1000Kitap Logosu
Miraç Çağrı Aktaş

Miraç Çağrı Aktaş

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
6.8
6bin Kişi
21bin
Okunma
2.333
Beğeni
111bin
Gösterim
Unvan
Türk Deneme Yazarı
Doğum
Manavgat, Antalya, Türkiye, 1 Aralık 1995
Yaşamı
Miraç Çağrı Aktaş, 01.12.1995 yılında Antalya, Manavgat ilçesinde doğmuştur. Çocukluk dönemini Manavgat'ta geçiren Aktaş, ilkokul hayatını Manavgat Çağlayan İlköğretim Okulunda tamamlamıştır. Daha sonra lise hayatını tamamlayan Miraç Çağrı Aktaş, ilk kitabı olan "Bana Seni Seviyorum Deme Sev"i çıkartmıştır. Tüm Türkiye'de adını duyurmayı başaran Miraç Çağrı Aktaş, ortaokul ve lise öğrencilerinin dikkatini çekmeyi başarmıştır. Miraç Çağrı Aktaş, Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Bölümünü kazanmış ve hem okuyup hem de kitaplarıyla ilgilenmektedir.
sıla
Sen On Yedi Yaşımsın'ı inceledi.
160 syf.
·
1 günde
·
1/10 puan
Çarşamba aksamları sen anlat karadeniz yerine börüyü izleyen ve arkadan tekrar tekrarını izleyen bir insan ve bağğğyan olarak bu kitabın hedef kitlesi ben değilim. Zaten kendisini tost ekmeği almak için girdiğim marketten para üstüyle aldım. O yüzden de aldığıma değil okuduğuma pişmanım. Başima bir iş gelmeyecekse ben kitabi beğenmedim. Junior boy Ahmet Batman okuyomuşum gibi geldi.... Türkiye'nin madenlerini ezberlerken canımın sıkıntısına ara vermek için başladım. Madenleri ezberlemeye çalışmak vallahi daha eğlenceli. Kitabın başında yazar kendisini "kadınları anlayan adam" diye övüyor. Arkadaşları öyle diyomuş. Ben 27 yildir bir kadinla kendimle birlikte yaşiyorum ben bile benim ne istediğimi çözemedim de sen nereden kadınları anlayacan da bununla övünücen.. Şu 17 yaşinda ( kiz 17 yasinda) hem okula giden hem hastanede staj yapan hemde kozmetik magazasinda çalisan kiz ile ilgili olan bölüm çok kötüydü... bi kere 17 yasında biri senin sevdigin kadin olamaz 18ine kadar herkes çocuktur nokta... Akabinde bu kiza üvey babasi tecavüz ediyor, annesi kanser bunu ögrenince hastaligi ilerliyor ölüyoda dedesiyle bu kiz malatyaya gidiyo oraya yerleşiyo da aman goy goy kurgusu işte... bi de öyku arasinda sevdigi kizin bi arkadasini kurgulamiş bu kizda bunun okuruymuş çok seviyomuş kitaplarini falan övmüş işte kendini Ben babasiz büyudum, cok acilar cektim bana bunu bunu bunu yaptilar.. gibi direkt sersenişleri sevmiyorum ben bu yasadiklarini direkt anlatmak yerine kurgularsan ve bunu başarabilirsen yapitina hem kendinden bi şeyler eklersin hem de işte o zaman bir yazar olma yoluna girebilirsin. Böyle çocukluk travmalarini çok aci çektim diye dümdüz anlatirsan ben sıkılırım benim derdim bana yetiyo senin derdinden bana ne okurum ben psikolog değil... Bu lisede bi kizi sevmiş, sonra onu düşünmekten sinifta kalmiş değmezmiş filan. Ee kalmayaydin. Diyemiyorum 17 yaş çok sıkıntili bi evre şimdi size bi şey anlatcam ve birlikte gülecez ok? Kitapta duygularimizla ve kalbimizle hareket etmemiz gerektiğinin önemi vurgulanmış. Ben bunu ne zaman yapmaktan vazgeçtim tam 17 yaşinda... Kitabi okumadan önce aklima bile gelmeyen bi sevgilim vardi. Lise 2nin sonunda taniştik. Benden 1 yas buyuktu. Farkli okullardaydik, onun staji vardi. Ben lise 4de iken( liseyi 4 yil okuyan ilk kurbanlardanim) o staj yaptigi yerde çalismaya basladi, aileler tanişmiş lise bitince herkes bize evlenir gözüyle bakiyo. Bana dedi ki sila bu sene tercih yapma seneye birlikte hazirlanalim ve ayni yere gidelim. Ben hayatimda ilk kez kalbimi dinledim. Dersaneye gidiyodum onca para vermiştik falan neyse ben o sene. İşi goygoya aldim .. sene sonu cuma gunu mudanyada kep atma törenim var günlerden sali ben altinoluk akçaya bir düğune katilmak için gittim, salona gitmek için hazirlaniyoruz telefonuma en yakin arkadaşim pelinden mesaj geldi sila iste x ile y yi ikidir sahilde yanyana görüyorum dikkat et diye. Ben mali da x sevgilim y 12 yillik arkadasim tehlike görmüyorum dedim. Çarşamba mudanyaya döndüm perşembe x beni artik sevmediğini söyleyip terketti. Cuma günü 12 yillik arkadaşım y ile kep atma törenime el ele geldiler. Tabi kizinda kep atma þoreni benimkiyle ayni oluyo maalesef Tabi beynimden kurşun yemişe döndüm.. o gece ve ardindan gelen 2 aksam bağira çağira agladim. Duvarlari tekmeleye tekmeleye ama aldatildigima değil, onunla üniye hazirlanalim diye 1 yil hayatimdan çalmama sınirlendim. Yani kendi malligima sinirlendim. Çok sinirlendim ama. 3 gün ağladim 4. Gün altinoluga gittim. Sinava girdim son çirpinişlarim bi işe yaramadi. İstediğim yeri kazanamadim. Sonrada bi karar verdiysem hep ölçüp biçtim. İlk baş girecegim yolun çikişini hesaplarim. En yakinimda bulundurdugum düşmanlarimin! Yanina gercek askim oldugunu sandigim! Insanlari sokmadim! Bu da baştan alinmiş bi önlem. Bunun ardindan o yaz x ile y ayrildi ve y başka bir kizla sevgili oldu gitti onunla denizlide 2 yillik kiytirik bi bölüm okudu. Ondanda ayrildi. Tabi ben o yil üniye gidemeyince çevremde salak üniyi kazanamadi diye adimi da çikartmiş oldum. Çok güzel oldu. 12 yillik arkadaşim y üni okumadi ve yapabilecek tek potansiyeli olan şeyi yapti başkasiyla evlendi ve çocuğu oldu. Bay x ki adina bin lanet orada burada sürünüyodu en son şu an napiyo bilmiyorum. Ama x ve y çok teşekkür ederim sayenizde çok güzel bi üniversite bitirdim ve muazzam bir konumdayim. Kudurun... akabinde yani oğlummm miraççç sen neyin ne acisindan ne aşk acindan ne güveninden ve fedakarlığindan bahsediyosun. Hadi senin lisede sevdiğin kizi düşünmekten sinifta kalman bi çilginlik benim yediğim bu halt düpedüz manyaklik. İykide zamaninda bunu yasamişim evet ilişkim yaşasaydi su an 10 yaşinda olacakti muhtemelen o zerzavatla evlenip işsiz güçsüz iki cocukla ortada kalmaktansa tam yeri ve zamaninda o ikisi öyle bi kazik atip şerden hayir yarattilarki.... Aman bu da öyle bi animdi. Bu kitap aklima onu getirtti.... Ben öyle aşk acisindan yataklara düsen salya sümük aglayan erkek profili sevmiyorum o yüzden bu kitaptaki denemeler beni etkilemedi. Yani o anlattiklarin bana koymuyo canim antrenanliyim ben.... Bu küçuk ahmet batmanin verdiği şunu şöyle bunu böyle yap öğutlerini ciddiye alamam 22 yasinda hayat tecrubesinin az oldugunu düşündüğum birini dinleyemem 12 yaşinda olsam olurdu. En komiği de insanin hayatinda bi kere aşik olduğuyyymuş... geçccccc buuunnnlariiiiiiiiii =))) Bide kitabin sonunda şey yazmış. İşte insan hayatinda bi kez aşik olurmuş Miraç çagri aktaş okuyan biri asla korkak olamaz. Biz superiz falan gibilerinden. Bence stephen king ve jennifer mcmahon okuyabilenler korkak değildir. Sen kim onlar kim.. Birakin su ben seni sevdim uğrunda her seyi verdim sen beni neden sevmedin ayaklarını sen elma seviyosun diye elma da seni sevmek zorunda değil. Aldatilmakta bi aci çekme sebebi değil olur yani bu tarz olaylar dünyanin sonu değill..
Sen On Yedi Yaşımsın
Okuyacaklarıma Ekle
18
464
Rûhe
Hayat Kaybettiğin Yerden Başlar'ı inceledi.
200 syf.
·
15 günde
·
Puan vermedi
Savaşa savaşa, itişe kakışa nihayet Miraç Çağrı Aktaş'la yolun sonuna geldik. :) Kaybettiğim zamanı geri verin.. :/ Masaüstü kitap olabilir mi? Hayır. Çünkü tam depresifken, tam motiven yerlerdeyken açıp karşılaşacağın söz "suçlu sensin", "hata sende" olursa kendini asmaya ip arayacaksın sadece.. Kitapta sevdiğim ve sevmediğim konular oldu. Sevdiklerim; 1) Güzel hikayeler var, ki bir çoğu çocukken anlatılan ders çıkarılması gereken masallar; 2) Yazarların kaliteli sözleri yer alıyor;(Kendi kelmeleri fazlalık teşkil etseydi daha iyi olabilirdi.) 3) Ne kadar sinirlense de ara sıra "canımın içi", "çiçeğim" gibi sözlere de yer veriyordu.:)) Şimdi şu konuyu bir açıklayayım, ben başlarda fazlasıyla tedirgin oluyordum acaba bu yazar hangi düşüncelerin adamı, okuyucuya neden çiçeğim böceğim diye hitap ediyor, ama o da bu tepkiyi alacağını biliyormuş gibi yarıdan sonra "Suçlu sensin", "Şunu bir anla önce", "Onları derhal hayatından çıkar" vs gibi ifadeler kullanmaya başladı ve öncekiler bana o kadar tatlı ve masum gözüktü ki.. :D 4) Kısaydı. En azından bazı yazarlar gibi her bölümü gereksiz yere uzatmamış, bir iki kendi sözü bir masal üç dört tane de başka yazarlardan alıntı, bitti. Sevmediklerim; 1) Bu bir motivasyon kitabı değil, o umutla okumayın. Sanki yazar dert paylaşıyor; kendi hayatında yaptığı hataları sana göstererek ders çıkarmanı istiyor gibi gelebilir ilk başta ama bir az mantığına varınca gerçek anlamda dert yanıyor. Oysa ki şahsi duyguları karıştırmasaymış daha fazla objektif yaklaşırmış. La Perduta Gente'nin güzel bir sözü var, hiç aklımdan çıkmadı okuduğum süreç içerisinde, "Kendini gelişim kitaplarını herkes yazar". Gerçekten öyle, bir şiir yazmış, - yazar o değil de, "armağan ettiğini" söylüyor - şiirde diyor ki hayata yeniden başlasaydım dünyayı gezerdim, tüm gün dondurma yerdim, daha boşvermiş yaşardım.. İyi de bunu zamanında neden yapmıyorsun, tamam neyse her şeyi geçtim "tüm gün dondurma yerdim" ne Allah aşkına, hasta ol öl sonra da muradıma erdim de.. 2) Kendisini tanıttığında "her evde en az bir kitabı olan ve kitapları milyonlarca satış yapan" gibi bir ifade kullanıyor. Bence bir yazarda olması gereken en önemli özelliklerden biri mütevazılık.. 3) "Sevdiklerim" bölümünde yazarların sözleri güzeldi diye yer aldı ama bir kaçı dışında altı çizgili cümlelere bakıyorum, ya hepsi diğer bir yazarın sözü, ya da "bu yüzden demişler ki" ile başlıyor. 4) Üslubu bir yerden sonra çok sertleşiyor ve psikolojik yönden okuyucuya negatif bir enerji yükleniyor. Hakan Mengüç'le tarttım hep beynimde ve açık ara Mengüç'ün ileride olduğu göz önünde. Bu yazarın yaşı da daha epey genç ve isterse gelecek zamanlarda daha iyi işler çıkarabilir, en azından o potansiyel hissediliyor. Not: İncelemelerim için "çok sert yazıyorsun", "beğenmediysen niye yorumluyorsun, sen de beğendiğini yorumla", "sevmediğin kitabı niye okuyup bitirdin" gibi tepkiler alıyorum. Ben sert yazmıyorum, gerçekleri yazıyorum ve kabullenmek tabii ki zor gelebilir, ama bu zaman, nasıl diyor Miraç, "suçlu sensin".. :))
Hayat Kaybettiğin Yerden Başlar
Okuyacaklarıma Ekle
1
81
Simgenur
Bana Seni Seviyorum Deme Sev'i inceledi.
171 syf.
·
Puan vermedi
Bana Seni Seviyorum Deme Sev
Uzun süredir rafımda duran sevimli bir kitaptı. Yazarın bir kitabını daha okumuştum ve açıkcası hoşuma gitmişti.Maalesef bu kitap için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Öncelikle yazar çektiği aşk acısını anlatmış kitabında.Doğal bir şekilde karşıladım herkesin kendine göre derdi,acısı olabilir evet ama bu şekilde anlatılmamalıydı. Öncelikle kitap fazlasıyla argo kelime ve küfür barındırıyordu.Ayrıca yazarın kendiyle çelişmesi de beni pek olumlu etkilemedi açıkcası. Sevdiği kadından bir melekmiş gibi bahsedip bir kadını anlatılabilecek en güzel biçimde anlatırken bir anda düşmanıymışcasına hakaret içeren cümlelerle yerden yere vurabiliyor. Örneğin “sen aşkın en hissedilesi halisin” diyebiliyorken “Anlamazsın ki sende o beyin yok” “Orsp..luk cinsiyet gerektirmez kalbinin nerede olduğunu bilmen yeterlidir” gibi cümleler kurabilmiş sevdiği kadına.Ben yazarın bu şekilde aşk üzerine yazılmış bir kitapda küfür kullanmasını,hele ki bir kadına beddua ve hakaret içerikli kullanmasını asla onaylamıyorum.Kitabı gerçekten okuduğuma pişman oldum desem yeridir. Ayrıca şöyle bir şeye de değinmek istiyorum.Kitapta şu şekilde bir cümle geçiyor. “Erkek giyme diyorsa giymeyeceksin.Sen nasıl gitme dediğinde erkek gitmiyorsa sen de o elbiseyi giymeyeceksin. Ha,eğer gitme dediğinde erkek gidiyorsa saçının telini değiştirebilirsin.” Hangi çağda yaşıyoruz? Üzgünüm insanların ilişkilerini kadınların kıyafetleri ve erkeklerinin sözünden dışarı çıkmaması kurtarmıyor. Bu cümleyi okuduktan sonra kitabı hiç okumamış olmayı diledim. Gerçekten çok üzücü bir durum bu çünkü ilişkileri aradaki sevgi ve saygı ayakta tutar emin olun, erkeğin kabadayılığı kadının kıyafetleri değil. Kitap gerçekten iç açıcı bir kitap değil ve okumanızı asla tavsiye etmem. Yazarın kapanış kısmında kurduğu cümle “Zamanınızı çaldım,özür dilerim” cümlesi gerçekten çok doğru. Açıkcası zaman kaybından başka bir şey değil.
Bana Seni Seviyorum Deme Sev
Okuyacaklarıma Ekle
38
Muhammed
Kendine Hoş Geldin'i inceledi.
160 syf.
Öncelikle beklentim büyüktü kitap kapağı ve yazarı daha önce okumamam beni yanıltı... Birisinin bana ben böyleyim, şöyle yaparım, yaşarım gibisinden öğüt vermesini hikaye anlatmasını hoşlananan biri değilim. Güzel özlü sözlerle ve alıntıların üzerine kendi yaşamındaki kesitlerle yorumlaması bana bir şey katmadı açıkcası, sonuçta herkes yaşıyor kimi deniz de kimi okyanus da... Kitabı da yarım bırakmak istemedim tamamını bitirmek istedim önyargılı olmamak için. Sosyal medyada durum paylaşıyorsanız güzel bir kitap aslında alıntı ve özlü sözlerle yazarımızın sözleri hariç bu durumdan tabii.. Frida Kahlo'nun bir sözü hem 62. Hem 108. Sayfada tekrarlaması da gözümden kaçmadı. Zaten kitap kendini sürekli tekrar ediyor. Bu tarzı da sevdiğimi söyleyemem. Belli bir noktadan sonra size hitap etmediğini, sanki ulaşamadığı birine hitap ediyormuş hissine kapılıyorsunuz. "Ben beğenmedim, bana hitap etmedi sıkıldım okurken."
Kendine Hoş Geldin
Okuyacaklarıma Ekle
6
175
Aydan Məmmədova
Hayat Kaybettiğin Yerden Başlar'ı inceledi.
200 syf.
Çok sevdiğim bir kardeşimin hediyyesidir ve kitabın özeti benim için şudur: "Bazı idealler o kadar değerlidir ki, o yolda mağlup olman bile bir zafer sayılır . Bu dünyada bırakacağın en büyük miras dürüstlüktür. Yılların geçmesine öfkelenme; gençliğe yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe . Yapamayacağın şeylerin yapabileceklerini engellemesine izin verme. Rüzgarın yönünü değiştiremediğin zaman, yelkenkerini rüzgara göre ayarla . Çünkü dünya , karşılaştığın fırtınalarla değil , gemiyi limana getirip getirmediğinle ilgilenir. Ara-sıra isyana yönelecek olsan da hatırla ki, evreni yargılamak imkansızdır. Onun için kavgalarını sürdürürken bile kendi kendinle barış içinde ol. Hatırlar mısın doğduğun zamanları ; sen ağlarken herkes sevinçle gülüşüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde , sen mutlulukla gülümse . Sabırla, sevecen , erdemli ol . Eninde sonunda bütün servetin sensin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine rağmen dünya yine de insanoğlunun biricik mekanıdır."
Hayat Kaybettiğin Yerden Başlar
Okuyacaklarıma Ekle
2
19