Müge Kocadere

Müge Kocadere

Çevirmen
0.0/10
0 Kişi
·
0
Okunma
·
0
Beğeni
·
1
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Psikanaliz ve nesne ilişkileri okulunun yetiştirdiği ve sadece ülkemiz değil dünyanın sayılı isimleri arasında yer alan Vamık Volkan'ın Elizabeth Zintl ile birlikte kaleme aldığı ölüm ardından yaşanan travmayı konu edindiği Gidenin Ardından, gerek yas sürecini anlamak gerekse ölümün insan üzerinde bıraktığı ağır havayı anlamak adına okunması elzem kitaplardan.
Sıklıkla şiirlere, romanlara ve filmlere konu olmuş ölüm kavramının insan üzerindeki etkiyi en yalın haliyle anlatıyor kitap. Gidenin ardından bakmak derken "ölüm geliyor aklıma ölüm/birden bir ağacın gövdesine sarılıyorum" diyerek ruhumuzda bıraktığı etkiyi suratımıza çarpar Cemal Süreya. Ölüm korkuludur evet,
"ve ölüm geldi,
hiç birşeye benzemiyordu
beni kendine benzetti." diyen Zarifoğlu, ansızın geldiğini ve bizi kendisine benzeterek götürdüğünü anlatır ölümün. Peki ya ölümün ardından kalanlar? Ne zor bir yük, hepimizin zihninde belli belirsiz yer eden bir korku değil mi ölüm? Hangimiz çocukken ellerimizi açıp "Allahım anne babam benden önce ölmesinler" diyerek içten bir korkuyla dua etmemisizdir ki. En basit haliyle bir yolculuğa çıkarken aklımızın ucuna getirmek istemediğimiz kaza ihtimalı bile ölüm korkusunun tezahürü olarak durur karsımızda. Bizi tüm bu korkuyla yüzleştiren şey ise bir yakınımızın kaybı. Gidenin ardına bakabilmenin o zor ağır ve hüzün dolu süreci atlatabilmek. Ölümü kabul edip sabırla olgunlaşabimeyi becerebilmek belki de en zoru.
Vamık Volkan kitabın önsözünde " Ölüm, yitimin en somut olanıdır. Ölüme karşı verdiğimiz tepkilerimiz,
geçmişimizdeki tüm yarım kalmış, dayatılmış ya da aceleye getirilmiş
ayrılıklarımızın kalıntılarını içinde barındırmaktadır. Bu nedenle, kitapta
duygusal yapılarımızın, kişisel geçmişlerimizin ve koşullarımızın
kederimizi nasıl şekillendirdiğini açıklamak için ölümü bir prototip olarak kullandık" der.
Çözülmemiş yas süreci olarak adlandırılan ve etkisini üzerinden atamadığımız ölümün gerçek yüzüyle yüzleşebilmek adına okunması gereken elzem kitaplardan biri Gidenin Ardından.
Ove Adında Bir Adam filminde huysuz bir ihtiyarı canlandıran Ove karakteri çok sevdiği eşinin kaybından sonra yaşadığı depresyonu elinde çiçeklerle esinin mezarı başın uzanarak onunla sohbet edip atlatır. Belki de kendi içimizde yapmamız gereken içimizden atamadığımız "o gitmedi" duygusundan sıyrılıp kabul ederek başlayabilmek asıl olan. Çözülmemiş yaslarımızı çözebilecek olgunluğa erisebilmek en zoru ama en doğru olanı.
Uzak-yakın aile fertleri veya samimi dostlarını kaybedip, yastan kurtulamayanların hayatlarına ışık tutabilecek nitelikte. Okurken çok uzun yıllar önce vefat etmiş hatta hiç görmediğiniz akrabalarınızın hayatınızın içinde gezindiğini fark edeceksiniz. Önceliği insanı/kendini tanıma olan okurlara önerilir. İnsan psikolojisl ve ölüm konusu ilginizi çekmiyorsa elinize almasanız da olur. Tamamı ile bilimsel olan eserin sonunda kaynakçada bulacaksınız. Bilimselliğine rağmen bu alana ilgi duyanlara çok rahatlıkla ulaşıyor kitap.