Müge Gürsoy Sökmen

Müge Gürsoy Sökmen

YazarÇevirmenTasarımcı
8.3/10
40 Kişi
·
125
Okunma
·
1
Beğeni
·
56
Gösterim
Adı:
Müge Gürsoy Sökmen
Unvan:
Editör, çevirmen
Doğum:
İzmir, Türkiye, 1958
Editör, çevirmen ve Metis Yayınları'nın kurucu ortağıdır. Metis Çeviri ve Defter dergilerinde yayın kurulu üyeliği yapmıştır. Sivil bir girişim olan Irak Dünya Mahkemesi'nin başlatıcı ve düzenleyicilerindendir; İstanbul'da gerçekleştirilen nihai oturumun belgelerini Türkçe ve İngilizce olarak kitaplaştırmıştır (Irak Dünya Mahkemesi, 2006). Alternatif Küreselleşme İçin Bağımsız Yayıncılar Birliği üyesi olan ve uzun süre Türkiye PEN Hapisteki Yazarlar Komitesi'nin başkanlığını yapan Sökmen, Türkiye'de ve dünyada düşünce ve ifade özgürlüğünün hayata geçirilmesi için yirmi yılı aşkın süredir çeşitli zeminlerde çalışmalar yürütüyor.
Ama tenha yolun ortasında, kolu kanadı kırık, alabildiğine şaşkın, alabildiğine yılgın, bütün vazgeçmelere teşne birini bıraktın ki...
Eminim, ta içimde duyuyorum, gözün
arkada kaldı. Tarih kadar uzun, ömür kadar kısa ortak zamanımızda ilk ve son defa... nasıl oldu... incittin beni!
Neredeyse kar başlar

Birini düşünür gibi oluruz. Biliyorum

Ellerin de üşür. Biliyorum ama

Isıtabilirsin onları o ateşte

Hazırsın da. Biliyorum.

Ama sana bir boyun atkısı gerek. Kış geldi.
288 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Heinz Kohut psikanalize yeniden bakarak kavramsallaştırmış, narsisizmi tiftiklemiş, eşduyum, yaratıcılık ,mizah ve bilgelik seviyeleri, gelişimi , ayna aktarımının analizi, analistin işlevleri , analizanın yeri , klinik tartışmalar açısından dikkate değer dolu dolu bir çözümleme.
296 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Geçen yılın bana kattığı en önemli şeylerden biri deneme okumayı sevdiğimi fark etmem olmuştu.Bunun üzerine kendi kendime seçerek edindiğim deneme kitaplarım oldu.Edebiyat, okuma, yazma vb. konular edindiğim deneme kitaplarının başlıca konusuydu.Kimisini kendi okuma yetersizliğim yüzünden zorlanarak ama kimisini de keşke hiç bitmese diyerek okudum.
Zihinde Bir Dalga 2017'nin Haziran ayında fark ettiğim bir kitap oldu.Ancak elimdeki kitaplardan dolayı hemen almadım.Zamanı vardı.Nihayet kasım ayının sonlarında benimleydi.
Başlarken yine okurken zorlanırım korkusu vardı.Ancak hiç de öyle olmadı.Kitabın dili çok akıcıydı.Daha önce hiçbir kitabını okumamıştım yazarın.Hakkında da "Yerdeniz" kitaplarının yazarı olduğundan başka bilgim yoktu.Yazarla tanışma için nereden başlasam bilemiyordum ancak bu kitabı tanışma için gayet ideal bir başlangıç bence.
Kitabın ilk cümlesi çok ilginç başlıyor:" Ben bir erkeğim."Kadının yeni bir icat olduğundan ancak kendisinin bu icattan çok daha önce doğduğundan bahsediyor.Kitabın başka başka sayfalarında toplumsal cinsiyet üzerine çok güzel şeyler yazıyor.Başka neler mi var kitapta? Kütüphaneleri , o çok bilinen Yerdeniz adaları, o adaların aklına nereden geldiği, yetiştiği aile ortamı var.Sadece kendinden bahsetmiyor anlayacağınız.Yüzüklerin Efendisi'nden Tolstoy'un Anna Karanina'sına kadar başka kitaplardan da bahsediyor.Tolstoy'a genellemesi üzerinden çıkışıyor.(Anna Karanina'nın ilk cümlesi)Başka sayfalarda Antoine de Saint Exupery'nin hayal gücüne övgüler yağdırıyor.Virginia Woolf!a değiniyor ve kitabının adının da ona ait bir cümleden çıktığını söylüyor.
Tartışmalar ve Görüşmeler bölümünden özellikle çok beğendiğim yazılar oldu."Ayaklar Hakkında" konuşurken moda ve güzellik yargılarımız üzerine sohbet etmişiz gibi hissettim."İşletim Kılavuzu"nda hayal gücünü anlattı bana.
Kitap tıpkı adı gibi zihninizde dalgalar yaratıyor.Hem de bir değil çok daha fazlasını.Suya atılan bir taşın yaydığı dalgalar gibi.Okumalı.
181 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
John Berger’in ,9 yazısını bir araya getiren, samimi uslubuyla , güzel ve yerinde gözlemleriyle yazlılmış bir kitap.
“hayat, dümdüz bir tarlanın bir ucundan bir ucuna yapılan bir yürüyüş değildir “ diye başlar bu kitaptaki bir denemesi..

Sanat ile ilgilenen herkesin bu kitabı okumuş olması gerektiğini düşünüyorum. Algısıyla, gözlemleriyle düşündüren hatta aydınlatan, akıcı okunabilen bir kitap. Şahsen en beğendiğim kısmı ise ;

Babamın tabutunun başında, teknik ressam olarak sahip olduğum böylesi bir beceriyi, önümdeki işe doğrudan uygulamak üzere yardıma çağırdım. Doğrudan deyişimin nedeni şu ki, çizme becerisi genellikle kendini bir üslfıp olarak ifade eder ve böylece çizilmekte olana uygu­ lanması dolaylı yoldan olur. Uslfıpçuluk* -sanat tarihinde kullanıldığı anlamda değil, genel anlamında- var olanın aciliyeline teslim olma yerine, aciliyeti yaratma, "acil" bir çizim üretme gereksinmesinden doğar. Burada da ben naçiz becerimi bir benzerliği kurtarmak için kul­ lanıyordum; tıpkı bir cankurtaranın, çok daha büyük olan yüzücülük becerisini yaşam kurtarmak için kullanması gibi. İnsanlar görünün tazeliğinden, bir şeyi ilk defa görmenin yoğunluğundan dem vururlar.
296 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Artık sonlarına geldim inceleme yazabilirim .
Sanırım buradaki en uzun incelemem olacak .
İnceleme kelimesi bana çok iddialı geliyor gelin bu kısa yazıya ,kitapla ilgili düşüncelerim diyelim.

Her şeyden önce, bu kadının bir resmini bulun kitaptan daha çok zevk alacaksınız . Neden bilmiyorum ama bana öyle geldi. Bu arada kendisi;
“Yaşlı insanlar için güzellik gençlerde olduğu gibi hormonlarla bedavadan gelmiyor. İnsanın aslıyla kim olduğuyla ilgili. “ dese bile çok güzel bir kadınmış rahmetli..

Kadıköy’deki favori kitapçımda ( Akademi ) çayımı yudumlarken ( Aslında bu cümle çok havalı oldu ama işin doğrusu çorba içiyordum ) karşımda duran kitaplara göz atıyordum.
Bir önce okuduğum ve sizile paylaştığım Lao Tzu: Tao Te Ching adlı kitabı gördüm , ( meraklıyım uzak doğu felsefesine) biraz karıştırdıktan sonra hemen aldım.

Kitabın çevirisini yapan ve ön sözünü yazan Bülent Somay’ın görüşlerinden ( İncelememde bundan bahsetmiştim ) ve fragmanları yorumlayan yazar Ursula K. Le Guin’den etkilendim.

Aslında, yazarın Bilim Kurgu tarzında yazdığını öğrendiğim zaman biraz tereddütte düştüm ama yazarın tanıtımı yapılan bölümde ,en iyi kitabı olarak tavsiye edilen “Zihinde bir Dalga” adlı kitabı almaya karar verdim.

Öncelikle bu kitap, bilim kurgu romanı veya bir hikaye kitabı değil ( Bu arada bilim kurgu olmasına rağmen ,kesinlikle “Mülksüzler’i alıp okuyacağım ).

Bu kitap, Le Guin’in çeşitli ödül törenleri için yaptığı konuşmaları , kendi zevki için yazdıklarını ve çeşitli dergilerde yayınladığı eski yazıları içeriyor.

Dört ana başlık altında toplamış ;
Şahsi Meseleler ;
bu bölümde ailesinde ve kendisinden bahsediyor.

Okumalar;
Eğer üzerine konuştuğu kitapları okuduysanız çok zevk alacağınızı düşündüğüm bir bölüm. ( Borges, Mark Twain, Sylvia Townsend Warner ) .

Tartışmalar ve Görüşler ;
Denemeler tarzı bir bölüm hayran olmamak elde değil biraz fikir edinmeniz için sizinle bir paragraf paylaşayım:

KÖPEKLER

Hangi büyüklükte olduklarını bile bilmez köpekler .
Kuşkusuz bizim suçumuz , köpekleri bu kadar tuhaf biçim ve boyutlarda üretip duran biziz. Erkek kardeşimin ayakta yirmi santime ancak ulaşan porsuk köpeği, bir Danua’ya onu parçalayacağından en ufak kuşku duymadan saldırabilir . Küçük bir köpek bileklerine saldırdığında büyük köpek ne yapacağını şaşırmış halde kalakalır genellikle : “Yesem mi şunu? O mu beni yer ? Ben daha büyüğüm , değil mi? “Fakat sonra aynı Danua gelip kucağınıza oturmaya çalışırken yamyassı eder sizi, kendisini fino sanmaktadır.

KEDİLER

Kedilerse nerede başlayıp bitiklerini gayet iyi bilir . Geçsinler diye tutuğunuz kapıdan ağır ağır dışarı çıkarken kuyruklarını üç beş santim içeride bırakacak şekilde duraksadıklarında , ne yaptıklarının gayet farkındadırlar . Kapıyı açık tutmaya devam etmek zorunda olduğunuzu bilirler . Kuyrukları bunun için oradadır . Kedinin ilişki sürdürme tarzıdır bu.

Son bölüm ise,
Yazmak Üzerine , eh ! eğer kitap okuruysanız bu bölümde de ilginizi çekecek çok ilginç fikirlerle karşılaşıyorsunuz.

Uzun zamandır dışarıdayken ,eve dönüp kitaba devam etmek istedim.
225 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Tarihte yaşamış en büyük ressamlardan birisi olan Picassonun ufak bir incelemesi olan bu kitap. Hem dönemden hem sanat akımlarından hem de Picassodan başarıyla bahsetmiş. Eleştirirken ve överken tutarlı olup. Gereksiz övülmelerini ve başlıkta yazdığı gibi başarısızlıklarını da dile getirmiştir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Müge Gürsoy Sökmen
Unvan:
Editör, çevirmen
Doğum:
İzmir, Türkiye, 1958
Editör, çevirmen ve Metis Yayınları'nın kurucu ortağıdır. Metis Çeviri ve Defter dergilerinde yayın kurulu üyeliği yapmıştır. Sivil bir girişim olan Irak Dünya Mahkemesi'nin başlatıcı ve düzenleyicilerindendir; İstanbul'da gerçekleştirilen nihai oturumun belgelerini Türkçe ve İngilizce olarak kitaplaştırmıştır (Irak Dünya Mahkemesi, 2006). Alternatif Küreselleşme İçin Bağımsız Yayıncılar Birliği üyesi olan ve uzun süre Türkiye PEN Hapisteki Yazarlar Komitesi'nin başkanlığını yapan Sökmen, Türkiye'de ve dünyada düşünce ve ifade özgürlüğünün hayata geçirilmesi için yirmi yılı aşkın süredir çeşitli zeminlerde çalışmalar yürütüyor.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 125 okur okudu.
  • 14 okur okuyor.
  • 250 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.