Muhammed Es'ad Erbili

Muhammed Es'ad Erbili

0.0/10
0 Kişi
·
0
Okunma
·
2
Beğeni
·
298
Gösterim
Adı:
Muhammed Es'ad Erbili
Tam adı:
Şeyh Esad Erbili
Unvan:
Nakşi Halidi şeyhi
Doğum:
1847
Ölüm:
1931
Şeyh Muhammed Esad Efendi hazretleri 1264(1847) tarihinde, şimdi Irak hudutları içinde bulunan Erbil kasabasında dünyaya gelmiştir. Hem anne ve hem baba tarafı seyyiddir. Dedesi Şeyh Hidayetullah efendi Mevlana Halid-i Bağdadi hazretlerinin Erbil halifesi idi. Muhterem pederleri Mehmed Said Efendi de Nakşibendiliğin Halidiyye koluna bağlı bir şeyhti. İlk öğrenimini Erbil ve Deyr'de tamamladı. Gençliğinde ata binmeye çok meraklı olduğunu bir mektuplarından anlıyoruz. Babasının hânkahında yani tekyesinde dini ilimlerini tahsil ettikten sonra, 23 yaşında 1870'de Taha el Hariri'ye intisap etti. Beş yılda seyri sulukünu tamamlayarak, hilafet aldı ve Hacca gitti.

Hac dönüşü şeyhi vefat edince, İstanbul'a geldi. Fatih camiinde Hafız divanı ile Molla Cami'nin Lüccet-ül Esrar kitabını okuttu. Ünü kısa zamanda her yana yayıldı. Abdülhamid hanın damadı Halid Paşa kendisini saraya davet ederek sohbetlerinden istifade etti. Bu arada Meclis-i Meşayih üyeliğine tayin edildi. Kendisine bir tekke yöneticiliği verilmesi için müracaat etti. Fındıkzade Macuncu'da Şehremini Odabaşı semtindeki Kelami Dergahı şeyhliği boştu. Burası Kadiri tekkesi olduğu için Kadiri icazetnamesi gerekiyordu. Esad efendi, 1883 tarihinde Abdülkadir Geylani hazretlerinin soyundan olan Şeyh Abdulhamid er Rıfkani'den aldığı Kadiri icazetnamesini sundu ve bu tekkeye tayin oldu.

1900 yılında Abdülhamid Han tarafından bilinmeyen bir sebeple Erbil'e nefyedildi. Sultanın meşhur vehmi tahrik ettirilerek gerçekleşen bu sürgünün açıklamasında ise “sıla-i rahm” deniyordu. Burada müntesiplerinden zengin bir hanımın kendisi için inşa ettirdiği tekkede Meşrutiyetin ilanına kadar irşad faaliyetini sürdürdü. Mektubat adlı eserini teşkil eden mektupların ekserisi bu zaman zarfında yazılmıştır.

Esad efendi Meşrutiyet ile beraber İstanbul'a döndü. Kelami dergahını zemin kat üzerinde genişleterek inşa ettirdi. 1914 yılında önce Meclis-i Meşayıh üyesi, Meclis-i meşayih reisi Elif efendinin istifası üzerine de başkanı oldu. Tekkelerin başına ehliyetli kimselerin görevlendirmesi için çalıştı. Bu sıralar Tasavvuf ve Beyan-ül Hak gibi mecmualarda tasavvuf içerikli yazılar yazdı. Sultan Reşad'ın sevgisini kazandı.Aynı yıl padişah tarafından Hacca “Sürre emini” olarak gönderildi. 1915'te Meclis-i Meşayıh reisliğinden istifa etti.

Kuvva-i Milliyeyi sonuna kadar destekledi. Hatta, Fevzi Paşa Anadolu'ya geçerken elini öpmek ve duasını istirham için geldiğinde, paşayı zaferle müjdeledi. Tekkelerin kapatılmasından sonra hiç sokağa çıkmamaya karar vererek, Erenköy Kazasker'de satın aldığı köşkünde inzivaya çekildi. Evi sürekli polis gözetimine alındı. 23 Aralık 1930'da Menemen vakasıyla ilgili olarak tutuklanarak Menemen'e sevk edildi. İdam talebiyle yargılandı. İlerlemiş yaşı sebebiyle cezası müebbede çevrildi. Oğlu Ali Efendi idam edildi. Menemen'de askeri hastanede üremiden tedavisi yapıldığı sırada 3 Mart'ı 4 Mart'a bağlayan gece yarısı vefat etti. Zehirlendiği de söylenir. Cenazesi ailesine verilmeyerek Menemen'de defnedildi.
Leblerin söyler civânım gonca-i ra ’nâ nedir Gözlerin eyler işâret nergis-i şehlâ nedir

Civanım, dudakların güzel goncanın nasıl olduğunu anlatır, gözlerin şehlâ bakışlı gözün nasıl olduğunu gösterir.

*

Aslını ta’rif için kîl u makâle yok lüzüm Kâkülün teşrih ederken anber-i sârâ nedir

Senin kâkülün, saf anber kokusu yayarken anberin nasıl olduğundan bahsetmeye, onu anlatmak için söz sarfetmeye gerek yoktur.

*

Sâid-i sîmîndir ancak mâye-i iş u neşât
Mey nedir mînâ nedir sâgar nedir sahbâ nedir

Yaşama ve sevincin mayası gümüş gibi beyaz tenli kolundur*. İçkinin, içki şişesinin, kadehin, şarabın yaşama ve sevinçle ne ilgisi var. ?
*Gümüş gibi beyaz tenli kol, tevhid ve istikameti sembolize eder.

*

Bâde-i aşkınla ser-mest olduğum günden beri
Bilmenem âlem nedir dünyâ nedir ukbâ nedir

Senin aşkının şarabıyla sarhoş olduğum günden beri, “alem nedir, dünya nedir, âhiret nedir” bilmem, bunların hepsini unuttum.

*

Fikr-i ferdâ-yı cihândan sinemi sâf eyledim
Gam nedir şâdî nedir illet nedir sevdâ nedir

Gönlümden, dünyanın yarın ne olacağı düşüncesini çıkardım, yarını düşünmüyorum. “Üzüntü nedir, sevinç nedir, sebep nedir, sevdâ nedir?” Bunların benim için artık anlamı yok.

*

Gördün elbet giryemi duydun muhakkak nâlemi
Ey peri-rû ey melek-hû bunca istiğnâ nedir

Göz yaşımı elbette gördüğün, feryadımı da mutlaka duyduğun halde, ey peri yüzlü , ey melek huylu, bu kadar nazlanma nedendir?

*

Dergeh-i pir-i muğânda hâk-i pây ol Es’adâ
Ol zemân anlarsın ancak rütbe-i bâlâ nedir

Ey Es’ad, meyhânecilerin en eskisinin dergâhında ayak toprağı ol! Yüksek rütbenin ne olduğunu ancak o zaman anlarsın.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Muhammed Es'ad Erbili
Tam adı:
Şeyh Esad Erbili
Unvan:
Nakşi Halidi şeyhi
Doğum:
1847
Ölüm:
1931
Şeyh Muhammed Esad Efendi hazretleri 1264(1847) tarihinde, şimdi Irak hudutları içinde bulunan Erbil kasabasında dünyaya gelmiştir. Hem anne ve hem baba tarafı seyyiddir. Dedesi Şeyh Hidayetullah efendi Mevlana Halid-i Bağdadi hazretlerinin Erbil halifesi idi. Muhterem pederleri Mehmed Said Efendi de Nakşibendiliğin Halidiyye koluna bağlı bir şeyhti. İlk öğrenimini Erbil ve Deyr'de tamamladı. Gençliğinde ata binmeye çok meraklı olduğunu bir mektuplarından anlıyoruz. Babasının hânkahında yani tekyesinde dini ilimlerini tahsil ettikten sonra, 23 yaşında 1870'de Taha el Hariri'ye intisap etti. Beş yılda seyri sulukünu tamamlayarak, hilafet aldı ve Hacca gitti.

Hac dönüşü şeyhi vefat edince, İstanbul'a geldi. Fatih camiinde Hafız divanı ile Molla Cami'nin Lüccet-ül Esrar kitabını okuttu. Ünü kısa zamanda her yana yayıldı. Abdülhamid hanın damadı Halid Paşa kendisini saraya davet ederek sohbetlerinden istifade etti. Bu arada Meclis-i Meşayih üyeliğine tayin edildi. Kendisine bir tekke yöneticiliği verilmesi için müracaat etti. Fındıkzade Macuncu'da Şehremini Odabaşı semtindeki Kelami Dergahı şeyhliği boştu. Burası Kadiri tekkesi olduğu için Kadiri icazetnamesi gerekiyordu. Esad efendi, 1883 tarihinde Abdülkadir Geylani hazretlerinin soyundan olan Şeyh Abdulhamid er Rıfkani'den aldığı Kadiri icazetnamesini sundu ve bu tekkeye tayin oldu.

1900 yılında Abdülhamid Han tarafından bilinmeyen bir sebeple Erbil'e nefyedildi. Sultanın meşhur vehmi tahrik ettirilerek gerçekleşen bu sürgünün açıklamasında ise “sıla-i rahm” deniyordu. Burada müntesiplerinden zengin bir hanımın kendisi için inşa ettirdiği tekkede Meşrutiyetin ilanına kadar irşad faaliyetini sürdürdü. Mektubat adlı eserini teşkil eden mektupların ekserisi bu zaman zarfında yazılmıştır.

Esad efendi Meşrutiyet ile beraber İstanbul'a döndü. Kelami dergahını zemin kat üzerinde genişleterek inşa ettirdi. 1914 yılında önce Meclis-i Meşayıh üyesi, Meclis-i meşayih reisi Elif efendinin istifası üzerine de başkanı oldu. Tekkelerin başına ehliyetli kimselerin görevlendirmesi için çalıştı. Bu sıralar Tasavvuf ve Beyan-ül Hak gibi mecmualarda tasavvuf içerikli yazılar yazdı. Sultan Reşad'ın sevgisini kazandı.Aynı yıl padişah tarafından Hacca “Sürre emini” olarak gönderildi. 1915'te Meclis-i Meşayıh reisliğinden istifa etti.

Kuvva-i Milliyeyi sonuna kadar destekledi. Hatta, Fevzi Paşa Anadolu'ya geçerken elini öpmek ve duasını istirham için geldiğinde, paşayı zaferle müjdeledi. Tekkelerin kapatılmasından sonra hiç sokağa çıkmamaya karar vererek, Erenköy Kazasker'de satın aldığı köşkünde inzivaya çekildi. Evi sürekli polis gözetimine alındı. 23 Aralık 1930'da Menemen vakasıyla ilgili olarak tutuklanarak Menemen'e sevk edildi. İdam talebiyle yargılandı. İlerlemiş yaşı sebebiyle cezası müebbede çevrildi. Oğlu Ali Efendi idam edildi. Menemen'de askeri hastanede üremiden tedavisi yapıldığı sırada 3 Mart'ı 4 Mart'a bağlayan gece yarısı vefat etti. Zehirlendiği de söylenir. Cenazesi ailesine verilmeyerek Menemen'de defnedildi.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 2 okur okuyacak.