Kerem Yeğin

Kerem Yeğin

Tasarımcı
7.1/10
9 Kişi
·
36
Okunma
·
0
Beğeni
·
46
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
247 syf.
·Beğendi·10/10
1461'den sonra kademe kademe Rum halkının şehir surları dışlarına göçmek durumunda kalması, en son kale surlarının içinde neredeyse hiç 'Rum' kalmaması çok uzun zaman alan bir olay. Fakat burada yazarın dikkat çektiği nokta:kaç kişi din değiştirip Müslüman olarak tekrar şehir surları içerisine taşınmaya başladı? Bugün kendi aralarında balkondan balkona Rumca konuşurken sokaktan geçen birini görünce kırık bir Türkçe'ye dönen teyzeler bu nüfustandır. Müslüman Rum diye bir şey var. Ama ilginçtir ki, bizim milli anlatılarımıza göre böyle bir şey mümkün olamayacağından, bu teyzeler Maraş'tan, Konya'dan, Kayseri'den geldiklerini iddia ederler. Ki evet, Türkleştirme maksadıyla cumhuriyetten sonra pek çok aile getirilmiştir bu şehirlerden. Fakat yine ilginç olan şudur ki bu ailelerin önemli bir kısmı da iklim ve coğrafi koşullara ayak uyduramayıp geri dönmüşlerdir. Yani gelen tek Maraşlı imam da tas tarak toplayıp ailesiyle dönmesine rağmen, Trabzon halkı Maraşlı olmakta özellikle diretmektedir. Korku başa beladır (Kişisel gözlemlerimi bir sene Trabzon'da yaşadığım dönemden hareketle ekliyorum ve bu kitabı okuduktan iki sene sonra Trabzon'a taşınmamın bende pek çok mantıksız görünen durumu bir nebze olsun mantığa oturtmayı sağlamış bulunduğunu görüyorum. Bir toplumu anlayabilmek öyle kolay değil)
Ragıp Reis
Ragıp Reis Trabzon Şehrinin İslamlaşması ve Türkleşmesi'ni inceledi.
247 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Heath W. Lowry, Amerikalı bir Osmanlı tarihçisi. Kaliforniya Üniversitesi'nde Speros Vryonis, Andreas Tietze, Gustav von Grunebaum ve Stanford J. Shaw gibi büyük tarihçilerle çalışan, Boğaziçi Üniversitesi’nin Tarih bölümü kurucularından biri. Hayat hikâyesi, Türkiye’ye gelişi, Türk tarihi ile ilgili yaptığı çalışmalar ve bazen Trabzon ağzına kayan muazzam Türkçesi ile çok ilginç bir kişilik.

Trabzon Şehrinin İslamlaşması ve Türkleşmesi isimli eseri ve bu eserin yazılış süreci de onun nasıl ilginç bir kişilik olduğunu ortaya koyuyor. Lowry ta Amerika’dan kalkıp gelmiş, eski yazıyı (Osmanlı Türkçesi) öğrenmiş, ‘’Eski yazı bilmeden/okuyamadan Osmanlı tarihi yazılamaz!’’ diyecek kadar konuya vâkıf. Öyle ki birçok Osmanlı tarihçisinin okumaya/incelemeye üşendiği, zorlandığı tahrir defterlerini incelemiş ve Trabzon gibi bir bölgeyi incelemiş. Şehrin Fatih’in fethinin (1461) ardından ne zaman ve nasıl Müslüman bir kimliğe büründüğünü ortaya koymaya çalışıyor. Hakikaten şapka çıkarılacak bir disiplin, merak ve arzu. Tabi bunu yaparken yöreyle de bütünleşmiş kendisi. Nasıl mı? Lowry Trabzon’a 1971-1980 arasında sık sık gidip gelmiş. Bu zaman aralığı Trabzonspor’un da parlamaya ve şampiyonluklar kazanmaya başladığı dönem. Öyle ki bütün şehir yekvücut olmuş. Elbette Lowry de bundan çok etkilenmiş ve Trabzonsporlu olmuş. Kendisi hâlâ Trabzonspor taraftarı olduğunu ve maçları takip ettiğini söylüyor.

Lowry’nin bu eseri 1486, 1523, 1553 ve 1583 yıllarında hazırlanan dört Tahrir Defteri’ni☆ merkeze alarak fetihten sonra şehrin nasıl İslâm kimliği kazandığını ortaya koymaya çalışıyor. Chalcocondyles ve Fallmerayer’ın aksine Lowry, fetihten sonra yerli Hristiyan nüfusun bir kısmı göç ettirilse bile asıl nüfusun yerlerinde bırakıldıklarını, fetihten 25 yıl sonra daha şehrin Hristiyan kimliğini koruduğunu Osmanlı Devleti’nin Tahrir Defterlerini inceleyerek ortaya koyuyor. Dört ayrı Tahrir Defteri’ni inceleyen Lowry, şehrin 125 yıl içinde Müslümanların daha yoğun yaşadığı bir yer haline gelişini belgeler üzerinden anlatmaya çalışıyor. Kısacası bu eser, eksikleri olmakla birlikte (bunu yazar da kabul ediyor) bölge tarihine ilgi duyanlar için muazzam bir kaynak niteliği taşıyor.

☆Tahrir Defteri: Osmanlı maliye teşkilâtında vergilerin ve bu vergileri verenlerin ismen tespiti için değişik dönemlerde farklı şehirlerde gerçekleştirilen sayımları ve bu sayımların kaydedildiği defterleri ifade eder.
184 syf.
·2 günde·6/10
Yazarının tamamlayamadığı, vefatından sonra Doç.Dr.Günhan Danışman’ın yayına hazırladığı bir eser. Boğaziçi Üniversitesi’nin kuruluşu yeterince ele alınıyor ama Prof.Dr.Abdullah Kuran’ın sekiz yıllık rektörlük dönemi kısa anlatılmış. Robert Kolej Yüksekokulu Müdür Yardımcısı olarak atanmasından önceki hatıraları da kitapta yer alsa okuma zevki daha fazla olurdu diye düşünüyorum. Boğaziçi Üniversitesinin kuruluş hikayesini ilk ağızdan öğrenmek açısından değerli bir eser.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 36 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 53 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.