamamen kendi açısından yazıya ustaca döktüğü bir kitap.

Kitapta yazar bizi, 1909 yılında Adana ve çevresinde meydana gelen ve çoğunluğu Ermeni ahaliden olmak üzere binlerce ( ortak olan görüş 25-30 bin arası ) insanın ölümüyle sonlanan ve arkasında yine binlerce dul, yetim ve evsiz insan bırakan olayların hemen sonrasına götürüyor.

Yazar olayların sonrasında, Ermeni yetimlerin toplanarak , yetimhanelere yerleştirilmesiyle görevli bir heyetin üyesi olarak bölgeye gelir. Bölgenin o dönemdeki dramatik durumu, fiziki ve coğrafi yapısı hakkındaki gözlemlerini ve sağ kurtulanların ağzından dinlediği dramatik olayları, tam bir uyum içerisinde kaleme alarak bizlere aktarmaktadır. Tabii ki heyet, görevi gereği sadece Ermeni ahali ile görüşüp, onların bulunduğu bölgelere gittiğinden dolayı kitapta sadece Ermenilerin yaşadığı dram bize anlatılmaktadır. Ve yine olaylar bir Ermeni görevlinin gözünden bakılarak bize yansıtılmaktadır. Bölgedeki Türk,Kürt,Çerkez yani Müslüman ahalinin yaşadıkları bu kitapta yer almamaktadır.

Sonuç olarak : Ben, bu kitabı, binlerce insanın ölümüne sebep olmuş, binlerce insanın da hayatını direk olarak olumsuz yönde etkilemiş olan tarihteki böylesine büyük ve dramatik bir olaylar zincirine, sadece insani duygularla veya farklı bir bakış açısından bakmak isteyenlerin okuyabileceği bir kitap olarak değerlendiriyorum.
320 syf.
Normalde böyle hassas bir konu hakkında yorum yapmak istemezdim ama bu konu hakkında yazılmış bir inceleme olmadığı için okuyacaklar açısından olumlu/olumsuz katkı sağlayacağını düşünerek bir iki şey söylemek istiyorum.

Zabel Yesayan, 1909 Adana olaylarında orada bulunmuş tek kadın Ermeni aydını olduğu söyleniyor. Kitap bir hatırât/anı türünde yazılmış, gerçek olaylardan esinlenmesine karşın tarihsel gerçeklerden çarpıtılmış; olayları temel bazda sadece kendi kimliği açısından ele alınmış olduğunu görüyoruz.

"Ben Osmanlıyım, birçok sevdiğim komşum Türk" dese de birçok kez çuvaldız karşı tarafa batırılmış. Yani olaylara tarafsız olan biri dahi kitapta gizli bir baskın taraftarlık olduğunu görecektir.

Müverrih değilim, bu konuda derin akademik bilgilere de sahip değilim. Sadece şunun farkındayım, karşılıklı acılar yaşanmış; mukâteleler olmuş.

Hırsların ve cahilliğin cereyan ettiği Çukurova toprakları kanla sulanmış, konu dışında kalan birçok Türk ve Ermeni ailelerin mağdur olduğu görülmüş. Ve yaşanan bu olaylar sonrasında yine mağdurları koruyan kollayan "Osmanlı" olmuş; birçok hârb divanları kurulmuş, mağdurlar dinlenmiş ve yetimler konusunda Patrikhane ile ortaklaşa yetimhanelerin kurulması ve düzenden sorumlu olması için heyetler atanmıştır.

Yazarımız da bu heyetle birlikte İstanbul'dan Adana'ya gidip yetim kalan çocuklar için düzenden sorumlu olmuştur.
Kitap sonunda kendilerince uygun gördükleri bazı belgeler ve fotoğraflar da mevcuttur. Elbette yazarın kimliğinden ötürü kendilerini genel olarak TEK "mağdur" olarak tanımlamalarından dolayı, Türklere karşı mağdurların ağzından nefret söylemleriyle de sık sık karşılaşacağız kitapta.

SADECE, okuduğunu anlayıp, sorgulama yetisine sahip olan kişilerin okumasında bir zarar göremiyorum.

(Aksinin nelere mâl olabileceğini biliyoruz artık. )

Tarihçiler için de özellikle savunup/anti-tez oluşturabilmeleri için bir kaynak olabileceğini düşünüyorum. Zira Cemal Paşa'nın ifadeleriyle Zabel Hanımın ifadeleri örtüşmüyor.

İyi okumalar
320 syf.
·7 günde·Puan vermedi
"Ağlasın Ermeniler zalim kıyıma,
Çöle döndü, görkemli Adana."
Nasıl anlatsam bu tanıklığı bilemiyorum. Nasıl bir cümle kursam ki yaşanılanları özetleyebilsem? Ben anlatamam, siz okuyun.

Yazarın biyografisi

Adı:
Kayuş Çalıkman Gavrilof

Yazar istatistikleri

  • 14 okur okudu.
  • 21 okur okuyacak.