Mehmet Hayati Özkaya

Mehmet Hayati Özkaya

Yazar
8.8/10
8 Kişi
·
18
Okunma
·
5
Beğeni
·
159
Gösterim
Adı:
Mehmet Hayati Özkaya
Unvan:
Türk Yazar, Edebiyat Öğretmen
Doğum:
Van, Türkiye, 1959
Edebiyat Öğretmeni, Yazar Sayın Mehmet Hayati Özkaya…
1959 Van doğumluyum. Adana’ya üç yaşında gelip Adanalı olan bir vatandaşım. Ayni zamanda öğretmenim. Halen edebiyat öğretmeni olarak çalışmaktayım. Kıssa-i Aşk adlı bir romanım vardı daha önce, şimdi posta kutusu 546 (P.K. 546) ile okuyucuların karşısına çıktık.
"....bir gün mutlaka yeniden karşılaşacağımıza inandığımız halde, bir gül daha soldu, bir yıldız daha kaydı, bir tel daha koptu diyorduk."
Uyanıyorum birden
Coşuyor haykırıyorum;
İstiyorum o ülkeleri!..
Ural'ları, Altay'ları
Türkistan'ı
Türkeli'ni, Buhara'yı
Semerkant'ı
192 syf.
·3 günde·10/10
Nedir bu P.K. 546...
Alparslan Türkeş'in izniyle Necdet Özkaya tarafından kurulan Adana Kültür Derneği'nin posta kutusudur.

"Ey! PTT'nin en haysiyetli, en şahsiyetli, en karakterli ve en şerefli posta kutusu!" (Kitap tanıtımından)

Alparslan Türkeş, H. Nihal Atsız ve onlarca ülkücünün mektuplarını, özlemlerini, hatıralarını kucaklamış nasıl şerefli olmasın!

Sayın M. Hayati Özkaya anılarını kaleme almış, mektuplarını yayınlamış. 1970'li yılların siyasi ortamını, toplum yapısını gözler önüne sermiş.
Ülkücü şehit olan ağabeyi Yavuz Özkaya, kardeşinin şehit olduğu saldırıda bir gözünü kaybedip gazi olan Oğuz Özkaya ve o dönemde ki Adana'da yaşayan kutlu neslin hikâyesi...
Onlarca ülkücü şehidi okurken nasıl daralmaz insanın göğüs kafesi...

İhtilâl görmedik diye mi bu rehavet?
Zindanlarda çürümediği için mi çürük kalplerimiz?
Ne olduğunu söylemeye utanan bir nesil mi var?
Yoksa daha da vahimi ne olduğunu bilmeyen bir nesil mi?
Nerde bu 1970'lerin, 1980'lerin inanmış kutlu nesli? Nerdesiniz?
Bir zamanlar Atsız'ın dediği gibi ben haykırıyorum, sen de "Haykır"...

Kitap Şuuru
206 syf.
·5 günde·Beğendi·6/10
Gözlerden kaçan fakat fikirleri zamanın ötesinde olan o kadar çok mütefekkirimiz var ki... Belki de bu meyanda yüzlerce isim sayabiliriz. Fakat, "Ateşi Yeniden Yakmak" romanı vasıtası ile yad edeceğimiz büyük Türk mütefekkiri -ismi sıkça zikredilse de sadece hikayeci yönüne hapsedilen- Ömer Seyfettin'den başkası değildir.

M. Hayati Özkaya tarafından kaleme alınan Ateşi Yeniden Yakmak adlı romanın ana teması, ilk bakışta, Ömer Seyfettin olarak görülse de aslında asıl işlenen konu fikirlerin edebiliğidir, diyebiliriz. Roman, Ömer Seyfettin biyografisi olmamakla birlikte onun döneminde de geçmemektedir. Mekan ise manidar bir şekilde taşradır. Taşrada işlenen roman aynı zamanda, benim anladığım kadarıyla, yazarın yaşamından kırıntılar da barındırmaktadır. Bu izlenimi bende uyandıran ise, yazarın bir diğer kitabı olan "P. .K. 546" adlı eseridir. Roman gayet naif bir şekilde kurgulanmış ve aşırıya kaçmayan bir ilişkiler ağını bünyesinde barındırmaktadır. Günlük hayatta insanın boğuşmak zorunda olduğu bıkmışlık, usanma gibi birçok duygu romanda sıkça işlenmektedir. Bunun yanı sıra da mücadele ve azmin doruk noktasına ulaştığı fikri dünyayı içinde barındırması ve karakterlerin iç dünyasında yaşanan çatışmaların iyi işlenmesi göze çarpan hususlardandır. Romanın dilinin tamamen akıcı olduğunu söyleyemeyeceğim. Fakat yazarın sade bir üsluba sahip olduğunu söyleyebilirim. Eseri okumaya başladığımda, özellikle de, ilk bölümün biraz sıkıcı gelebileceğini söylemem gerekiyor. Bu sıkıcılığın ise uzun diyaloglara yer verilmesinden kaynaklandığı kanaatindeyim.

Kanaatime göre, romanın gayelerinden birisi de, daha önce de bahsettiğimiz üzere, sadece hikayeci yönüne hapsedilen Ömer Seyfettin'in fikri anlamda Türk düşünce dünyasına yapmış olduğu katkıların göz önünde bulundurulması gerektiğidir. Ömer Seyfettin'in fikri görüşleri gerek kendi ağzından gerek neşretmiş olduğu yazılarından gerekte karakterlerin ağzından sıkça tekrarlanmaktadır. Bu bakımdan, eserin, üstlenmiş olduğu vazifeyi bihakkın yerine getirmiş olduğunu söyleyebilirim.

#kitapsuuru
281 syf.
·10/10
Ömer Seyfettin tarihin içinden diriliğini koruyan kelimelerin müellifi... Kelimeler sadece canlı değil dokunduğunu dirilten birer efsunlu edebiyat parçacığı adeta... Belki böyle bir keşif edebiyatımızı, kültürümüzü, tarihimizi, kısacası bizi biz yapan değerleri diriltecek. Ve kültürel ölümsüzlüğü milletimize nasip edecek. Bir millet değerlerini unutmuyorsa onları okuyup iyi idrak ediyorsa... Ölümsüzlüğü sağlayan kevser suyuna dokunmuş, şuurla dirilen benliğini ebediyen yaşatacak demektir. Çünkü fikirler yüzyıllar aşarak günümüze gelir. Fikirler öldüğü zaman millet ölür. Mehmet Hayati Özkaya bu kitabıyla ölümünde kadavra muamelesi görmüş, kevser suyuna batırılmış fikirleri kimi zaman kıymet görmemiş bir yazarı ihya etmiş. Yazarın ihyası ihya değil; edebi ölümsüzlüğü arayanların kapılarından geçecekleri cennetin kapısına dönüşmüş. Keşke her milli değerimize böylesine kıymet verilse, keşke bizi biz yapan fikri tekamülümüzü sağlayan her değerimize böylesine vefa borcunu ödeyebilsek...
206 syf.
·11 günde·Beğendi·7/10
Ateşi Yeniden Yakmak, M. Hayati Özkaya'nın Türk milliyetçiliğinin siyaset yolu ile mi yoksa kültür kanalı ile mi halka entegre edilmesi gerektiği sorusunu örtülü olarak temele alan belgesel tadında bir roman. Roman 12 Eylül öncesinde Türk milliyetçiliği fikriyatının bayraktarlığını yapan iki arkadaşın seneler sonra karşılaştığını anlatan bir perspektif ile okuyucuyu selamlıyor. Doktor İlhan ve Yusuf adındaki bu iki arkadaşın arasında geçen konuşmalar tarihten sosyolojiye, siyasetten edebi ve fikri hezeyanlarımıza kadar her hususta yazarın bizce de makul olan görüşlerini okuyucuya aktardığı bir köprü vazifesi görüyor. Doktor İlhan ve eşi Nuray'ın arasındaki sorunlar modernizmin ve modernizmin beraberinde getirdiği tek tip insan olgusunun toplumuzda açtığı derin yaraları fark etmemizi sağlıyor. Romanda, Ömer Seyfettin'in hikayelerini tiyatro oyunu olarak sergilemek için canını dişine takarak çalışan Ayas'ın üzerinden günümüz Türk toplumunun içine düştüğü buhran anlatılıyor. Bu buhran Balkan bozgunundan evvel toplumumuzun vaziyeti ile bugünkü toplumumuz arasındaki benzer yönleri açığa çıkarıyor. Ayas ve Ömer Seyfettin'in geçmişten gelen silueti arasındaki diyaloglar bu buhrandan çıkış yollarımızı anlatan birer çözüm yolu olarak karşımıza çıkıyor.
206 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Ateşi yeniden yakmak..Bu kitabın cisminden-ağırlığından,saman yaprağından,sayfa sayısından,kapağından-evvel ismine dikkat çekeceğim.Somut olanın fikir dünyama yansıyan yanlarından söz edeceğim.
Yanan ateşi yeniden yakmak ,fiziğe aykırı olsada mânen mümkündür.
Türk milliyetçisi ve hikâyecisi olan Ömer Seyfettin'in hayatı etrafında şekillenen bu roman, bana büyük bir ders verdi.
Ömer Seyfettin benim çocuk yaşımda kalmış,yazık ki onu gençliğime taşıyamamışım.Bunun üzüntüsü içinde kıvranırken ne desemde içimdeki büyük pişmalığı ifade edemem.Son pişmanlık fayda etmez diyerek bu duygumu şimdilik bir kenara bırakıyor asıl anlatmak istediğim meseleye geliyorum:
Okumayı yeni söken bir çocukken daha ,okul kütüphanesinden aldığım ''ilk namaz'' hikayesini,köy evimizde ,yanan kuzinenin yanındaki mindere oturmuş, 3 gün sonra iade edeceğim ivediliği ile oracıkta okuyup bitirmiştim.
Ömer seyfettin'in tabii olarak o yaşlarda dedemin yaşlarında olduğunu düşünürdüm.Şimdi okuduğumda ise , gencecik bir adamın neler başardığına tüm hücrelerimle şahit oldum,şahit oldum da utandım.
Kendimi şu söze muhatap görerek güzel adımlar atmaya and içtim :
Ey Türk çocukları ! Siz hem kuvvet,hem bilgi ve hemde mefkûre (ülkü) sahibi olunuz.Büyük muvaffâkiyetleriniz nâmınızı tarihe geçirecek ve sizi bu fâni hayatın üstündeki o ebedi ve ölümsüz hayata ulaştıracaktır.
Yıllar, belki asırlar önce , Milliyetçi ve Vatanperver bir gencin yaktığı ateşi bugün biz,yeniden yakıyoruz,bizden sonrakilerde yeniden yakacaktır.

Ülkü Bolat

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehmet Hayati Özkaya
Unvan:
Türk Yazar, Edebiyat Öğretmen
Doğum:
Van, Türkiye, 1959
Edebiyat Öğretmeni, Yazar Sayın Mehmet Hayati Özkaya…
1959 Van doğumluyum. Adana’ya üç yaşında gelip Adanalı olan bir vatandaşım. Ayni zamanda öğretmenim. Halen edebiyat öğretmeni olarak çalışmaktayım. Kıssa-i Aşk adlı bir romanım vardı daha önce, şimdi posta kutusu 546 (P.K. 546) ile okuyucuların karşısına çıktık.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 18 okur okudu.
  • 6 okur okuyacak.