Mehmet Yaman

Mehmet Yaman

YazarTasarımcı
8.6/10
78 Kişi
·
13
Okunma
·
1
Beğeni
·
610
Gösterim
Adı:
Mehmet Yaman
Unvan:
İlahiyatçı, Araştırmacı, Yazar
Doğum:
Erzincan, 1940
Ölüm:
İstanbul, 8 Ocak 2014
Yüksek İslam Enstitüsü mezunu olan, Arapça, Farsça ve İngilizce dillerini bilen Mehmet Yaman, 1940 yılında Erzincan’a bağlı Kemaliye İlçesinin Ocak Köyünde dünyaya gelmiştir. Hıdır Abdal Ocağı mensubu olan Mehmet Yaman, İlkokulu köyünde okuduktan sonra, Ortaokul ve Lise Öğrenimini İstanbul’da tamamlamıştır. Lise’den sonra yine İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’ne devam eden Yaman, bu okuldan 1967 tarihinde mezun olmuştur.

İstanbul İli dâhilinde değişik Liselerde Din Bilgisi Öğretmenliği yaparak çalışma hayatının içerisine giren Mehmet Yaman, 1994 tarihinde kendi isteğiyle, çok sevdiği Öğretmenlik mesleğinden emekli olmuştur. Alevilik üzerine çalışmalar yapan Mehmet Yaman’ın çeşitli yazılı eserleri bulunmaktadır. Bunlar;


Alevilik: İnanç, Edeb, Erkan

Alevilikte Cem Hizmetleri
Alevilikte Cenaze Hizmetleri
Seyit Nizamoğlu Divanı
Seyit Safi Buyruğu




kitaplarının yanında, çeşitli dergi ve gazetelerde Alevilik teolojisi üzerine yazıları bulunmaktadır.Farsça’yı, Sultanahmet’teki İlkokula beş yıl süreyle devam ederek öğrenen Mehmet Yaman, İran Şahı Rıza Pehlevi’nin 1962 yılında, İstanbul’u ziyaretlerinde, bir Türk öğrencisi olarak İranlı büyük Ozan Şeyh Sadi’nin, günümüzde Birleşmiş Milletlerin de kapısında asılı olan, “Aynı Cevherden Yaratılmışız” adlı şiirini, Şah’a karşı okumuş ve büyük bir takdir ve övgüye değer bulunmuştur.
CEM EVİ
İbadethanedir.
Edeb- erkân meydanıdır.·
Sorgu- sual ve karar yeri olarak dar meydanıdır.·
Semah yeri olarak “KIRKLAR” meydanıdır.·
İkrar yeri olarak er- bacı meydanıdır.
Müsahibliğin kabul ve onay yeri olarak birlik meydanıdır.·
Ortak kararların alındığı meclis mekanıdır.·
Pir'in isteklerini tebliğ ettiği ferman yeridir.·
Tasavvuf eğitiminin yapıldığı okuldur.·
Dualı lokmaların yenildiği aş evidir.·
Dertlere derman aranılan, derman meydanıdır.·
Yer bulduğu mekan olarak sevgi meydanıdır.
Yola uymayanların alınmadığı seçkinler meydanıdır.·
Hizmetlerin ortak yapıldığı, himmet yeridir.·
Eline-Diline-Beline sahip olanların, güven yeridir.·
Hakk'a ve Halka sığınma yeridir.·
"Ölmezden evvel ölmenin" yeridir.·
Yeniden doğum yeridir.
Mevki ve makam ayrılığı olmayan eşitlik meydanıdır.·
Herkesin lokmaları ile katıldığı kara kazan yeridir.·
İrfan meclisidir.....!
Meğer insanoğlu, servet, şöhret ve makam için ne kadar küçülüp, alçalabiliyordu.
Mehmet Yaman
Sayfa 125 - Yedinci Kapı yayınları
Bismişah ALLAH ALLAH...
Niyet ettik vaktin hayrına,
Girdik Hak Muhammed Ali yoluna,
Sevgimiz Muhammed Ali sevgisi ola,
Pirimiz Seyyid saadet evladı Resul ola,
İkrarımız İbrahim peygamberin ikrarı ola,
Birlik ve Beraberliğimiz Kırkların nişanı ola,
Kulluğumuz ALLAH ’a, ümmmetimiz Hz.Muhammed’e,
Talipliğimiz Şah-ı merdan Ali’ye ola,
Er Hakk Muhammed Ali aşkına,
Birlik beraberliğimiz daim ola,
Aramızdaki tüm kötülükler def ola,
Şeytanın şeri, kötünün izi bizden uzak ola,
Hakk Muhammed Ali,
Dilde dileklerinizi, gönülde muratlarımızı vere,
Görünür görünmez kazalardan, belalardan, iftiralardan,
Münkir münafıkın şerinden bekleye saklaya göre gözete,
Neyleyim nideyim dedirmeye...
Bütün evliya, enbiyaların şefaatı üzerimizde hazır ve nazır ola.
Lanet münkire, lanet Yezide, rahmet Ehl-i Beyt’e...
ALLAH eyvallah....
ŞERİAT GEMİDİR, TARİKAT DENİZDİR, MARİFET GAVVAS DALGIÇTIR, HAKİKAT DÜRR (İNCİDİR). ŞERİAT, YAKIN OLMAYA DERLER. MARİFET TALİBİN KENDİ HÂLİNİ İSPAT ETMESİNE DERLER. MARİFET SÖZÜN MEVHUMUNU BİLMEYE DERLER. HAKİKAT, VASIL OLMAYA DERLER. ŞERİAT, KULLUK ETMEK ; TARİKAT, BİLMEKTİR. MARİFET, ERMEKTİR. HAKİKAT GÖRMEKTİR. ŞERİAT, ÇERAĞDIR ; TARİKAT, FİTİL ; MARİFET, YAĞDIR ; HAKİKAT, IŞIK YOL ERİNE GEREKEN DE ÇERAĞ GİBİ DOĞRU DURMAK, FİTİL GİBİ YANMAK YAĞ GİBİ ERİMEK VE IŞIK GİBİ NUR SAÇMAKTIR. HAKİKAT NEDİR ? HZ MUHAMMED DİL İLE İKRAR KALP İLE TASDİK EDİP İNANMAK İMAN GETİRMEK EVVELA ÖZÜNÜ YAR EYLE, SONRA EHLİNİ YAR EYLE. O DA OLMAZSA CESEDİNİ YAR EYLE. KENDİNİ PİRE TESLİM ET. ONUN EMRİNE İRADE GETİR Kİ HAKİKATİ KABUL ETMİŞ OLASIN.
Hz. Hüseyin-Yezid meselesini Allah'a havale ediyorlarmış. Yani burada tarafsız kalıyorlarmış. Müslüman geçinen bu gafiller burada taraf olmadıktan sonra hangi konuda taraf olacaklar. Bırakınız müslüman olmayı, insanım diyen herkes Ehl-i beytin, Hz. Hüseyin'in yanında yer almalıdır. Peygamberin torununu haksız yere katleden bir zalim yönetici ile mazlum Peygamber torunu arasında bir fark görmeyen, gözünü mezhepçilik bürümüş kişilerin doğruluktan, adaletten, dinden diyanetten, namazdan, oruçtan bahsetmeleri ne kadar acı!
Mehmet Yaman
Sayfa 28 - Yedinci Kapı yayınları
"Allah Allah... Semahlar saf ola, günahlar affola. Çarh-ı pervazlar kabul ola. Yardımcımız Oniki İmam ola. İsteğinizi, dileğinizi Hak Muhammed Ali vere.. Gerçeğe hü.."
Muaviye'nin iktidarına övgüler dizilirken, onun ve oğlu Yezid'in yaptıkları da adeta gizlenmektedir. Bu nasıl bir tarih anlayışıdır anlamak mümkün değildir. Sünnilik siyasetini yürüten iktidarlardan çekinenler, apaçık bir zulüm karşısında dahi doğruyu savunamamışlardır.
Mehmet Yaman
Sayfa 109 - Yedinci Kapı yayınları
129 syf.
·1 günde·9/10
merhaba

Çocukken okumuştum
O zamanlar pek sevmezdim kitap okumayı ama zamanla alıştım çok sevdiğim bir kitap. Ama gençlik kitabı olarak da geçer bize şeniz hoca ödev vermişti. İçeriği gerçekten adı gibi ben çok sevdim okumada anlamazsın.
129 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Bu kitap çok güzel bir kitap ve bu kitabı tavsiye ederim. Bu kitapda Profösör Aronnax , Conseil ve Ned land 6 ay bir deniz altının içine hapsedilir bunun hikayesini anlatır.
129 syf.
·Beğendi·10/10
Kitap yine efsane yazarlardan jules verne ait anlatmaya gerek yok saten yazar jules verne oldumu akan sular durur kitapta 20 bin fersahlık bir yolculuk var.
129 syf.
·Puan vermedi
Hayatta ne zaman ne olacak bilemeyiz denizde en iyi denizaltı sizindir ama bir Girdap çıkar ve denizaltı gider bu yuzden asla kendinizi güvende hissetmeyin yarın yaşayıp yasamiycagimizin bile garantisi yok
85 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Basit bir anlatımla Cem ibadetinin seyri işlenmiş. Meraklıları için Alevilerin temel ibadeti ile ilgili bilgi sağlanabilecek bir kitap.
Tavsiye ederim, meraklılarına..
129 syf.
·Beğendi·8/10
İlk başlarda biraz sıkılabilirsiniz, ama kitabı bırakmayın, çünkü orta bölümlerine geldiğinizde isteseniz de bırakmayacaksınız. Kitabın sonu ise insanı merakta bırakıyor.
128 syf.
·Puan vermedi
Kitabı hızlı bir şekilde okuyorsunuz. Ama hikaye tanıdık geliyor. Kitabı okurken gözünüzün önüne ömercik ve ayşecik filmlerine ait sahneler geliyor.
128 syf.
·Beğendi·10/10
Kitap harikaydı.Annesi doğum yaparken öldüğü için yetimhanede sefalet içinde yaşamasını hayatındaki gelişimi anlatıyor.Hikayede, kafadan çatlak bir kaç karakter vardı (hoşuma gitti).Ayrıca 100 temel eserden biri.Filmi de var
128 syf.
·Beğendi·10/10
Çok heyecanlı ve eğlenceli bir hikayeydi herkese tavsiye ederim . bir kere insan okumaya başladığında hiç bırakası gelmiyor. Bu yüzden kitabı bir günde okudum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehmet Yaman
Unvan:
İlahiyatçı, Araştırmacı, Yazar
Doğum:
Erzincan, 1940
Ölüm:
İstanbul, 8 Ocak 2014
Yüksek İslam Enstitüsü mezunu olan, Arapça, Farsça ve İngilizce dillerini bilen Mehmet Yaman, 1940 yılında Erzincan’a bağlı Kemaliye İlçesinin Ocak Köyünde dünyaya gelmiştir. Hıdır Abdal Ocağı mensubu olan Mehmet Yaman, İlkokulu köyünde okuduktan sonra, Ortaokul ve Lise Öğrenimini İstanbul’da tamamlamıştır. Lise’den sonra yine İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’ne devam eden Yaman, bu okuldan 1967 tarihinde mezun olmuştur.

İstanbul İli dâhilinde değişik Liselerde Din Bilgisi Öğretmenliği yaparak çalışma hayatının içerisine giren Mehmet Yaman, 1994 tarihinde kendi isteğiyle, çok sevdiği Öğretmenlik mesleğinden emekli olmuştur. Alevilik üzerine çalışmalar yapan Mehmet Yaman’ın çeşitli yazılı eserleri bulunmaktadır. Bunlar;


Alevilik: İnanç, Edeb, Erkan

Alevilikte Cem Hizmetleri
Alevilikte Cenaze Hizmetleri
Seyit Nizamoğlu Divanı
Seyit Safi Buyruğu




kitaplarının yanında, çeşitli dergi ve gazetelerde Alevilik teolojisi üzerine yazıları bulunmaktadır.Farsça’yı, Sultanahmet’teki İlkokula beş yıl süreyle devam ederek öğrenen Mehmet Yaman, İran Şahı Rıza Pehlevi’nin 1962 yılında, İstanbul’u ziyaretlerinde, bir Türk öğrencisi olarak İranlı büyük Ozan Şeyh Sadi’nin, günümüzde Birleşmiş Milletlerin de kapısında asılı olan, “Aynı Cevherden Yaratılmışız” adlı şiirini, Şah’a karşı okumuş ve büyük bir takdir ve övgüye değer bulunmuştur.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 13 okur okudu.
  • 5 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.