Mennan Aysan Kuzanlı

Mennan Aysan Kuzanlı

Yazar
7.8/10
4 Kişi
·
8
Okunma
·
0
Beğeni
·
612
Gösterim
Adı:
Mennan Aysan Kuzanlı
Unvan:
Kimya Mühendisi
1962’de İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. 1986 yılına kadar ilaç sektöründe Bayer, Roche, Nobel gibi firmalarda çalıştı. İlaç sektöründen ayrıldıktan sonra serbest hayata atılarak 2000 yılına kadar kardeşi ile kurdukları aile şirketinde General Elektrik Beyaz Eşya Bölümü Türkiye Temsilciliği’ni yürüttü.

2001 yılında Türkiye’de o zamana kadar hemen hiç konuşulmamış olan “alkali-iyonize su” konusunu tanıtmaya başladı ve bu bağlamda 2007 yılında Dr. Recai Yahyaoğlu ile beraber “Suyun İyileştirici Gücü” adlı kitabı yayınlandı.

2008 yılında gelişmiş ülkelerin kitap raflarında yer alan ve tüketicileri uyaran “toksinlerden korunma” kitaplarından esinlenerek bu hizmetin, Türkiye’de de olması amacıyla kaleme aldığı “Nasıl Zehirleniyoruz? Nasıl Korunuruz?" adlı kitabını okurlarına sundu.

2010 yılından itibaren zararlı mikroorganizmaların ortadan kaldırılması amacıyla yoğun olarak kullanılan “kimyasal dezenfektan” maddelerin yerine kullanılacak ancak zehirli artık bırakmayan, çevreyi kirletmeyen bununla beraber ülke ekonomisine önemli katkılarda bulunabilecek yeni bir teknolojinin kullanılmasına öncülük etmektedir.

2011 yılında kanser konusunda çalışmalar yapan 13 tanınmış uzmanın iştiraki ile yazılan “Kansere Çözüm Var” adlı kitabın yazarları arasında yer aldı.
Bambu, aleo vera, krizantem, fil kulağı,İngiliz sarmaşığı, zambak, evde ve kapalı ortamda sağlıklı havayı sağlayabilecek bitkilerdir. (dracaena palms, philodendrons, golden pothos, spider plants, scheffleras)

Karbon monoksit için; spider plant (chlorophytum elatum) ve golden photos (epipremnumaureum)

Benzen için; chinese evergreen, Ingiliz sarmaşığı (hedera helix), sulh zambağı (spathiphyllum), marginata (dracaena marginata)

Formaldehit için; spider plant (chlorophytum elatum), gol-
den photos (epipremnumaureum),
sangeana)misir kamışı bitkilerini kullanabilirsiniz
Örneğin bebek odası özenle ve tamamiyle yeni yapılmaya gayret olunur, oysa her yeni şeyin çok daha fazla kimyasal toksik madde içerdiğini pek hatırlamayız.

Şimdi sıralayalım neler var yeni; her tarafı dekore ettik, duvarlar kimyasal boyalar ile boyandı, yere yeni sentetik halı döşendi, kolayca yıkanabilen formaldehit ile aprelenmiş perdeler takıldı, belki duvarlara PVC içeren komik resimli silinebilir plastik duvar kağıdı yapıştırıldı, yatak takımı özenle seçilerek sentetik yorgan ve tamamen yeni alınmış üzeri hala fabrika kokan güzelce ütülenmiş çarşaf veyastık kılıfı kolayca yıkanabilen ve kimyasallarla kir tutması önlenmiş elbiseler, dezenfekte edici maddeler, sentetik kokular içeren bebek losyonları, asbest içermesi ihtimali olan talk pudraları, sentetik elyaflar ve plastikten üretilmiş oyuncaklar ile ve belki de daha fazlası ile dolduruldu ve gören büyüklerin beğenisine sunuldu.

Bu iş burada bitmeyecek, bebeğin mutluluğu için (?) yeni sentetik plastik oyuncaklar, giysiler v.s devamlı alınacak, alınacak.
Bu korunmasızlığın bedeli belki bir gün bir şekilde kendisinigösterecektir, örneğin Astım,

Amerikan Çevre koruma ajansına göre 1985 yılından itibaren çocuklarda görülen astim vakaları %44 ve astım nedeniyle çocuk ölümleri %129 artmiş.
Evdeki toksik madde içeren ve toksik buharlarını ortama yayan cisimler uzun vadede bu işlevlerine devam ettirdiklerinden
çocuklar bu zehirli buharları uzun süreler teneffüs etmek zorunrunda kalarak zarar göreceklerdir.
Saç ve cildin en önemli bileşeni proteindir, sudaki klor, saçtaki proteini asitlendirir, epiderm tabakasını bozarak cildin kurumasına sebep olur, bunun sonucunda saçların
kolay kırılması, çatallanması, kepeklenmesi, renk bozulması, saç ağarması, saç dökülmesi gibi sorunlarının zamansız ortaya çıkmasına sebep olur.
Pittsburgh Üniversitesi Toplum Sağlığı bölümü öğretim görevlisi Su kimyası uzmanı Prof. Dr. Julian Anderman'ın yaptığı 5 yılı aşkın çalışmalar sonucunda insan vücudunu
etkileyerek kansere sebep olan klorun, içilen sudan ziyade duş ve yıkanma sırasında aldığı klordan oluştuğu sonucuna varmıştır.
Yumuşatıcılar sentetik kumaşlarda statik elektriklenmeye engel olmak amacıyla üretildiklerinden, doğal kumaşlarda bu sorun olmadığından kullanılmalarına gerek yoktur bu nedenle çamaşırları yıkamadan ayırmak faydalı olur.
Çalkalama sırasında suya ilave olunacak 1/4 bardak pişirme sodası veya boraks veya beyaz sirke çamaşır makinesindeki çamaşırlar için yumuşatma işlevini görebilir.
Parfüme karşı alerjisi olanlar parfümsüz olanları tercih etmelidirler, en tehlikeli husus beyazlatılmış kağıtlarda bulunan "Dioxin" olup İngiltere de yapılan testlerde tamponlarda 130 ppm, padlarda 400 ppm Dioxin bulunmuştur, her ne kadar çok ufak rakamlar olsa da deri tarafından kolayca emilen dioxinin en toksik maddelerden biri olduğunu, kanserojen olup, kusurlu doğum, karaciğer hasarı yarattığı ve bağışıklık sistemini negatif etkilediği hatırdan çıkartılmamaldır.
Plastiklerin arasında en zararli olan PVC olup, çevreye ömür boyunca Dioksin yayılmasına neden olur.
Dioksin; göğüs, prostat bağışıklık sistemi kanserleri, hormonal dengesizlik (tiroid
ve kısırlık), yüksek kan basıncı, kalp hastalıkları, obezite ve kronik yorgunluk sendromu gibi hastalıkların sebeplerinden kabul edilmektedir.
Kepek ile mücadele amacıyla kullanılan ve içinde kanserojen "formaldehit,quaertium15" içeren şampuanlardan kaçınılmalıdır. Formaldehit astım atakları, cilt tahrişleri
neden olabilir. Bu şampuanlardan bazıları kanserojen kömür katranı ile cilt tarafından kolayca emilebilen ve soluma güçlüğü,
çarpıntı, cilt tahrişi, baş dönmesi, hafıza sorunlarına neden olabilen resorcinol içerebilirler.
inek sütü insan sütüne göre 3 kat daha fazla protein içerirken, insan sütü inek sütüne göre 2 kat daha fazla karbohidrat içermekte olduğundan inek sütü bebeklerin sindirim sistemi ve böbreklerinde sorunlar yaratabildiği ve bazı hallerde bağırsaklarda kanama ve anemiye neden olabileceği beslenme uzman-
larınca ifade olunmaktadır.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mennan Aysan Kuzanlı
Unvan:
Kimya Mühendisi
1962’de İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. 1986 yılına kadar ilaç sektöründe Bayer, Roche, Nobel gibi firmalarda çalıştı. İlaç sektöründen ayrıldıktan sonra serbest hayata atılarak 2000 yılına kadar kardeşi ile kurdukları aile şirketinde General Elektrik Beyaz Eşya Bölümü Türkiye Temsilciliği’ni yürüttü.

2001 yılında Türkiye’de o zamana kadar hemen hiç konuşulmamış olan “alkali-iyonize su” konusunu tanıtmaya başladı ve bu bağlamda 2007 yılında Dr. Recai Yahyaoğlu ile beraber “Suyun İyileştirici Gücü” adlı kitabı yayınlandı.

2008 yılında gelişmiş ülkelerin kitap raflarında yer alan ve tüketicileri uyaran “toksinlerden korunma” kitaplarından esinlenerek bu hizmetin, Türkiye’de de olması amacıyla kaleme aldığı “Nasıl Zehirleniyoruz? Nasıl Korunuruz?" adlı kitabını okurlarına sundu.

2010 yılından itibaren zararlı mikroorganizmaların ortadan kaldırılması amacıyla yoğun olarak kullanılan “kimyasal dezenfektan” maddelerin yerine kullanılacak ancak zehirli artık bırakmayan, çevreyi kirletmeyen bununla beraber ülke ekonomisine önemli katkılarda bulunabilecek yeni bir teknolojinin kullanılmasına öncülük etmektedir.

2011 yılında kanser konusunda çalışmalar yapan 13 tanınmış uzmanın iştiraki ile yazılan “Kansere Çözüm Var” adlı kitabın yazarları arasında yer aldı.

Yazar istatistikleri

  • 8 okur okudu.
  • 7 okur okuyacak.