Mehmet Mahfuz Söylemez

Mehmet Mahfuz Söylemez

YazarDerleyenÇevirmen
8.8/10
16 Kişi
·
46
Okunma
·
4
Beğeni
·
634
Gösterim
Adı:
Mehmet Mahfuz Söylemez
Tam adı:
Prof. Dr. Mehmet Mahfuz Söylemez
Unvan:
Türk Yazar, Akademisyen
Doğum:
Bingöl, Türkiye, 1963
Prof. Dr. Mehmet Mahfuz SÖYLEMEZ, 1963 yılında Bingöl ilinin Solhan ilçesinde doğdu. İlkokulu Elazığ ve Solhan’da, Ortaöğretimi Muş İmam Hatip Lisesinde tamamladı. Fakülteyi Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde okudu. Aynı fakültede yüksek lisans ve doktorasını yaptı. Yüzüncü Yıl Ü. İlahiyat Fakültesi’nde akademik hayata başladı. Daha sonra Ankara Ü. İlahiyat Fakültesi ve Hitit Ü. İlahiyat Fakültesi’nde uzun yıllar çalıştıktan sonra İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesine geçti. Halen burada akademik yaşamını sürdürmektedir. İslam Medeniyeti Tarihi, Günümüz İslam Ülkeleri, İslam Düşünce Tarihi ve İslam Öncesi Arap Tarihi sahasına yoğunlaşan SÖYLEMEZ’in bu alanda, değişik dillerde yazılan birçok kitabı ve makalesi bulunmaktadır.
İslam öncesi Arap tarihine baktığımızda Arapların yeknesak bir İnanç sistemine sahip olmadıkları, birbirinden farklı gelenekleri benimsedikleri anlaşılmaktadır. Arapların büyük bir kısım putperest olmakla birlikte içlerinde Yahudi. Hıristiyan, Mecusi hatta Maniheistlerin bulunduğu da bilinmektedir.
Cahiliye döneminde İnsanlar kabile putlarından herhangi birinin adını “onun kulu şeklinde” çocuklarına İsim olarak veriyorlardı. Nitekim kaynaklarımızda Abdulyağus, Abduluzzâ, Abdulmenaf, Abdulmenât, Zeydulmenât, Abduş-şaruk gibi erkek İsimlerinin yanında Emmetu Uzzâ gibi kadın İsimlerine de rastlanmaktadır.
Araplar, cinlerin/şeytanların kâhin ve şairlere İlham verdiğine, gökte oturma ve dinleme yerlerinin olduğuna, cinlerin de burada meleklerden kaptıkları bilgileri yeıyüzündeki dostları şair ve kâhinlere aktardıklarına, gökten haber çalıp onlara ilettiklerine İnanırlardı.
Dolayısıyla Kabe’nin İçerisinde var olan putların her biri aslında Mekke’nin çevresinde yaşayanlarla ticari güzergâh üzerinde meskûn bulunan kabileleri temsil etmektedir.
Oysa ki Hz. Peygamber “Allah’tan başka ilah yoktur.” diyerek İslam’ın var olan bu sistemlere entegre olmayacağını, müstakil ve tek bir ilah olan Allah’ın egemenliğine dayandığını, bu egemenliğin bir başka egemenliği tanımadığını, Allah’ın var olan ilahlardan bir ilah olmayıp, yegane ve mutlak ilah olduğunu, onun dışında tanrı olarak iddia edilen varlıkların uydurma ve kabul edilebilir olmadıklarını söyleyerek bu öneriyi reddetti.
Bunun yolu da onların tanrılarına saygı göstermekten geçiyordu. Amr b. Luhayy da ticari yolları açık tutmak amacıyla çevredeki kabilelere alt putları bir şekilde Mekke’ye getirerek Kâbe’nin İçerisine yerleştirmiştir. Bu putların 360 kadar oldukları rivayet edilmektedir
Putlara İbadet şekillerinden bir başkası ise onlara dokunarak kutsanmaktı. İbn Hişam’m verdiği bilgilere göre her şahsın evinde mutlaka bir put bulunurdu. Evinden çıkacağı zaman son yaptığı şey ile evine girdiği zaman ilk yaptığı şey putuna dokunarak kutsanmak olurdu.
180 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Herkese merhaba dedikten sonra bir seyahatname ile karşınızdayım Gerçekte bu ana kadar hiçbir seyahat kitabını başlamış olsam da bitirememiştim, Seyyah Nosilof'un seyahatnamesi bu anlamda bir ilki oluşturdu. Tabi aslen eser saray mütercimlerinden Ahmet Nermi tarafından 2.Abdülhamit için Ruşça'dan tercüme edilmiş. Bu yüzden tabi ki zor bir dili var. Yine de anlaşılır. Oldukça kısa olduğu için de az bir sürede kitabı bitirmeniz mümkün.

Eserin başında bize Merv tarihi üzerine kısa bir not iliştirilmiş ki bu, Merv'in tarihini bilmeyen Seyyah Nosilof'un kafamızı soru işaretleriyle doldurmasından önce iyi olmuş.

Çinlilerin Mulu; Ahamenitlerin Marguş veya Margiana, Yunanlıların Antichia veya Aleksandra, Maniheistlerin Mrg, Sasanilerin Margu , İslâmî kaynakların Merv مرو .. dedikleri , dünya tarihinin kadim kentlerinden biri.

Ahamenitler, Büyük İskender, Selevkoslar, Partlar, Sasaniler, Müslümanlar; Emeviler, Abbasiler, Saffariler, Büveyhîler ve Selçuklular..Moğol İstilası, Timurlular, Özbekler, Safeviler ..

19.yüzyılın sonlarında Merv'i gezen Edmond , şehrin Büyük İskender tarafından kurulduğunu söylemektedir.

Kadim kent..

Gerçekten oldukça güzel hazırlanmış, ilgi çekici bir seyahatname.

Size iyi okumalar dilerim:))

Merv Sultan Sencer'e başkentlik yapmıştır. Büyük küçük herkesin derdine derman aradığı bir yerdi. Horasan'ın en münbit ve en güzel topraklarına sahipti. Emniyet ve huzur kuşunun yuvası ..

Cuveynî
288 syf.
·3 günde·5/10
İslamiyet öncesi Arap toplumunda ilahi varlıkların sayısı ve her birine verilen önem kabileden kabileye değişmekteydi. Bunların en önemlileri ise bütün Arap Yarımadası'nda saygınlık kazanmış olan Allah (el-ilah)'tır. İlahi ve kutsal dünyayı en yüksek şeklinde benliğinde toplayan Allah, evrenin yaratıcısı kabul edilirdi.
Araplar putları, en büyük yaratıcı gördükleri Allah adlı tanrıya aracı olarak görüyorlardı. Bu yüzde Arapların itirazları Allah adlı tanrı değil, putların yerine kendisini aracı yapan Muhammed'e dir. Araplar Allah adlı tanrı ile kendileri arasında insandan bir aracı olmasını istemiyorlardı. İnsandan aracı olduğu zaman, aracı kişinin bu durumu kendi çıkarları için kullanacağını biliyorlardı. Görüşlerinde de haklıydılar. Çünkü, Muhammed, Allah adlı tanrıyı, kendisi için nikah memuru yapmış, (Ahzab 37), kendisi için bedava kadın ayarlatmış, (Ahzab 50), çocuk yaşta evlendiği eşlerinden Ayşe'nin zina iftirasına uğraması üzerine aklama aracı olarak kullanmıştır. (Nur 11-24). Kitabı okurken değerlendirmeyi, İslami bilgiler eşliğinde yapmak daha faydalı olacatır.
416 syf.
·Puan vermedi
Öncelikle bu kitabı bu sitede ilk okuyan olmaktan kendimle gurur duyuyorum :)...

Kitap genel olarak Küfe şehrininin tarihçesini , şehrin yapılışını, mimarisini ve şehrin fiziki yapısını, demoğrafik yapısını,idari yapısın, ekonomik yapsını ve sosyal hayatın nasıl işlediğini anlatmaktadır. İslam tarihinde çok farklı yorumlara sahip alimlerin yetiştiği küfeyi ve alimleri anlamak isteyen herkese okumayı tavsiye ediyorum çünkü Küfe şehri islam tarihinde farklı yorumların ve bir çok başkaldırıların merkezi olmuştur. Bunun sosyolojik sebeplerini anlamak isteyen herkese tavsiye edilir.
180 syf.
·8/10
Merv konusunda şehir tarihi araştırmaları yapacak olanların bakmadan geçemeyecekleri kadar zengin bir içeriğe sahip bu seyahatname geçmiş zamanın perdesinin aralanmasına vesile olacaktır.
180 syf.
·Puan vermedi
Yazar, Türk tarihinde çok önemli bir yere sahip olan ve pek çok önemli devlet adamının mezarlarının da bulunduğu Merv şehrine yaptığı seyahate dair izlenimlerini aktarmaktadır..

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehmet Mahfuz Söylemez
Tam adı:
Prof. Dr. Mehmet Mahfuz Söylemez
Unvan:
Türk Yazar, Akademisyen
Doğum:
Bingöl, Türkiye, 1963
Prof. Dr. Mehmet Mahfuz SÖYLEMEZ, 1963 yılında Bingöl ilinin Solhan ilçesinde doğdu. İlkokulu Elazığ ve Solhan’da, Ortaöğretimi Muş İmam Hatip Lisesinde tamamladı. Fakülteyi Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde okudu. Aynı fakültede yüksek lisans ve doktorasını yaptı. Yüzüncü Yıl Ü. İlahiyat Fakültesi’nde akademik hayata başladı. Daha sonra Ankara Ü. İlahiyat Fakültesi ve Hitit Ü. İlahiyat Fakültesi’nde uzun yıllar çalıştıktan sonra İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesine geçti. Halen burada akademik yaşamını sürdürmektedir. İslam Medeniyeti Tarihi, Günümüz İslam Ülkeleri, İslam Düşünce Tarihi ve İslam Öncesi Arap Tarihi sahasına yoğunlaşan SÖYLEMEZ’in bu alanda, değişik dillerde yazılan birçok kitabı ve makalesi bulunmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 46 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 26 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.