Kevser Erol

Kevser Erol

Çevirmen
10.0/10
1 Kişi
·
4
Okunma
·
0
Beğeni
·
16
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
328 syf.
Öyle bir işleyişi var ki tahakkumu altında yaşadığımız sistemin, fiziksel gücü ön plana çıkaran iş kollarından tutun, gündelik yaşamda gerçekleştirilen eylemlere kadar hemen her alanda fiziksel gücü önemseyerek ataerkil düşüncenin kesin egemenliğini pekiştirmektedir. Her ne kadar gelişen bilişim, iletişim teknolojileri ve bilimsel çalışma alanları iş kollarında yayılım gösterip salt fiziksel gücü kısmen tasfiye etmiş olsa da temel işleyişi fiziksel güç ile devam ettirmektedir.

En başta, ilk yerleşik toplumların ortaya çıktığı dönemde iktidar ilişkileri ve iktidarın yapısı erkek egemen bir müdahale ile şekillenmiş, sağduyu ve empati düşünülmemiştir bile... Çünkü zayıflar güçlülere bağımlıdır fikri hakimdir. Yazarımız bu eserine bu noktadan girerek bir düşünce/duruş alanı yaratıyor kendisine. Erkeğin ''zayıf'' olarak nitelediği kadının neden zayıf olduğu hususunda tespitlerde bulunup, bu tespitler ışığında kadınların bunlardan vazgeçmesi gerektiğini ön görüyor.
Ancak bu noktada eleştirilerim var. Karakteristik veya kişiye özel bazı durumlar da genelleştirilerek değiştirilmesi öngörülüyor. Mesela duygusallık konusu. Bence duygusallık bir zayıflık göstergesi değil daha çok karakteristik bir durum. Değiştirilebilir bir şey olduğunu düşünmüyorum. Ancak yazarın varmak istediği noktayı çok iyi anlıyorum. Adorno'nun; ''Babalar kuşağının fiziksel gücü azaldıkça iktidarı da aşınıp zararsızlaşır.'' sözünü hatırladıkça karakteristik özelliklerden vazgeçişin ön görülmesinin özünde babalar kuşağının fiziksel gücünün zayıflatılması amacı yattığını söyleyebilirim.

Güç yasalarına karşı mücadele etmedikçe sosyal adalet sağlanamayacağı için bu noktada güce tapanlar sınıfı sosyal adalet isteyenler için en hazımsız kesim konumundadırlar. Çünkü bu sınıf içinde ciddi oranda çalışan kadın nüfusu da bulunmaktadır. Ataerkili olumlayan her birey, işi bir o kadar zorlaştırmakta, yasal eşitlik konusunda mücadeleyi gündemin dışına itebilmektedir.

Aslında burada ataerkile karşı çıkışı, kız çocuğunun eğitimi, bilinçlendirilmesi mevcut ataerkil gücü zayıflatacaktır. Nitelikli bir bilinçlendirme toplumsal eşitliğin önünü açmaya yetecek en önemli kaidedir. Ataerkil düşünce bu nedenle okumasını istememektedir kız çocuklarının...

Artık tarihin çöplüğünde yerini alması gereken ataerkilliğin, karşısında dimdik duran harika bir eser daha yazmış Wollstonecraft.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 4 okur okudu.
  • 19 okur okuyacak.