Mehmet S. Fidancı

Mehmet S. Fidancı

YazarEditörTasarımcı
8.0/10
25 Kişi
·
31
Okunma
·
0
Beğeni
·
319
Gösterim
Adı:
Mehmet S. Fidancı
Unvan:
Yazar
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
756 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Öncelikle bu kitap kayıtlı değildi.Eksik kitap olarak bildirmemden bir gün sonra eklenmiş. Bunun için 1k ailesine teşekkür ederim.

Kitap Osman Yüksel Serdengeçti'nin hayatını, eserlerini, ailesini ele alan çok kapsamlı harika bir eser. Serdengeçti kim? Neler yapmış? Neler yaşamış? Hepsi bu kitapta mevcut. Gönül rahatlığıyla alıp okuyabilirsiniz.

Beni en çok etkileyenlerden biri de harika el yazısının geçirdiği parkinson hastalığından sonraki hali olmuştu. Hatta bu konuda şöyle der Serdengeçti; "Önceden Ankara Kazan ben kepçe her yeri karıştırırdım. Şimdi bir çayı karıştıramıyorum."
Serdengeçti hasta yatağında yatarken ilaç için para istediklerinde vermez ama bir mecmua alınacak veya basım evi kurulacak dediklerinde para verirmiş.

Mekânı cennet olsun inşallah.
284 syf.
·6 günde
Hâristan, Ahmet Hikmet Müftüoğlu’nun Servet-i Fünûn Dergisi'nde yayımladığı hikayelerini içeren ilk hikaye kitabı.

22 hikayeden oluşan kitapta; Ahmet Hikmet Müftüoğlu'nun Türk ülküsünü, vatanperverliğini, örf ve adetlerine olan bağlılığı ve saygısını yansıttığı hikayelerinde, özellikle ele aldığı sosyal konulara getirdiği yeni bir bakış açısı dikkate değer.
Ele aldığı konular arasında hayal - hakikat çatışması, evlilikle ilgili problemler, aile kavramının önemi, güzellik kavramı, aşk ve tabiat sevgisi, Müslüman Türk insanının hayat anlayışı, geleneksel yapının tahlili, ideal Türk kadını profili, batılılaşma sevdası..."sayılabilir.

Bu konular Servet-i Fünûn döneminin getirdiği sanat anlayışına uygun olarak uzayıp giden zengin doğa tasvirlerini, tamlamaları, benzetmeleri, süslü ve sanatlı bir dili içerir.

Okuduğum hikayeler içinden en beğendiklerim ise; bir bayanın gözünden erkeklere yapılan serzenişi içeren 'Ah Şu Erkekler', yalnız bir adamın varlık kaygısı olmadan hayallerini yansıttığı 'Zevk -i Hayal' ve evliliğe karşı farklı bakış açılarını bir araya getiren 'İki Mektup' oldu.

* Meral Erez, Ahmet Hikmet Müftüoğlu'nun Eserlerinde Batı syf. 26 - 28
« Yazı hayatına Servet-i Fünûn zümresinde başlayan fakat asıl kimliğini Milli Edebiyat akımı içerisinde bulan Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Servet-i Fünûn dönemi içerisindeki hikayelerini “Hâristan” adlı eseriyle bir araya getirir. 1901 yılında yayınlanan eserde 22 hikaye bulunur. Eser ismini ilk hikaye olan “Hâristan ve Gülistan” adlı hikayeden alır.
...
Kitapta hikâyeler dışında mensureler de yer alır. Kitapta
yer alan hikayeler Servet-i Fünûn üslubuna uygun olarak Arapça ve Farsça tamlama ve sanatların yer aldığı tasvirlerle örülü bir dile sahiptir.
...
“Hâristan”da bulunan hikâyeler hakkında genel anlamda söylenebilir ki hikâyelerde vaka, çatışma, hayatın karmaşıklığı gibi unsurlar yerini duygu düşünce ve edebî sanatlara bırakır. Ahmet Hikmet Müftüoğlu, realist hikayeden çok destan ve şiir kutbuna yaklaşır. Kitaptaki hikayeler, hikaye olmaktan ziyade  şairane sözlerle doldurulmuş özentili bir “mensur şiir” havası taşır.
Hikayelerde olaydan ziyade kişi ve ruh tahlilleri yapılarak tabiat unsurlarına da genişçe yer verilir. Hâristan'da yer alan 22 hikâyede 'aşk' en çok işlenen konudur. Bunun dışında yalnızlık, hayal-hakikat çatışması, kadın-erkek ilişkileri, evlilik ve evliliğe dair problemler, aile ve aile bireyleri arasındaki ilişkilerin önemi, kadının önemi ve toplumdaki yeri, yanlış batılılaşma gibi konular anlatılır.»

* Cevdet Kudret « Bu kitaptaki hikayelerin çoğu, hikaye olmaktan çok, şairane sözlerle doldurulmuş 'mensur şiir' havası taşımaktadır» yargısında bulunmuştur.

* Nahit Sırrı Örük'in Ülkü mecmuasında yayımlanan makalesinde Hâristan ile ilgili yazdığı övgüler:
« Hâristan, Türk edebiyatında ender bir sahaya ait olan, cidden nefis bir büyük hikâyedir. Bütün bir hayal âlemini ihtiva eden mevzu, yarın bir Türk operası vücut bulunca bir Türk bestekârının en güzel bir eseri için ilham verebilecek kadar engin ve zengin olduğu gibi muharrir bu mevzuun hendesesini vücûda getirmekle kalmamış, onu hem cidden güzel bir şekilde, şiirli ve muvaffak bir tahkiye ile zamanı için hakikaten sade bir ifadeyle yazmıştır.»
267 syf.
Kitap, yönetim, büyüme ve şirketler için canlılık katma konularında büyük girişimcilerin kendi ekipleriyle uyguladıkları pratik alet kutuları, tüyolar ve kontrol listelerinden oluşan yöntemleri anlatıyor.
David Hall'un, kendi şirketinde uyguladığı ve tüm dünyaya yaydığı programının anlatıldığı eser yol gösterici nitelikte.
672 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Kitapta en beğendiğim şey akış aralarına ustaca serpiştirilmiş masalsı hikayeler oldu doğrusu. Kıssadan hisse alınabilir bu hikayelerden nasiplenmek isteyen varsa tabii..Kitabı bitirmeme az kaldı ve semerkandi ailesinin sonu nereye varacak merak ediyorum doğrusu. Bilen varsa söylemesin, olay çıkartırım..
267 syf.
·3 günde·6/10 puan
Verimli şirket yönetimi ile ilgili orjinal anlatımlar içeren bir kitap. Girişimcilik yapmak isteyen ,işini büyütmek isteyen kişiler için çok faydalı olabilir.
756 syf.
·10/10 puan
Mücadelesindeki azmi, cesareti , inanmışlığı ve serdengeçtiliği ile taraflı , tarafsız herkesin takdirini kazanmış Osman Yüksel Serdengeçti’nin hayatını, çok yönlü ele alan ve kaynaklara dayandıran müthiş bir eser. Eser Serdengeçti’nin Çocukluğu,öğrenciliği , Serdengeçti dergisi ve yayınları, yargılandığı davaları,siyasi hayatı hakkında bilgileri içeriyor. Kaynakça bölümüne baktığınızda eserin nasıl bir zahmetin ürünü olduğunu görüyorsunuz.
Eser,hacimce büyük olmasına rağmen anlatımı okuyucu sıkmıyor, akıcı bir üsluba sahip.
220 syf.
·Beğendi·7/10 puan
* Mehmet Fidancı bey genç yazarlarımızdan, 1964 doğumlu.. 1998 yılında "Yol Gösterici" adlı eseri ile Türkiye Yazarlar Birliği Denenme ödülünü kazanmış. Kendisi hakkında şöyle bir araştırma yapayım dedim baktım ki aslında iyi de bir şair. Şiirleri birçok dergide yayınlanmış...
* Anı türünde yazılan kitaplar hep ilgimi çekmiştir. Onlar tarihe, insanlığa ve elbette ki hepimize faydası olan, yön veren eserlerdir. Yazanın dolu dolu yaşadığı ömründen onu en çok etkileyen kesitlerdir. Ve net söyleyeyim "anı" yazmak çok da zordur, en azından her gün yazan biri olarak bana çok zor geliyor...
* Mehmet bey de çetin bir çocukluk ve gençlik dönemi geçirmiş-o devirde diğer Anadolu gençleri gibi. Yozgat, Kayseri, Ankara hattında 1970’li ve 1980’li yıllarda büyüyen birinin hikâyesini anlatıyor kitabında..Kendi deyimi ile "Sığınma arzusu ile öz yurdunu bulma çabasının belirginleştiği kitap, şimdiden geçmişe gönderilmiş uzun bir mektup..."
* Kitapta en çok beğendiğim husus; mekan, zaman ve olay tasvirlerinin çok güçlü yapılmış olmasıydı. Kendinizi anların içinde, sanki hani kameraya alan biri gibi görüyorsunuz. Belli ki ilerleyen zamanlarda adını çok duyacağız Mehmet beyin...

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehmet S. Fidancı
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 31 okur okudu.
  • 15 okur okuyacak.