Metin Hotinli

Metin Hotinli

Yazar
7.0/10
1 Kişi
·
6
Okunma
·
1
Beğeni
·
417
Gösterim
Adı:
Metin Hotinli
Unvan:
Yazar, Bilimadamı
Doğum:
1920
1920 doğumlu Prof. Dr. Metin Hotinli, İÜ Fen Fakültesi’nde astronomi ve matematik lisansı yaptı. 1947’de İÜ Fen Fakültesi Astronomi Bölümü’nde asistan olan Hotinli, 1987 yılında yaş haddinden ayrılana kadar kırk yıl boyunca, aynı bölümde akademisyen olarak görev yaptı. Hotinli, 1956’da Cambridge (İngiltere) ve Meudon (Fransa) Gözlemevleri’nde, 1969 yılında da Liege (Belçika) Gözlemevi’nde de çalıştı.
Kopernik (1473-1543), 1543 yılında yayımlamış olduğu De Revolutionibus Orbium Coelestium adlı kitaıyla, Yerküre’yi evrenin merkezinden kaldırıp, Güneş çevresinde dolanan sıradan bir gezegen durumuna getirerek, bir devrim gerçekleştirmiştir.
İngiliz filozof Herbert Spencer: “Bilim ile dinin karşı karşıya olmaları zorunludur; çünkü bir yandan din, yalnız bilimin çözebileceği sorunlara karışmakta, bilim de dinin kendi tekelinde saydığı alana el atmaktadır.”
Kopernik’in kitabını yayımlanmasından yaklaşık 40 yıl sonra, o zaman için İslam aleminin merkezi sayılabilecek İstanbul’da, “Yıldızları gözleyerek Allah’ın işine karışmak günahtır, uğursuzluk getirir”savıyla gözlemevi yıktırılmakta idi. Oysa o sıralar Batı’da Tyco Brahe (1546-1601), kralın özel izni ile ve desteğiyle ünlü Uraniborg Gözlemevi kuruyordu.
Doğa olaylarını olaylarını açıklayan bir bilimsel kuramın, bilimde geçerliliğini koruduğu sürece, dinsel çevrelerce de benimsenmiş olmasında bir sakınca yoktur. Ancak, din çerçevesi içerisine girince, donup kalıplaşır, dokunulmazlık kazanır. İleride bu kuramın yanlış olduğu bilim çevrelerince anlaşılır ve terk edilmesi gerekirse, o zaman bir “din-bilim çatışması” kaçınılmaz olur. Bundan dolayı Kopernik kuramı, bilimsel açıdan yanlış olduğu anlaşılan bir kuramın yerine gerçeğe daha yakın olduğu varsayılan bir kuramın getirilmesi olayı iken, bir din-bilim çatışmasına dönüşerek, Batı aleminde bir
hayli sarsıntaya neden oldu.
İslam alemine gelince, İslamiyet ortaya çıktığı zaman, yedi katlı gökyüzü modeli, yaklaşık bin yıldan beri var olan ve geniş halk kitlelerine kadar ulaşabilmiş bir inançtı.

Doğal olarak, İslamiyet bunu benimsedi, hatta o kadar çek benimsedi ki, Tanrı’ya yedi kat gökle ilgili birçok ayet indirtti. Sözü edilen Ayetler: (Bakara (29), İsra (44), Müminun (86), Fussilet (12), Talak (12), Mülk (3), Nuh (15), Nebe (12). Bu durumda, Kopernik devrimi sonucunda yedi katlı göğün tuzla buz oluşunun, İslam aleminde, Hristiyan aleminden çok daha fazla tepki uyandırması gerekirken hiç yankı uyandırmadı.

NOT: Yaptığım bu paylaşımın bir tartışmayı başlatma amacı ile değil, bir çeşit alıntı günlüğü amacıyla paylaşıldığını saygı ile belirtmek isterim!
Gökyüzü-yeryüzü ikilemi üzerine kurulu, yerden göğe doğru hiyerarşik yapıdaki bu kozmolojik model, dokuzuncu kat üzerindeki “ilk hareket ettirici”si dinlerin Tanrısı ile özdeşleştirilerek, ortaçağlarda, gerek Hristiyan gerekse de İslam alemince benimsendi ve bir dinsel inanç haline dönüştü. Geniş halk kitlelerinin inandığı şey, yedi katlı gökle, dokuzuncu kat üzerinde tahtında oturan Tanrı idi.
Bu inanç, Kopernik devrimine, yani 16.yy ortalarına kadar süregeldi. Bilim tarihinde, bu kadar uzun süre (yaklaşık 2000 yıl) geçerliliğini korumuş olan başka bir kuram yoktur.
Bilimle çok alakadar olmayan ama ilgide duyanlar için ideal bir kitap anlatımı zorlamıyor,formüllerin içinde kaybolmuyorsunuz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Metin Hotinli
Unvan:
Yazar, Bilimadamı
Doğum:
1920
1920 doğumlu Prof. Dr. Metin Hotinli, İÜ Fen Fakültesi’nde astronomi ve matematik lisansı yaptı. 1947’de İÜ Fen Fakültesi Astronomi Bölümü’nde asistan olan Hotinli, 1987 yılında yaş haddinden ayrılana kadar kırk yıl boyunca, aynı bölümde akademisyen olarak görev yaptı. Hotinli, 1956’da Cambridge (İngiltere) ve Meudon (Fransa) Gözlemevleri’nde, 1969 yılında da Liege (Belçika) Gözlemevi’nde de çalıştı.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 6 okur okudu.
  • 2 okur okuyacak.