Mevlana Muhammed Ali

Mevlana Muhammed Ali

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
koseli-arti
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
yildiz
0.0
0 Kişi
okuyor-dolu
2
Okunma
v3_begen_dolu
2
Beğeni
goz
249
Gösterim
Kitaplarını Satın Al
bilgi
Sponsorlu
Tam adı
Muhammed Ali Lâhûrî
Doğum
Kapurthala, Hindistan, 1874
Ölüm
Karaçi, Pakistan, 1951
Yaşamı
Hindistan’ın Pencap bölgesinde Kapurthala eyaletinin Murar köyünde doğdu. Hindu olan büyük dedesi Hari Chand, Bâbürlüler döneminde İslâmiyet’i kabul etmiştir. Muhammed Ali, Batı tarzındaki okullarda öğrenim gördü ve 1894’te Lahor’daki Government College’dan mezun oldu. S. Muhammed Tufeyl, onun İslâm hakkında düzenli bir eğitim almadığını ve Kur’an’ı kendi kendine öğrendiğini yazar (Maulana Muhammad Ali, tercüme edenin girişi, s. ii). 1894’te Lahor Islamia College’a matematik hocası tayin edildi. İngiliz dili ve hukuk alanındaki yüksek lisansını tamamladı. 1897-1899 yıllarında Lahor Oriental College’a öğretim üyesi oldu. Bir süre avukatlık yaptı; ardından Kādiyânîliğin lideri Gulâm Ahmed’le yakınlık kurdu. Kādiyân’a yerleşerek Gulâm Ahmed’in teşvikiyle ilmî çalışmalara başladı. Bir süre onun konuşma ve yazılarını İngilizce’ye çevirdi, bazı telif denemeleri yaptı. Kādiyânîler’in ilk sayısı Ocak 1902’de çıkan yayın organı The Review of Religions dergisinin editörlüğünü üstlendi. Gulâm Ahmed, 1905’te açıkladığı vasiyetinde kendisinden sonra cemaatini yönetmek üzere teşkil ettiği Sadr-ı Encümen-i Ahmediyye’ye Muhammed Ali’yi de aldı. Gulâm Ahmed’in halifesi Hakîm Nûreddin’in 1914’te ölümü üzerine ikinci halife seçilen Mirza Beşîrüddin, Gulâm Ahmed’in peygamberliğine inanmayanları kâfir ilân edince Muhammed Ali bazı arkadaşlarıyla birlikte Kādiyân’ı terkedip Lahor’a yerleşti. Burada Ahmediyye Encümen-i İşâât-ı İslâm adıyla cemaatin bir şubesini açtı ve ölümüne kadar başkanlığını yaptı. Cemaat faaliyetlerinin büyük bir kısmı Lahor merkezli olarak yürütüldüğü için bu yeni hareketin mensuplarına Lahorî Ahmedîleri denildi. Muhammed Ali, cemaat faaliyetleri için şube açmak ve tebliğde bulunmak amacıyla yakın bölgelere seyahatler düzenledi, dünyanın çeşitli bölgelerine davetçiler gönderdi. 13 Ekim 1951 tarihinde Karaçi’de öldü ve Lahor’da defnedildi. Kendilerinden ayrıldığı Kādiyânîler kadar iyi teşkilâtlanmış olan Muhammed Ali, Kādiyânîliğin Kādiyân/Rabve koluna sert eleştiriler yöneltmiş, Ahmedîliğin asıl amacının İslâmiyet’i yaymak olduğunu söylemiş; peygamberliğin Hz. Muhammed’le sona erdiğini, Gulâm Ahmed’in peygamber değil müceddid ve beklenen mesîh olduğunu ileri sürmüş (a.g.e., tercüme edenin girişi, s. vi); Gulâm Ahmed’in kitaplarındaki vahiy ve nübüvvet gibi ifadelerin sembolik anlatımlar şeklinde ve tasavvufî çerçevede anlaşılması gerektiğini belirtmiştir. Muhammed Ali hıristiyan misyonerlerinin İslâm’a yönelik eleştirilerine cevap vermiş, Osmanlılar’a kayıtsız kalan Gulâm Ahmed’in ve sonraki Kādiyânîler’in aksine Osmanlı hilâfetini desteklemiş, bu amaçla iki risâle kaleme almıştır. Geleneksel İslâm anlayışını devam ettirmesine rağmen Gulâm Ahmed’in hayatına ve eserlerine aşırı vurgu yapması, onu beklenen mesîh olarak anması, modernist görüşlerinde Seyyid Ahmed Han ile Batıcılar’ı takip etmesi, modern bilimin verilerine çok güvenmesi (Ali Nadwi, s. 139-140) yüzünden birçok kişi ona tereddütle yaklaşmıştır. Ebü’l-Hasan Nedvî, 1959’da yazdığı kitabında Muhammed Ali’nin görüşlerine olumsuz bakışını ilmî seviyede sürdürürken (a.g.e., s. 137-138) eserlerinde aşırı bir çizgi takip eden İhsan İlâhî Zahîr onu müslümanları aldatmakla suçlamıştır. Pakistan’da ulemânın girişimiyle Kādiyânîler’in hem Kādiyân kolu hem Muhammed Ali’ye bağlı Lahor grubu İslâm dışı azınlık ilân edilmiş, bu hüküm anayasaya ve ceza kanununa da konulmuştur. Neticede Lahor Ahmedîleri Pakistan’da pasif hale gelmişlerse de başka ülkelerdeki faaliyetlerini yaygınlaştırmışlardır. Muhammed Ali Lâhûrî, Hindistan Hilâfet Hareketi liderlerinden Aligarh Koleji mezunu Muhammed Ali Cevher ile zaman zaman karıştırılmıştır. Bunun en dikkat çekici örneği The Muslim World’da yayımlanan bir makaledir (Montgomery, LI [1966], s. 111-122). Farklı kaynaklarda bu iki şahsa ait bilgilerin aynı kişiye aitmiş gibi gösterilmesi sonucunda ciddi bir karışıklık meydana gelmiştir.
mutsuz
Henüz kayıt yok
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
;