Kritovulos

Kritovulos

Yazar
7.8/10
23 Kişi
·
60
Okunma
·
0
Beğeni
·
698
Gösterim
Adı:
Kritovulos
Unvan:
Bizanslı Tarihçi ve İdareci
15. yüzyılda yaşamış Bizanslı tarihçi ve idareci. İmroz adasının tanınmış soylu kişilerindendi. İstanbul'un fethinden sonra İmroz ve Limni adalarının yerli halkının göç etmesine telkinle engel oldu. Fatih Sultan Mehmed'e gönderdiği heyet sayesinde adalara taarruz yapılmadı. 1456'da Yunus Paşa tarafından İmroz adasının idarecisi tayin edildi ve Fatih Sultan Mehmed'in de takdirini kazanarak 1466'ya kadar bu görevi sürdürdü. 1467'de İstanbul'a gelip geri kalan ömrünü İmroz'da başladığı tarih kitabının yazılmasına vakfetti. İstanbul'un Fatih Sultan Mehmed tarafından kuşatıldığı dönemde İstanbul'un pek yakınında bulunduğu için, fethe bizzat şahit olanları dinlemek ve ilk el kaynaklan görmek fırsat ve yetkisine sahip olan ender tarihçilerdendir. Fatih Sultan Mehmed'in tahta geçişinden başlayan on yedi yıllık olayları yazdığı tarihini, ithaf ettiği Fatih Sultan Mehmed'e takdim etmiştir.
Her kim hile,yalan ve yahut davranışlarda çabukluk temin etmek gibi daha üstün bir kuvvete sahip bulunmuyorsa galip olan odur.
Kritovulos
Sayfa 46 - Panama yayınevi
1 Haziran 1453: Ayasofya'da ilk Cuma namazı.
10 Haziran 1453: vezir-i Azam Çandarlı Halil paşa'nın idamı.
18 Haziran 1453: Fatih'in Edirne'ye dönüşü.
....
Zira bu padişah, yalnız kendi çağında yaşayan hükümdarlara değil, çağımız milletleriyle daha evvel yaşamış milletlerinin hükümdarlarına ve hatta kendi soyundan gelen, her biri diğer milletlerin hükümdarlarından üstün veya eşit olan büyük padişahlara meziyet, fazilet, şecaat ve cesarette daha üstün bir rütbeye sahiptir.
Acaba bir düşünce ve endişesi var mıydı?

Evet...
Büyük saraylarda safa sürmek onun büyüklüğüne yeter değildi. Büyük bir emek, bir çaba, zihin ve kalbini kaplayan bütün çalışmalarını birleştiren bir sonuç: İstanbul'u almak... Bundan sonraki genişlemesinde o şehri hareket merkezi olarak açmak. Hakikaten İstanbul'a sahip olan ve civarına hâkim bulunan bir dünya fatihi için memleketini genişletmek kolaylaşmaktadır. Sultan Mehmed Han ise, gaipten haber veren kişilerin ve keramet sahiplerinin bu konudaki tebşiratına bel bağlamış ve İstanbul'u almak isteği zihnine iyice yerleşmişti. Onun için Bizans imparatoru ile savaş kapısı açmaya istekliydi.
On yedi yıl içinde padişaha müyesser olup, kitabımın satırlarını süsleyen sözler ve araştırmalar hakikate uygun ve senin eserlerinle denk olmaktan dolayı beğenilir ve kabul edilirse ey ulu hakan, tarih âlemine parlak ve başarılı eserinizi toplama ve yazmamdan dolayı ulu Tanrı'ya şükranlarımı sunarken, yüce kişiliğinize dualar ederim. Acizlerince bilinmeyen fakat bilinmesi aslında lazım olan cihangire yakışır menkıbelerinizi öğrendikten sonra Allâh'ın inayeti ve padişahın pazı kuvvetiyle, tekrar yazmayı üstün mübahat ile taahhüt eylerim. Yazış ve anlayış tarzı beğenilmediği takdirde bu önemli görevi benden daha ziyade iktidarı olanlara bırakırım.

-Kritovulos
Yardımlarını çokça umdukları papa'ya ve diğer İtalya gibi batı devletlerine elçiler göndererek bulundukları büyük tehlikeden kurtulmaları için onların acele anlaşma ve yardımlarına kavuşmayı arzu ederlerdi. İşte İstanbul halkı, karşı koymaya bu surette hazırlanıyorlardı.
Her kim hile,yalan veyahut davranışlarda çabukluk temin etmek gibi daha üstün bir kuvvete sahip bulunmuyorsa galip olan odur.
Justinyanus'un maiyetinde bulunan Bizanslılar ise hançer, kargı ve mızrak gibi savaş araçları ile kendilerini koruyarak Osmanlı askerlerini kaleye sokmamaya çalışıyorlardı. İki taraf birbirlerine pek ziyade yaklaşmış olduklarından dövüş, göğüs göğse yapılıyordu. Her iki tarafin meşhur ve cesur askerleri büyük bir şiddet ve cesaretle birbirlerine hücum ettiklerinden Bizans surları etrafında son ve siddetli bir savaş meydana geldi. Askerlerin bağırmaları göklere çıkıyor ve savaş manzarası gittikçe dehşetli bir hal alıyordu. Nihayet Justinyanus göğsüne rastlayan bir kılıçla yaralandı. Çadırına taşındı. Justinyanus'un yaralanması, Bizans askerleri üzerinde pek kötü bir etki yapmış ve Konstantin askerlerinin bozulmasına sebebiyet vermemek için savaş biraz hafifleyinceye kadar orada kalmasını Justinyanus'tan rica etmişse de askerler set ve surların korunmasını bırakarak reislerini ve kendilerini kurtararak gemilere kaçmaya başladıklarından Konstantin'in verdiği emirlerin hiçbir tesiri olmamıştı. Justinyanus ile beraberindeki askerlerin çekilmesi üzerine Konstantin'in boş kalan yerleri doldurabilecek meydanda askeri kalmadığından maiyetindeki adamları ile yalnız bulunduğu mevkii korumaya ve oradan savunmaya gayret sarf ediyordu.
Ey ihtiyar fedakârlar,ey şehbaz delikanlılar! Pekiyi bilirsiniz ki büyük fetihler laf ile meydana gelmedi. Emeksiz devlet olur mu?...
28 yıllık hükümdarlığı sırasında 2 imparatorluk, 14 devlet, 200 şehir alarak 'Fatih' unvanını kazanmıştır. Azmi ve iradesi çok yüksekti.
İstanbul fethi bu konu ve diğer fetihler
Aslında....
Bilemiyorum
Lütfen okuyun
İlk havan topu
Surların ele geçirilmesi
Ganimet
Zenginlik
.....................
Aslında kitap beni pek sarmadı fazla detay ve kesinliğinden emin olamadığım bilgiler barındırıyordu.Belki de kitap güzeldi ama yazarın üslubundan kaynaklanan küçük çaplı bir sıkılma yaşadım. :)
İstanbul'un fethi kanaatimce en iyi Fatih Sultan Mehmet'in çocukluk arkadaşı olan Kritovulus'un kaleminden okunur. Zira hamasetten uzak olabildiğince nesnel bir anlatımı var. Öte yandan o dönemi kendi gözüyle gören bir yazarın eseri.
Fatih Mehmed devrinin birinci el kaynağı. Tahta çıkışından 1467 yılına kadar geçen bir süreyi anlatmaktadır. Kitabı ilginç kılan Fatih'in fetihlerinin yani sıra iç dünyasını ve kültürel birikimini anlatmasıdır. Fatih Mehmed yunanca el yazmaları okuyor, peripetik ve stoa felsefe okullarını araştırıyor. Batlamyus'un haritasını birleştirme emri veriyor. Geçmişteki hükümdarları biliyor ve onları geçmeye çalışıyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Kritovulos
Unvan:
Bizanslı Tarihçi ve İdareci
15. yüzyılda yaşamış Bizanslı tarihçi ve idareci. İmroz adasının tanınmış soylu kişilerindendi. İstanbul'un fethinden sonra İmroz ve Limni adalarının yerli halkının göç etmesine telkinle engel oldu. Fatih Sultan Mehmed'e gönderdiği heyet sayesinde adalara taarruz yapılmadı. 1456'da Yunus Paşa tarafından İmroz adasının idarecisi tayin edildi ve Fatih Sultan Mehmed'in de takdirini kazanarak 1466'ya kadar bu görevi sürdürdü. 1467'de İstanbul'a gelip geri kalan ömrünü İmroz'da başladığı tarih kitabının yazılmasına vakfetti. İstanbul'un Fatih Sultan Mehmed tarafından kuşatıldığı dönemde İstanbul'un pek yakınında bulunduğu için, fethe bizzat şahit olanları dinlemek ve ilk el kaynaklan görmek fırsat ve yetkisine sahip olan ender tarihçilerdendir. Fatih Sultan Mehmed'in tahta geçişinden başlayan on yedi yıllık olayları yazdığı tarihini, ithaf ettiği Fatih Sultan Mehmed'e takdim etmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 60 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 47 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.