Geri Bildirim
Muammer Bilgiç

Muammer Bilgiç

9.2/10
45 Kişi
·
72
Okunma
·
29
Beğeni
·
3.507
Gösterim
Adı:
Muammer Bilgiç
Unvan:
Türk Siyasetçi
Kiraz ayında doğdu.

Erken yaşta pilli, kurmalı ve çekmeli bilumum oyuncaktan bıktı ve çamuru keşfiyle birlikte ambar altında kendi oyuncaklarını kendi yaptı.

Ünye- Fatsa arasında geçen çocukluk yıllarında Tipi Tip çıkartmaları, gazoz kapakları ve Tommiks çizgi romanları biriktirdi.

Eylül’ün sonbahar başlangıcı olduğunu sekiz yaşındayken daha bir hissetti.

Kendisini dayısının mütevazı kütüphanesine gömdü.

Molnar’ın Pal Sokağı Çocukları kitabı yaşama bakışını değiştirdi ve etrafını organize etmeye karar verdi.

Herkesin Cüneyt Arkın rolünü üstelendiği günlerde o Erol Taş’a haksızlık yapıldığını düşündü. Bütün yakışıklıların iyi bütün çirkinlerin kötü gösterilmesinin bir algı operasyonu olabileceğini fark etti.

Okulu kırdığı bir kış günü ısınmak için girdiği kıraathanenin televizyonunda siyah-beyaz İsrail gerçeği ile göz göze geldi.

Lise koridorlarında yaklaşık iki ay her teneffüs kapitalizme ve jakoben yönetim anlayışına dair yaptığı eleştirilerin ardından arkadaşlarıyla birlikte gazete çıkarmaya soyundu ve aynı gün Çağrı Gazetesi’nin basıldığı Özler Matbaasında Refah Partisi mensupları ile karşılaştı.

İlk seçim çalışmasına 1989 yılının ilkbaharında biri ticari taksi, biri açık kasa kamyonet, biri de saçı sakalı ağarmış gurbetçi bir amcaya ait yabancı plakalı otomobilden mütevellit üç araçlık konvoyda kamyonet kasasında slogan atan gençler arasında yer alarak katıldı.

Sarı zeminde siyah mürekkeple dizilmiş İkindiyazıları ve İsmail Canbulat’ın eline tutuşturduğu Mustafa Kutlu hikâyeleri her yanını sardı.

apatyanın anatomisi gibi meselelerle geçen üniversite yıllarının ardından elinde tebeşirle karatahtanın önünde konuşlandı.

On dokuz yıl boyunca ribozom hep protein sentezi yaptı.

Okulun kalplerde bir yara olduğunun farkındaydı ve o öğrencilerine insanın ilkin yeşilin üzerini betonla örten sonra da canı sıkılan bir organizma olduğunu anlattı.

Aşkın, merhametin, kardeşliğin diploması yoktu ve bir gün “ Arkadaşlar! Yoldaki bir taşı kaldırmak zürafanın boynundaki omur sayısıyla insanın boynundaki omur sayısının aynı olduğunu bilmekten daha önemlidir.” dedi.

Kağızman’da, Fatsa’da, Ünye’de ve Terme’de kalplere dokunan kelime terkipleriyle dostluklar kurdu.

Eline geçen parayı kitaplara, dergilere ve gazetelere yatırdı. On dokuz yıllık öğretmenliğin bakiyesi olarak bir bisiklet aldı.

Üç yıl önce gittiği Başkent’te ilk kitabı Allah’ını Seven Defanstan Ayrılmasın’ı kaleme aldı ve tüm ülkeye seslendi. Dünya Bir Deplasman Biz De Yetimler Gibiyiz ikinci kitabı oldu.

Anadolu Gençlik ve Genç İstikbal Dergisi’nde yazdıklarıyla emperyalist küresel kuşatmaya karşı gençleri yüreklendirdi.

Çayı ve kahveyi şekersiz içiyor, en çok Ruhi Su’dan Geçti Dost Kervanı’nı dinliyor, sonra Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filminin yönetmeni merhum Ahmet Uluçay’la mektuplaşmışlığı da vardır ve de Milli Gazete’de önce Ali Haydar Haksal’ı okuyor.

Evlidir, üç çocuk babasıdır ve çocuklarına bırakacağı miras “İnsana yakışan en güzel takı merhamet dolu bir kalptir.” cümlesidir.

Ve ülkemiz insanına “Ekranların fişini çekin kalbinizin ritmini dinleyin” demektedir.
İstemiyorum, anlamıyor musunuz? Konut sahibi olmak, otomobil sahibi olmak, çocuklarımı sizin çocuklarınızla yarıştırmak ya da emeklilik günlerimi garantiye almak istemiyorum. Gelin çay içelim ve ölümden önce yaşam var mıdır, bunu konuşalım.
"Cihad etme ne olur, teheccüd kılsan da olur..."
Muammer Bilgiç
Sayfa 124 - Milli Görüş Vakfı Yayınları
Kıldığınız namazlar Allah'a karşı savaş açanlarla aynı safta bulunmanıza engel olamayacaksa, kıblenizi kontrol edin.
"Ey İnsanlar! Allah'ın kapısından başka gidecek kapımız yoktur. Zorbalara ve işbirlikçilerine teslim olmayın."
Derviş'e birkaç iyi adamın alametleri soruldu. İhtiyar Derviş konuştu:
"Suda yürümezler, havada uçmazlar, aynı anda iki yerde görünmezler. Medyatik değiller. Gaibe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine rızık olarak verilenlerden infak ederler. Hiç kimsenin hiç kimse adına bir şey ödemeyeceği, hiç kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği hiç kimseden bir fidye alınmayacağı ve yardım görülmeyeceği günden sakınırlar."
Hoca, hoca! Boynumuza kravat taktıysak, boynumuzu kravata takmadık!
Muammer Bilgiç
Sayfa 80 - Milli Görüş Vakfı Yayınları
Kula kulluğu reddedemeyenler kapalı da olsalar açık da kalsalar aynı dinin müntesibidirler. Konjonktürün müminleridirler.
Muammer Bilgiç
Sayfa 137 - Milli Görüş Vakfı Yayınları
Aslında uzun zamandır inceleme yapmak içimden gelmiyordu, çok kasıyormuşum, ne yazacağımı sürekli düşünüyormuşum, kendimi sıkıntıya sokuyormuşum gibi hissediyordum. Ama sevgili mevsimsiz ve sevgili https://1000kitap.com/Mathemazel/Duvar/'in isteği üzerine uyuduğum uzun uykumdan uyanıp, satırlarıma başlıyorum...

Muammer ağabeyimiz, onun için ne desem laf-ı güzaf olur aslında. Davasına aşkla bağlı bir mücahid olur kendisi. Makamın-mevkiinin, koltuk sevdasının ve paranın esir alamadığı nadir insanlardandır.

Hal bahsettiğim gibi olunca Muammer ağabeyde bize efsane tespitlerle geliyor elbette. Kitap çok şahane. İçinde kendinizi bulacağınız, "Vaaay be, bu iş böyle miymiş? Eee peki ben bunu neden fark edemedim?" cümlelerini sık sık kuracağınız efsane bir kitap.

Evet... Neden bizim bu kafada olmadığımızı ben söyleyeyim sizlere. Kitap "sisteme entegre olmak" düşüncesi üzerinden yazılmış olup, yüzünüze tokat gibi inme niteliği taşır. Gerçeklerden, bize kurulan oyunlardan, arkamızdan dönen dolaplardan ve yatırıldığımız kış uykumuzdan haberdar olmak istemeyen sevgili vatandaşlarımızın kitabın 5 metre yakınına yaklaşmamaları önemle rica olunur.

Derseniz ki "Eee KörKalem, amma da uzattın, sadede gel," Sadede koşar adım gidelim; şiddetle tavsiyemdir efendim, Keyifli okumalar dilerim...
Bence herkesin okuması gereken bir kitap.ben bu kitabı ilk çıktığı zaman okudum belki yaşımın verdiği çocuklukla anlamadım ama ikinciye okuduğumdan daha iyi anladım.Şu an bu kitabi üçüncüye okumayı düşünüyorum.Edebi bir kitap her okunduğunda farklı bir haz verir ilkesiyle okunması gereken kitaplardan biri...
Yazarın kendisini sosyal medya hesaplarından bir süre takip ettiğinizde adaleti , iyiliği , güzelliği , inceliği ve aklı kaybetmemiş insanların hâlâ var olduğunu görebiliyorsunuz .
Kitabı bir kaç saat içinde okuyabiliyorsunuz, kesinlikle sıkıcı değil . Durmak istesenizde duramayacağınız ve bitirmek zorunda kalacağınız bir kitap . Günümüz " modern dünya " ve bu " modern dünya algısı" nın dayattığı zırvalıklara ince ve alaycı , düşündürücü bir dille rest çekmek , alternatifler sunmak kitabın ortaya koyduğu tavırlardan başlıcası .
Özellikle , kendisinde Müslümanca yaşamaya dair bir dert bulan herkesin okuması gerektir diye düşünüyorum . Bununla birlikte adalete ve insanca yaşamaya düşman olmayan herkesin okuması gereken bir kitap .
Okunmasi gereken bir kitap. Herkese öneriyorum. Ben cok beğendim. Ve içeriği hakkinda bilgi vermek istemiyorum. Okuyun ve sonra siz kendinize gore yorumlayin. Hayırlı günler.
Bir milletvekili adayının, daha doğrusu kendi çevresinin deyimiyle "kalbi ve kanadı kırıkların milletvekili adayı"nın kaleme aldığı kitaptır. Kitapta bulunmasa daha iyi olurdu dediğim kısımlar olsa da, genel itibariyle okumaya değer.

Muammer bey aktif bir sosyal medya kullanıcısı olduğundan, zaman zaman yazılarına denk gelmeniz de mümkündür. Birkaç yıl önce "Leylâ'ya mektup" isimli şiirini okumuş, ziyadesiyle beğenmiştim. Şiirin sonunda kullandığı "Dünyayı güzellik kurtaracak" sloganıyla, iyiye ve güzele dâir bir şeyler yazmayı, birilerini uyandırmayı hedeflemiştir belki de...

Siyasî görüşünüz ne olursa olsun, yazarın (sırf) değindiği bazı noktalardaki haklılığı için bile olsa okumanızı tavsiye ederim.
Dünyaya bakış açımı, hayatı algılayış biçimimi, Muhafazakarlık denilen düşünce sistemimi değiştiren kitap ve yazardır. MB’nin Mizahi yaklaşımı ve üslubu kitabı daha eğlenceli ve daha düşündürücü hale getirmektedir.
AGD, MGV veya bir Saadet'çi değilim. Bir arkadaşımın methetmesiyle aldım. Kitaba biraz önyargılıydım. Okumaya başladım okudukça ısındım. Böyle enfes bir kitaba neden önyargılı oldum ki diye kendime kızdım. Yazarla görüşme fırsatımız da oldu Elhamdülillah imza da kaptık. Kitapta olduğu gibi gerçekte de çok samimi bir insan. Kitabın kimi sayfasında sadece 3-4 satırlık yazılar var ama o yazılardan neredeyse yeni bir kitap daha yazılır. Tespitler süper, Kapitalizm nedir, Emperyalizm nedir, kavratan kitap. Biz gençlerin gerçekten okuması gereken ve başucu kitabı yapması gereken bir eser...

Yazarın biyografisi

Adı:
Muammer Bilgiç
Unvan:
Türk Siyasetçi
Kiraz ayında doğdu.

Erken yaşta pilli, kurmalı ve çekmeli bilumum oyuncaktan bıktı ve çamuru keşfiyle birlikte ambar altında kendi oyuncaklarını kendi yaptı.

Ünye- Fatsa arasında geçen çocukluk yıllarında Tipi Tip çıkartmaları, gazoz kapakları ve Tommiks çizgi romanları biriktirdi.

Eylül’ün sonbahar başlangıcı olduğunu sekiz yaşındayken daha bir hissetti.

Kendisini dayısının mütevazı kütüphanesine gömdü.

Molnar’ın Pal Sokağı Çocukları kitabı yaşama bakışını değiştirdi ve etrafını organize etmeye karar verdi.

Herkesin Cüneyt Arkın rolünü üstelendiği günlerde o Erol Taş’a haksızlık yapıldığını düşündü. Bütün yakışıklıların iyi bütün çirkinlerin kötü gösterilmesinin bir algı operasyonu olabileceğini fark etti.

Okulu kırdığı bir kış günü ısınmak için girdiği kıraathanenin televizyonunda siyah-beyaz İsrail gerçeği ile göz göze geldi.

Lise koridorlarında yaklaşık iki ay her teneffüs kapitalizme ve jakoben yönetim anlayışına dair yaptığı eleştirilerin ardından arkadaşlarıyla birlikte gazete çıkarmaya soyundu ve aynı gün Çağrı Gazetesi’nin basıldığı Özler Matbaasında Refah Partisi mensupları ile karşılaştı.

İlk seçim çalışmasına 1989 yılının ilkbaharında biri ticari taksi, biri açık kasa kamyonet, biri de saçı sakalı ağarmış gurbetçi bir amcaya ait yabancı plakalı otomobilden mütevellit üç araçlık konvoyda kamyonet kasasında slogan atan gençler arasında yer alarak katıldı.

Sarı zeminde siyah mürekkeple dizilmiş İkindiyazıları ve İsmail Canbulat’ın eline tutuşturduğu Mustafa Kutlu hikâyeleri her yanını sardı.

apatyanın anatomisi gibi meselelerle geçen üniversite yıllarının ardından elinde tebeşirle karatahtanın önünde konuşlandı.

On dokuz yıl boyunca ribozom hep protein sentezi yaptı.

Okulun kalplerde bir yara olduğunun farkındaydı ve o öğrencilerine insanın ilkin yeşilin üzerini betonla örten sonra da canı sıkılan bir organizma olduğunu anlattı.

Aşkın, merhametin, kardeşliğin diploması yoktu ve bir gün “ Arkadaşlar! Yoldaki bir taşı kaldırmak zürafanın boynundaki omur sayısıyla insanın boynundaki omur sayısının aynı olduğunu bilmekten daha önemlidir.” dedi.

Kağızman’da, Fatsa’da, Ünye’de ve Terme’de kalplere dokunan kelime terkipleriyle dostluklar kurdu.

Eline geçen parayı kitaplara, dergilere ve gazetelere yatırdı. On dokuz yıllık öğretmenliğin bakiyesi olarak bir bisiklet aldı.

Üç yıl önce gittiği Başkent’te ilk kitabı Allah’ını Seven Defanstan Ayrılmasın’ı kaleme aldı ve tüm ülkeye seslendi. Dünya Bir Deplasman Biz De Yetimler Gibiyiz ikinci kitabı oldu.

Anadolu Gençlik ve Genç İstikbal Dergisi’nde yazdıklarıyla emperyalist küresel kuşatmaya karşı gençleri yüreklendirdi.

Çayı ve kahveyi şekersiz içiyor, en çok Ruhi Su’dan Geçti Dost Kervanı’nı dinliyor, sonra Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filminin yönetmeni merhum Ahmet Uluçay’la mektuplaşmışlığı da vardır ve de Milli Gazete’de önce Ali Haydar Haksal’ı okuyor.

Evlidir, üç çocuk babasıdır ve çocuklarına bırakacağı miras “İnsana yakışan en güzel takı merhamet dolu bir kalptir.” cümlesidir.

Ve ülkemiz insanına “Ekranların fişini çekin kalbinizin ritmini dinleyin” demektedir.

Yazar istatistikleri

  • 29 okur beğendi.
  • 72 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 51 okur okuyacak.

Yazarın sıralamaları