Mine Anğ-Küçüker

Mine Anğ-Küçüker

Çevirmen
8.6/10
9 Kişi
·
17
Okunma
·
0
Beğeni
·
4
Gösterim
Adı:
Mine Anğ-Küçüker
Tam adı:
Prof. Dr. Mine Anğ Küçüker
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
320 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
"Kuru öksürugüm 15 gundur devam ediyor.
Oysa sadece bir gece ateslendim ,bol bol burnum aktı basit bir soğuk algınlığı demiştim ...böbrek üstü bezimde bir ağrı da başladı son günlerde...yoksa veremmiyim ?
T4 hormonum daimi doktor kontrolü altında ...hiv olabilirim ...domuz gribi? ??bağışıklık sistemim sağlam değilse? Ya hücrelerim çöküyor da..farkında degilsem.!
Havadan puskurtulen kimyasallarla zehirleniyorsam ..veba! Sars! Şarbon!!!!

Işte kitabı okuyunca heryerinizde farklı bir ağrı tespit edebilirsiniz..:) bunun bireysel değil toplumsal olduğunu bir düşünün. .dünyanın başına gelmiş en yokedici salginlar ,bunların yarattığı toplumsal değişimler, göçler, hayatını bu hastalıklara çağre bulmak için söndürmüs (ki kendilerini denek olarak kullananlar var ) bilimadamları, doktorlar..

Ve nihayetinde bir arada yaşamaya çalışan milyarlarca insan ..yeni bir virüs. .dünyayı tam tur dolasmadan bırakmayan bir afet..belki doğa bilinçli olarak ,zaman zaman insan sayısındaki çoğalmaya denetlemek adına bu üretimi gerçekleştiriyor ..kim bilir ? Sorular ,sorular. .kim hayatta kalabilir?en güçlü bedene sahip olanlar mı? Aklını kullananlar m? Hem yapay salginlar üretip ,hem çare satanlar mı?

Başımıza ne gelmiş ,ne gelecek bilmek isterseniz ...okuyunuz efendim

Sağlıkla kalın. ..
320 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
NG'da bir belgeselde, bir zat konuşurken altta meslek alanında "Virüsolog- Virolog" yazmıştı. Bende amma karizmatik ya demiştim . Dünyaya bir daha gelirsem Virüsolog- Virolog olmak istiyorum. İşte kitaptan bazı ilginç bilgiler. Sonrasında da düşüncelerim :)
--------------------------------------------------------------------------------
1- Porfiri: Yunanca porphuros(mor)kelimesinden gelen genetik hastalık, adını hastaların mor renkli idrarından alıyor. İskoç Kraliçesi Mary (Meşhur katolik olan) bu hastalıktan müzdaripmişler efendim. Yaşadıkları ve krizleri tek kelime ile korkunç, kitaba saklıyorum :)
2- Hemofili: Genetik kodlarla aktarılan bu hastalık, Avrupa'da monarşinin bitmesinin en büyük nedeni. Koca kraliçe Victoria hemofili taşıyıcısı ve sağ olsun bütün çocuklarına aktarmış ve hepsini uzaklarda ki yüksek yüksek tepelere gelin, damat verince Rus,Prusya, İspanya hanedanlıklarının sonunu resmen hazırlanmış. Çok ilginç bir hikaye. Bu arada Hemofili bir babanın kız çocuğu yüzde yüz hemofili taşıyıcısı oluyor maalesef :(
3- Patates Mantarı: Bu küçük mikrop İrlanda'nın açlıktan kırılmasına ve şuan ki ABD halkının her 10 tanesinden birinin İrlanda kökenli olmasına neden olmuş. En ilginç bilgi ise domuzlarla ilgili. Domuz o dönemde arsa sahibi olmak kadar değerli, insanlar domuzlarına sarılıp uyuyormuş bu yüzden kumbaraların domuz şeklinde olması efendim...Kara 47 diye adlandırılan ve ülkede tek bir patates bile bulunmamasına neden olan salgın sonucunda maalesef insanlar köpek ölüleri yemek zorunda kalmış.:( İngiltere'nin en ufak yardım göstermemesi İrlanda'nın İngiltere nefretini çokta haksız kılmamakta.
4- Kolera (Bakteri) İki bilim adamının kapışması Pettenkofer (Kolera havadan bulaşır) VS Koch (Bakteri tezi )... efendim kapışma o kadar büyük ki pettenkofer öğrencilerinin önünde kolera hastasından alınan örnekleri yemiş, sonucunu demiyorum kitaptan okuyunuz :D Nightingale cidden eli öpülesi bir kadınmış onu da saygıyla analım.
5- Çiçek (Virüs): Hekim Janner'a çok şey borçluyuz. İnek memesinde yer alan çiçek hastalığından adam aşı buluyor. Üzerinde deney yaptığı ilk dana olan Blossom'un derisi şuan St. George kütüphanesinde. Ayrıca Çiçek İlk biyolojik silah: Aztek ve İnka medeniyetlerinin yüzde 90'nını kurutuyor ve bu bilerek yapılıyor. !!!
6-Veba (Bakteri): Fareler değil efendim, farenin üzerindeki pireler suçlu :) Justinyen vebası tarihi en büyük dehşetlerinden biri.
7- Frengi (Bakteri): Tuskegee çalışmaları tek kelime ile katliam, insanlara bilerek frengi bulaştırıp, o dönemde tedavisi bulunmasına rağmen tedavi edilmeyip binlerce kişi ölüme gönderiliyor.
8-Verem (Bakteri): Biliyorsunuz her veremli ya romantiktir ya sanatçıdır. Kendim keman çaldığımdan bana da derler bu kadar çalma verem olacaksın diye. Bu anlayış o dönemde veremli hastalarının güzel ve romantik olduğu düşüncesinden. Garip... Soluk ten, hafif kanlı bir ağız, soluk eller, çökmüş gözler...???? Stetoskop bu arada verem sayesinde bulunuyor. Ayrıca sanatoryum tedavilerinin verimliliği ise SIFIR
9-Sıtma (Bakteri): Sıtmada ateş genelde 41 derece, suçlu yine taşıyıcı sinek dişi Anofel.. Bunu keşfetme hikayesi harikaydı.Sıtmada dalak şişip patlıyormuş... Korkunç... İngilizcesi Malaria (Kötü-Hava)demekmiş.ve ta roma dönemine dayanıyor hikayesi okunmalı.
10- Sarıhumma(Virüs): Karantina kavramı, İtalyan'da gemilerin 40 gün limanda bekletilmesinden ortaya çıkıyor. Karantina kısaca 40 gün demek. İngilizler bu rengi sarı olan insanları Q harfi ile işaretleyip sarı ceketliler diye adlandırılıyor Bu yüzden sarı renk pandemik hastalıklarda bu kadar kullanılıyor. Sarıhumma hayvanlarda gözükmüyor bu yüzden deneyler insanlar üzerinde yapılıyor. Doktor abimiz avuç avuç siyah kusmuk bile yiyor ama hastalık bulaşmıyor. Neden ? O sinek illa gelip bulacak sizi.
11- Grip(Virüs): 1918 grip salgını tam bir felaket, korkunç hatta. Nefret ettiğim bir hastalık grip neden önlenemiyor diye hep sorardım. nedeni mutasyon. Bu iğrenç virüste H ve N proteinleri var H proteinin 15, N proteinin 9 türü var. H1N1, H1N2, H3N5,..... oho aşımı dayanır. .)
12- AIDS(Virüs-HİV): çok ilgi çekici bir şey bulamadım. Öğütlenen ilk şey: Bilinçli olmak...
Ayrıca Antijen-Patojen ilişkisi harikaydı belki onuda anlatırım :) Ben sevdim kitabı... En kötü tarafı okurken kendimi hep hasta hissettim :) Herkese iyi okumalar.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------
Seviyorum araştırma kitabı okumayı, elimde kalem sürekli bir şeylerin altını çizmeyi, yanlarına şunu araştır bunu araştır diye not almak fikrini...
Farklı araştırma konularını inceleyen insanlar bana hep vay be dedirtmiştir. Bu kitabı da ilk gördüğümde oldukça heyecanlandım ve bir solukta okuyup bitirdim. Kitapta temel olarak: Bir pandeminin(bulaşıcı hastalık; nasıl hemen doktor oldum görüyorsunuz :) ortaya çıkışını, belirtilerini, etkilerini, tedavi yönetimi, günümüz dünyasındaki son halini anlatıyor. Belirli sayfalarda tıp terimleri kullanılsa da beni sıkmadı açıkçası ama bilim ve latinceyi sevmeyenlere biraz zor gelebilir. Özellikle hastalık tanımlanırken ve bulaşma dönemlerinde çok fazla tıbbi terminoloji kullanılmış. Kitabın adına sadık kalması çok hoştu. Ciddi anlamda dünyaya etkileri çok iyi bir biçimde anlatılmış. Bunları okuyup vay be demek çok ama çok güzel bir deneyimdi. Bence araştırma sevenler için oldukça okunabilir bir kitap, dünyada ki ilim ve bilim aşkına da hayran kalacaksınız.
Bu arada tüm bu hastalıklar hala yaşıyor......*...
320 syf.
·7 günde·Beğendi·8/10
Tarihten bu güne insan hayatını en çok etkileyen 12 hastalığı ele almaktadır. Bu hastalıklar; Çiçek, Kolera, İrlanda Patatesi, Porfiri, Hemofili, Hıyarcık Vebası, Frengi, Verem, Sıtma, Sarı humma, Grip ve AIDS.
Bu hastalıkların başlıca belirtilerini nereden kaynaklandığına dair bilgiler vermekte.Varsa gerekli önlemler nelerdir?Tarihçesinde kaç bin-milyon insanı etkilemiştir? Kimler bu hastalıklara kurban gitmiş? Hangi bilim insanları bu hastalıklara karşı çalışmalar, araştırmalar, tezler, Nobel ödülleri ve buluşlar yapmış onlara değiniyor.
Günümüzde hala tam olarak tedavi edilemeyen hastalıklar hakkında bilgi verilmiş. Tedavisi bulunamazsa gelecekte büyük çaplı ölümler bizi bekliyor.


*Spoiler
*Çiçek : Bu hastalık zamanında ölümcül belirtiler göstermesine rağmen Jenner adlı bilim insanı inek çiçeği üzerinde yaptığı çalışmalarla bu hastalığın tedavisini geliştirmiştir. Luis Pasteur Jennerdan esinlenerek Aşıyı bulmuş.
*Kolera : Florance Nightingale - Hemşireliğin temellerini atmış.
Hijyenin yetersiz düzeyde olmasından kaynaklanan Kolera'nın tedavisini bulmuştur.
John Snow - Yaşadığı dönemde Kolera salgını üzerine kentinde su kirliliği üzerine çalışmalar yapmış ve şehrin kullandığı su pompasının lağım atıklarından dolayı koleraya sebep olduğunu bulmuştur. Suyu arıtmak için çalışmalar yapmıştır ve salgını bastırmıştır.
*İrlanda Patatesi -İrlanda'ya yaptırım uygulayan ABD ve İngiltere İrlanda halkının refah düzeyini düşürmüş ve sağlıksız bireyler yetişmesine ve salgının baş göstermesine neden olmuştur. Bu dönemde sosyoekonomik olaylar ve göçler bu hastalığın yayılmasına sebep olmuştur. Belirli bir süreden sonra hastalık tedavi altına alınmıştır.
*Porfiri ve Hemofili - Döneminin Kraliyet ve Rus çarlarını bitiren kan oluyla aileden bulaşan hastalıktır. Çoğu soylu ailede görülmesine karşılık Rus çarının aile yapısını bozmuş ve bitirmiştir.
*Hıyarcık Vebası - Veba Meslekleri çeşitlendirmiştir yeni meslek alanları açılmış ve genişlemiştir. Bankacılık ve İşci statüsü değerlenmiştir. Bilim insanlarından Yersin bu hastalığı keşfetmiş bir diğer bilim insanı Simond nasıl bulaştığını bulmuştur. Veba ticari ve ekonomik alanları geriletmiş, ülke ekonomilerine zarara uğratmıştır.
*Frengi - Cinsen yolla bulaşan 3 evreli hastalık. Çok çaplı yayılan(Sinir sistemi, Bağışıklık sistemi, Solunum, Kalp, Deri) Schoudin ve Hoffman bu hastalık üzerine araştırmalar yapmıştır. Tedavisini Ehrlich bulmuştur. Penisilin üzerinde araştırma yapan 3 bilim insanı Fleming, Florey, Chain.
*Verem - Çoğu yolla bulaşabilen hastalık Verem kanlı öksürüğe de sebep olmaktadır. Koch ve Ehrlich araştırmalar yapmıştır. Leannec ilk stetoskop'u icat etmiştir. Waksman bu hastalığa tedavi bulmuş ve Nobel ödülü almıştır.
*Sıtma - Sivrisinek yoluyla bulaşan bu hastalık ölümcül bir düzeye ulaşmaktadır. Hayvansal parazitler sonucu oluştuğunu keşfeden Laveran idir. Nasıl bulaştığını bulan Ross Nobel Ödülü Almıştır. Grassi, Anapheles bakterisini sıtma üzerinde keşfetmiştir. Sıtma yetersiz beslenme ve düşük vücut direnci sonucu oluşmaktadır. En çok Afrika ve benzer ekonomik durumda olan kıtaları etkilemektedir. Çocuk ölümleri bu hastalıkta baş göstermektedir.
*Sarı Humma - Savaş döneminde Fransa'ya bulaşmıştır dönemin savaş seyrini etkilemiş kazanılması kesin olacak savaşlar bu hastalık yüzünden kaybedilmiştir. Napolyon dönemini kötü etkilemiştir. Siyahileri fazla etkilemeyen bu hastalık beyazların siyahilere karşı ırkçı söylemlerine ve ırkçı eylemlerine yol açmıştır. Siyahi köleler değer kazanmış köle ticaretinde önem kazanmışlardır. Abd'de Stuhins bir deney yapmış bu hastalığın, hasta bireylerin yemekleri, giysileri, kusmukları, evlerinden bulaşmadığını kanıtlamıştır. İnsandan insana bulaşmadığını vurgulamıştır Stuhins. Finlay bu hastalığın Sivri sinek yoluyla bulaştığını düşünmüş ama dönemin bilim adamları tarafından eleştirilmiştir. Patrik Mnson ise Finlayin fikrine destek çıkıp sivrisineklerden bulaşan bir hastalık olduğunu kanıtlamıştır. Max Theiler Aşı tedavisini bulup Nobel kazanmıştır.
*Grip - Diğer hastalıklara benzemeyen farklı bir yapısı olan grip bakteriden meydana gelmez asıl sebep virüstür. Almanya Fransa Abd arasında geçen savaşta hastalık boy göstermiş çok sayıda askeri ve insanı öldürmüştür. Kuşlar ve domuzlar yoluyla aktarılan bu hastalık hayvanları kontrol etmek ve ciddi ekonomik planlamalar gerektirmektedir. Aşılar hastalığın belirli bir kısmını tedavi edebilmekte kesin bir sonuç verememektedir. Çağımızın en ölümcül hastalıklarından biridir.
*AIDS - AIDS alanında çalışmalar yapan Rous hasta bir tavukta Aıds virüsünü saptamıştır bu çalışmalarından dolayı Nobel ödülü almıştır. Rsv üzerine çalışma yapan 3 bilim insanı ( Dulbeco-Temin-Baltimore) Nobel ödülü almıştır. AIDS/HIV tam olarak engellenememektedir. Cinsel yolla bulaşabildiği gibi kan ve kan ürünleri: İçinde virüs bulunan kan veya kan ürünlerinin nakli ya da doku ve organ nakilleriyle bulaşma riski de olabilmektedir. Hastalığın asıl tedavisi insanları bilinçlendirmek hastalık riskini artıracak eylemlerden uzak durmak, cinsel yönde kondom vb önlemleri arttırmaktan geçtiği söylenmekte. Eski çağlardaki Kara Veba insanları nasıl kırıp geçtiyse bilim insanları aynı etkiyi AIDS'in göstereceğini düşünmekte. Böyle bir ihtimal olursa milyonlarca hatta milyarlarca insanın öleceği düşünülmekte.
320 syf.
·39 günde·5/10
hem sağlık hem de tarih okuması yapmak isteyenleri tatmin edebilecek bir kitaptı, fakat öncesinden sağlıkla ilgili altyapısı olanlara doyurucu gelmeyebilir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mine Anğ-Küçüker
Tam adı:
Prof. Dr. Mine Anğ Küçüker

Yazar istatistikleri

  • 17 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 55 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.