Milli Mecmua

Milli Mecmua

Dergi
9.4/10
42 Kişi
·
92
Okunma
·
38
Beğeni
·
237
Gösterim
"Türk târîhinin 'Süleyman'ları, ezici ekseriyetle zafer bestelemiş, bize hoşluk ve ihtişâm yaşatmışlardır."
Milli Mecmua
Sayfa 134 - Turgut Güler - Hem Cihân'ın Hem Şiirin Sultânı
"14 yaşındaki bir çocuk apandist ameliyatı yapmak isterse gülüp geçersiniz. Fakat bu çocuk bir şiir yazmak istediğini söylerse tâbii bulursunuz. Apandist ameliyatı yapmak için ellerine neşter verseydik insanlığa zararı bundan fazla olmazdı."
Milli Mecmua
Sayfa 72 - Mehmet Ali Kalkan
"İnsan sevgisi olmayan bir toplumda hiçbir zaman ne halk ne de Hakk neticesi olur. En güzel şey insan sevgisidir..."
Milli Mecmua
Sayfa 51 - Âşık Mahzuni
"Birey kendini dış dünyaya bağlayan göbek bağından ne ölçüde kurtulmuşsa, o ölçüde özgürdür ya da kurtulamadığı ölçüde özgürlükten yoksundur."
"Unutulmaması gereken nokta şudur ki edebiyat sahasında her zaman arada kalmak makbul ve makul olandır. Çünkü netlik edebiyatın belki de en son başvuracağı şeydir."
Milli Mecmua
Sayfa 48 - Mücahit Kılıç
"Neticede 'Türk ve kurdu' aynı sayarsak 16. yüzyıla gelindiğinde Türkün kurduğu devletlerin Türklüğünden ve kurtluğundan kalan şey, orduların akıncı ve gazavadcı yapısı yani gözü kara askerlik geleneğinden başka bir şey değildi."
Milli Mecmua
Sayfa 18 - 16. Yüzyıl İstanbulu'ndan Bir Duvar Resminin Dönem Siyasası ve Türk İmgesi Hakkında Anlattıkları, Okay Sütçüoğlu
"Aşk aklın ve dilin sükût etmesi, yetmemesi, dil yoluyla bize toplumdan intikal eden dünya kurgusunun çökmesidir. O nedenle her aşık zorunlu olarak şairdir. Bizde halk şairlerine aşık denmesi bu gerçek ile ilgilidir."
Milli Mecmua
Sayfa 10 - İsmail Orhan Sönmez
370 syf.
·9 günde
Bak kardeşim her şey iyi hoş güzelde. Ömründe kalem savaşı vermiş, düşüncelerinden tutunda dünya görüşü hatta yaşam şekli bile iki ayrı olan şahısları nasıl bir anabilirsin? Nasıl hem Necip hem de Atsız’a üstad dersin? Hadi böyle bir eşşeklik ettin diyelim peki nasıl olurda Atsız’la ilgili özel sayında o uçkuru düşkününden bahsederken Üstad diyebilirsin? Hatta Atsız’ın bu özel sayısında nasıl olurda “Necip Üstada bizim Atsız hoca da” diyebilirsin? Hiç mi yüzünüz kızarmadı be kardeşim? Yazılacak çok şey varda siz görünüşü Türkçü ama içi Nurcu olan... Ama sizde haklısınız.. Atsız beğin hemen hemen tüm arkadaşları nurcu oluyor, Atsız beğe ihanet ediyor siz şurda durun..
86 syf.
·Beğendi·8/10
Milli Mecmua 5. Sayı
Yasin Usta'nın genel yayın yönetmenliğini yapmış olduğu dergi Türk kültür hayatında derin iz bırakacak gibi görünüyor. 5. sayının dosya konusu Türkiye Rüyası. Dergi akademik makalelerden oluşmakta. Süleyman Çobanoğlu ile yapılan röportaj belkide derginin dosya konusu olmasını sağlayacak ismi vermişir. Lütfi Bergen'in "3 şairin Türkiye Ufku Yazısı" gerçekten ülkemizdeki siyasi hayatı anlamak ve algılama açısından önemli bir değerdir. Hasan Erimez'in "Buralı bir Türk; Kemal Tahir" adlı makalesi ise Kemal Tahir'in milliliği ve Türklüğü konusunda ipuçları vermektedir. Mehmet Akıncı'nın Türk muhafazakarlığını incelediği makalesinde ise daha çok kemalizmle oryantalizmin kıskacındaki bugünkü Türkiye ortaya konulmaya çalışmaktadır. Murat Yılmaz Atsız'ı; Oğuzhan Murat Öztürk de Dündar Taşer i okuyucuya yeni baştan anlatmaktadırlar. Abdülnasır Kılıçoğlu'nun yarınki Türkiye'yi incelediği makalesinde de bir medeniyet tasavvuru üzerinde durulmaktadır.
Bu dergide benim de bir makalem var fakat kısa zamanda çok şey yazmaya çalıştığım için biraz çalakalem bir intiba bırakabilir. Editörün yazıyı gözden geçireceğini düşünüyordum ama maalesef öyle olmamış. Içinde Atsız ile alakalı olarak çok farklı bilgilere erişebilir, dergiden ziyade bir kitap okuyor gibi hissedebilirsiniz ki normaldir. Mevzu mevzu ve farklı kişiler tarafından kaleme alınan yazılar olduğu için okuyucuyu sıkmayacak bir sayı olmuştu. Yazım yanlışları ve cümle düşüklüklerini göz ardı ederek okuyunuz, okutunuz.
211 syf.
·5 günde·Beğendi·Puan vermedi
Her sayısında bir konusu göze çarpar bu sayıda da ilgimi şah İsmail konusu çekti. Yine akıcı bir dille, sıkmadan keyiflice okunan bir sayı olmuş ayrıca özet geçmek gerekirse : Çay iç, milli mecmua oku milletini sev...
250 syf.
·5 günde
Bitti. Bilgilerin çoğunluğunu hemen hemen her İttihat ve Terakki’yi anlatan makalelerde bulabilirsiniz. Atsız özel sayısında yaptığım eleştiriyi bu sayıda yapmayacağım, beğendim. Emeği geçen her bir şahısa ayrı ayrı teşekkür ederim. ‬
240 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Milli Mecmua aslında şu ana kadar ki çıkan tüm sayılarıyla okunurken keyif veren bir dergi. Bu sayısında da baymadan konusu itibariyle çeşitli yönlerden konuyu el almışlar. Eksiklik diyebileceğim bir durum varsada o da masonluk konusu çok işlenmemiş. Emeği geçenlere teşekkürler.

İttihatçılar ölür ittihatçılık ölmez.
259 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Milli Mecmua
Sayı 13. Mart-Nisan 2020.
Dergiye sanırım nazar değdi. Önceki sayılarda akademik bir üslupla yazılmış olan makaleler çok dikkat çekici idi. Fikri açıdan çığır açıcı bir dergi olarak gördüğümüz, Milli Mecmua bu sayıda bazı sıkıntılar göstermektedir.
Derginin dosya konusu Türk demokrasisi. Eski Türk devletlerinde meclis ve hakimiyetin sınırları, Kengeş'ten vezarete Oğuzlarda danışma, Ali Suavi'nin Hürriyet ve demokrasi anlayışı, Türk demokrasi tarihinde halkın rüştü tartışması üzerine notlar, Türk siyasi tarihinde ilk çok partili siyaset tecrübesi gibi makaleler gerçekten göz doldurucudur. Türk cumhuriyetlerindeki son yıllardaki demokrasi arayışları ile ilgili makaleler de Ufuk açıcıdır. Ancak bazı makalelerde kelime seçimlerindeki hatalar- milli devlet yerine ulus devlet kavramının kullanılması, 1960 yılındaki darbeye devrim denilmesi gibi örnekler verebileceğimiz yazılar Milli Mecmua ya yakışmamıştır. Hele hele Lütfi Bergen'in, milliyetçi düşüncede demokrasi üzerine bir kritik adlı makalesi tamamen yazarın ön yargılarıyla yazılmış olduğu izlenimini vermektedir. Demokrasi halkın kendi kendisini yönetmek anlamına gelirken, cumhuriyet, seçimlerde çoğunluğun istediğinin iktidara gelmesi kavramıdır. yazar bu iki kavramı Amerika mantığı içerisinde değerlendirerek cumhuriyetçiler ve demokratlar gibi iki kavram üzerinden değerlendirip, bunun üzerinden de milliyetçi düşünceyi yargılamak istemiştir. Yazar objektif düşünceden uzak ısrarla, milliyetçi düşünceyi mahkum edebilmek gayreti içerisinde görülmüştür. Türkiye Cumhuriyeti demokratik bir cumhuriyettir yani demokrasi ile cumhuriyeti birleştirmiştir. Yine İbrahim Kafesoğlu veya Seyit Ahmet Arvasi üzerinden değerlendirmeleri yaparken neredeyse iki sayfayı bulacak alıntının sonrasında Yunan demokrasi deneyimleri ile alakası olmamasına rağmen yazarın kurmuş olduğu cümleler düşündürücüdür.
İnşallah bunlar küçük yol kazalarıdır, bundan sonraki sayılarda eski Milli Mecmuayı görmek dileğiyle...
#Kitapşuuruinsanlıkşuuru.
334 syf.
·Beğendi·9/10
Milli Mecmua. Sayı 12/
Ocak-Şubat 2020.
Derginin dosya konusu Erol Güngör'dür. Diğer dergilerde olduğu gibi, dosya konusunun dışında herhangi bir çalışmaya yer verilmemiş, tamamen Erol Güngör'ün tanıtıldığı bir içeriğe sahiptir.
Erol Güngör 1938- 1983 yılları arasında yaşamış ülkemizin yetiştirdiği önemli bir bilim adamıdır. Ömrünün son 8 ayında Konya Selçuk üniversitesi'nde rektörlük yapmıştır. Konyalılar onu camideki rektör olarak bilir. Bugün Konya'da 5 tane üniversite vardır, tabii ki bu eş üniversitenin 5'te rektörü vardır, ne yazık ki fildişi kulelerinden inip de halkla bütünleşme noktasında Erol Güngör kadar yetkin olan, bir rektör ortaya çıkmamıştır. 8 aylık rektörlüğü sırasında şehirle üniversiteyi bütünleştirmeyi başarabilmiş bir rektördür, Erol Güngör.
Dergi tamamen akademik makalelere ayrılmıştır. 300 sayfayı aşan içerik okuyucuda sıkılmaya neden olmamakta, aksine heyecanla bir sonraki makaleye geçişi bekletmektedir. Makalelerin akademik ağırlıkta olması, okuma süresini uzatmakta, okuyucuyu yeni düşüncelere sevk etmektedir. Dergideki tek eksik yan Erol Güngör'ün kişisel kronolojisinin verilmemiş olmasıdır.
#Kitapşuuruinsanlıkşuuru.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 38 okur beğendi.
  • 92 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 65 okur okuyacak.