Mehmet Taşdemir

Mehmet Taşdemir

Yazar
6.6/10
5 Kişi
·
17
Okunma
·
0
Beğeni
·
89
Gösterim
Adı:
Mehmet Taşdemir
Unvan:
Yazar
Doğum:
Ardahan, 1971
1971 Göle, Ardahan doğumlu. Öğrenimini ortaokulda yarım bıraktı. Politik faaliyetleri gerekçe gösterilerek, 1990 yılında tutuklandı. Ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Toplam 15 yıl hapis yattı. Sırasıyla Erzincan, Gümüşhane, Nevşehir, Yozgat, Ulucanlar, Bartın, Kandıra F tipi ve Karamürsel cezaevlerinde kaldı. Kasım 2005’te tahliye edildi. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayınlandı. Huzursuz (Belge, 2012) adlı bir romanı vardır.
160 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Aslında uzun bir süre bu kitabı okumak istemedim sonrasında da bir gazla okuyup bitireyim kurtulayım dedim ama tabi başlar başlamaz hemen bıraktım. Sanırım henüz zamanı gelmemişti. Kitap okuyanların bildiği bir şey vardır ki her kitabın okunması için herkese göre önceden verilenmiş bir vakit vardır. O vakit gelmeden kitabı ne kadar okumak isteseniz de okuyamazsınız. O vakit geldiğinde de istemeseniz bile okursunuz bir şekilde. Bu ayarlamanın özellikle mi yapıldığını bilmiyorum ama Allah’ın işi diyorum buna ben kısaca.

Yine bu kitapla ilgili yorum veya inceleme yazısı da yazmak istemiyordum. Çünkü ilk bakışta basit bir kitap gibi geliyor insana. Bende zaten ismini beğendiğimden -ismi güzel olan kitaplara ayrı bir ilgim var- bir de fiyatının ucuz olmasından almıştım. Ancak kitabı okuduktan sonra o kadar beğendim, kitap o kadar bendi ki kimseyle paylaşmak istemedim. Ama sonra aklıma geldi ki bilgi ve mutluluk paylaşıldıkça çoğalır. Marcuse insanın bilincinin, insanın kendisiyle kendisi karşısında oluşturduğu öteki kendisiyle olan etkileşiminden oluştuğunu söyler. Yani bana da bu incelemeyi yazdıran galiba kendimdeki öteki oldu.

Kitaptan bahsedeyim mi bilmiyorum. Okurken düşüncelere daldım, kendimi hatırladım ve çokça güldüm. O anlamda son derece akıcı ve eğlenceli bir okuma olduğunu söyleyebilirim. Bazı yerlerde bu romantizme girmeseydin keşke diye yazarla konuştuğum oldu yani pasif bir okuma olmadı anlayacağınız. Bir de dikkatimi yazarın Kafka’nın davasından etkilendiği çekti. Birazcık dikkatle siz de fark edebilirsiniz, güzel nazire olmuş.

Konu: Ölüm. Kitabın bahsettiği tema bu. Bunun yanında ölüm, yaşamla diyalektik bir ilişki içerisinde sunulmuş. Yani güzellikte/yaşamda bulunabilecek bir teselli kalmadı aman aman öleyim tarzında ölüm güzellemesi yapmıyor. Vurgulanan nokta Adorno’nun da üzerinde durduğu gibi “bütün” fikrine bir direniş ve hakikati acılarda daha ilerisi yoklukta aramak. ( Mevlana’da ki hiçlik kavramı değil aman karışmasın. )

Ama şöyle diyebilirim eğer kendinizi mutlu hissediyorsanız, günde, hafta da 1 ayda 1 hiç değilse yılda 1 kez ölümü düşünmüyorsanız, mezarlıklara hayatınızda zorunluluktan başka bir şekilde gitmediyseniz, ölümü düşünmekten hoşlanmıyor, kendinizi bilinçli veya bilinçsiz olarak hayatın geçici sahteliğine bıraktıysanız (burada geçici sahtelikten kastedilen insanların enerjilerini ve tutkularını ilişkilerden ziyade nesnelere yönlendiren, arzularını güdümleyerek onları sisteme bağlayan tüketimci kapitalizmdir.) -bu arada bunu pejoratif anlamda kullanmıyorum tabi sonuçta herkesin düşüncesine kimse karışamaz :)- okumanızı tavsiye etmem. Bu saydığım hususlardan en az bir ikisini yapıyorsanız veya yaptıysanız kitabı okumaktan hoşlanacağınızı biliyorum. Eğer bu incelemenin size küçücük bir şekilde etkisi olduğunu düşünüp de kitabı okursanız bir mesaj atıp kitap üzerine bir iki kelam etmeniz beni çok mutlu edecektir.

İyi okumalar.
160 syf.
·2 günde·5/10
Yazarın okuduğum ilk romanı. Vasat bir roman diyebilirim. Ancak zaman zaman bu vasatlığı aşan bölümler de var. Özellikle komik olan bölümler çok hoşuma gitti... Şehrin Postası Dergisi'nin Nedret Gün hakkında yazdıkları, Mirat Bey'in Zerrin Filiz'e yazdığı mektuplar gibi.. Çok şey beklenmeden okunacak, özellikle yukarıda bahsettiğim bölümler okunurken keyif alınabilecek bir eser.

"... ölüm düşüncesi insanı hayata hazırlar, umutsuzluğa değil..."
"... insan geçmişini arkasına almadan tek bir cümle kuramaz."
"... insan bazen ulaşmak istediği şeyden kaçardı."
"Ödül bir tuzaktır, tahrip eder sanatçının doğasını."
" İnsanı eskiten tek elbisedir palto..."
"İnsan pişmanlıklarını çoğu zaman rüyaya saklar. Gözler açıkken duyulan pişmanlığı da, utancı da sadece rüya ehlileştirebilir."
"İnsan kısacık hayatında başını sokacak bir kulübe için bile kendini paralarken, sonsuza kadar içinde yatacağı bir toprak parçası için neden biraz çaba harcamaktan geri kalacaktı ki?"
"İnsan nasıl da yalnızdır ölümde. Tıpkı hayattaki gibi.."
"Gelecek tüccarlığı yapan umut, bugünün üstüne kara bir çul serer."
"Keşke vatandaşını düşünen politikacıyı da seri üretselerdi."
"... gerçeğin hamuru çoğunlukla bir parça zehir katılarak yoğrulur.."
"Şöhret, uçurumun üstüne tünemiş ay ışığıdır. Ona doğru yürürken önünüze bakmazsınız."
"Hapishaneleri körü körüne eleştirmeyiniz. Hapishaneler olmasaydı, başka ülkelerden yazar, sanatçı, artis ithal etmek zorunda kalacaktı memleketimiz..... Hapishaneler olmasaydı, çoğumuzun bir hayal gücü bile olmazdı."
"Katil öldürdüğünün tutsağıdır, asıl ölen odur."
160 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
Esenlikler diliyorum.
Bir Yeşilçam filmi izler gibi alışık olduğunuz sahneler ve bölümler olduğunu, üslûbun çok güzel denilemeyecek olduğunu -vakıâ bunu tüm günümüz yazarlarında rahatlıkla görebilmekteyiz.- kabul etsem de, yadsıyamayacağım şey olayın bu denli güzel olması olur.
Yeşilçam filmlerinin Tanzimat romanları gibi olan o romantikliğini siz de yadsımazsınız fikrindeyim ancak olayın akıcılığı, romantizmin bizi alıp götüren havasıyla birleşince mükemmel bir eser çıkarır ortaya.
Belki haddime değildir, haklısınız, ancak şunu söylemeden edemeyeceğim, üslûp ciddî bir şekilde fark edilebiliyor.
Buna karşın merak duygusu çok ön planda bulundurulmuş, bunu kesinlikle söyleyebiliriz.
Romantik bir eser istiyorsanız kesinlikle öneririm.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehmet Taşdemir
Unvan:
Yazar
Doğum:
Ardahan, 1971
1971 Göle, Ardahan doğumlu. Öğrenimini ortaokulda yarım bıraktı. Politik faaliyetleri gerekçe gösterilerek, 1990 yılında tutuklandı. Ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Toplam 15 yıl hapis yattı. Sırasıyla Erzincan, Gümüşhane, Nevşehir, Yozgat, Ulucanlar, Bartın, Kandıra F tipi ve Karamürsel cezaevlerinde kaldı. Kasım 2005’te tahliye edildi. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayınlandı. Huzursuz (Belge, 2012) adlı bir romanı vardır.

Yazar istatistikleri

  • 17 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 4 okur okuyacak.