M. İhsan Kara

M. İhsan Kara

Yazar
9.0/10
1 Kişi
·
2
Okunma
·
0
Beğeni
·
2
Gösterim
Adı:
M. İhsan Kara
Tam adı:
M. İhsan Kara
Unvan:
Yazar
Okuyucu ve yazar birbirinin alternatifi değil fakat bir dairenin bitiş ve başlangıç noktalarındaki birbirine hem en yakın hem de en uzak olan nokta. Her yazarın yazı ile buluşması kendi yazdıklarından önce bir okuyucu olarak, kendinden önce yazanların yazdıklarını okumasıyla başlar.
398 syf.
·Beğendi·9/10
Uzun zamandır içeriği bu kadar dolu dolu olan bir kitap okumamıştım. Okuduğum, beğendiğim birçok yazarın ismine binaen satın alıp okuduğum, şimdi de sizlere okumanız için şiddetle tavsiye edeceğim bir eser.
Dergilerin en çok orta sayfalarını beğenirim. Özellikle takip ettiğim İTİBAR dergisinde röportajlar, tanıtım yazıları özellikle orta sayfada yayınlanıyor. Bu kitap da Dergah dergisinde yayınlanan röportajlardan derlenmiş. Eser dört cilt olarak yayınlanmış lakin ben bildiğim yazarlar daha çok olunca önceliği buna verdim.

Hüsrev Hatemi ile başlıyor. Edebiyatın kıyılarında dolaştığını söylese de denizin ortasında oturan, şiirleri ve yazıları ile çok değerli bir şahıs. Nazan Bekiroğlu, Cihan Aktaş, Alper Gencer, Şaban Sağlık, Orhan Okay, Abdullah Harmancı...

Çoğunlukla yeni çıkan bir kitabın üzerine yapılmış röportajlar. M. İhsan Kara sadece derlemesini yapmış. Bu da röportaj içeriklerine bir zenginlik katmış. Tabi röportajı yapan kişilerin soru derinlikleri birbirinden çok farklı. Kimisi en derinleri hedeflerken, kimileri yüzeysel kalmış. Bu da belki çok değerli olan röportajların niteliklerini düşürmüş.

Çok şey öğrendim. Mesela bazı yaşananların hikayelik, bazılarınınsa şiirlik olduğunu. Tabi C. Sıtkı Tarancı gibi " Abbas" a hem şiir hem de hikaye yazanların da olabildiğini. bazen bir şiirin tek bir satırı için yazıldığını ya da bir satır için kırk yıl beklendiğini.

Geçen hafta dedem vefat ettiğinde yaşadığım o anları, dedemi yazmak istemiştim. Çünkü gerçekten yazılası bir insandı ve yitip gitmesini istemezdim. Ama ne yazmam gerektiğini ya da nasıl yazacağımı bulamadım bir türlü. Tek kelime edemedim. Dile getiremedim. Sonra tek satırlık bir şiir düştü gönlüme:

"Ebelendi ömür ölümün ellerinde..."

Bir son ya da bir başlangıç.. Ben de karşılığı çok olan bir satır. Şairin dediği gibi: "İlk dize ilham, gerisi kuyumcu işçiliğidir." İlham geldi belki ama işçilik yeterli değil. Bu konuda Berat Zarifoğlu Cahit Zarifoğlu' nun her istediğinde şiir yazabildiğini ama Erdem Beyazıt' ın "ilham" beklediğini söylemişti. Her istediğinde yazabilmek... Kaçmayan periler.

Tarık Tufan'ın "Anna" sını okuduktan çok zaman sonra " Anna" benim de kalbime düşmüştü. Gurbet kokuyordu Anna benim ellerimde. Yaban olmayı anlatmak için Anna demiştim ona. Sonra biri "Neden Anna? "dedi. Her şeyin bir nedeni olmalı mıydı? Bilemedim. Sessiz kalmayı yeğledim.

Kişinin kendini bulması gerektiğini öğrendim. Yalın, içten, samimi... Yazarların da dediği gibi: "Mustafa Kutlu gibi." Kimi yazarlar eserlerini yollamadan pek çok kez üzerine düşüp düzelttiği halde Kutlu yazıyı masasında bekletmeden doğrudan matbaaya yolluyormuş.

Ya da bir hikayeci hiçbir hikayesinde baştan sona kendini anlatmaz ama her hikaye yazarından bir şeyler taşır. Çerçeve oluşturmak ama çerçeveye ayna değil de bir cam yerleştirmektir bunun anlamı.
Orhan Okay'dan şimdilerde yeni keşfettiğim Mehmet Kaplan'ı ve kazandırdığı yeni bakış açısıyla yenide okuma listeme eklediğim Tanpınar' ı buldum. Tanpınar'ın ve Kaplan'ın öğrencisi olarak onları anlatmak en çok Orhan Okay' a yakışmıştı.
Bundan daha da fazlası...
Şiiri, öyküyü, insanı, kelimeleri bulmak adına okuyunuz efendim!

Yazarın biyografisi

Adı:
M. İhsan Kara
Tam adı:
M. İhsan Kara
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 2 okur okudu.
  • 1 okur okuyacak.