Mehmed Göktaş

Mehmed Göktaş

Yazar
9.6/10
60 Kişi
·
146
Okunma
·
39
Beğeni
·
9.883
Gösterim
Adı:
Mehmed Göktaş
Unvan:
Türk Gazeteci ve Yazar
Doğum:
Kınardı, Kayseri, 1952
1952 yılında Kayseri'nin merkez Kınardı kasabasında doğdu. Orta öğrenimini Kayseri İmam-Hatip Lisesinde yaptıktan sonra 1978 yılında Erzurum İslami İlimler Fakültesinden mezun oldu. On yıldan fazla çeşitli ilçelerde müftü olarak görev yaptı. 1989 başlarında görevinden ayrıldı ve şu anda çalışmalarını serbest olarak sürdürmekte. Haftalık Selam Gazetesinde yazdı.10'un üzerinde kitabı yayımlandı.Halen Doğru Haber gazetesinde ve İnzar dergisinde yazmakta aynı zamanda Doğru Haber Gazetesi Genel Yayın yönetmenidir. Kendisi 4 çocuk babasıdır.
İnsan hayır istemekten usanmaz.Fakat kendisine bir kötülük dokunursa hemen ümitsizliğe düşer, üzülüverir..
[Fussilet/49]
“Vallahi terazinin bir kefesine Güneş’i, Ay’ı, Dünya’yı, Dünya’daki bütün diplomaları, sertifikaları, madalyaları, alkışları, paraları ve makamların hepsini koysalar, diğer kefesine de örtüyü koysalar, vallahi benim yanımda örtü ağır basar!”

Evet, o bir kaç yüz gram ağırlığındaki örtü, mümin bir bayanın yüreğinde böyle bir makama sahip olmalıdır! Daha sonra bu inancını başta örtü düşmanları olmak üzere bütün bir dünyaya ilan etmelidir!

Hatırlarsanız, dün Allah’ın Rasülü (s.a.v) Mekke müşriklerinin kendisine yaptıkları teklife böyle cevap vermişti. Davasından vazgeçmesi karşılığında kendisini Mekke’nin en zengini yapacaklarını, başlarına reis yapacaklarını, en güzel kadınla evlendireceklerini söylemişlerdi.

Rasulullah: “Bir elime Güneş’i, bir elime Ay’ı koysanız, vallahi bu davadan vazgeçmem!” buyurmuştur. Bugünde bizlerden vazgeçmemizi istedikleri dava, inanınız aynı davadır. Fakat ne ilginçtir ki, karşılığında Rasulullah’a (s.a.v) teklif edilen şeyler bile teklif edilmiyor.
Demek öyle ha! Siz yeryüzünün efendisisiniz, diğer insanlar da size köle olarak yaratıldı öyle mi?
Demek asıl olan sizsiniz, diğer bütün insanlar dolgu malzemesi olarak bulunmaktalar, figüran olarak bulunmaktalar öyle mi?
Demek sizi görenler, sizinle karşılaşanlar hep böyle toparlanırlar, kendilerine çeki düzen verirler, ellerini ovuştururlar ha!
Demek siz hep böyle oturursunuz, başkaları sizin karşınızda el pençe ayakta dikilip dururlar ha?
Demek siz hep böyle dik durursunuz, kasılırsınız, karşınızdakiler eğilirler, bükülürler, kıvranıp dururlar ha!
Demek böyle talimatlar verirsiniz, emirler yağdırırsınız, ellerinizi kollarınızı sağa sola sallarsınız, bir tek işaretle insanları dört bir yana sevk edersiniz, toparlarsınız, dağıtırsınız ha?
Ötekiler de koşuştururlar, telaşlanırlar, paniklerler öyle mi?
Hep böyle hesap soran siz olursunuz, surat asan siz olursunuz ha!
Demek siz hep böyle sakin ve soğukkanlı olursunuz, karşınızdakiler titrerler, telaşlanırlar, heyecanlanırlar,
koşuştururlar, şaşırırlar, elleri ayakları birbirine dolaşır öyle mi?
Demek siz hep böyle yargılarsınız, sorgularsınız, hesap sorarsınız ha!
Demek böyle ceza veren, mükâfat veren, takdir eden, "aferin" diyen, değerlendiren, ölçen, biçen hep siz olursunuz ha!
Demek böyle siz öfkelenirsiniz, kükrersiniz ha!
"Neden, niçin, nasıl?" sorularını hep siz sorarsınız, "efendim, şey, özür dilerim" sözlerini karşınızdakiler kullanır öyle mi?
Sizin başlarınız, kaşlarınız hep böyle asık olur, dik olur, karşınızdakiler süklüm büklüm dururlar ha!
Demek dünyanın ortası sizin ayağınızı bastığınız yer, ha!
Demek bu dünya sizin etrafınızda döner, saatler sizin için çalışır, güneş ve ay sizin için doğarlar, batarlar öyle mi?
Demek böyle, alan sizsiniz, veren sizsiniz, indiren sizsiniz, bindiren sizsiniz öyle mi?
Her şeyi siz düşünürsünüz, siz ayarlarsınız, siz planlarsınız demek ha!
Kararlar alırsınız, kararlar verirsiniz ha! Her zaman sizin dediğiniz olur öyle mi?
Asarsınız, kesersiniz, ipe verirsiniz, ipten alırsınız, kurtarırsınız, mahvedersiniz ha!
***
Peki, bütün bunları nasıl elde ettiniz Allah aşkına? Nasıl oldu da böyle oldunuz, gerçekten çok merak ediyoruz?
Analarınızdan doğarken mi böyle doğdunuz, yoksa sonradan mı kazandınız bütün bu özellikleri?
Bütün bunların tabii hakkınız olduğuna mı inanıyorsunuz?
Söyleyin Allah aşkına, siz kimsiniz, necisiniz?
Diğer insanlardan farkınız, ayrıcalığınız nedir sizin?
Siz, ey ilahlığa yeltenenler, RAB'lığa kalkışanlar! Lütfen ayaklarınızı yere basın, kendinize gelin! Aynen sizin gibi insanların
bulunduğu bir dünyada yaşadığınızı hatırlayın! Firavunlaşmaktan, nemrudlaşmaktan vazgeçin! Kâinatın ahengini, fıtratın ahengini ve dengesini bozmayın, çarpıtmayın! Yeryüzünde fesat çıkarmayın, azıp tuğyan etmeyin!
Unutmayın ki, Allah Teâlâ sizin burunlarınızı sürtecek kullarını bir gün mutlaka sizin üzerinize gönderecektir
Ne zaman ki Allah Teala'ya kavusmayı isteyen insanlar kalmadı, işte o zaman toplumlar canavarların eline düştü. Zalimler, despotlar atlarını rahatça oynatmaya başladılar.
Mehmed Göktaş
Sayfa 99 - İstişare yayınları
104 syf.
İkinci defa okicam.Not aldığım yerler o kadar çok ki.Hepsi yazmak için vaktim olmadı. Bu notların üzerinde düşüne düşüne tekrar okicam.Ne derece güzel kitap olduğunu bir daha tatmak için...
159 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Mehmet Göktaş hoca bu kitapta tevhidin ne demek olduğunu, hayatımıza nasıl yansıması gerektiğini açıklamış. Tevhidle bağlantılı konulara doğru bir bakış açısıyla bakabilmek için herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum.
116 syf.
·Beğendi·10/10
Şuana okumuş olduğum kitaplar genelde namaz kilmayanlar veya namaz kılmakta zorlananlar için hazırlanmış kitaplardı.
Bu kitap namazını aksatmadan sürekli kılan ve namaz bilinci olan insanlar için hazırlanmış.
Çok istifade ettiğim kitaplardan
Tavsiye ederim
116 syf.
Belki de şekilsellikten arındırılması gereken bu zihinlerin kör noktaların da bu nuru yakmaya çalışan yazarın secdenin yüceltici durumunu anlatıp örnekler sunan yazara kitap için teşekkür sunmakla başlamalıyım.
Kendisinin engin bilgi ve tecrübelerinin ışığında bu dini ritüellik durumundan kurtarma operasyonu demeliyim en kısa haliyle.
80 syf.
·10/10
İslam adına şimdiye kadar yaptığımız konuşmaları, sohbetleri, İslam için yaptığımız münakaşaları hatırlamaya çalışalım. Neler elde etmişiz? Allah Teala bizim elimizle kaç kişiyi hidayete erdirmiş? Davetimizdeki başarı oranımız, çağrımızda verim ne olmuştur?

Bir müslüman olarak, İslam’a davetteki başarısızlıklarımızın nedenleri bulup çıkarmak zorundayız. Hedefe isabet etmeyen gayretlerimizi kırık oklar gibi önümüze yığıp, didik didik hatalarını aramak zorundayız. “Bende söylemesi, benim vazifem tebliğdir, hidayet Allah’tandır” gibi sözlerle yükün altından sıyrılmak kolay olmasa gerek. Müslüman, etrafında müşahade ettiği kötülükler karşısında sessiz kalamayacağı gibi, kötülüklere yaptığı müdahalenin neticesiz kalmasında da kendsisini sorumlu tutmak zorundadır. Kısacası İslam’a yaptığı çağrılardan ses gelmiyorsa yalıtkanlığı kendisinde aramalıdır.
302 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Göktaş hocam ellerine sağlık ...her zamanki gibi güçlü bir kalemin var...zevkle okudum..okunmasını herkese tavsiye ederim ..........her tür değerlerimize degindigin için çok dolu dolu
116 syf.
·29 günde·10/10
Namaz ibadetinin ruhunu ve bir Müslüman için su gibi hava gibi nasıl gerekli olduğunu çok güzel anlatmış. Kendimi ciddi anlamda gözden geçirmeme vesile oldu. Mutlaka okunmalı
302 syf.
·Puan vermedi
Mehmed Göktaş'ın Doğruhaber gazetesinde yazmış olduğu köşe yazılarının derlenerek okuyucuya ulaştırıldığı bir eser.

Müslümanların yakın zamanda gerçekleşen siyasi ve diğer olaylara müslümanca bakışın nasıl olması gerektiğini anlamaya ve anlatmaya çalışan Mehmed Göktaş büyük oranda bunu yakalamış.
124 syf.
·Beğendi·9/10
Aslında bakarsanız içerikle bağdaşmayan bi başlık. Ama kitap kesinlikle okuyucusuna çok anlam katıyor bazı şeyler sağlamlaşıyor bazı şeyler de yeni oluşuyor. Okunmaya değer..
159 syf.
·Puan vermedi
Tevhidin anlamını ve özünü anlatan Mehmed Göktaş'ın özelikle genç okurları için hazırlamış olduğu bu kitap elden ele dolaşmakta ve neredeyse islami hassasiyeti olan herkesin kütüphanesini süsleyen bir baş yapıt görevi görmektedir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehmed Göktaş
Unvan:
Türk Gazeteci ve Yazar
Doğum:
Kınardı, Kayseri, 1952
1952 yılında Kayseri'nin merkez Kınardı kasabasında doğdu. Orta öğrenimini Kayseri İmam-Hatip Lisesinde yaptıktan sonra 1978 yılında Erzurum İslami İlimler Fakültesinden mezun oldu. On yıldan fazla çeşitli ilçelerde müftü olarak görev yaptı. 1989 başlarında görevinden ayrıldı ve şu anda çalışmalarını serbest olarak sürdürmekte. Haftalık Selam Gazetesinde yazdı.10'un üzerinde kitabı yayımlandı.Halen Doğru Haber gazetesinde ve İnzar dergisinde yazmakta aynı zamanda Doğru Haber Gazetesi Genel Yayın yönetmenidir. Kendisi 4 çocuk babasıdır.

Yazar istatistikleri

  • 39 okur beğendi.
  • 146 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 96 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları