Mehmet Aydın

Mehmet Aydın

YazarÇevirmen
8.6/10
86 Kişi
·
109
Okunma
·
3
Beğeni
·
697
Gösterim
Adı:
Mehmet Aydın
Unvan:
Şair, Yazar, Edebiyatçı, Eğitimci
Doğum:
Bayat, Afyonkarahisar, 4 Mart 1923
Ölüm:
Ankara, Türkiye, 31 Mart 2016
1923 yılında Afyonkarahisar ilinin Bayat Bucağı'nda doğdu. İlkokulu Bayat'ta, ortaokul ve liseyi Bayat'da okudu. 1948 İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Askerliğini mot. topçu asteğmeni ve adli subay olarak yaptı.

Pazarören, Cılavuz, Pulur Köy Enstitüleri ve Çanakkale Öğretmen Okulu’yla; Bursa, Konya-Selçuk ve Ankara Gazi Eğitim Enstitüleri'nde öğretmen ve yönetici olarak çalıştı. Bursa Eğitim Enstitüsü'nde bulunduğu sırada görgü ve bilgisini artırmak amacıyla bir yıl Paris'de kalıp, üç yıl da Türk Dili okutmanı olarak Belgrad Üniversitesi'nde görev yaptı.

Eğitim enstitüleri yönetmeliği ile öğretim izlenceleri ve Temel Eğitim Yasası taslağının düzenleme kurullarında delege olarak bulundu. MEB'in görevlendirmesi ile ortaöğretim Türkçe ve Edebiyat Öğretmenlerini Yetiştirme Kursları'nda öğretim görevlisi olarak çalıştı. Bir süre, eski Türk Dil Kurumu'nda Terim Kolu uzmanlığı yaptı. Türkçenin yazım ilkelerini saptama kurulunda üyelikte bulundu. 1980 yılında kendi isteği ile öğretmenlikten emekliye ayrıldı.

Bu çalışmalar süresinde Dil Derneği ve Ankara Edebiyatçılar Derneği'nin kurucuları arasında yer aldı. 1962'de Türkiye Öğretmenleri Milli Federasyonu Yönetim Kurulu'na seçildi. Türkiye Yazarlar Sendikası, Dil Derneği, Edebiyatçılar Derneği, Sanat Kurumu, Dışişleri Türk Derneği, Türkiye Gaziler Vakfı, Sivil Emekliler Derneği, Kültür Bakanlığı Yayınlar Dairesi ve HAGEM üyelikleri görevlerini üstlendi. Öğretim görevlisi olarak uzun yıllar çalıştığı Bilkent Üniversitesi'nden sağlık nedeniyle 2008 yılında emekli olan Mehmet Aydın 31 Mart 2016 tarihinde Ankara'da vefat etti.

Eserleri

Şiirler:

Özgürlüğe Açılan Eller (1971-1994)
Halkın Soluğu (1978)
Işığın Kavgası (1979)
Yeryüzü Sancısı (1985)
Şiirsiz Kalmasın (1985)
Yürekte Yanan Dünya (1988)
Mavi Ter (1992)
Işıltılar (1995)
Derin Bir Aynadan (1999)
Bozkırı Aydınlatan Mavi (2004)
Şiir Ülkesinde Yalnız Dolaşmak (2006)
Şiirde Yaşamak (2007)
Aydınlığa Tutunmak (2008)
Güneşi Paylaşmak (Toplu Şiirler-2009)

İnceleme ve Araştırma Kitapları:

Bayat-Bayat Boyu ve Oğuzların Tarihi (1984)
Hasan Hüseyin Korkmazgil (Yaşamı, Sanatı, 1987 -2002)
Şairlerden İzler (1992)
Ne Yazıyor Bu Kadınlar (1995)
Türlü Yönleriyle Tekerlemeler (1998)
Edebiyatın Kıyılarında (1998)
Oğuz ve Türkmen Kültür Şöleni (2000)
Ankara'da Resim Sergilerinden Notlar (2001)
Ömrün Derin Sularında (2002)
17. Yüzyıl Divan Şairlerinden Vecdi Divanı (2003)
Bayat ve Afyonkarahisar Çevresi Söylenceleri (2005)
Çağdaş Yazınımızın Ustaları (2006)

Dile İlişkin Kitap ve Sözlükler:

İlkokullar İçin Türkçe Geliştirilmiş Sözlük (1990)
Yazım Kılavuzu (1990)
Açıklamalı Deyimler Sözlüğü (1990)
Türk ve Dünya Edebiyatından Şairler ve Yazarlar Sözlüğü (1992)
Geliştirilmiş ve Açıklamalı Atasözleri (1992)
Effi Briest (Theodar Fontane, çev. Nijad Akipek, yalınlaştırma, 1999)
Düşünceler ve Sohbetler (Epiktetos, çev. Burhan Toprak, yalınlaştırma, 1999)
Edebiyatımızda Kadın Şair ve Yazarlar Sözlüğü (2001)
Yeni Derleme ve Tarama Sözlüğü (2003)
Dil, Eğitim ve Şiir Durakları (2007)

Ders Kitapları:

Eğitim Enstitüleri Rehberi (1962)
Batı Edebiyatı, C.I-II (1975-1977)

Hakkında Yazılan Kitap:

Bir Mavi Aydınlık Mehmet AYDIN (Mustafa Emre, 2007)

Ortak Kitaplar:

Türkçe Edebiyat (1989)
Yunus Emre-Nasrettin Hoca ve Hacı Bektaş Veli Düşüncesinde Hoşgörü (1995)
Sözden Yazıya (1996)
Şiir Akşamları (1996-97)
Hasan-Ali Yücel (1997)
Ankara Dostları (1998)
Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı (1998)
Beşinci Bursa Edebiyat Günleri (2000)
Umudun Kanayan Yüreği (2003)
Atatürk'le Aklın Aydınlığına (2003)

Aldığı Ödüller

Özgürlüğe Açılan Eller (1970 TRT Büyük Ödülü)
Oluşum Dergisi Eleştiri Birincilik Ödülü (1980)
Abdi İpekçi Deneme Yarışması Mansiyonu (1989)
Güneş Dergisi Şiir Mansiyonu (1991)
Nasrettin Hoca Fıkra Derleme Mansiyonu (1997)
Ankara Valiliği Türk Eğitimine Hizmet Ödülü (1998)
Türk Folkloruna Hizmet Ödülü (1998)
TYS-Ank',T. ve Ed. Derneği; Emeğe Saygı Ödülü (2001)
Patrik Gregorios'un Rus çarı Aleksandr'a yazdığı mektup tarihi önem arz etmesi ve ibret alınması bakımından mühimdir. Mektupta şöyle demektedir:
"Türklerin maddeten ezmek ve yıkmak imkânsızdır.Türkler, Müslüman oldukları için çok sabırlı ve mukavemeti insanlardır. Gayet mağrurdurlar ve İzzet iman sahibidirler. Bu hasletleri, dinlerine bağlılıkları ve kadere rıza göstermeleri yanında kumandanlarına, büyüklerine olan itaat duygularından gelmektedir.
Türkler zekidirler ve kendilerini müspet yolda yönetecek reislere sahip oldukları müddetçe de çalışkandırlar. Gayet kanaatkardırlar. Onların bütün meziyetleri, hatta kahramanlık ve şecaat duyguları da geleneklerine olan bağlılıklarından, ahlaklanın güzelliğinden ileri gelmektedir.
Türklerde evvela itaat duygusunu kırmak ve manevi rabıtalarını (bağlarını) kesretmek (parçalamak), dini metanetlerini (sağlamlığını) zaafa uğratmak (zayıflatmak) icab eder. Bunun da en kısa yolu, an'anat-ı milliyetlerine (milli geleneklerine), maneviyatlarına uymayan harici fikirler ve hareketlere alıştırmaktır. Maneviyatları sarsıldığı gün, Türkleri kendiliğinden şeklen çok kudretli, kalabalık ve zahiren hakim kuvvetler önünde zafere götüren asıl kudretleri sarsılacak ve maddi vasıtaların üstünlüğü ile yıkmak mümkün olabilecektir. Bu sebeple Osmanlı devleti'ni tavsiye için mücerret olarak harp meydanındaki zaferler kafi değildir. Hatta sadece bu yolda yürümek Türklerin haysiyet ve vakalarını tahrik edeceğinden, kendilerini anlamalarına sebep olabilir. Yapılacak olan, Türklere bir şey hissettirmeden, bünyelerindeki tahribi tamamlamaktır."
Esasen Osmanlı devleti, İslamiyet'e hizmetle şereflenerek ebedi saadet'e kavuşmak maksadıyla kuruldu. Bu yolda şehit olmaktı maksadı. Yoksa şan, şöhret sahibi olmak, dünyaya körü körüne hükmetmek için değil...
İmparatorluğumuz, din, iman ülkesidir ve öyle kalacaktır. Eğer din anlayışı yıkılırsa, imparatorluğumuzun sonu gelmiş demektir.
Avrupalılar, bizi küçültmek veya kötülemek istedikleri zaman Müslümanları mutaassiplıkla suçlarlar. Diğer mezheplerden olanlara, sözde tatbik ettiğimiz kanlı zulümleri kast ederler. Fakat Hristiyanların biz de olunca taassup dedikleri, kendilerine gelince vatan sevgisi diye adlandırdıkları aşk aynı aşk değil midir? Onların vatanları için duydukları, hissi biz dinimiz için duymaktayız. Düşmanlarımız buna taassup diyorlar. Müslümanlar dinleriyle hakikaten iftihar etmelidirler.
Hüseyin bir ara bana dönerek: "Aydın Hoca, şu çevirilerdeki 'sankülot ve donsuz' sözcüklerine bir türlü ısınamadım. Bu özdeş sözcüklere nasıl bir karşılık düşünürsün?" diye sordu. Ben de yanıt olarak, " baldırıçıplak, şellek" sözcüklerini söyleyince, " Yaşa be Hoca! Sağ olasın sen. Türkçemizdeki incelik ve zenginlik, hiçbir Batı dilinden aşağı değildir" diye coşkuyla kükredi.
Mehmet Aydın
Sayfa 8 - İlkim Ozan Yayınları
Sadece Kur'an-ı Kerim okuyarak Allah-ü Teala'nın emirleri anlaşılmış olsaydı Peygamberlerin gönderilmesine gerek kalmazdı. Allahü Teala, Kuran'ı Kerim'de sevgili Peygamberimiz'in en son ve hak Peygamber olarak kabul edilmesini emretmektedir. Hristiyan ve Yahudi misyonerler Peygamberimizi kabul etmediklerini açıkça söylemekten çekindikleri için "Sadece Kur'an-ı Kerim'e göre amel ederiz." demektedirler.
Eğer yeniden canlanmak, eski kuvvetimizi bulmak, eski büyüklüğümüze erişmek istiyorsak bize bu kudreti vermiş olan, Avrupa'nın sözümona medeniyetini taklit etmek değil, bilakis kudretimizin esas olan İslamiyet'e dönmektir.
272 syf.
·30 günde·Puan vermedi
...ondan sonrasi kendi ifadesiyle ancak 10 yıl götüruldü...onu müstebitlikle itham edenler İstanbul sokaklarini dar agaclari ile donattilar....ona saldıranlar arkasından agitlar yaktilar. Kendisinden özür dilediler. Suleyman Nazif, şair Rıza Tevfik, Abdülhak Hamid...
292 syf.
·25 günde·Beğendi·10/10
Tüm farklılıkları ortadan kaldıran bir okul. Anne ve babasından bir çocuğa ders mesabesinde mektuplar. Yardımlaşma, fedakarlık, vatanseverlik, vefa, cesaret gibi değerleri küçük yüreklere nakış nakış işleyen, temiz kalpli çocukların hikayesi.
272 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Daha öncede büyük hükümdar ile ilgili kitaplar okumuştum. Her birine okurken ayrı zevk aldım. Bunun sebebi tabi ki kitapların dilinden değil. Anlatılan olayların muhteşemliğinden. Bu kitapta büyük Sultan'ı anlatıyor. Ancak diğer kitaplardan farkı Abdülhamid'e her açıdan bakması ve ayrıntılı olarak irdelemesi. Örneğin Sultan'ın tiyatro, medeniyet, basın, sadelik, iman, dış politika, istihbarat gibi bir çok konuda nasıl olduğunu başlıklar halinde okuyabiliyorsunuz. Kitapta bu şekilde yanlış saymadıysam 138 adet konu başlığı mevcut. Yukarıdaki başlıkları sadece birkaçı. Bu kitap aslında bu yönüyle bir başucu kitabı. Aklınıza Sultan Abdülhamid'in ticaret anlayışı nasıldır diye bir soru geldi örneğin. Hemen kitabı açıp bir miktar bilgi elde edebilirsiniz. Bu yönü çok güzel. Ama tabi kitabı başlayıp bitirdiğiniz zaman ister istemez konular birbirini kapsadığı için okuduğunuz bir şeyi bir süre sonra tekrardan okuyabilirsiniz. Ben bu kitapta bunu yaşadım ve acaba dedim başka bir yerde mi okumuştum bu olayı demiştim. Tabi kitabın yazılış amacı konu başlıklarına göre bilgi vermek olduğu için bu hoş görülmeli. Netice de bence okunması gereken ve evinizde bulundurulması lazım olan bir kitap. Tavsiye ederim. İyi okumalar.
Diğer kitap incelemelerim için http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
292 syf.
·10/10
Merhaba sevgili arkadaşlar.
Her ne kadar Eğitim bilim uzmanları tarafından "Dünyanın en yararlı çocuk kitabı" olarak kabul edilmiş olsa da yetişkinlerin de kesinlikle okuması gereken bir kitap. Çünkü insan bu kitabı okurken hayata dair birçok konuda ders alıyor. 
Kitabın konusundan bahsedecek olursam; üçüncü sınıfa giden Enrico günlük tutmaya başlar. Bu sınıfta yeni öğretmeni, yeni arkadaşları vardır. Enrico kısa sürede sınıftaki her çocuğun farklı bir hikayesi olduğunu keşfeder. Bazılarının ailesi çok zengin, bazılarının ailesi ise çok fakirdir. Enrico defterini yazdıkça okulda sadece dersleri değil hayatı da öğrenmeye başladığını fark eder. Yazarımız; İyi bir çocuk olmaktan öte iyi bir insan olmanın güzelliklerini o kadar güzel anlatmış, o kadar güzel öğütler vermiş ki içiniz ısınıyor okurken. Mektupları ve Aylık hikayeleri okurken adeta kendiniz yaşıyor gibi hissediyorsunuz. Benim en sevdiğim aylık hikaye "Apenin dağlarından And dağlarına" oldu. Her kesime hitap eden noktaları da size çok şey öğretiyor. Hayatın farklı döneminde okuyup farklı duygular yakalayacağınız, bakış açınızı değiştirebilecek bu kitap ile bence tanışmalısınız.
.
.
Sevgim üzerinize olsun, keyifli okumalar dilerim.
272 syf.
·16 günde·Beğendi·10/10
Onu anlatmaya, onun siyasetini anlamaya, ve dininine bağlılığını anlatmaya ne bu kitap nede diğer kitaplar yetmez. O tamamiyyle kendini dinine ve milletine adamış bir padişahtı. Yazar Sultan'ın güzel ahlakını, dini olan bağlılığını, edep ve hayasının derecesini, aklını, ilmini, adaletini, millet için durmadan çalıştığını hiç can yakmadığını, düşmanlarına bile iyilik ettiğini, masonların aldattıkları ve maşa olarak kullandıkları kişileri bile affettiğini çok güzel bir şekilde anlatmaktadır. Batılı yazarlar bile onun hakkında övgüyle bahsetmektededir. Keyifle okuyacağınızı düşünüyorum. İyi okumalar.
137 syf.
·3 günde·7/10
Eser ilk İznik konsilinden 1962 Vatikan konsiline kadar yapılmış komsilleri anlatılır. Elbette özelikle 451 Kadıköy konsilinden sonra doğu ve batı Hıristiyanları ayrılmış, eser de bu tarihten sonra batı Hıristiyanları arasında yapılan konsiller üzerinde durmuştur. Her konsil Hıristiyanlar için olduğu kadar İslamiyet için de önemlidir. Çünkü Hıristiyanların İslamiyet'e karşı tutumları ve hareketlerinin kökenlerini bu konsillerde görmek mümkündür. Dinler tarihiyle uğraşanların okuması elzemdir.
272 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Cevizin kabuğunu kırıp özüne inmeyen, cevizin hepsini kabuk zanneder.
~2. Ambüdlhamid HAN~
Padişah, İttihatçılar için şöyle diyordu: “Devleti on sene idare edebilirlerse ‘bir asır idare edebildik’ diye sevinsinler.
292 syf.
·1 günde·9/10
Bu kitabı sadece sizlere önerebilmek için kütüphaneme ekledim. Kitabın üzerinde de yazdığı gibi her çocuğun gençlik yıllarında okuması gereken, yetişkinlerin de içinde okunduğu zaman güzel duygular yaratan bir kitap.
137 syf.
·16 günde·4/10
Kitabı bir gün orijinal ingilizcesinden okumayı çok isterim. İçeriği gayet iyi fakat çevirmen kitabı okunamaz bir hale getirebilmek için elinden geleni yapmış, daha iyi bir çevirisi basılana kadar almanızı tavsiye etmem...

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehmet Aydın
Unvan:
Şair, Yazar, Edebiyatçı, Eğitimci
Doğum:
Bayat, Afyonkarahisar, 4 Mart 1923
Ölüm:
Ankara, Türkiye, 31 Mart 2016
1923 yılında Afyonkarahisar ilinin Bayat Bucağı'nda doğdu. İlkokulu Bayat'ta, ortaokul ve liseyi Bayat'da okudu. 1948 İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi. Askerliğini mot. topçu asteğmeni ve adli subay olarak yaptı.

Pazarören, Cılavuz, Pulur Köy Enstitüleri ve Çanakkale Öğretmen Okulu’yla; Bursa, Konya-Selçuk ve Ankara Gazi Eğitim Enstitüleri'nde öğretmen ve yönetici olarak çalıştı. Bursa Eğitim Enstitüsü'nde bulunduğu sırada görgü ve bilgisini artırmak amacıyla bir yıl Paris'de kalıp, üç yıl da Türk Dili okutmanı olarak Belgrad Üniversitesi'nde görev yaptı.

Eğitim enstitüleri yönetmeliği ile öğretim izlenceleri ve Temel Eğitim Yasası taslağının düzenleme kurullarında delege olarak bulundu. MEB'in görevlendirmesi ile ortaöğretim Türkçe ve Edebiyat Öğretmenlerini Yetiştirme Kursları'nda öğretim görevlisi olarak çalıştı. Bir süre, eski Türk Dil Kurumu'nda Terim Kolu uzmanlığı yaptı. Türkçenin yazım ilkelerini saptama kurulunda üyelikte bulundu. 1980 yılında kendi isteği ile öğretmenlikten emekliye ayrıldı.

Bu çalışmalar süresinde Dil Derneği ve Ankara Edebiyatçılar Derneği'nin kurucuları arasında yer aldı. 1962'de Türkiye Öğretmenleri Milli Federasyonu Yönetim Kurulu'na seçildi. Türkiye Yazarlar Sendikası, Dil Derneği, Edebiyatçılar Derneği, Sanat Kurumu, Dışişleri Türk Derneği, Türkiye Gaziler Vakfı, Sivil Emekliler Derneği, Kültür Bakanlığı Yayınlar Dairesi ve HAGEM üyelikleri görevlerini üstlendi. Öğretim görevlisi olarak uzun yıllar çalıştığı Bilkent Üniversitesi'nden sağlık nedeniyle 2008 yılında emekli olan Mehmet Aydın 31 Mart 2016 tarihinde Ankara'da vefat etti.

Eserleri

Şiirler:

Özgürlüğe Açılan Eller (1971-1994)
Halkın Soluğu (1978)
Işığın Kavgası (1979)
Yeryüzü Sancısı (1985)
Şiirsiz Kalmasın (1985)
Yürekte Yanan Dünya (1988)
Mavi Ter (1992)
Işıltılar (1995)
Derin Bir Aynadan (1999)
Bozkırı Aydınlatan Mavi (2004)
Şiir Ülkesinde Yalnız Dolaşmak (2006)
Şiirde Yaşamak (2007)
Aydınlığa Tutunmak (2008)
Güneşi Paylaşmak (Toplu Şiirler-2009)

İnceleme ve Araştırma Kitapları:

Bayat-Bayat Boyu ve Oğuzların Tarihi (1984)
Hasan Hüseyin Korkmazgil (Yaşamı, Sanatı, 1987 -2002)
Şairlerden İzler (1992)
Ne Yazıyor Bu Kadınlar (1995)
Türlü Yönleriyle Tekerlemeler (1998)
Edebiyatın Kıyılarında (1998)
Oğuz ve Türkmen Kültür Şöleni (2000)
Ankara'da Resim Sergilerinden Notlar (2001)
Ömrün Derin Sularında (2002)
17. Yüzyıl Divan Şairlerinden Vecdi Divanı (2003)
Bayat ve Afyonkarahisar Çevresi Söylenceleri (2005)
Çağdaş Yazınımızın Ustaları (2006)

Dile İlişkin Kitap ve Sözlükler:

İlkokullar İçin Türkçe Geliştirilmiş Sözlük (1990)
Yazım Kılavuzu (1990)
Açıklamalı Deyimler Sözlüğü (1990)
Türk ve Dünya Edebiyatından Şairler ve Yazarlar Sözlüğü (1992)
Geliştirilmiş ve Açıklamalı Atasözleri (1992)
Effi Briest (Theodar Fontane, çev. Nijad Akipek, yalınlaştırma, 1999)
Düşünceler ve Sohbetler (Epiktetos, çev. Burhan Toprak, yalınlaştırma, 1999)
Edebiyatımızda Kadın Şair ve Yazarlar Sözlüğü (2001)
Yeni Derleme ve Tarama Sözlüğü (2003)
Dil, Eğitim ve Şiir Durakları (2007)

Ders Kitapları:

Eğitim Enstitüleri Rehberi (1962)
Batı Edebiyatı, C.I-II (1975-1977)

Hakkında Yazılan Kitap:

Bir Mavi Aydınlık Mehmet AYDIN (Mustafa Emre, 2007)

Ortak Kitaplar:

Türkçe Edebiyat (1989)
Yunus Emre-Nasrettin Hoca ve Hacı Bektaş Veli Düşüncesinde Hoşgörü (1995)
Sözden Yazıya (1996)
Şiir Akşamları (1996-97)
Hasan-Ali Yücel (1997)
Ankara Dostları (1998)
Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı (1998)
Beşinci Bursa Edebiyat Günleri (2000)
Umudun Kanayan Yüreği (2003)
Atatürk'le Aklın Aydınlığına (2003)

Aldığı Ödüller

Özgürlüğe Açılan Eller (1970 TRT Büyük Ödülü)
Oluşum Dergisi Eleştiri Birincilik Ödülü (1980)
Abdi İpekçi Deneme Yarışması Mansiyonu (1989)
Güneş Dergisi Şiir Mansiyonu (1991)
Nasrettin Hoca Fıkra Derleme Mansiyonu (1997)
Ankara Valiliği Türk Eğitimine Hizmet Ödülü (1998)
Türk Folkloruna Hizmet Ödülü (1998)
TYS-Ank',T. ve Ed. Derneği; Emeğe Saygı Ödülü (2001)

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 109 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 89 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.