Metin Akdeniz

Metin Akdeniz

Yazar
9.0/10
5 Kişi
·
8
Okunma
·
0
Beğeni
·
115
Gösterim
Adı:
Metin Akdeniz
Unvan:
Şair
Paranın sözcüleri, bilinci olmayan bir halka
Acı verir, savaş verir, ölüm verir, ağlama duvarları verir
Sonra eline bir mendil tutuşturur, sanırsın ki silecek
Gözlerini bağlar o mendille, göz yumman için savaşa;(susmak erdemdir)
suskunların gürültüsünden uyuyamıyor dünya
kapı vuruluyor, gidip açıyorum, karşımda uuumut
büyülü tren yolculuklarından gelmiş
yeryüzünün sorunlu sözcüklerini de getirmiş yanında
elinde harfler kulesi ve kamburlaşmış bir not:
"onlar kendilerini en güçlü ve yıkılmaz
zannettikleri bir zamanda yenilecekler"
bugün küçük düşler kumbarasına
bir adet "tren raylarında yürümek" attım
dünyadan kaçtım kedi adımlarıyla
ortalığa saçılmış duygu leşlerinden kaçtım
diz çökmekten dizleri yok olmuşlardan
cesarete saygı duymayan eğilmişlerden
peşimden ayrılmayan sonbahardan kaçtım
geçiciliğin çıkardığı kalıcı gürültüden
ve senden sayın hüzün, senden de kaçtım
bugün küçük düşler kumbarasına
tren raylarında yürümek adına bir kavram attım
bir kavram. düşme tehlikesi içeren.
"düşme tehlikesi içermek" ne büyük söz
218 syf.
·Beğendi·9/10
Başından sonuna kadar hiç sıkılmadan hem de sık sık kendinizden birşeyleri bulabileceğiniz cümlelerle beraber keyifli bir hikaye. Albert camus un yabancı sina benziyor. Sanki ondan esinlenmiş gibi. Ama bizden bir hikaye olduğu için daha çok keyif aldım diyebilirim. Çok beğendim. Ne güzel kitap keşke benim olsa dediklerimden.
218 syf.
·Beğendi·10/10
Geçmişin izleri bir anda silinir mi ? Geçmişte yaşanılanlar unutulur mu ? Belki de şöyle sormam gerekir: Geçmişte yaşanılanlar yaşanılmamış gibi hayatınıza devam edebilir misiniz?

İşte bu soruların yanıtı belki de hayatımızı şekillendiriyor. Peki bu durumu bir de mesleği hayalperest olan Özgür'e göre düşünelim.

"...bir insan kendinden kaçıyorsa o insan hiçbir yere ait değildir. Hiçbir yere ait olamamanın bir anda ortaya çıkışıdır bu. Yürüdüğün bu caddeler, kaldırımlar, kafeler, kitaplar, insanlar, çalıştığın iş, hiç biri senin değil. Bütün bu birer isme sahip olmaktan başka bir özelliği olmayan nesnel şeyler senin gibi mesleği hayalperestlik olan biri için çok ağır. Kapının önüne sandalye atıp kapı kolu ile varoluşu konuşacak kadar deli olan biri için çok ağır."

Peki Özgür sırtında kambur gibi taşıdığı geçmişin ağır yükünden kurtulabilecek mi ? Bazen hayatın akışı ile hiç düşünmeden bir şeyler yaparız. Özgür de yaptı. İncinen birisinin aslında en kolay başvuracağı şeye başvurarak yaptı bunu. İntikam ile. Yirmi iki yıl önce yaptığı hatanın bedelini ödeyerek günlerini geçirirken markette karşısına Ayten çıktı. Geçmişin ayak izleri bir anda ortaya çıktı. Bu ayak izi onun ruhunu delerek haraket etti. Yürüdü. Sanki onu parçalasa Özgür rahat edecekti ama o sadece yürüdü.

"Bir hayalperest olarak, her zaman orijinal hayaller bulmak kolay olmuyor. Ve bu kırklı yaşların ortalarında, zamanın yani o muhteşem yok edicinin oynaklığı karşısında tek savunma mekanizmam, içimdeki soyut reflekstir. Zorunlu üyesi olduğumuz bu bunaltı kulübüne katlanabilmek için keşfettiğim; "içtenliğin maskesizliği" ne yapılan saldırılara, daha ne kadar dayanabileceğimi bilmiyorum. Kendimi bıraktığım o sonsuz ve kusursuz akış, bir bulut gözlemcisinin tanıklığında kelimelere dönüşüyor. Yazıldıkça ucu kırılıp duran kelimelere..."

Yazarın dilini çok beğendiğimi söylemek isterim. Edebiyatın serin hissini hissederek okuyacağınız, bir yandan Özgür'e kızacağınız bir yandan yaşadıklarına üzüleceğiniz bir kitap. Beni en çok etkileyen ise kitabın sonları oldu. Yüzleşmek zor olan bir durum. Bunu başarmak ya da başaramamak belki de insanın kendisi ile alakalıdır. Özgür'ün ise sözcükleri cümlelere serpiştirip onlarla yaşamaya çalıştığı bu hayatta yüzleşmesi gereken geçmişin kamburu onu yıllardır eser alır.

Kitapta edebiyatın doyumsuz kokusunu hissederken bir yandan da o kokuyu içimize çekmemizi sağlayan şiirler de sunuyor bize Özgür. Bu şiirleri etkilendiği edebiyat eserlerine armağan eder.

"Yeni bir cümle gelip diğer cümlelerden nöbeti devralıyor
kentin her yerinde sürekli bir şeyler konuşuluyor
konuşuldukça kabarcıklar oluşuyor göğün aşağısında
böylece zamanın üstü örtülüyor hüzün uyanmasın diye
ve tesadüfi bir suskunluk anında pencereye yanaşıp
yıllar önce geldiğim tarafa doğru bakıyorum
her akşam yapıyorum bunu kimse görmeden
kaçınılmaz şekilde aynı sonuca varıyorum; ne çok
gitmişim kendimden uzağa yeryüzüne dayanabilmek için!"

Sizi şaşırtacak bir kitap okumak isterseniz mutlaka tavsiye ederim. Bir çok cümlenin altını çizerek okudum kitabı. İntikam duygusunun bir hayatı nasıl etkilediğine bir kere daha şahit oldum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Metin Akdeniz
Unvan:
Şair

Yazar istatistikleri

  • 8 okur okudu.
  • 6 okur okuyacak.