Meltem Muzmuz

Meltem Muzmuz

ÇizerTasarımcı
6.5/10
32 Kişi
·
68
Okunma
·
0
Beğeni
·
19
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
492 syf.
·5/10
Benim en çok tercih ettiğim tarzlardan biridir psikolojik gerilim. Hepsi de gerçeğe uygun yazılmıştır. Abartısız, insanlar ne kadar da kötüymüş dedirten, sinir bozucu karakterlerin olduğu, okurken bizleri diken üstünde tutan, iç karartan ve yer yer sinirleri geren kitaplardan.
İnan Bana, şimdiye dek okuduğum kitaplardan çok farklı çünkü tiyatro metni şeklinde yazılmış bazı sayfalar. Normal okuyorsunuz, bir bakıyorsunuz kitap tiyatro oyununa geçiyor. Ana karakter tiyatro öğrencisi olduğu için mi yazar böyle yazmayı uygun buldu bilmiyorum ama akışkanlığı bozmuş bu durum.
İlk sayfalarda kendini güzel okutsa da, ilerleyen sayfalarda temponun dibe vurmasıyla kitaptan koptum. Anlayamadım, ikili arasındaki konuşma çok yabancı geldi bana. Ara ara uyku moduna geçtim çünkü öyle uzun uzadıya anlatılmış ki, dikkati vererek okumak epey zorlaşıyor. Takip edemediğiniz zamanda da kafa karıştırıcı oluyor. Konu güzel fakat okudukça merakınızın karşılığını tam olarak alamadığınız hissine kapılıyordunuz. Kısaca konu ilgi çekici fakat anlayamadığım uzun konuşmalar var ve zerre gerilim yok. Okumazsanız çok şey kaybetmezsiniz.
%16 (62/408)
·4/10
Kitabın arka sayfasını okudum ve beni eğlenceli bir kitap bekliyor diye düşündüm ama yanılmışım bas karakterin sürekli tacize uğraması (öncelik video sonra el)ve buna normalmiş gibi tepki vermesi o kadar sinirimi bozdu ki daha fazlasına katlanamadim açıkcası.
432 syf.
·8 günde·8/10
Çok sürükleyici, merak uyandırıcı. Gerilim unsuru da bir o kadar yüksek ama finali açık kalmış. Devamı gelevek mi, o da belirtilmemiş. Sona doğru yazar sanki sıkılmış gibi konudan. Hooop diye bağlamış hikayeyi...
414 syf.
·1/10
Şimdi size 416 sayfalık bir kitabın ne denli boş olduğunu anlatayım.
Kötü kitap elbetteki okudum fakat bu faciaydı benim için.
Şu an tek yapmak istediğim yazarının karşısına geçip,
— niçin zamanımı çaldın, demek isterdim.
Haruki Murakami tutkunları belki sevebilir diye düşünüyorum, fakat Murakaminin sonunu asla bağlamaması, ee sonra ne oldu diye bize sorduran kitaplarından bir kaç tık daha ilerde olan bir kitap bu.
.
Öncelikle kitap Türkçe kadar Almanca ve İngilizce cümlelerle yazılmış. İlk sayfalarda çeviri yardımı ile Almanca cümleleri çevirdim fakat bir kaç sayfa sonra baktım ki sonu yok kitabın sonuna kadar tercümesiz, her sayfada mutlaka bir kaç cümle yabancı dil kullanılmış.
#zeitverschwendung
Ve kitap bittiğinde dönüp 20 sayfayı tek tek kontrol ettim acaba basım hatası mı var sayfalar eksik mi diye.
Sayfalar tam ve kitap yarısı yırtılmışta hikayeyi eksik okudum hissi ve bir iki üç beş değil bir dolu soru işaretleri ile bitti.
................................................/

Spoiler....!!!!!!

.................../
-Lewis çocuğu nereye götürdü?
-Claudia hatırladımı?
-Lubert nasıl yaklaştı?
-Ev neden boş nereye gittiler?
-Edmund ne oldu?
-Frieda sonrasında ne yaşadı?
-çocuklar kimi vurdu?
-ülke ne oldu?
-Ozi ve Ernst ne oldu?
-savaşta ölenler aranıyordu bulundumu?
-En önemlisi kitabın baş kahramanı Rachael’e ne oldu
Vs.. vs... bunlar ve daha fazlası kitap boyunca işlenen konular ve hiç biri cevaplanmadan bıçak gibi kesilip bitti.🤔
.
Ooofffff... zamanınızı çalan yazarlara izin vermeyin.
Söyleyeceklerim bu kadar 🤷‍️.
264 syf.
·50 günde·Beğendi·7/10
Sade ve basit yaşayabilmemin mümkün olduğunu okuyarak öğrenebiliriz. Bunu uygulayabiliriz de. Günümüzde hızlı yaşanan hayatınıza birazcık sakinlik katıp stresinizi azaltmak isterseniz, buyrun okumaya.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 68 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 40 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.