Kim Thuy

Kim Thuy

Yazar
6.8/10
8 Kişi
·
15
Okunma
·
3
Beğeni
·
59
Gösterim
Cennet hayatımızda bir dönüm noktası, yeni bir gelecek, yeni bir hikâye vaat ediyordu. Cehennem ise korkularımızı açığa çıkarıyordu...
'' Cennet ve cehennem gemimizin midesinde sarmaş olmuştu. Cennet hayatımızda bir dönüm noktası, yeni bir gelecek, yeni bir hikaye vaat ediyordu. Cehennem ise korkularımızı açığa çıkarıyordu... ''
Kim Thuy
Sayfa 11
Annem bize sık sık dişler ve saçların bir insanın kökü ya da esas kaynağı olduğunu söylerdi.
Erken yaşta terk ettiğim anadilimi yeniden öğrenmem gerekti. Ne olursa olsun dilime tam anlamıyla hâkim olamamıştım çünkü ben doğduğumda ülke ikiye bölünmüştü. Ben güneyden geliyorum, bu nedenle kuzeylilerin nasıl konuştuğunu ülkeye dönmeden önce hiç duymamıştım. Benzer şekilde birleşmeden önce kuzeyliler de güneylileri hiç duymamışlardı. Kanadada olduğu gibi Vietnam’ın da kendine has iki yalnızlığı vardı. Vietnam’ın kuzeyindeki dil, bir çatının üzerine yerleştirilmiş makineli tüfek yardımıyla uçak düşürmeyi, monosodyum glutamat ile kanın pıhtılaşmasını hızlandırmayı, alarmlar çalarken barınakların nasıl onarılacağını nitelemek için yaratılmış kelimelerle dönemin siyasi, toplumsal ve ekonomik durumuna göre evrilmişti. Bu dönem boyunca güneyin dili Coca-Cola kabarcıklarının dil üzerinde yarattığı hissi ifade etmek için kelimeler, güney sokaklarındaki casusları, isyancıları, komünizm sempatizanlarını adlandırmak için terimler, Gl’ların hiddetli gecelerinde dünyaya gelen çocukları belirtmek için adlar yaratmıştı.
O zamanlarda, insanlar hayatta kalmak için günlük hayatla o kadar meşgullerdi ki ortak tarihlerini yazmaya vakitleri yoktu.
Biri bana insanların arasındaki bağların gülüşlerle, özellikle de paylaşımla, paylaşımdan ortaya çıkan yoksunlukla şekillendiğini söylemişti.
Kim Thuy
Kafka Yayınları
Ve bir elin uzanışı artık bir hareket değil uykuya, uyanmaya, günlük hayata yayılmış sevgi dolu bir andı.
141 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Kim Thúy on yaşında ailesiyle birlikte bir gemiye biner ve evini, doğup büyüdüğü toprakları ardında bırakarak Vietnam'dan ayrılır. Komünist rejimden kaçarken Siyam Körfezi'ni geçerek Malezya'daki mülteci kampına, oradan da Québec'e ulaşırlar. Vatanından edilen insanların yani mültecilerin hikayesi. Boat people diyoruz onlara. Mülteciliğin ne kadar acı boyutlara ulaştığını anlamak isteyen okuyabilir. Maalesef savaş hiçbir şekilde çözüm olmuyor. Bir hayatta kalma mücadelesi. Kitapta bu mücadeleyi şu alıntı özetliyor. "İki oğlumun elini tutarken sevinçten ağladım, fakat oğlunun infazına şahit olan başka bir Vietnamlı annenin acısına da ağladım."

Bu arada kitabın adı Ru Fransızcada küçük dere anlamını taşır, mecazi anlamı ise - gözyaşı, kan, para - akıtmaktır.
Ru Vietnamcada ninni, sallanmak anlamını taşır. Çok keyifli okuyamayacağınız okurken rahatsız olacağınız bir kitap.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 15 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 3 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.