1000Kitap Logosu
Marianna Yerasimos
Marianna Yerasimos
Marianna Yerasimos

Marianna Yerasimos

Yazar
Çevirmen
BEĞEN
TAKİP ET
8.8
6 Kişi
14
Okunma
3
Beğeni
103
Gösterim
Doğum
İstanbul, 1947
Yaşamı
Marianna Yerasimos 1947 yılında İstanbul’da doğumdu. Liseyi “Zapyon Rum Kız Lisesi”nde okudu, ardından İ.Ü. Edebiyat Fakültesi, Psikoloji Bölümünü bitirdi ve çocuk eğitimi alanında uzmanlaştı. 1973-1984 Gözlem Yayınları’nın kurucuları arasında yer aldı ve yayınevinin özellikle eğitim ve çocuk kitapları editörlüğünü yaptı. 1988-2006 İstanbul’un ilk uzmanlaşmış gravür galerisi olan Galeri Alfa’yı kurdu ve Osmanlı toplumunun gündelik yaşamını betimleyen gravürlerle ilgili sergi ve yazı çalışmalarını sürdürdü. 2002’de Osmanlı mutfağının gelişim ve değişim sürecini inceleyen ve Osmanlı belgelerinden seçilerek çağdaş mutfağa uyarlanmış 99 yemek tarifini de içeren 500 yıllık Osmanlı Mutfağı kitabını yazdı. Türkçe, İngilizce ve Yunanca yayınlanan kitap bugüne kadar bu üç dilde toplam 13 baskı yaptı. 2011’de Evliya Çelebi Seyahatnâme’sinde Yemek Kültürü; Yorumlar ve Sistematik Dizin adlı kitabını yayınladı. Evliya’nın 10 ciltlik Seyahatnamesi’ne dayanarak 17. yüzyıl Osmanlı dünyasın ve çevresinin beslenme alışkanlıklarının bir panoramasını sunan çalışma Dünya Kitap / Ehlikeyif Dergisi tarafından 2012 yılının “En iyi Gastronomi Kitabı” ödülüne layık görüldü.
Esra turgut
bir alıntı ekledi.
Yaya* bana can sıkıntısını, mutsuzluğu, yürek acısını çalışarak alt etmeyi öğretti. “Sabah kalktığında önünde yapacak işin olsun” derdi, “Ne iş olursa olsun; ister yorgan kapla, ister pirinç, ister bamya ayıkla ya da yemek pişir. İş insanı kurtarır.” *: Yaya: Yunancada -ve Ermenicede- “büyükanne”, “nine” anlamına gelir.
9
BKM KİTAP
Sponsorlu
HAFTALIK KİTAP SEÇİMLERİ
Bu hafta sizin için seçtiğimiz kitaplar :) - Mitlerin Özellikleri - Mircea Eliade - Ardıç Ağacının Altında - Selçuk Altun - Kara Kitap - Orhan Pamuk - Fikrimin İnce Gülü - Adalet Ağaoğlu - Yıldız Gezgini - Jack London bkmkitap.com/kitap/cok-satan-kit...
1
377
Eylül
bir alıntı ekledi.
İbn Battûta' nın naklettiğine göre, 14. yüzyılın başlarında, " Beni öldürsen de yemem" diyecek kadar tatlılara tepki duyan Türkler, Müslümanlıkla birlikte balın, pekmezin, giderek şekerin ve bunlardan üretilen her türlü yiyeceğin sadık tüketicisi oldular. Müslümanlıkla ve Arap etkisiyle başlayan tatlı sevgisi Osmanlı beslenme kültürünün temel öğelerinden biri haline geldi.
2
50 öğeden 16 ile 30 arasındakiler gösteriliyor.