Muhammet Hasan Kaya

Muhammet Hasan Kaya

7.1/10
22 Kişi
·
34
Okunma
·
7
Beğeni
·
963
Gösterim
Adı:
Muhammet Hasan Kaya
Unvan:
Türk Yazar
Ben de biraz yağmur çocuğuyum
Biraz aşık, biraz seven
Ve çokça sevilmeyen,
Nihayetinde hep kaybeden....
Acaba şehir de hissediyor muydu üzerinde yaşanan üzüntüleri, yıkımları ve terk endişeleri?
Yalnız sana yazılmış şiirler vardı bu kalbimde.
Yalnız hüzün vardı bu kalbimde.
Yalnız sen vardın bu kalbimde.
Yalnız sen...
Anlıyorum şimdi büyümenin aslında tükenmek olduğunu. Büyümek, sevdiklerini bir bir toprağa uğurlamakmış.
Sayfa sayısı az ama cümleleri yürek ısıtan bu eserde, yazar çocukluk aşkına dair içinde tuttuğu tüm duygularını biz okurları ile duygu yüklü cümleler ile paylaşmış...

Okurken sevdiği kız olan "Zeynep" e karşı yaptıklarını ve gördüğü karşılığın acısını yüreğimde hissettim. Bir insan sevilmediğini bile bile hala sevdiği için bir kalp taşıyıp onun mutluluğu için uğraşırken nelere göğüs gerdiğini, kendinden nasıl vazgeçtiğini okuyacaksınız. Cümleler derin anlamlı ve kafiyeli. Yazım dili sade ve anlaşılır. Şiirlerle süslü bu eser bir ilk kitap ve ben okurken sonunu merak ederek okudum...

Ve siz okuyacak olanlara kitabın 'Önsöz'ünden bir kaç cümle paylaşmak istiyorum...

Buraya, dünyanın en güzel sözcükleri gelecekti belki de. Ama ne o sözünde durabildi ne de benim onla konuşmaya mecalim kaldı. Sözcükler eksik. Bu kitap, hep bir yönüyle eksik. Canımın en içten acısına...

Yazar Muhammet Hasan Kaya'ya başarılar diliyorum...
Hangimiz küçükken, bir çocuğun gülümseyişine hayran olurken bulmadıkki kendimizi..Muhammet Hasan Kaya bu kitabında çocukken yaşadığı ve içinde de uzun süre devam ettirdiği bir aşkı anlatıyor.Çok etkilendim.
Aşk acısı...
Çok sevipte, kavuşamayanın yaşadığı acı hangi kelimelerle anlatılabilir ki? Her köşe başında kendine rastlamak, aynalarda sevdiğinin yüzünü görmek, gözyaşlarının tuzunda bile onu arayıpta bulamamak...

Derler ya kavuşamayan aşıkların aşkı efsaneleşir diye, Muhammet Hasan Kaya'da ilk kitabında efsaneleştirdiği "Zeynep'e" iç dünyasından, ruhundan sesleniyor ve bu seferki feryatları daha can yakıcı...

Yazım dili o kadar sade ve anlaşılır ki, yazar sanki sorularını kendisine değilde, biz okurları ile dertleşiyormuş gibi kaleme alıp önümüze seriyor...

Eylül ayının hüznünü, yağmurlarını, gözyaşları ile süsleyen yazar, duygu dolu bir iç hesaplaşmaya, şiirler eşliğinde biz okurlarını da davet ederek, acısına, yalnızlığına, çaresizliğine, kimsesizliğine, özlem ve umutlarına şahit olmamızı istercesine, canının acısına ortak etmek istemiş ve bunda da başarılı olmuş...

Aşk acısına dair okunacak bu güzel eseri, yazarın sözleri ile noktalamak istiyorum...


Bir yanım gündüz, bir yanım gece gibi şimdi.
Bir yanım, tek kişilik nüfusumla sen gibi,
Bir yanım, kalabalıktaki sessiz mezar gibi.
"Herkesin içinde yaşattığı bir zeynep' i vardır." Eski aşk, ulaşılmaz aşk ,unutulması lazım gelen ama her gün görüpte unutmanın mümkün olamadığı bir dostlukla üstü örtülmüş bir aşk. Aşığın kendi ile verdiği mücadele ve yaşadığı çeliskiler..
Muhammet Hasan Kaya @muhammethasankaya nın 2. Kitabı "Zeynep Canımın Acısı".
1.si ise "Zeynep" kitabıydı.
İlk kitabın devamı olan kitapta çocukluk aşkına olan duygularını derinlemesine anlatmış.Ama bu güne kadar devam eden bir aşk.Melankolik bir tarz hakim aslına bakarsanız,kendince ve kadere bağlı olarak imkansız bir aşkın içine düşmüş.İlk kitabında bir trene binip artık uzaklaşmak istemişti şehrinden.Farklı ve uzak bir yere gidip insanlarla tanışmıştı.Trenle tekrar şehrine dönmeye karar verip dönüyor ve o esnada yaşadığı olayları anlatıyor.
Siz de @muhammethasankaya nın dünyasına bu kitapla dahil olmak isterseniz bir erkeğin bir kadını nasıl sevebileceğini fazlasıyla görebilirsiniz.
Yola devam,her daim yanındayım.Sevgiyle,aşkla kal.
#kitapyorumu #muhammethasankaya #zeynep #karinayayinlari Merhabalar,
Çerezlik kolay okunacak bir kitapla geldim. Çok detaya girmeden fikirlerimi belirtmek istiyorum. Yazarın vermek istediği his, kısa cümlelerden dolayı pek geçemedi bana. Zaten bu tarz kitapları çok sevmiyorum. Olay örgüleri sanki kopuk kaldı biraz.
Emek verilmiş yazılmış düşününce duygularını anlayabiliyor insan. Herkesin başına gelmiştir sevmek, çünkü insan muhakkak sevmeli demiyor muyuz zaten
Ben daha önce de söylediğim gibi böyle aşkısını anlatan kitapları çok sevmiyorum.
Tavsiyem genç yazar arkadaşımız biraz daha güçlü betimleme ve uzun cümleler kurarak duygunun geçmesini sağlayabilir. Naçizane tavsiyemdir. kendisi mütevazi ve kibar birisi bu kitabı bana hediye etmişti. Kendisine tekrar çok teşekkür ediyorum. @muhammethasankaya herkese iyi geceler diliyorum.

3/5.

#kitapokufotografcek #kitap #kitapkurdu #bookstagram #kitapfotografi #book #instagram #okuyorum #okudumbitti
Tüm kitap boyunca 'Yazar gerçekten bunları yaşadı mı?' diye düşündüm, durdum. Kitabı bitirdim ve aklımda hâlâ bu soru var. Kitapta, yazarımız ilkokuldan bugüne kadar sevdiği bir kıza olan aşkını anlatıyor. Yazarımız kitapta yaşanan duyguyu gerçekten çok güzel yansıtmış ve bu duyguları birine ulaştırmak istemiş. .

Hasan, ilkokuldan bu yana bir kıza aşıktır. Ama bu kızı uzun zamandır görmüyordur. Birgün bir sokakta bu kız ile karşılaşır. Kızımızın ismini bilmiyoruz. Ben çok düşündüm ama bulamadım 🤔 Hasan'ın o karşılaşmadan sonra hayatında bir takım değişiklikler olur. Ve bizde bunları okuyoruz kitapta.

Ben kitabı genel anlamda sevdim. Bazı sahneler bana göre biraz hızlı geçilmiş. Ama yazarın yazım tarzı, anlatımını çok sevdim. Konusu olsun karakterleri olsun gerçekten etkileyiciydi. Böyle aşklar var mı? diye düşündürüyor kitap. Eğer aşk kitabı okumak isterseniz sizlere okumanızı tavsiye edeceğim bir kitap. Beni okurken çok etkiledi. Eminim sizlerede bana bıraktığı etkileri bırakacak.
Gerçek aşk veya gerçek sevgi nedir? Ya da size göre nedir dersem daha doğru bir cümle olur. Ben her zaman duyguların öznel olduğunu düşünürüm. Sevgi ve nefret gibi duygular kişinin kendisinin ifade edebileceği duygulardır. Bu kitapta da yazar, İlkokuldan beri aşık olduğu kadın ile yaşadıklarını anlatmış .

Okurken herkes aşık olur ya da herkes birisinden hoşlanır diye okumayın. Çünkü bir insanın hissettiği duygunun yoğunluğu bile farklıyken aşk gibi bir duyguyu nesnelleştirmek bana göre zor.

Yazar ona olan aşkını kelimelere dökerken zorlanırken bu duyguyu basite indirmek yazarın duygularını anlamamak olur. Ya da anlamak istememek olur da diyebilirim. Yazarın duygularının bu kadar yoğun olmasını aşık olduğu kişinin mutluluğu için kendi mutsuzluğunu yaratmasından anladım. Belki de gerçek aşk veya gerçek sevgi onunla birlikte olamasan bile onun mutluluğunu istemektir.

"Ben hiç sokaklara şiir yazamadım. Çünkü gözlerinin yazabileceğim kadar güzel bir sokak bulamadım. Ben de kendi benliğimdeki bütün sokaklara senin adını verip; gözlerine, gamzelerine, gülüşüne ve kalbine yazdım. Çok güzel biliyor musun bütün sokaklarımın sana çıkması. Kaybolma gibi bir durumum yok. Kimse benden daha iyi bilmiyor bu sokakları ve kimse daha güzel yazamaz sana,benden başka. Sen böyle gülümsedikçe, bendeki bu sevda sözleri bitmez. Sen gül ben, gülüşüne şiirler yazayım. Bu şiirleri, sevgililer okusun birbirine; mutlu olsunlar. Biz olamıyoruz, bir olamıyoruz, bari başkaları mutlu olsun."

Yazar, "Her erkeğin "Zeynep'i"farklıdır." demiş kitabında. Onun Zeynep'i lavanta kokulu güzel saçlı ve gamzeli. Ama en önemlisi kavuşamasa bile onun "Zeynep'i".

"Yalnız sana yazılmış şiirler vardı bu kalbimde.
Yalnız hüzün vardı bu kalbimde.
Yalnız sen vardın bu kalbimde.
Yalnız sen..."
Onun kalbi Zeynep'i ile doldu. Çünkü Zeynep onun her şeyi olmuştu geçen yıllar boyunca. Zeynep demesinin nedeni de Zeynep isminin anlamı "değerli olan her şey". Yazar için de, "Zeynep" onun her şeyi oldu. Uzun yıllar boyunca onun kalbinin derinliklerinde olan Zeynep.

Eğer bu tarz kitaplar okumayı seviyorsanız tavsiye ederim. Sizi sıkacağını düşünmüyorum. Belki cümlelerinde kendinizden bir parça bulabilirsiniz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Muhammet Hasan Kaya
Unvan:
Türk Yazar

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 34 okur okudu.
  • 18 okur okuyacak.