Giriş Yap

M. Taha Tunç

Yazar
Çevirmen
6.0
1 Kişi
2
Okunma
0
Beğeni
106
Gösterim
Belardi, çizimin yalnızca "yeniden üretmek" anlamına gelmediğini, tersine Paul Gauguin'in de "Görmek için gözlerimi kapatıyorum" derken söylemeye çalıştığı gibi, iç dünyamızı yoklamak anlamına geldiğini ifade eder. Çizim bu bağlamda geçmiş tecrübelerden doğan, zihinsel birikimin ve arzuların şekil verdiği bir düşsel eylem olarak açığa çıkar.
Anidenlik, ânın temel bir boyutudur: bizzat ânı nitelendirir. Her bir an, bir anda vuku bulur; uzayan anlar yoktur: distentio animi içinde uzayan (Aziz Augustinus), daha çok esnadır (moment), der Augenblick'tir, her ânın sunduğu şey, yani ânın özel içeriğidir: Pek de bu...
"İskân etmek için, bir yerde oturmak için inşa etmeyiz; aksine, hâlihazırda oturduğumuz, yerleştiğimiz için inşa ederiz." Yani içinde ikamet edeceğimiz, iş göreceğimiz, üzerinden geçeceğimiz, zaman geçireceğimiz bir mekân, zaten iskân ettiğimiz bir yerde, bulunduğumuz, yaşadığımız, hayatımızı idame ettirdiğimiz dünyada kurulur.
Mekânın sınırları ve boşlukları ile anılar kendine yerleşecek aralıklar bulabilmekte; düşler, birer kurulum zeminine sahip olabilmektedir. Bachelard da bu durumu yadsımaz; öyle ki, bir evi üzerinde ürettiğimiz tüm hayallerden özgür bıraksak bile fiziksel durumuyla bir yaşam öyküsünü çağıracağını söyler.
2
11 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.