Köstendilli Ali El-Halvetî

Köstendilli Ali El-Halvetî

Yazar
0.0/10
0 Kişi
·
1
Okunma
·
1
Beğeni
·
4
Gösterim
Adı:
Köstendilli Ali El-Halvetî
Tam adı:
Köstendilli Ali Alaeddin El- Halvetî
Bu zât-ı akdesin hayâtı hakkında maalesef pek bilgimiz yokdur...Bulgaristan sınırları içinde kalan Köstendil'de 1640'larda dünyâya geldiği tahmin edilmekdedir...İsm-i şerîfleri "Ali", mahlas-ı âlîleri "Alâeddin"dir...Yaşadığı dönemde "Köstendil Müftüsü" denilmekle meşhûr olmuşdur...Devrin en kıymetli âlimlerinden, bütün yüksek ilimleri tahsîl etmiş ve ihtisâsını da hadîs ilminde yaparak icâzet almış ve bir müddet Köstendil'de müftülük vazîfesinde de bulunmuşdur...

Birçok Allah dostunun hayâtında görüldüğü gibi, Ali Efendi de, bunca tahsîl edip yüksek ilimler öğrenmesine rağmen kalbi mutmain olmamış ve içinden gelen bir iştiyak ile sôfiyye mesleğine girmiş ve zamânın büyük mürşidlerinden Fâzıl Ali Lofçavî Hazretlerine intisâb etmişdir...Tarîk-i Halvetiyye'nin bir şu'besi olan Ramazâniyye ricâlinden olan Fâzıl Ali Lofçavî Hazretleri'nin ma'nevî terbiyesi altında seyr-i sülûkunu ikmâl ederek icâzet almış ve irşâda me'mûr olarak İstanbul'a gönderilmişdir...

POSTNİŞÎNLİĞİ - İRŞAD YILLARI

Ali Efendi Hazretlerinin İstanbul'daki ilk vazîfesi Yedikule civârındaki Hacı Evhadüddîn Efendi Dergâhının postnişînliğidir...Bu dergâhda nice zaman bendelerini irşâd etmişler sonra bir ara Köstendil'e müftü olarak tayin edilmişler ve orada da bir dergâh binâ ederek neşr-i tarîk eylemişlerdir...Ali Efendi Hazretlerinin, ikinci defa İstanbul'a gelişi ve pâdişâh fermânı ile postnişîn ta'yîn edilişi şöyle olmuşdur...
Üçüncü Ahmed devrinin meşhûr Dârüssaade ağalarından Hacı Beşir Ağa, vaktiyle Şeyhü'l Harem olarak bulunduğu Hicaz'dan İstanbul'a dönüşünde, pâdişâh ile görüşürken, Sultan Ahmed Hân'ın "Oralarda ne gibi fevkalâdelikler gördünüz?" diye sorması üzerine şu müşâhedesini anlatmış...
Gece Harem-i Şerîf'in kapıları kapatıldıkdan sonra, bir mübârek zâtın, iki-üç gecede bir, Hazret-i Peygamber'in muvâcehe penceresinin önüne gelip orada bir müddet murâkebe ettiğine şâhid oldum...Çok merâk ettim ve bir seferinde o zâta yaklaşarak kim olduğunu sordum...Köstendil Müftüsü olduğunu ve bazı hadîs-i şerîfleri tahkîk maksadı ile "Huzûr-ı Saâdet"e geldiğini beyân ederek yatsı namâzında Köstendil'de olması gerektiğini söyleyerek gözden kayboldu...
Beşir Ağa'nın bu müşâhedesi pâdişâha da çok te'sîr etmiş ve Köstendilli Ali Efendi Hazretlerinin İstanbul'a davet edilmesini irâde etmişdir...Hemen bir fermân yazılarak Üsküdar Toygartepe'deki Selâmî Ali Efendi Dergâh-ı Şerîfi
postnişînliği kendisine tevcîh olunmuşdur...On sene kadar bu dergâh-ı şerîfde postnişîn olan Ali Efendi Hazretleri, 1730 senesinde, takrîben 90 yaşında iken Hakk'a yürümüş ve bugün yerinde olmayan dergâhın bahçesine defnedilmişdir...
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Köstendilli Ali El-Halvetî
Tam adı:
Köstendilli Ali Alaeddin El- Halvetî
Bu zât-ı akdesin hayâtı hakkında maalesef pek bilgimiz yokdur...Bulgaristan sınırları içinde kalan Köstendil'de 1640'larda dünyâya geldiği tahmin edilmekdedir...İsm-i şerîfleri "Ali", mahlas-ı âlîleri "Alâeddin"dir...Yaşadığı dönemde "Köstendil Müftüsü" denilmekle meşhûr olmuşdur...Devrin en kıymetli âlimlerinden, bütün yüksek ilimleri tahsîl etmiş ve ihtisâsını da hadîs ilminde yaparak icâzet almış ve bir müddet Köstendil'de müftülük vazîfesinde de bulunmuşdur...

Birçok Allah dostunun hayâtında görüldüğü gibi, Ali Efendi de, bunca tahsîl edip yüksek ilimler öğrenmesine rağmen kalbi mutmain olmamış ve içinden gelen bir iştiyak ile sôfiyye mesleğine girmiş ve zamânın büyük mürşidlerinden Fâzıl Ali Lofçavî Hazretlerine intisâb etmişdir...Tarîk-i Halvetiyye'nin bir şu'besi olan Ramazâniyye ricâlinden olan Fâzıl Ali Lofçavî Hazretleri'nin ma'nevî terbiyesi altında seyr-i sülûkunu ikmâl ederek icâzet almış ve irşâda me'mûr olarak İstanbul'a gönderilmişdir...

POSTNİŞÎNLİĞİ - İRŞAD YILLARI

Ali Efendi Hazretlerinin İstanbul'daki ilk vazîfesi Yedikule civârındaki Hacı Evhadüddîn Efendi Dergâhının postnişînliğidir...Bu dergâhda nice zaman bendelerini irşâd etmişler sonra bir ara Köstendil'e müftü olarak tayin edilmişler ve orada da bir dergâh binâ ederek neşr-i tarîk eylemişlerdir...Ali Efendi Hazretlerinin, ikinci defa İstanbul'a gelişi ve pâdişâh fermânı ile postnişîn ta'yîn edilişi şöyle olmuşdur...
Üçüncü Ahmed devrinin meşhûr Dârüssaade ağalarından Hacı Beşir Ağa, vaktiyle Şeyhü'l Harem olarak bulunduğu Hicaz'dan İstanbul'a dönüşünde, pâdişâh ile görüşürken, Sultan Ahmed Hân'ın "Oralarda ne gibi fevkalâdelikler gördünüz?" diye sorması üzerine şu müşâhedesini anlatmış...
Gece Harem-i Şerîf'in kapıları kapatıldıkdan sonra, bir mübârek zâtın, iki-üç gecede bir, Hazret-i Peygamber'in muvâcehe penceresinin önüne gelip orada bir müddet murâkebe ettiğine şâhid oldum...Çok merâk ettim ve bir seferinde o zâta yaklaşarak kim olduğunu sordum...Köstendil Müftüsü olduğunu ve bazı hadîs-i şerîfleri tahkîk maksadı ile "Huzûr-ı Saâdet"e geldiğini beyân ederek yatsı namâzında Köstendil'de olması gerektiğini söyleyerek gözden kayboldu...
Beşir Ağa'nın bu müşâhedesi pâdişâha da çok te'sîr etmiş ve Köstendilli Ali Efendi Hazretlerinin İstanbul'a davet edilmesini irâde etmişdir...Hemen bir fermân yazılarak Üsküdar Toygartepe'deki Selâmî Ali Efendi Dergâh-ı Şerîfi
postnişînliği kendisine tevcîh olunmuşdur...On sene kadar bu dergâh-ı şerîfde postnişîn olan Ali Efendi Hazretleri, 1730 senesinde, takrîben 90 yaşında iken Hakk'a yürümüş ve bugün yerinde olmayan dergâhın bahçesine defnedilmişdir...

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 1 okur okudu.