Mehtap Serra Kaya

Mehtap Serra Kaya

Yazar
7.6/10
12 Kişi
·
34
Okunma
·
2
Beğeni
·
101
Gösterim
Adı:
Mehtap Serra Kaya
Unvan:
Yazar
Anneannen demişken... Yarın resmi GDS var değil mi?
GDS ne?
Gelin değerlendirme sınavı. Ben hep bunu annemden duyardım, yani ismi ben verdim de annem falan hep gencecik kızları bu sınavlara sokup elerdi böyle un eler gibi. Ali... O kızların umutlarıyla mantı yapar sonrada diğer adaya yedirirdi. Bu sınav çok tehlikeli...
Ben evi süpürmeyi beceremem, toz al desen gider bakkaldan alırım ben. Annen beni ilk çağırdığında korkmuştum ama o sınavı es geçti, ben de sevinmiştim...
Annem o işleri anneanneme devreder. Ben bu yaşıma kadar neden evlenmedim sanıyorsun?
Önündeki o koca çınar engeli...
Üzülme Ali, o engeli birlikte aşacağız! Sadece bana o soruları çalmalısın.
“Bazen gözyaşları aynadaki buğuyu temizlemeye yarıyor bazense daha çok buğulanmasını sağlıyor. Bırak hiçbir şey görmeyene kadar buğulansın aynam.”
Bir adamın parmak ucunda hayat bulunabilirmiş, bir adam böyle çocukça sevilebilirmiş. Bir adamın nefesi, kanatlarınızı anımsatabilirmiş, bir adam size uçmayı öğretebilirmiş. ve bir adamın gözleri eviniz olabilirmiş.
" Hayatımı ikiye ayırıyorum senden öncesi ve senden sonrası, öncesi klasik bir Ozansoy hayatı sonrası..."
Elleri yüzüne kapandı, bir dirseği dizinize yaslanmıştı derken birden bire ayaklandı karşımda duruverdi. 'Senden sonrası ise bencil bir adamın aşkla mücadelesi.' Şaşkına kırpıştırdım gözlerimi, dedim gözlerimi yanlış duymuş olmalıydım Ali Ozansoy... Asla aşık olmazdı.

'Bu da ne demek ?'

'Bencil bir adamım ben balkabağı senin acı çekeceğini bile bile yanımda kalmanı isteyecek kadar bencil,senin gitmemen için tüm duygularımın üstünü örtecek kadar bencil, seni kaybetmekten korkacak kadar bencil, senin bana aşık olmanı isteyecek kadar bencil...'

'Sus!' Bağırmıştım çünkü bu söylediklerini duymak, bunlara inanmak istemiyordum.

'Sus...' bu kez sesim cılızdı, inkar etmeye kalksam sözlerini kendime ihanet ederdim. Evet,bencilceydi ama bana verdiği mutluluğu nasıl hiçe sayardım?

'Hayır susmayacağım sana aşık olamazdım sana aşık olsam giderdin oyunu kazanmana izin veremezdim.'

'Bu yüzden seni sevmem için uğraştın. Ama biliyor musun? Hak ettim karma dedikleri şey bu olsa gerek.'
Zaten en başından beri belliydi yenileceğim, kartlarımı gören birine karşı kumar oynuyordum.Benim oyunum değildi bu hiç olmamıştı.Aşk oyunum Ali'yi oyuna dahil ettiğim gün bitmişti,kaybetmiştim.
"Hani kızıl seviyordun?"
"Evet, kızıl saçlı kadınları çekici buluyorum."
"Ee, hem kahve saçlılar da güzel değildi sana göre."
"Evet, basit duruyor herkeste var."
"O zaman şu an beni beğenmen gereken kısımdayız!"
"Aslında tam olarak öyle değil, kızıl saçlı kadınları çekici buluyordum ama sen tatlıydın yani değişmene falan gerek yoktu. Ha bir de beni etkilemek için saçlarını boyatıp boyatmayacağını deniyordum sanırım. Ve boyattın."
.
.
"Ali... Kızıl saçlılar... Mıncırsınlar seni!"
Mehtap Serra Kaya
Sayfa 349 - Epsilon Yayınevi
“ Yaşadığın sadece incinmek olsa şu an gözü yaşlı bir kız çocuğu olurdun. Sense tamamen küle dönmüşsün ve ağlarsan...”
“Ağlarsam ne?”
“Ağlarsan gökyüzü griye bürünecek.”
“Kimse gri bir gökyüzü istemez.”
“Onlar istemesin bırak. Ben yağmuru severim.”
Mehtap Serra Kaya
Sayfa 382 - Epsilon Yayınları
"Bilirim ne çok düşün var..." Sesi kulağımın hemen üstünden fısıltıyla karışık süzülmüştü ruhuma, "Yıldız döşeli saçların var..." Nefesi saçlarımın arasında gezinirken sesinin ne kadar güzel olduğunu düşünüyordum, nefes alış verişlerim düzene girdi ve gözlerimi yumup ona odaklandım. "Bu gecenin ninnisi... Uyu ninni uyu ninni... Ninnilerin benim olsun, uykularım senin olsun... Uyu ninni uyu ninni..."
Sonra sustu ve saçlarımda nefesi takılıyken öpüverdi saçlarımdan. Biraz daha girdi aklıma, çocukken hiç dinleyemediğim ninnileri kulaklarıma sıra sıra küpe yapmış ve her bir küpeye düşlerden inciler aşmıştı.

Ah be Ali... Sesindeki babalıktan, gözlerinde gördüğüm o adamdan ve en çok da kırmak istediğim yüreğinden, özür dilerim...
Mehtap Serra Kaya
Sayfa 386 - Epsilon Yayınevi
676 syf.
·2 günde·7/10
Kitap eğlenceli ve adından anlaşıldığı üzere aşk oyunu....
İki çocukluk arkadaşı genç kız lisede yaşadıkları aşk acısından sonra erkeklerden nefret ederler ve oyun oynamaya başlarlar. İki arkadaş birbirlerine oyun oynayacakları erkekleri seçerler ve sonunda asla kendileri aşık olmayacak... Kural budur.
Acaba hayatlarına gerçek aşk tekrardan uğrayabilir mi?. Uğrama ihtimali var mı? Bunu okuyup kendiniz öğrenin.
Aslında bu kitapta beklemediğim şey üzüntü idi ama onu da yaşattı yazar bize... Bazı yerleri duygusaldı.
676 syf.
·3 günde·4/10
Kitabı genel hatlarıyla sevemedim. Öncelikle gereksiz uzun geldi bana. Hatta aşırı uzun geldi. Yazar şairane bir hava katayım derken aşırıya kaçmıştı. Her cümleye mecaz, dolaylama vb katmaya çalışmış beni cok baydı. Yarısından sonra bitirmek icin okudum. Her bolum birbirinin aynısı gibiydi. Vurucu bir son yoktu kitapta. Tavsiye edebileceğim bir kitap değil ne yazık ki. Fazlasıyla yorucu.
676 syf.
·6/10
Baş karakterimiz Sueda,Merve veya Serap hangisini tercih ederseniz,yani karakterimiz 3 isim kullanıyor en son Sueda olmaya karar veriyor ve Ali Sueda'nın aşk oyununun son kurbanı fakat bu oyun sonucunda yeniliyor ve Ali'ye aşık oluyor.
Aslında kitabın kurgusu, yazarın anlatımı ve betimleme oranları gayet yerinde fakat kurgu ilerleyişini beğenmedim.Sueda'nın genellikle çocuk gibi ve dengesiz davranması Ali ile bir türlü gerçekten bir araya gelememeleri hele ki son sahnelerde çıldırdım diyebilirim 'yeter artık noluuur evlensinler.' diyerek okudum. Sevde ve Demir sahnelerini daha çok okumak isterdim.Bunların dışında bir sorun yok. Umarım daha güzel eserlerini okuma fırsatı buluruz.
679 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kitap aşktan dolayı acı çekmiş iki kızın birbirlerine verdiği sözle birlikte başkalarına aşk oyunu oynarak acı çektirmek istemelerini konu alıyor. Kitapta ilerledikçe bu iki kız karakterin birbirleriyle olan doslukları güvenleri ve komik halleri kesinlikle sizi son sayfasına kadar götürecek. Kızların acılarıyla hüzünlenip mutluluklarıyla mutlu olacağınız çok güzel bir kitap. Ve kesinlikle bu kitabı okuduktan sonra devam kitabı olsa keşke diyeceksiniz.
Aşk oyunu benim için bir kitaptan daha öte...Karakterleri olsun, yaşanılan şeyler olsun, o kelimelerin bir araya gelişi birer cümle oluşu hepsi çok farklı birer duygu benim için.Ben ilk kez bir kitabı defalarca okudum ezberlemek istercesine.Unutmak istemedim.Kitabı okurken hem herkes okusun bu kurguyu bilsin istedim hem de hep bana özel kalsın.Çok farklı duyguları bir anda yaşadım.Eline emeğine sağlık yazarcanım
676 syf.
·1 günde·Puan vermedi
| Aşk Oyunu ~ Mehtap Serra Kara |
.
Geçmişlerinde büyük acılar çekip çok çok büyük yaralar alan iki kız. Sueda ya da geçmişindeki ismiyle Merve. Babası sonra da sevdiği adam tarafından daha gencecik bir kızken büyük acılara sürüklenen yaralı bir kız. Tek dayanağı en yakın arkadaşı hatta yeri gelince kardeşi ya da annesi olan Hazal.
İki kız onlara acı yaşatan insanlardan sonra asla aşık olmayıp, eğer biri acı çekecekse bu kişi karşıdaki olsun diyerek bir oyuna başlıyorlar. Aşk oyununda kızlar diğerine br hedef seçip kendine aşık etmesini ve adam onu aşık olunca da bırakmasını hedefliyor. Tek kural aşık olmak yok. Hazal'ın Sueda için seçtiği hedef Ali Ozansoy. İmkansıza yakın bir adam diyelim. Tabii kızımız yaklaşmaya çalışırken her şeyi yüzüne gözüne bulaştırınca yaklaşma niyetinin kendisine aşık etmek olduğunu söylüyor asıl hikaye buradan sonra başlıyor. Her şeyi bilen ve alsa ona aşık olmayacak adamı etkilemeye çalışırken birden geçmişi, kaçtığı her şey ve herkes karşısına çıkıyor.
Sevdiği adam, Emre, birden hayatına bomba gibi düşüyor ve kızımız geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalıyor.
Ama kesinlikle yara almış, suskun, hâlâ eğik duran bir kız beklemeyin. Asla pes etmeyen, hep dik duran, sendelemeden yoluna devam eden çok güçlü bir kadındı ve bayıldım. Hazal'la aralarındaki bağ ise çok güzel yansıtılmıştı. Bir diğer sevdiğim olaysa Şeref'le aralarındaki bağ. Ali'nin kardeşi, aynı zamanda Sueda'yı kanatları altına alan, ona abilik yapan Şeref. Kitap boyunca en çok severek okuduğum karakterlerden biri olabilir. Ozansoy ailesine değinmeden geçmek istemiyorum bu arada. Mithat bey ve Halide hanım sizi hiç sevmedim, Yağmur hanım siz ise iyi olabilirsiniz ama çok güçsüzsünüz o yüzden sizi de sevmedim O ailede Ali ve Şeref zirve
Ali konusuna da fazla girip spoiler vermek istemiyorum ama Sueda'yla diyalogları ve ilişkilerini okumak çok keyifliydi. Tabii arada gözlerimden yaşların süzüldüğü bolca sahne olduğunu da belirtmeden geçmeyelim. Kitapta asıl karakterleri dışında eğlenceli muhteşem karakterler olur ya öyle bir arkadaşınız olsun istersiniz. Işte bu kitapta da Demir'diBayıldım!Yani size bir sürü duyguyu yaşatan tatlı bir kitaptı

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehtap Serra Kaya
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 34 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 25 okur okuyacak.