Mehmet Okuyan

Mehmet Okuyan

8.9/10
18 Kişi
·
47
Okunma
·
75
Beğeni
·
1.429
Gösterim
Adı:
Mehmet Okuyan
Tam adı:
Prof. Dr. Mehmet Okuyan
Unvan:
Türk İlahiyatçı, Tefsir Profesörü, Yazar
Doğum:
Çaykara, Trabzon, 1965
Prof. Dr. Mehmet Okuyan 1965 doğumludur. İlköğrenimini doğduğu beldede tamamladıktan sonra ortaöğrenimini Trabzon Hayrat’ta tamamladı. 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunudur. Aynı Fakülte’de Tefsir Anabilim Dalı’nda Araştırma Görevlisi olarak göreve başlayan Mehmet Okuyan 1990 senesinde Yüksek Lisans yapmıştır. 2002 yılında Doçent, 2008 yılında ise Profesör ünvanını almıştır. Arapça ve İngilizce dillerine hakim olan Mehmet Okuyan evli ve 3 çocuk babasıdır. Bugüne kadar bir çok eser’e imza atan Mehmet Okuyan aslen Trabzon Çaykara’lıdır ve Çaykara’da doğmuştur. Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olarak görevini sürdürmektedir.
Kur'an'a aykırı olmayan rivayetler senetleri de sahih olmak şartıyla elbette delil olarak kabul edilmeli, ancak vahye açıkça aykırı olanlar da reddedilmelidir. Sayıları çok olsa da herhangi bir konudaki rivayetlerin doğruluk değeri Kur'an'a uygunluk şartına bağlıdır. Fazla sayıda olmasına rağmen Kur'an'a aykırı olanları değil, bir tane bile olsa vahye uygun olanı tercih etmeliyiz.
Geçmişten nakledilenler karşısında toptancı bir yaklaşımımız kesinlikle yoktur. Ne bütün nakledilenleri inkar ederiz ne de hepsini kabul ederiz. Geçmişe ait nakledilenleri ne süpürüp alanlardanız ne de süpürüp atanlardanız.
Bir anlamda kıraat, "yaratılana bakarak yaratanı bulmak" demektir. İkinci ayetteki "insanın alaktan yaratılması" ifadesi söz sözkonusu kıraatin bir düşünce eylemi olduğunu göstermektedir. Buradan hareketle şunu söyleye biliriz: Kıraat "aklın ve zihnin okuması" dır.
Mehmet Okuyan
Sayfa 44 - Düşün yayınları
Teker teker güvenilir olmayan veya illetli olan rivayetlerin toplamı sağlam/sahih bir rivayet etmez. Bir sepet çürük yumurta nasıl ki sağlam bir yumurta etmezse veya pek çok "sıfır"ın toplamı nasıl ki "bir" etmezse, rivayetlerin sakat olanları da hakikat ifade edemez. Bu tür rivayetlerle inanç esasları belirlenemez. Hele hele bu tür rivayetleri sorgulayanlar için kötü niyetlilik suçlamasında kesinlikle bulunulamaz, bulunulmamalıdır.
Esaslarını dinin belirlediği bir meselede kanaat sahibi olmak için İslam dinini benimseyenler veya araştırmacılar öncelikle Kuran'a müracaat etmelidir. Konu eğer Kuran'da varsa ilgili bütün ayetler dikkate alınarak, iniş sıraları takip edilerek ve bağlamları da göz önünde tutularak, söz konusu mesele hakkında Kuran'a dayalı bütüncül bir yaklaşım sergilenmeli ve bunun sonucunda fikir sahibi olunmalıdır.
Sorun kişiler değil, kişiliklerle ve niteliklerledir. Sorun Firavunda değil, Firavunluktadır . Bu sayede mesaj evrenselleşmekte, tüm insanlığa "Firavunlaşmayın; yoksa zulmedenlerden olursunuz" mesajı verilmektedir.
Hz Adem eğer ahirette gidilecek olan cennetten kovulduysa;
-Sadece müminlerin gidebileceği vadedilen cennette iblisin bulunmasını (onlara meyveyi yedirmeye çalışması)
-Vadedilen cennette dilenen eşya ile nimetlenmekten men edilmeyecek olmasına rağmen Adem ve eşine yasak konmuştur (ağaca yaklaşmayın!)
- Cennette günah işlenebilmesini (Hz Ademin ve eşinin meyveyi yemesi)
-Müminlere vadedilen cennetten çıkış olmayacaktır fakat Hz Adem ve eşi buradan çıkarılmıştır

sorunsallarını açıklamakta güçlük çekersiniz.
Araf 7/11 de insanların yaratılmasından ve onların suretlere sahip kılınmasından bahsederken küm, yani siz/sizi kalibinda çoğul zamirler kullanılmakta, sonrasında meleklere hitaben Adem için secde yapın emri verilmektedir. Bu durum o esnada pek çok insanın /ademin bulunduğunu göstermektedir.
Ahiret inancı birçok dinde olduğu gibi islam dininde de önemli bir yere sahip. Ben de her ne kadar dini kitaplar okumaktan keyif almasam da bu kitabı kitaplığımda bulunca islamın ahirete bakışını öğrenmek adına okumak istedim.

Mehmet Okuyan takip ettiğim bir... Bir din adamı değil de, imam da değil, hoca da denmez şimdi... Bir müslüman fikir adamı? Evet, anlamışsınızdır diye düşünüyorum. Fikirlerini, fikirlerini inandığı dinin kutsal kitabına göre değerlendirmesini, yeniliklere daha doğrusu farklı fikirlere açık oluşunu, yıllardır söylenen şeylerin aksini cesurca ve ayetlere dayandırarak ifade edişini seviyorum. Kendisi televizyonlarda minicik çocukların bile bildiği şeyleri tekrarlayarak, kuran okunarak bulunabilecek bilgileri "hocaya sorayım o bilir" diye kolaya kaçan insanları bilgilendirerek para içinde yüzen din adamlarından farklı oluşuyla sevgimi kazandı diyebilirim. Hz Adem muslumanlara vaadedilen cennette yaratılmamıştır, Hz. adem ilk insan değildir, seferilik yoktur, Kuran 6666 ayet değildir, cennet ve cehennem şu anda yoktur, yasin ölüye okunmaz gibi düşünceleri ile o sık gördüğümüz maşallah inşallah allah seni bağışlasıncı hocalardan farklı düşüncelere sahip biri. Bu açıdan fikirlerini takip etmeyi sürdüreceğimi belirtmek istiyorum.

Kitaba gelince öğretici nitelikte. Çok emek verilerek hazırlandığı ortada. Öldükten sonra yaşanacaklar yedi aşamada ele alınmış. Ahiret ile ilgili kelimelerin anlamları verilmiş daha sonra o kelimelerle ilgili ayetler yani Kuran'da farklı yerlerdeki kullanımları incelenmiş. Bu açıdan anlaşılır bir kitap. Yer yer tekrarlar mevcut ama bunun sebebi de ispatı iyi yapabilmek gibi gözüküyor. Bir şeyler sanki ahiret inancı olmayan birine değil de olanlara kanıtlanmak istenmiş. Kitapta bir konu hakkındaki fikirler belirtilirken aynı zamanda karşıt görüştekilerin fikirleri de belirtilmiş ve ayetlerle çürütülmeye çalışılmış. En sevdiğim bölümlerden biri Hz. Adem'in Çıkartıldığı Cennetin Mahiyeti. Aslında kitabın tamamının bu tarz yazılmış olduğunu düşünmüştüm ama daha kapsamlı bir kitap. Hayal kırıklığına hem uğradım hem uğramadım.

Eğer müslümansanız;
Bir müslüman için en önemli konulardan biri de ahirettir. Her müslüman inandığı hesaba çekiliş günü hakkında bilgi sahibi olmalıdır bence. Bu kitabı okumanızı, bakış açınızı değiştirebilir en azından genişletebilir nitelikte oluşu dolayısıyla öneriyorum.Akademik anlamda dini eğitim gören insanların -ilahiyat deniyor galiba, o tarz bölümlerden söz ediyorum, din kültürü öğretmenleri de olabilir- okumasını özellikle öneriyorum. Çünkü dediğim gibi öğretici nitelikte. Arapça ya da Mehmet Okuyan'ın dediği gibi Rabça ile ilgilenenlerin daha iyi kavrayabileceğini düşünüyorum. Fiillerin yani o kelimelerin hangi şekillerde kullanılması cümleye ne anlam katıyor daha iyi anlayacaklardır. Yalnız kitabın başında belirtildiğine göre Kabir Azabı kitabı ile bağlantılı bir kitap. Bunu da göz önünde bulundurarak, ilk önce onu olacak şekilde okumanızı tavsiye ediyorum.

Eğer müslüman değilseniz;
Gerçekten bu konuya bir ilginiz yoksa sıkılabilirsiniz. Para verip almayın derim ben. Elinize geçerse kitabın sonundaki "Genel Değerlendirme ve Sonuç" bölümünü okumanız sizin için yeterli olacaktır. Eğer bu konuyla ilgiliyseniz, kendi ahiret inancınızı(var olanlar için) şekillendirmek için fikir arayışındaysanız, islamdaki ahiret hakkında detaylı bi eser arıyorsanız ya da araştırma yapıyorsanız gayet doyurucu bir eser. Okurken notlar almanızı tavsiye ediyorum. İçinde bir sürü ayet var. Sık sık tekrarlar olduğu ve en sonda özetlendiği için ikinci bölümden başlamanızda bir mahsur yok. Mehmet Okuyan'ı takip etmenizi tavsiye ediyorum, aklınıza takılan konular ile ilgili videolarını araştırarak bakış açınızı genişletebilirsiniz.
Tam olarak neye karşı çıkıp neyi ispatlamaya çalıştığını anlamak mümkün değil. İnsanın içine anlamsız bir kuşku düşüyor. Peki ya böyle değilse ya daha başka türlü bir ihtimal daha varsa ne olacak? Temellendirilen düşünceler çok da objektif değil. Kadim doğunun metastatik etkisi burada da gözlemleniyor. İnadına karşı çıkış...
Yazar, geleneksel görüşlerin yanilmis olabilme ihtimaline karşı her zaman olduğu gibi Kuran referansıyla görüşlerini dile getirmektedir. Geçmişte benzer görüşlere sahip kişilerden de örnekler sunmaktadır. Yaratılış ayetleri özelinde yapılan bu değerlendirmeler islamı yaşama noktasında kişiye vizyon katmakta ve imanın temellerini saglamlastirmaktadir. Görünen metinlerin altında yatan asıl anlamların üzerinde durarak islami görüşe vizyon katmaktadır.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehmet Okuyan
Tam adı:
Prof. Dr. Mehmet Okuyan
Unvan:
Türk İlahiyatçı, Tefsir Profesörü, Yazar
Doğum:
Çaykara, Trabzon, 1965
Prof. Dr. Mehmet Okuyan 1965 doğumludur. İlköğrenimini doğduğu beldede tamamladıktan sonra ortaöğrenimini Trabzon Hayrat’ta tamamladı. 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunudur. Aynı Fakülte’de Tefsir Anabilim Dalı’nda Araştırma Görevlisi olarak göreve başlayan Mehmet Okuyan 1990 senesinde Yüksek Lisans yapmıştır. 2002 yılında Doçent, 2008 yılında ise Profesör ünvanını almıştır. Arapça ve İngilizce dillerine hakim olan Mehmet Okuyan evli ve 3 çocuk babasıdır. Bugüne kadar bir çok eser’e imza atan Mehmet Okuyan aslen Trabzon Çaykara’lıdır ve Çaykara’da doğmuştur. Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Üyesi olarak görevini sürdürmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 75 okur beğendi.
  • 47 okur okudu.
  • 13 okur okuyor.
  • 161 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları