1000Kitap Logosu
Mehmet Yavuz

Mehmet Yavuz

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
7.8
18 Kişi
58
Okunma
8
Beğeni
677
Gösterim
Söz Bey
bir alıntı ekledi.
Suriye de Ateşkesin Bir Bedeli Var
Nedeni açık: “Batı emperyalizminin Yeni Ortadoğu Projesi.“ Küresel şarlatan Samuel Huntigton ve Medeniyetler Çatışması tezi. Yaratıcı kaos, kontrollü istikrarsızlik, çıkarılan gen haritalan ve sosyal mühendislikler. Her türlü ayrılığın körüklenmesi ve sonu belirsiz intikam savaşları. İslam Coğrafyası'ndaki enerji kaynaklarının sömürülmesi ve siyonizmin himayesi. Bir kısmı bölünmüş ve parçalanmış, bir kısmı ise bölünecek ve parçalanacak İslam Ülkeleri listesi. En önemlisi de aziz İslam'ın her insanın dokusu ile uyumlu ve fıtratlara hitap eden medeniyet tasavvurunun sabote edilmesi. AB(D) ve siyonist işgalci, bu projeden asla vazgeçmeyecektir. Zira söz konusu olan; tarihin sonuna kadar dünya hâkimiyeti iddiasındaki birkaç siyonist-Yahudi ailenin kontrolünde bulunan çok uluslu birkaç şirketin ilahlaştırılmış çıkarlarıdır. Bunlara dokunmak, savaş sebebidir. Kelam-1 Kadim’in ihbarı ile her birinin dünyada geçirmek istediği bin yıllık ömür için tesis etmeye çalıştıkları düzendir bu. O ailelerden birinin başındaki 1915 doğumlu David Rockefeller’e bakmamız yeterli. 101 yaşında, 6 kalp nakli, 3 böbrek ve 2 de ciğer nakli yapılan en yaşlı zengin. 5 trilyon dolara hükmediyor ve “200. Yaş günümü kutlamak istiyorum” diyor. Bu siyonistin yaşaması, Müslümanların ölmesine bağlı İslam'a ve Müslümanlara düşmanlıkta sınır tanımayan bu siyonistin kalp, ciğer ve böbrek nakli için kaç yüz veya kaç bin Müslüman Ne bu ne de diğerleri, ürettikleri milyarlarca dolarlık silahlar için pazar eksilmesini asla kabullenmezler. Bu çatışma, kaos ve istikrarsızlık hali olmadan petrolümüz ve gazımızla birlikte kanımızı ve alın terimizi de kendileri için akıtamazlar. Bunun için hükümetler devirir, savaş çıkarırlar. Şeytani emellerini ise mazlum halkların haklı ve masum talepleri üzerine ustaca ve sinsice bina ederler. Ardından Hollywood hokkabazlığı ile demokrasi ve barış havariliğine soyunurlar. İngiltere başta olmak üzere, bu şeytani konseptin içinde yer alan batılı devletlerin temsilcilerinin Halep'teki insani trajediye dikkat çekerek timsah gözyaşları dökmeleri de bu planin bir parçasıdır. Bu öyle bir tehdit algısıdır ki yüz yıllık bir zaman dilimini kapsamaktadır. Obama'nın ABD seçimlerine siber saldırılar yoluyla müdahale ettiği gerekçesi ile Rusya'ya yönelik açık açık “misilleme yaparız” demesi, Suriye meselesinde mevcut Amerikan politikasının dışında bir politika izleyeceğini söyleyen Trump'a derinden bir ayar çekilmesi bundandır. Beşiktaş ve Kayseri bombaları, Rus elçinin öldürülmesi, iç karışıklık senaryoları, «Türkiye iyi yönetilmiyor» hikâyeleri vs. Bütün bunlar, Suriye'de ateşkes ihtimalinin belirmesi üzerine atılan şeytanî adımlardır. Ne olursa olsun Türkiye, muhacirlere uzattığı dostluk ve kardeşlik elini daha fazla acı yaşamayalım diye barış için de uzatmaktan asla vazgeçmemelidir
Mehmet Yavuz
Sayfa 213 - Dua yayıncılık
25
Söz Bey
bir alıntı ekledi.
MODERNİZMİN KADIN TUZAĞI Modernizmin kadına biçtiği rol, tamamen “Annelik Görevini İhmal " üzerine kurgulanmıştır. Modernist anlayış bu yönü itibarı ile İslam'ın temel esprisine taban tabana zıttır, çünkü İslam'ın kadına verdiği "cennet payesi ya da mertebesi" kadının "Annelik Vasfı" üzerine bina edilmiştir. Kadının bahse konu vasfına halel getirecek her türlü konumlandırma ya da sosyal hayattaki statü kazanımı, boyutları ve kazanımlar yönüyle ne kadar hayati olursa olsun, meşkûk(şüpheli) olmaktan kurtulamayacaktır. Kadınların modern hayat içindeki konumları, "dindar-laik" aynışması ya da tartışmasının en önemli mihenk taşlarından birisi olagelmiştir. Esasen, bu memlekette din(ler)in kadına biçtiği değeri ve rolü yerden yere vurmayı “aydın" olmanın başat koşulu olarak gören ciddi bir kesim var. Modernizme karşı çok farklı gerekçelerle net bir duruş sergileyememiş, kadına ya da erkeğe atfedilen rolü, müntesibi olduğu değerler manzumesi" üzerinden değil de "seküler ulus-devlet" formunun dar kalıpları üzerinden okumayı alışkanlık haline getiren, “kabuk değiştirmiş bir nev-zuhur İslamcı kuşağı"nın da var olduğunu belirtmek gerekir. Kadının sosyal hayattaki rolünü, ekonomik özgürlüğünü elde etmesine endeksleyen bu iki kesimin bu fikirlerini yeni bir şeymiş gibi sunmaya kalkışmaları tam bir şark kurnazlığıdır. Öteden beri modernizmin kadına biçtiği bu rol, kadın cinselliğini istismar ederek kadını, “emtiayı pazarlamada bir araç" haline getirmiş ve kadını bir beşer olarak şahsiyetini cinsiyet boyutuna indirgemiştir . Böylece iffeti ve şerefi kaybolan kadın, pazarlamanın merkezine yerleştirilmiştir. Kadına sık sık "Çalış, ekonomik özgürlüğünü elde et” demeyi de ihmal etmeyen “Mimsiz Medeniyet"in, kadını evden çıkarma adına, “Kadın Hakları, Özgür Kadın” gibi suret-i haktan görünen tuzak kelime ve kavramları da payanda olarak kullandığı gözden kaçmamaktadır. Bu modernist anlayış, kadının varlık nedeni olan “Annelik Yönü” ile alakalı hiçbir şey söylememeye hatta ailedeki rolünü sinsice ve şeytanca gözden düşürmeye yönelik program ve projeler ortaya koymaktadır. "Bireysel Özgürlük” olarak adlandırılan bu husus tam anlamıyla, “Modernizmin Kadın Tuzağı”dır.
1
21