Mehmet Tekin

Mehmet Tekin

YazarDerleyen
8.5/10
14 Kişi
·
63
Okunma
·
4
Beğeni
·
567
Gösterim
Adı:
Mehmet Tekin
Unvan:
Akademisyen, Yazar
Doğum:
1955
Edebiyat alanında akademik çalışmalar yapmaktadır.
Tarihçi, vak'a üzerinde konuşur; romancı vak'ayı konuşturur; ona yeni bir nitelik ve misyon kazandırarak yapar bunu.
Mehmet Tekin
Sayfa 66 - Ötüken Neşriyat
Bundan böyle roman dünyasında kendine ağırlıklı olarak yer veren, yarattığı kişilerle özdeşleşen, nihayet onların ağzından kendisi konuşan yazar, zayıf bir yazardır.
Mehmet Tekin
Sayfa 32 - Aytaç, 1985
Romancı, Flaubert'in deyişiyle, hayata "hekim gözüyle" bakmalı, kalemi adeta neşter gibi kullanmalıdır. Ona göre sanat "ilmî ve gayrişahsi olmalıdır. Nasıl ki yaratan, yarattığı eserde kendini göstermemiştir, sanatçı da eserinde görünmemelidir."
Mehmet Tekin
Sayfa 26 - Ötüken Neşriyat
17.yy'da roman türü,Cervantes'in ünlü romanı Donkişot'la destanın sultasından kurtulmaya başlar.Önemli bir dönemeçrir bu.Fakat asıl gelişme, 19.yy'da olur.Psikoloji biliminin kabul görmesi realizm ve natüralizmle gelen kazanımlar;sanat, estetik ve eleştiri alanlarında varılan noktalar, roman dilinin biçimlenmesinde önemli rol oynayacaktır.Bu yöndeki kazanımlar, Flaubert'in, dil ve uslup konusundaki çabaları sonucu meyvasını verecek ve 'roman dili' diye nitelediğimiz dilin temeli atılacaktır.20 yy'ın ilk çeyreğinde sahneye çıkan yenilikçi romancıların katkılarıyla söz konusu dil,kendisini bütünüyle kabul ettirecektir.
... roman sanatı konusunda değerli görüşler ortaya koyan Forster, ''Romancı, kişileriyle ilgili her şeyi, sır paylaşır gibi, okuyucusuna aktarmalı mıdır?'' sorusuna, şu karşılığı verir:
''Yapmasa daha iyi olur. Çünkü böyle bir açıklama, genellikle duygu yoğunluğunun dağılmasına, düşünce ve heyecanın gevşemesine neden olduğu için tehlikelidir.''
İzleyen satırlarda Forster, söz konusu uygulamanın, yazar ile okuyucuyu birbirine yaklaştırdığını, buna karşılık, okuyucunun ilgisini, kişilerden (bir anlamda eserden) çok, yazara yöneltiğini söyler. Ona göre anlatıcının araya girmesiyle gündeme gelen bu durum, bir kusurdur.
Buna karşılık N.Freidman, aksini savunur ve yazarın tamamen silinişini kabul etmez; hatta bunu roman sanatının ruhuna aykırı bulur:
''Muhtemelen, yazarın ortadan silinişiyle birlikte, bir sanat dalı olarak roman da yok olacaktır. Çünkü bu sanat dalı, hem gözle görülür bir canlılık, hem de anlatıda varlığı hissedilen yol gösterici bir zekânın (a guinding intelligence) kotardığı (bitirdiği) bir yapı ister.''
Mehmet Tekin
Sayfa 34 - Ötüken Neşriyat
Bir romancı, anlatı sisteminin temel espirisini teşkil eden 'anlatma' olayını gerçekleştirmek için, modern romanın gelişimine paralel olarak gündeme gelen bakış açılarından birini tercih etmek durumundadır.
323 syf.
·Puan vermedi
ROMAN SANATI/MEHMET TEKİN
Roman, insan ve toplumu anlatan bir düzyazı türüdür. Diğer tüm edebiyat/yazın türlerine kiyasla geniş imkanlara sahiptir. Geçen zaman, bu çerçeveyi genişletmiş hatta sınırsız bir imkan hazinesi sunmuştur ona. Başlıca dört temel öğeden (olay-kahraman-zaman-mekan) oluşan romanin en önemli ögesi şüphesiz olay/vakadır. Olay, roman kahramanlarının başından geçen, okuyucuyu romana bağlayan, yazarın vermek istedigi mesaji/ana fikri üzerinden vermeye çalıştığı serüvenlerdir. Yazar, olayı anlatırken kullandığı dilin tüm inceliklerini, ayrıntılarını iyi bilmelidir. Zira roman, dilin iyi kullanilmamasi sonucu birtakım olaylarin anlatıldığı karmaşık ve anlaşılmaz bir örüntü haline gelebilir. Dilin kullanımı, zaman içerisinde "üslup" farkını da ortaya koymuştur. Yazarların farkı ancak, ele aldığı olayla değil üsluplarıyla ele alınır olmuştur.
Son okuduğum Roman Sanati kitabi Prof. Mehmet Yetkin'in anlaşılır ve kuvvetli kaleminin yanısıra ince bir araştırma ve yüklü bir birikimin ürünü. Romana dair ortaya koymus olduğu eseri, roman okuyucusu/yazarı/eleştirmeni için geniş yelpazede okuyucu kitlesine hitap ediyor.
Kitap iki ana bölümden oluşuyor. 1-Materyal Unsurlar, 2- Teknik Unsurlar. Materyal Unsurlarda hepimizin bildiği, roman okurken karşılaştığımız anlatıcı, bakış açısı, olay, olay örgüsü, kişiler, zaman, mekan, dil ve üslup ile fikir konularina değiniyor. Bir romanın parçaları olan bu konularla ilgili bilgi, örnek metinler, alıntılar yaparak konuyu olabildiğince açık ve anlaşılır kılıyor. Poe'nin deyimiyle "akıl almaz bir tür olan" romanı anlatmaktaki başarısının, kuşku yok ki titiz bir çalışmanın ürünü olduğunu birinci bölümün ilk sayfalarında anlıyorsunuz zaten. Teknik Unsurlar bölümünde ise Anlatım Tekniklerinden bahsediyor: Özetleme, tasvir, geriye dönüş, leitmotiv (ismi yabanci gelse de birçok romanda denk gelmişim meğer) bilinç akımı teknigi vs. Yine terminolojiye dayanan bir konuyu, örnekler üzerinden kolayca anlatmayi başarmış değerli hocamız.
Kitabın bir kompozisyonunu, çatısını kuracak olursak şunu diyebiliriz ki, roman sanatı tarihsel olarak geleneksel roman-modern roman olarak iki ayri zamana ayrılabilir. Geleneksel romanda, destan türü özellikleri hakimdir. Anlatıcı tanrısal bir bakış içinde, her şeyi bilen, karakterleri elinde tutan ve olaya etki eden bir konumdadir. Mekan sabittir, zamansa tek boyutlu ilerler. Kahraman sadece olayla beraber olayin içinde verilir. Modern romanda ise seküler (dünyevî) bir anlatıcı vardir. Yani daha beşerî daha insan(laşmış) bir yazar vardir karşımızda. Olay, kahramanın gözünden anlatilir. Mekan sabit değildir modern romanda. Olaya, kahramana etki eder. Kahramanın psikolojisinde yer edinir. Zamansa tek boyutlu değildir. Geriye dönüşler, şimdi ve gelecek bir bütün halinde sunulur. Bunda, tabi ki psikolojideki gelişmelerin güçlü etkisi vardir. Öyle ki, "insan, hatırlama yeteneğiyle geçmişe, mevcudiyetiyle şimdiye, sezgi gücüyle ise geleceğe bağlıdır."
Romana dair her şeyi bulabileceğiniz bu kitap romanlardaki ayrıntıları, teknikleri fark etmenizi sağlayacaktır. Zira roman "fark ve ayrıntı üzerine bina edilir." Ayrıntılardan oluşmuş bir yapıdır, roman.
Gerek okuma zevkinize, gerek elestirme ve bakış açınıza sayısız katki sağlayacak bir başucu kitabi, Roman Sanatı.
"-Kral öldü, arkasından kraliçe de öldü, dersek bu hikaye olur. Kral öldü, sonra üzüntüsünden kraliçe de öldü, dersek olay örgüsü olur."
O halde roman bir olay örgüsudur. Olay örgüsünü de çözümlemek için okumak yetmez. Bilgi ve kültür yönünü de elde etmemiz gerekir...
İyi okumalar
323 syf.
·Puan vermedi
Roman Sanatı romanın organik yapısının oluşumunda rol oynayan mineralleri belirleyen ve tanıtan bir kitap.
Roman incelemesiyle meşgul olanlara yardımcı kaynak eser.
323 syf.
·Puan vermedi
Fakültede seçmeli dersini almış olduğum çok kıymetli hocamın eseri. Bir romanı okurken atladığımız pek çok noktayı, incelikleri, tahlilleri bu kitaptan istifade ederek bambaşka boyutlara taşıdık. Bir kitabı okumuş olmak için okumaktan ziyade, ele aldığı konuyu kahraman, zaman ve mekan gibi yönlerden nasıl ele alabileceğimizin, romanın sosyal ve bireysel boyutlarını değerlendirebileceğimiz güzel bir başvuru kaynağıdır. Metin incelemelerinde dikkat edilmesi gereken noktaları, anlatım türlerini gösteren kitap. Edebiyat severlere ve araştırmacılara tavsiye edebilirim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehmet Tekin
Unvan:
Akademisyen, Yazar
Doğum:
1955
Edebiyat alanında akademik çalışmalar yapmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 63 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 16 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.