Merve Özcan

Merve Özcan

Çevirmen
8.0/10
1.064 Kişi
·
2.729
Okunma
·
7
Beğeni
·
491
Gösterim
Adı:
Merve Özcan
Unvan:
Çevirmen
2011 yılında bitirdiği Cahit Zarifoğlu Lisesi'nden sonra 2016 yılında İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun olmuştur. Serbest çevirmenlik yapmaktadır.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
272 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Öncelikle belirtmeliyim ; kitap aldığı bütün övgüleri hak ediyor...
Düşünün,evlilik kararınız verilmiş ve sizin hiç bir söz söyleme hakkınız yok...
16 yaşında ki İvy'nin evliliği Westfall'de yaşayan herkes ile hemen hemen aynıydı bir farkla,o başkanın oğlu olan Bishop ile evlenmek zorundaydı...
İvy,babası ve ablasının planlarını uygulamak zorundaydı demokrasi adına.Oysa ailesinin hesap edemediği bir gerçek ile yüzleşecek ve yapılan tüm planlar tehlikeye girecekti...
Westfall'de suç işlediğinde şehrin duvarının dışına atılacağını tüm kasaba halkı biliyordu,tabi ki İvy'de onlardan biriydi.Burada barış içinde yaşamanın kuralları vardı.İvy,Bishop ve intikamı arasında karar vermekte zorlanacak mıydı?
Ailesinin dışında birine güvenmenin ona nasıl bir zararı olabilirdi?
Son sayfasına kadar heyecan ve merak ile okudum.Kesinlikle devamı olmalı dediğim ender kitaplardan birtanesi.Yazarın akıcı dili ve kurgunun sonu sizi de şasırtacak...
"İhanetin bu kadarı fazla," diyeceğinizi duyar gibiyim...
Distopya tarzında kitap severlere kesinlikle tavsiye ederim...
272 syf.
·6/10
Üzerine çok düşünmeden okuyabileceğim hafif bir kitap okumak isterken karşıma Kurucunun Kızı çıktı. Hakkındaki yorumlarda hayli cezbedici olunca başladım. Açıkçası büyük beklentilerim yoktu iyi ki de yokmuş. Dili akıcıydı okurken sıkılmadım ama çok sürükleyici değildi de.
Sürükleyici olmamasının sebeplerinin;
-bu türün diğer kitaplarından çok farklı olmamasının hatta bir çoğundan basit kalmış olması,
-kızla oğlan arasındaki ilişkiye fazla önem verip hikayenin geri kalanının gözardı edilmiş olması,
-kız ve oğlan arasında yaşananların genel olarak basit ve klişe olması,
olduğunu düşünüyorum.
Distopik bir roman olmaktan hayli uzaktı, distopik ögeler çok geride kalıyordu ki bence yazar daha fazla ağırlık vermeliydi. Bu kitabı okurken aklıma Kiera Cass'ın Beni Seç serisi geldi o seride de distopik ögeler geri planda kalırken yazar kurduğu dünyanın sadece evlilik ve ilişkiler üzerine olan kısmıyla ilgilenmişti, burada da ortalama aynı durum yaşanıyor.
Son sayfalarda yaşananların okur üzerinde iyi bir etki bırakması gerekirken ben etkilenmedim sanırım bu da yazarın sunumundan kaynaklanıyor. Yazarın dilini biraz basit buldum.
Genç yetişkin türü artık beni pek sarmadığı için sanırım çok beğenemedim ancak zaman geçirmek için rahatlıkla okuyabileceğiniz kitaplardan. Kitaptaki aşkta güzeldi (ben çok sevemedim çünkü aşk romanlarıyla aram yok), kızın ikilemleri ve Bishop'la arasında geçenler zaman zaman klişe zaman zaman güzeldi.
Daha fazla uzatmadan, bu türü seviyorsanız ve çok beklentiniz yoksa iyi zaman geçirmek için okuyabileceğiniz güzel bir kitap.
272 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Kurucunun Kızı beni böyle etkileyeceğini bilmiyordum, aslında biliyordum çünkü okuyan yakınlarım sürekli beni uyarmıştı. :)
Kitap bitti ve ben hüzün doluyum merakla 2.kitabı bekliyorum.
Ivy karakteri çok güçlü bir karakter. Yıllar boyunca ailesi ne derse ona inanmış, ailesi ne derse onu yapacak olan kızımızın planını bozan, tahmin etmediği bir şey vardır ki o da aşk!
Bishop karakterine hayran kaldım, cok ince ruhlu, ailesinin aksine yardımsever ve sevgi dolu.
Ivy ve Bishop aşkı sizi derinden etkileyecek. Yazarın yarattığı bu dünyaya kapılıp gideceksiniz benim gibi. Hala okumadıysanız daha beklemeyin. :)
336 syf.
·Beğendi·8/10
Kitabi bitirdim:) ödevler yuzunden ara vererek okudum yoksa 2-3 saatte bitirilecek bir kitapti. Çok akici ve sürükleyiciydi. Kitabin adina baktiğimda "Bin Öpücük" kafamda çok farkli şeyler canlandi. Sonunun boyle biteceğini hiç duşünmemistim. Bir aldatma ve ya ayri duşupte 20 yil sonra bir araya gelecekler diye dusundum hep. Bu canlandi kafamda:)
Ilk 15 sayfa bir az sıkıci ama diğer sayfalar o kadar guzel ve akici ki:) kesinlikle okurken sıkılmayacaksiniz. Aksine çok keyif alacaksiniz ve kesinlikle kitap size çok şey katacaktir. Rune Norveç'e gittiğinde ve Poppy onunla ilişkisini kestiğinde az çok tahmin etmistim neden ayrildiğini. Ve tahminlerimde de yanilmadim. Yine bir Ölum soz konusuydu. Evet klişeydi ama yazar o kadar guzel yazmisti ki. Kendimi bir anda Poppy'nin yerinde hissettim. Rune'un Oslodan geri donduğunde nasil degistigini yazdiği sahneyi de kafamda kolayca canlandirabildim:) Poppy ona öleceğini soylediginde gozyaşlarimi tutamadim. Ilk inanasim gelmedi ama sonra olayin ciddiyetinin farkina vardim. Hep icimde bir umut vardi Poppy'nin iyileşecegine dair. Acaba bir mucize olur mu diye bekledim hep. Bin öpücüğün film ve ya dizi degil de kitap oldugunu unutmusum. Rune'un elinden hiç birşey gelmemesi, sevdiği kizin gozleri onunde eriyip gitmesi canimi çok yakti. Kendimi onun yerine koydukta çok caresiz hissettim. Kendimi hep hikayenin başkarakteri olarak gördum:) o duygulari bana hissettiren Tillie Cole'a sonsuz teşekkur ederim. Diğer kitaplarini da okumayi çok istiyorum..
Hikaye dört dörtlüktü. Tek beğenmediğim nokta 15 yaşinda ilişkiye girmeleriydi.. onun dişinda herşey mukemmel.:)
Bana çok şey ogretti bu kitap..
'Her gunu sanki son gunumuzmuş gibi yaşamaliyiz, değerlendirmeliyiz, etrafimizdaki guzellikleri gormeliyiz. Doğadan keyif almaliyiz. Sevdiklerimizi affetmesini bilmeliyiz. Bencil olmamaliyiz. Sirf kendi bencilligimiz yuzunden sevdiklerimizin yapmak istedigi şeyleri engellememeliyiz. Her anın tadini çikarmaliyiz. Her yaşin kendi guzelliği vardir. Ve daha bir çok şey..
Kitabi okurken Rune'a hayran kaldim.
Poppy'ye çook guzel anlar yaşatti. Kisacik omru kalmasina rağmen tum hayallerini gerceklestirdi:) ne diyeyim insallah ilerde bizide boyle seven biri çikar:) Allah herkese Rune ve Poppy gibi seven nasip etsin.
Sizi asla unutmayacagim Poppy&Rune
#Tillie Cole sonsuz teşekkurler:)
Bize boyle guzel kitap yazip ve duygulari boyle derinden hissettirdigin icin.
336 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Bir öpücük bir an sürer… ama bin öpücük bir ömür boyu… 

Bir oğlan. Bir kız. 

Anında kurulan ve uzun süre kopmayan, ne zamanın ne de mesafenin koparabileceği bir bağ. Sonsuza dek sürecek bir bağ. Ya da öyle olduğuna inanmışlardı. 

On yedi yaşındaki Rune Kristiansen ülkesi Norveç’ten Georgia’daki Blossom Grove kasabasına geri döndüğünde aklında tek bir şey vardı: Ruhunun diğer yarısı olan, onun dönüşünü beklemeye söz veren kız neden bir açıklama dahi yapmadan onu hayatından çıkarmıştı? Rune'un kalbi iki yıl önce, Poppy tek kelime bile etmeden onu terk ettiğinde kırılmıştı. Ancak işin gerçek yüzünü öğrendiğinde, asıl kalp kırıklığını henüz yaşamadığını fark edecekti.  


Son ana kadar beğenmiyeceğim düşündüğüm fakat sonunda çok sevdiğim bir kitap oldu. İçinize işleyecek buruk bir roman. O kadar güzel, anlayışlı ve etrafına mutluluk saçan bir kızımız vardı ki okurken beni anlayacaksınız. İnsan onun gibi olmak istiyor. Onun gibi dünyaya bakmak, onun gibi her güne mutlulukla göz açıp kapamak istiyor çok güzel bir kitap okumanızı tavsiye ederim.

Spoiler!!!
Aslında burada Spoi ile alakalı bir şey yazmıyacağım sadece izleyen varsa kitabın içeriğini tahmin etme ihtimaline karşı önlem alıyorum eğer bu kitabı çok sevdiyseninz ~Senden Bana Kalan~ filmini izlemenizi tavsiye ederim kalın sağlıcakla...
336 syf.
·3 günde
Okuduğum en güzel kitaplardan biri... İlk kitap incelememi bu kitapla yapmak istedim çünkü beklemediğim kadar duygu ve sevgi yüklü bir kitaptı. İki insan birbirini nasıl bu kadar eşsiz benzersiz sevebilir emek, fedakârlık, sevgi ne demek her satırında anlayabilirsiniz. Gerçek sevgiyi hissedebilirsiniz. Okuyun okuyun okuyun...
272 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Bu kitap bi harika. Bi solukta okudum. Zaten elime aldıktan sonra bırakamadım. Ivy nin kendi içindeki mücadelesi sonra kendini feda etmesi duygusal bir boyut kazandırmış kitaba. Yıllarca ailesi hayata yön vermiş kendi kararlarını dinleyen olmamış hatta kendi kararlarını bile verememiş iken şuan kendini bulma arayışına çıkıyor. Tabi Bishop sayesinde. İkisi harika bir ikili olmuş. Okurken arada bir duygusallaşırken buldum kendimi. 2. kitabi merakla bekliyorummmmmm.
334 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kitaba nasıl yorum yapacağımı bilmiyorum. Aylar sonra ilk kez bir kitabı okurken ağladım ve bu yüzden gerçekten mutlu hissediyorum. Kalbimdeki tüm kırgınlığa rağmen gülümsemek istiyorum. Çok tuhaf hissediyorum anlayacağınız.

Arkadaşlarımdan gördüğüm yorumlar, goodreadste gördüklerim ve kitabın kapağı bana kitabı seveceğimi düşündürüyordu. Böyle renkli, sevimli kitaplar beni kendine çekiyor. Yabancı yayınlarından çıktığı için biraz önyargılıydım, itiraf ediyorum. Bir sürü kitaplarını okumuş olmama rağmen sevdiğim çok az kitapları var, beni hayal kırıklığına uğratmasından çekiniyordum.

Başta biraz öyle hissettim. Kitap gerçekçi başlamıyor. Karakterlerin yaşları, konuşmaları, düşünceleri birbirine uymuyor. Neresinden bakarsak bakalım ütopik geliyor, fantastik hatta. Hala da öyle hissediyorum. Edebi açıdan bir çok eksiği olduğunu da kabul ediyorum ama kitaba tam puandan aşağısını vermek, bana hissettirdiklerine haksızlık olurdu.

Kolay kolay ağlayamam, kitaplarda samimiyeti hissetmem için gerçekten yazan kişinin bunu hissetmiş olması gerektiğini düşünürüm. Abartılı olmamalı, göze batmamalı ama zoraki cümlelerle de anlatılmamalı. Samimiyet, aşk hikayesi anlatmak için en önemli esas bana sorarsanız. Ve bunu hissettim. Gerçekten kalbimin içine işleyen bir aşk hikayesiydi, cümleler hiç sırıtmıyordu. Alayla dudak bükmeme sebep olmadılar. Mutlu oldum, kırıldım, ağladım ve huzurluyum. Ütopik yönüne ve fantastik sonuna rağmen kitabı çok sevdiğim kitaplar arasına aldım ve yıllar sonra tekrar okuyup tekrar ağlayabilmek istiyorum.

Eğer yorumlarımı takip ediyorsanız ve zevklerimizin uyduğunu düşünüyorsanız gözünüz kapalı alabilirsiniz bu kitabı. Sizi temin ediyorum, seveceksiniz.
272 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Okumaya çok büyük bir kararsızlıkla başlamıştım. Çünkü sevmeyeni çoktu. Ama okudukça anladım ki bir distopya gibi değildi her şekilde güzel bir kitaptı. Bishop çok iyi bir karakterdi. Bir erkek olmasına rağmen evdeki bütün işleri yapıyordu. Kitabın sonu çok heyecanlı ve güzel bir yerde bitti. Bir de kızın babasıyla ablası neydi öyle okuyanlar bilir. Ben bu kitabı beğenenlerdenim. Bence çok güzeldi yani.

Yazarın biyografisi

Adı:
Merve Özcan
Unvan:
Çevirmen
2011 yılında bitirdiği Cahit Zarifoğlu Lisesi'nden sonra 2016 yılında İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun olmuştur. Serbest çevirmenlik yapmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 2.729 okur okudu.
  • 35 okur okuyor.
  • 857 okur okuyacak.
  • 35 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları