Muhammed bin Süleyman Er-Rudani

Muhammed bin Süleyman Er-Rudani

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
koseli-arti
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
yildiz
9.5
16 Kişi
okuyor-dolu
59
Okunma
v3_begen_dolu
4
Beğeni
goz
745
Gösterim
Kitaplarını Satın Al
bilgi
Sponsorlu
Unvan
İslam Alimi, Yazar
Doğum
Kuzey Afrika
Yaşamı
Müellif Muhammed b. Süleyman er-Rûdânî, hicretin 1030. senesinde Kuzey Afrika'nın Sus şehrine yakın Târudent köyünde dünyaya geldi. Gençliğinde ilmi, kendi beldesinin âlimlerinden aldıktan sonra bilgi ve marifetini geliştirmek için Marakeş, Cezayir ve Mısır'ı dolaşarak buralardaki ilmî şahsiyetlerden yararlandı. Bir müddet ikâmet ettiği Medine'yi, kendisini çekemeyen hasetçiler sebebiyle terkederek Mekke'ye gitti. Orada yıllarca kaldı, evlenip bir ev yaptırdı. Hicri 1080 yılında Vezir-i azam Mustafa Bey ile tanıştı ve bir yıl sonra onunla beraber İstanbul'a gitti. Orada saygı ve takdir gördü; hatta Osmanlı Sultanı ile görüştüğü söylenir. Vezir Köprülü Ahmed Paşa'nın himayesi altında bir sene süreyle kaldığı İstanbul'dan Mekke'ye döndü. Peşinden Harameyn İşleri sorumluluğuna atandığına dair bir emirnâme geldi. Daha sonra bu vazifede bir ara Mekke şerifliğine kadar yükseldi. Tekke, zaviye ve kervansarayları ıslah etti. Mina ve Hacun'a giden yolları düzletti; kimsesiz ve fakirler için mezarlıklar yaptırdı. Osmanlı vezirinin vefatını fırsat bilen bazı hasetçi güçler, Şerif Berekât'ı etkileyerek Osmanlı Sultanından onu Mekke'den sürmesi için bir emirnâme çıkarttılar. 1093 senesinde Kudüs'e gitmek zorunda kaldı. Birçok iftiraya uğradı, kendisini kötleyen çirkin şiirler okundu. Hatta zamanın tarihçileri bile onun hakkında haksız ifadelerde bulundular. Döndüğü Mekke'den bir sene sonra hasta olarak gittiği Şam'da 1094 senesinde vefat etti. Rûdânî, zamanının büyük âlimlerinden birisiydi. Meşhur eseri Sılatu'l-halef içinde isimlerini verdiği pek çok kitabı okudu. Hadis ve usûle dair önemli eserler verdi. Çağdaşlarından birisi onun hakkında: ?İdrak ettiğimiz insanlar arasında hadis ve temel İslamî bilgilere ondan daha vâkıf olan birini görmedik? demiştir. el-Âletü'l-câmia adı verilen bir hesap ve geometri âleti icat edecek kadar derin astronomi ve matematik bilgisine sahipti. En meşhur iki eserinden birisi olan Sılatu'l-halef bi-mavsûli's-selef, müellifin rivâyet hakkını aldığı kitaplar ile bunların umumî ve hususî isnadlarını topladığı bir fihristtir. Bu eserinde hadis kitaplarının müellifleri ile kendi arasındaki râvi zincirlerini zikretmiştir. 1988 yılında Beyrut'ta basılmıştır. Müellifin ikinci meşhur eseri Cem‘ul-fevâid'dir.
5124 syf.
·
Puan vermedi
Hiç unutmuyorum Evliliğin ilk yılları Gurbetteyim. Lojman'ın alt katı Kur'an kursu Üç beş arkadaşla sabah saatlerinde başlayıp iki sene içinde bitirmistik. Çok ta verimli geçti. Epey de istifade ettik. Kitap sayesinde de Hadis bilgimizi de arttirdık. Elhamdülillah Ve ben o günleri özlüyorum.
kamera
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
3584 syf.
·
Puan vermedi
Es-Selam Değerli dostlar; Daha önce 2 kez okumuş olduğum 7 ciltlik Hadis Külliyatının 1.cildini bitirdim. İlahiyat Fakültesinde iken seçmeli dersleri genellikle 3 ders üzerinden seçerdim, Tefsir, Hadis ve Kelam…Şu an Konyada okuyanlar bilirdir Fıkıhı Orhan Çekerin yüzünden hiç ama hiç seçmedim:))) Hatta fıkıh dersimize geldiğinde maalesef Feraiz sınavını bir arkadaşımızla kopya çekerek geçtik diyebiliriz:) Bu sebeble öğrencilerim her daim –Hocam! kopya çekmek günah mı diye sorduklarında, -Çocuklar ben çektim bu yüzden bana sormayın diye takılmışımdır:)) Hadis Dersleri bağlamında hocalarım hep şu demişlerdir; Hangi hadis kitabını okursanız okuyun Rüdani’nin Külliyatını okumadan hadis okudum demeyin…! Eserde ondört kitap mevcuttur; Sahihayn ( Buhari-Müslim ) Tirmizi Nesai İbn Mace Ebu davud İmam Malik Ahmet Bin Hanbel Ebu Ya’la Darimi El-Bezzar Ve Taberanin 3 eseri olan Mu’cemleri. Eserde sahih hadisler bol olmakla birlikte aralarında uydurma hadislerinde bulunduğu Mevzu sözler de vardır. Önce hadisin senedi ( Hadisi nakledenlerin isimleri ); Sonra da metini ( hadisin anlatılmak istenen sözü) verilip Dipnotunda kaynak verilmiştir. Bu noktada isterseniz şöyle bir örnek verelim; YANLIŞ KAYNAK ÖRNEĞİ: İman yetmiş küsür derecedir. Hadisi Şerif DOĞRU KAYNAK ÖRNEĞİ: İman yetmiş derecedir. Buhari,İman-3 Müslim,İman-57 Bu sebeple nerde karşıma bir ayet veya hadis çıksın öncelikle kaynağına bakarım ve yanlış anlaşılmasın kontrol ederim:) Bu islam ilimlerinde prensiptir.Özellikle Ahkam ile ilgili hükümlerde asla delilsiz mesnetsiz konuşulmaz. Ve şu sözü şiar edinelim derim; ‘’Usul olmadan esas olmaz…’’ Akaid,Tefsir veya Hadis ilmi ile ilgili mutlaka usul ilmini bilmemiz gerekir. Eserde dipnotlarda yazıyor, Bu hadis sahihtir,mürselddir,hasendir… Bunları bilmeden asla o hadis ile ilgili hükme varamayız. Bu sebeple kısaca bu esere dair mini bir hadis usulü hazırladım; HADİS USULÜ Sahih hadis: Adalet ve zabt sıfatlarını haiz ravilerin, muttasıl senedle rivayet ettikleri şaz ve muallel olmayan hadislerdir. Hükmü: Fukahanın meşhur görüşü ve muhaddislerin icmasıyla sahih hadisle amel edilmesi vaciptir, şer’i delillerden bir delildir, hiçbir Müslüman’a terki caiz değildir. Hasen Hadis: Adalet şartını haiz olmakla birlikte zabt yönünden sahih hadis ravileri derecesine çıkamayan ravinin muttasıl bir senedle şaz ve illetli olmayan rivayetidir. Hükmü: Derece bakımından sahih hadisten düşük olmakla birlikte, kendisiyle delil getirmek hususunda sahih gibidir. Merdud Hadis: Sıhhat şartlarına haiz olmadığından amel edilemeyecek nitelikteki zayıf haber. Mürsel Hadis: İsnadından sahabi ravisi düşmüş olan hadistir. Yani tabiinden olan bir ravinin hadisi işitmiş olduğu sahabiyi atlayarak direk Hz. Peygamber’den rivayet ettiği hadise mürsel denilir. Munkatı Hadis: Senedin ortasından bir ravinin düştüğü hadislere denilir. Mevzu Hadis: Çeşitli sebeplerle Hz. Peygamber’in ismine izafeten hadis diye uydurulmuş sözlere denir. Uydurma olduğunu açıklama düşüncesi haricinde rivayet edilmesi dahi haramdır. Hadis diye isimlendirilmesi teknik açıdandır. İslam ümmetini önceki ümmetlerden ayıran en önemli özelliklerinden bir tanesi, kendilerine gönderilen kitapla birlikte bu kitabın ilk elden yorumu olan Hz. Peygamber'in yaşantısını da sahih biçimde muhafaza etmeyi başarmış olmasıdır. Hz. Peygamber’in öncelikli görevi elbette ki yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’i muhataplarına ulaştırmaktır. (Tebliğ) Fakat Hz. Peygamber’in dini hayattaki rolü bundan çok daha fazladır. Hz. Peygamber’in dini yaşama biçimi olan sünnet, İslam tarihi boyunca, âlimler tarafından dinin en önemli iki kaynağından biri olarak değerlendirilmiş ve Kur'ân-ı Kerim'de anlaşılamayan bir âyetle karşılaşılması durumunda ilk olarak Hz. Peygamber'in bu konuda bir açıklamasının olup olmadığı araştırılmış, yani Kur'ân'ın ilk müfessiri olarak sünnete yer verilmiştir. (Tebyin) Sünnetin Kur'ân-ı Kerim'i açıklamak dışındaki ikinci vazifesi ise Kur’an’da yer almayan emir ve yasakları doğrudan belirlemesidir. Sünnet, İslam âlimlerinin büyük çoğunluğu tarafından, dini hüküm vaz’ edebilme salahiyeti açısından Kur'ân gibi müstakil bir delil kabul edilmiştir. (Teşri’) Aslında sadece bu gerçek bile Sünnet'in dindeki yerini açıklamaya yetmektedir. Eğer Sünnetin dinde değer ifade eden bir yeri olmasa ve din sadece Kur'ân-ı Kerim'den ibaret bulunsaydı, İslam dini son derece kısır, çok dar bir alanı kapsayan, hayatın her alanına hitap etmekten uzak ve kısa zaman içinde yok olmaya mahkûm biçimde ortaya çıkmış olurdu. Oysa dine, hayatın her alanına hitap etme salahiyetini ve iddiasını kazandıran husus, bizzat bu hayatın içinde yer alan, her türlü problemle yüzleşen ve onlara çözüm üreten Hz. Peygamber'in tüm yaşamının bir hülasası olan Sünnettir HULASA; Detaylı bir şekilde hadis okumaları yapmak istiyorum diyenlere şiddetle tavsiye ediyorum:) Ayrıca bu hadis külliyatın dışında da iki kitap tavsiye etmek istiyorum; MUSANNEF Yazarı: İbn Şeybe HADİSLERLE İLİM VE HİKMET Yazarı Recep El Hanbeli Keyifli okumalar…
kamera
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
1827 syf.
#Kendime Not#
Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam, O’nun sevgili Resulüne, pak ehl-i beytine ve kıyamete kadar yolunu sürdürenlerin üzerine olsun. Amin! Ayrıca geride bıraktığımız 2020 yılının Eylül ayında okumaya başladığım ve okumasını bu akşamüzeri tamamladığım bu kıymetli eserin müellifi, İmam Muhammed b. Muhammed b. Süleyman er-Rüdani hazretlerine ise tekrardan rahmet ve şükranlarımı bildiriyorum. Aziz ruhu şad olsun! Sözü uzatmadan, incelemeden ziyade ilerisi için kendime bir not niteliği taşıyan yazıma geçmek istiyorum. Geçtiğimiz senenin Ramazan ayında(takribi) planlı ve metotlu dini okumalar yapmak üzere kendime bir rota çizmiştim. Bu kapsamda mübarek kitabımızın tefsirli mealini, bir ehl-i sünnet akaid kitabını, günlük dua ve zikirlerin olduğu bazı kitapları, çeşitli İslam büyükleri ve din bilginlerinin hayatlarını, yollarını ve görüşlerini anlatan birkaç kitabı okuma şerefine nail olmuştum. Bunlar benim için bir altyapı niteliğindeydi. Bu rotanın en önemli duraklarından biri olan "hadisler" noktasında ise derli ve toplu bir okumaya kitapla birlikte Eylül ayında başlamıştım. Hamdolsun ki bitirmek mübarek Ramazan-ı Şerif'e yaklaşmakta olduğumuz bugüne nasipmiş. Mevla Teala okuduğumuzla amel edebilmeyi cümlemize nasip eylesin. Amin! Rüdani'nin üç ciltlik bu büyük külliyatı, yaklaşık olarak 1827 sayfadan oluşuyor. Tabi tahricler de buna dahil. Tahric sayfalarını düştüğümüzde sayfa sayısı da biraz düşüyor. Gözünüzü korkutmasın. Benim uzun bir zaman diliminde okumamım nedeni, hadisleri sindire sindire, haklarında araştırma yapa yapa okumamdır. Ben böyle bir okuma yolunu tuttum. Bu külliyat İslam dünyasında meşhur, muteber ve revaçta olan on dört hadis kitabından, tekrarlarından azami ölçüde kaçınılarak tertip edilmiş olan hadislerden oluşturulmuştur. Buhari, Müslim, Malik(Muvatta), Ebu Davud, Nesai, Taberani, Tirmizi bunlardan bazıları. Muhteviyatında -yaklaşık olarak- on bin küsur hadis bulunmaktadır. Daha detaylı ve açıklamalı bilgi kitabın takdim kısmında okuyucuya sunulmaktadır. Bu hususta sorusu olan kardeşlerime de dilerlerse elimden geldiğince açıklama yapabilirim. Ama yazının şişirilmemesi adına bu noktaya temas etmiyorum. Kitabın içinde Arapça metinli hadisler bulunmamakta. Tamamı anlaşılabilir bir Türkçe ile çevrilmiş şekilde okuyucunun istifadesine sunulmuş. Yazım ve baskı hataları yok denecek kadar az. Metotlu bir kitap, her hadis numaralandırılmış. Bu sayede her cildin sonunda bulunan tahriclerden senedlere ve ilgili açıklamalara ulaşılabilir. Bu bakımdan çok kıymetli bir eser. Ben bu hadislerden 241 tanesini sizinle alıntı olarak paylaştım. Takdir olunur ki koca bir külliyatı paylaşmak namümkündür. Elimizden bu kadarı geldi. Hadislerin bazılarının altında zayıf bir senedi olduğu yahut ravilerin arasında bazı sıkıntıların olduğu not düşülmüş. Benim alıntıladığım hadislerin tamamı bunlardan uzaktır. Paylaşım yaparken bu noktaya dikkat ettim ve her konu başlığından hadisi tekrara düşmeden siz değerli okuyucularla paylaşmaya çalıştım. Bunları "ne yaptığımı" yahut kendimi övmek niyetinde olduğumu göstermek için söylemiyorum, benim kadar detaylı bir inceleme ve alıntı paylaşımı yapan olmadığı için belki okumak isteyenlere bir ön katkı sağlar amacıyla söylüyorum. Zira kitabı çok az kişi okumuş. İnşallah okunma sayıları artar. Diğer hadis külliyatlarını bilmiyorum fakat okuyanı asla pişman etmeyecek, hadis okumasında giriş seviyesinde diyebileceğimiz güzel bir eser olmuş. İz Yayınları'nın emeği takdire şayan. Daha detaylı ve sağlıklı bir incelemeyi ilahiyatçı arkadaşlarımız elbet ileride bizlere sunacaktır. Dolayısıyla haddimi ve bilgimi aşmak istemem. Ezcümle: Mukaddes kitabımız ve Efendimiz (sav)'in sünneti bize her daim yol göstericidir. O'nun sözleri bizim için kıymetlidir, paha biçilmezdir. Sapkınlıklara karşı kalkandır. Bunları incelemenin başında söylemek istemedim ve yazıya direkt başlamak istedim. Çünkü kimseye bilgiçlik taslamak niyetim yok, herkes bu söylediklerimin farkında. Hadislere karşı çıkan bir güruh peyda olsa da. Niyetim kimseyle tartışmaya girmek değil. Herkesin inancı kendine. Ama inanan çoğunluk okuduğu hadisleri fiiliyata geçirmek gibi bir dertte değil, ben de dahil. (Allah bizlere hidayet nasip eylesin!) Elbette hadis alanında da izaha muhtaç, gri olan bazı noktalar olabilir. Bu noktalarda ancak ilimle aydınlanabilir. Hikmetli bir ilimle. Bu yüzden de çok çalışmalı, okumalı, Cenab-ı Hak'tan ilim ve hikmet talep etmeliyiz. Sünnetlere ve Kur'an'ın açıklayıcısı hadislere sıkı sıkı sarılmalıyız. Bunu da bilinçle ve şevkle yapmalıyız. Kurtuluş varsa, çıkar yol varsa budur! Allah (cc), önce benim nefsime sonra da diğer tüm müslüman kardeşlerimize hidayet, hayırlı ve faydalı ilimler ve bu tahsil ettiği ilimler de amel etmeyi nasibi müyesser eylesin! Amin! Hayırlara vesile olmuştur.
kamera
Büyük Hadis Külliyatı
yildiz
9.5/10 · 62 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
;