Lina Bengtsdotter

Lina Bengtsdotter

Yazar
6.5/10
2 Kişi
·
3
Okunma
·
1
Beğeni
·
7
Gösterim
O çocuk,ben çocuk;memleketimiz
O deniz ülkesiydi;
Sevdalı değil,karasevdalıydık
Ben ve Annabel Lee;
Göklerde uçan melekler bile
Kıskanırlardı bizi...
Saat kaç? On bir? On iki? Çantasından telefonu çıkardı. Saat tam neredeyse yarım olmuştu. Annesi çılgına dönecekti. Onu kapıda karşılayacak,omuzlarından sarsacak ve bağırarak nerede kaldığını soracaktı.
Kafası o kadar meşguldu ki karşısındaki silueti aralarında birkaç metre kalana kadar fark etmedi. Başta korkup ciyakladıysa da adamın yüzünü görünce rahatladı.
“Off,sen miydin?”dedi dili dolanarak.
“Korkudan öldürüyordun beni.”
İri gözlü,pembe-turuncu saçlı bir kızın resmi KAYIP başlığının altında ona bakıyordu.Kız on yedi yaşında Annabella Roos’tu.
“Eğlenmeyi seven,boş konuşmalardan hoşlanmayan ama bütünlerin içindeki detayları ve detayların içindeki bütünleri görmeye şeytanî bir yeteneği olan,otuz üç yaşında bir kadın.”
“Teşekkürler,” dedi Charlie.
“Bir şey değil,” dedi Anders ve gözünü tekrar yola dikti.
Charlie’ye tanıdık geldi ama nerede duyduğunu hatırlayamadı. Bu küçük köydeki bütün ailelerin adını nasıl hatırlayabilirdi ki? Oraya gitmeyeli... Seneleri saymaya başladı. Gerçekten on dokuz sene mi olmuştu?
Annabella dörtte uyandı. Telefonu aldı ve mesajı tekrar okudu.



Bu böyle devam edemez. Devam edemeyeceğini anlaman lazım.


Mesaj önceki gece gelmişti ve ilk aklına gelen onun evine gidip ortalığı birbirine katmak olmuştu. Ama sonra sakinleşmiş,yatağında kalmış ve kalbinin çekiç gibi vücuduna vuruşunu dinlemişti.



Devam edemeyeceğini anlaman lazım.
Öldüğüm zaman,derdi Betty,küllerimi Skargern’a saçın. Hayatım boyunca küllerimin denize saçılmasını istedim. Bir düşün suyun akışıyla çıkmışsın,sonsuz bir yolculuğa.
Uzun yıllar önceydi
Deniz kıyısındaki bir krallıkta
Belki bilirsiniz,bir kız yaşardı
Annabel Lee adıyla
Ve bu kızoğlankız hiçbir şey düşünmezdi
Benim tarafımdan sevilmek ve beni sevmekten başka...
Fredrick,karşısındaki genç yüzü iyice inceledi ve köyde duyduğu dedikodunun gerçek olduğuna karar verdi. Bu fabrikatör oğlu son derece antipatik bir yaratıktı.
336 syf.
·Beğendi·8/10
Öncelikle şunu söyleyeyim; Kan yok, vahşet yok, katil yok yine bir kayıp vakası. Dolayısıyla gizem unsurlarını sonuna kadar içinde barındıran bir kitap Annabelle “geçmişin girdabı”. Gullspang İsveç’in güzel bir kasabası. Burada yaşayan 17 yaşındaki güzel Annabelle bir gece ansızın ortadan kayboluyor ve bu şekilde dahil oluyoruz olaya. Annabelle kendimi kaçtı yoksa kaçırıldımı? Hayattamı yoksa öldümü? öldürüldümü? Yazar bu merakı içimize saldıktan sonra başlıyoruz kasaba halkından şüphelenmeye.
Herkes birbirini tanıyor ve yıllardır iç içe yaşıyorlar, 1.500 kişilik nüfusa sahip bu köyde. Vakaya Stockholm’den dedektif Charlie atanıyor ve görev arkadaşı Andres’le bölgeye geliyor. Fakat dedektifinde doğup büyüdüğü bu kasabayla ilgili geçmişinde yaşadığı kötü anıları var. Dolayısıyla soruşturma aslında hem dedektif Charlie hem de Annabelle için devam etmeye başlıyor. Anabbell’in ailesinden, arkadaşlarından, öğretmenlerinden, orada yaşayan herkesten tek tek şüphelenmeye başlıyoruz. Sayfaları hızla çevirirken O mu, bu mu, şu mu yoksa diğerimi, ötekide olabilir derkeeen bir de bakıyorsunuz ki kitap hiç kafanızda kurgulayamadığınız bir sonla bitiyor. Dili yalın, sayfalar nehir gibi akıyor elinizde. Hal böyle oluncada puanımı tahmin etmek hiç de zor olmuyor. Tastamam bir polisiye ve gizem kitabı.
336 syf.
·2 günde·Beğendi·5/10
İsveç’in küçük bir köyünde, karanlığın pek uğramadığı bir yaz gecesinde güzel bir genç kız sırra kadem basmıştı: Annabelle. Etraftaki insanların gereğinden fazla iç içe geçmiş yaşamları soruşturmanın önüne geçiyordu. Kayıp kızın dengesiz annesi ve kendilerini eğlenceye fazla kaptırmış arkadaş çevresi de olayı aydınlatmak için yetersiz kalıyordu. Olayı araştırmak üzere Stockholm’den gönderilen Dedektif Charlie Lager, hüsran dolu gençliğini geçirdiği bu küçük beldeye gelince eski hatalarından uzak kalıp bu kördüğümü çözmeye çalıştı. Ama korkularıyla yüzleşip karanlık geçmişinden sıyrılmaya çalışırken zamanın döngüsü onu daha da derinlere çekecekti.

Dibi görmüşken artık aklında tek bir soru kalmıştı: Annabelle de onunla aynı girdaba mı yakalanmıştı?
Annabelle nerede?

Yazarın biyografisi

Adı:
Lina Bengtsdotter

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 3 okur okudu.
  • 1 okur okuyacak.